İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine İstanbul 35. İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin icra ödeme emrinden 09/08/2022 tarihinde TK. 21 maddesi gereğince muhtara yapılan tebligat ile haberdar olduğunu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1686 Esas KARAR NO : 2026/159 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/05/2023 NUMARASI : 2022/668 E. - 2023/394 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine İstanbul 35. İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin icra ödeme emrinden 09/08/2022 tarihinde TK. 21 maddesi gereğince muhtara yapılan tebligat ile haberdar olduğunu, icra takibine konu, 130.000,00 TL., bedelli, 27/06/2019 tarihli ve 01/09/2021 vade tarihli senet üzerindeki imzanın müvekkilinin olmadığını, müvekkilinin imzasının çıplak göz ile bile ayırt edilebildiğini, işbu icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, %20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsizlik kararının tebliğ edilmesi ile davadan haberdar olunduğunu, davaya konu icra dosyasındaki senedin diğer borçlu ... tarafından teslim edildiğini, diğer borçlu adına imzalandığının görüldüğünü, ancak yetkili olduğuna ilişkin olarak belge vekaletname ibraz edilmediğini, sürekli olarak talep edildiğini ve ...'in göndereceğini bildirdiğini, bu davada imzaya dönük itirazı kabul ettiklerini ve bu dilekçeden önce ilgili icra dairesine feragat dilekçesi sunduklarını, belirterek davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararıyla; "Davaya konu bonodaki sahte imzanın hukuksal nitelendirmesine gelince; bilindiği üzere sahtelik def'i, senet metninden anlaşılan mutlak def'ilerden olduğundan iyiniyetli olsa dahi herkese hamile karşı ileri sürülebilir. (YARGITAY 19.HD. 2013/18072E. 2014/1981K; YARGITAY 19.HD. 2015/9524E. 2016/526K.). Bu nedenle, imzanın davacıya ait olmaması sebebiyle hem icra takibinden hem de icra takibine dayanak teşkil eden bonodan dolayı ayrı ayrı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz (İİK 72/5.) Ancak, somut olayda, davacı her ne kadar kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de, davalının icra takibi yapmasında açıkça kötü niyetli olduğu davacı tarafından açıkça ispat edilemediği gerekçesi ile, Davanın KABULÜ ile; 1-İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra dosyası ve işbu icra dosyasına dayanak teşkil eden 27/06/2019 tanzim tarihli, 01/09/2021 vade tarihli ve 130.000,00 TL bedelli senet/bono nedeniyle davacının davalıya ayrı ayrı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin yasal koşullar oluşmadığından REDDİNE, karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 35. İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takibin ardından davacı tarafın imzaya itiraz ederek menfi tespit davası açtığını, yerel mahkemede duruşma dahi yapılmadan önce icra müdürlüğüne dilekçe verilerek takipten feragat edildiğini ve bu durumun mahkemeye bildirilmesine rağmen yerel mahkemenin davanın konusuz kaldığını gözetmeksizin hatalı hüküm kurduğunu, davacının İcra Hukuk Mahkemesi yerine genel mahkemede dava açarak kötüniyetli şekilde yüksek yargılama gideri ve vekalet ücreti hedeflediğini savunan vekilin davanın kabulü halinde dahi vekalet ücreti ile masrafların İcra Hukuk Mahkemesi tarifesiyle sınırlandırılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını veya itirazlar doğrultusunda düzeltilerek yeniden karar verilmesini talep etmektedir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı yan tamamı ile haksız ve kötüniyetli bir şekilde müvekkili hakkında İstanbul 35. İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, ödeme emri muhatara tebliğ edilmek sureti ile icra takibinin kesinleşmiş olması itibari ile tarafça müvekkilin icra dosyasına ilişkin olarak borçlu bulunmadığı, bono üzerinde müvekkiline ait bir imzanın dahi bulunmadığı gerekçesi ile iş bu huzurda ki dava ikame edildiğini, davacı yanın istinaf itirazlarının herhangi bir yasal karşılığının bulunmadığı hususu sabit olmakla reddine, İcra dosyasından gönderilen ödeme emrinin muhtara tebliğ edilmek sureti ile icra takibinin kesinleşmiş olduğu, her durumda genel mahkemelerde dava açma hakkı bulunduğu, davalı yanın dava tarihinden sonra icra takibinden feragat etmiş olmasının vekâlet ücreti ve yargılama gideri alacaklarına ilişkin bir değişiklik yaratmayacağı hususu sabit olmakla tamamı ile asılsız beyanlarla yasal dayanak olmaksızın ileri sürülmüş istinaf itirazlarının esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyasında; takip alacaklısının davalı ..., takip borçlularının davacı ... ile dava dışı ... olduğu, takip borçluları hakkında, 130.000,00 TL Asıl Alacak, 17.875,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 147.875,00 TL.,alacağın tahsili amacı ile kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı bononun, düzenleme tarihinin 27/06/2019 vade tarihinin 01/09/2021, keşidecinin ..., Kefilin ... (kefil adına imzanın ... tarafından atıldığı) lehtarın ... ve 130.000,00 TL bedelli olduğu görülmüştür.Somut olayda, davacı tarafından Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 23/08/2022 tarihinde menfi tespit davası açıldığı, görevsizlik kararı ile dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği, alacaklı vekili tarafından icra dosyasından 06/09/2022 tarihli dilekçesi ile davacı borçlu hakkındaki icra takibinden feragat ettiği ve aynı tarihte, ilk duruşma tarihi 08/02/2023 tarihinden önce imzaya itiraz davasını kabul ettiği, alacaklı tarafından davacı hakkındaki icra takibinden dava tarihinden sonra feragat edilmiş olması sebebi ile davacı yönünden icra takibi bulunmadığından davanın konusuz kaldığı ve davalı ön inceleme tutanağı imzalanmasından önce davayı kabul ettiğinden ve HMK 331 maddeye göre, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden dolayı, AAÜT 6. Maddeye göre, davalı aleyhine 1/2 (vekalet ücretine) 22.500 TL, vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle davalı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 2- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/05/2023 tarih, 2022/668 E., 2023/394 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Konusuz kalan davanın esas hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcının peşin alınan 2.525,33 TL'den mahsubu ile 1.793,33 TL harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4/b-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 732,00 TL karar harcı, 80,70 TL başvuru harcı ve 691,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.503,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1/2 oranda (45.000,00 TL., vekalet ücretinin 1/2) 22.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, istinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/02/2026