İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.03.2014 tarihli, 50.000-TL bedelli ... Ümraniye Şubesine ait B-... nolu çekin muhatap bankadan temin edilmiş olduğunu, çeklerin altında bulunan imzanın müvekkili şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı çıplak gözle dahi anlaşılabildiğini, dava konusu çeklerin, 24.1…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/858 KARAR NO : 2025/1234 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 05/11/2024 NUMARASI : 2014/1958 E. - 2024/927 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.03.2014 tarihli, 50.000-TL bedelli ... Ümraniye Şubesine ait B-... nolu çekin muhatap bankadan temin edilmiş olduğunu, çeklerin altında bulunan imzanın müvekkili şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı çıplak gözle dahi anlaşılabildiğini, dava konusu çeklerin, 24.10.2014 tarihinde bankaya ibraz edildiğini, muhatap bankanın çekin arkasına “İş bu çek üzerindeki keşideci imzası ile keşidecinin Bankamız kayıtlarındaki imzaları benzeşmediğinden herhangi bir işlem yapılamamıştır” kaydı düşerek , çek fotokopisini müvekkili şirkete gönderdiğini, çek fotokopisi incelendiğinde, çıplak gözle dahi imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının anlaşıldığını, davalıların elinde olduğu anlaşılan, toplamda 50.000-TL bedelli olarak doldurulmuş çeklerin, müvekkili şirketin rızası hilafına imzasız ve boş olarak kaybettiği/çaldırdığı çek koçanından olduğunu, başkaca çekler çıkması halinde dava açma haklarını saklı tuttuklarını, müvekkili şirketin yetkili temsilcisinin, çek keşide etmek de dâhil her türlü temsil ve ilzam yetkisinin münferiden, şirket Yönetim Kurulu Üyesi ...'a ait olduğunu, müvekkili şirkette, ... dışında hiç kimsenin temsil ve ilzam yetkisi bulunmadığını, müvekkili şirket, turizm sektöründe maruf bir firma olduğunu, şirketin tanıtımına yönelik olarak yayınlanan kataloglarda, dergilerde vb. dokümanlarda müvekkil şirket yetkilisinin imzası çokça kullanıldığını, bu nedenle de kötü niyetli kişiler tarafından, temin ve taklit edilebilir durumda olduğunu, müvekkili şirketin davalılara herhangi bir borcu da bulunmadığını, müvekkili şirketin söz konusu çek koçanlarının kaybolduğunu fark ettiğini, muhatap bankaya gerekli başvuru yapıldığını, müvekkil şirketin bu çekler nedeniyle davalılara herhangi bir borcu da bulunmamasına rağmen, çeklerin ihtiyat-i haciz de dahil olmak üzere takip konusu yapılması ihtimali bulunduğundan yargılama sonuna kadar öncelikle HMK 208 vd. maddeleri uyarınca icra takibinin tedbiren teminatsız olarak durdurulmasına, aksi halde, uygun görülecek teminat mukabilinde İİK 72/2. Maddesi gereğince icra takibinin önlenmesine yönelik ihtiyat-i tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini belirterek açıklanan nedenlerle; her türlü talep ve dava ve hakları saklı kalmak kaydıyla: öncelikle, dava konusu çeklere ödeme yasağı konulması ve ... Ümraniye Şubesine bildirilmesine, müvekkili şirket aleyhine icra takibine geçilmesinin önüne geçmek için, öncelikle HMK 208 vd. maddeleri uyarınca takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, bu talebimiz kabul görmediği takdirde, İİK.m. 72/2 hükmü uyarınca yargılama sonuna kadar ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, dava konusu 14.03.2014 tarihli, 50.000-TL bedelli ... Ümraniye Şubesine ait B-... nolu çek üzerindeki keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının ve bu nedenle müvekkil şirketin herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile söz konusu çeklerin müvekkili şirket açısından iptaline; davalıların %20'den aşağı olmayan kötüniyet tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini müvekkili şirket adına vekâleten talep ve dava etmiştir.Davalı ... Turizm Nakliyat Gıda Pazarlama Besicilik İthalat ve İhracat Ticaret Sanayi Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetkili mahkemenin Bodrum ve İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın imzaya itiraz yerine özellikle ve kasten menfi tespit davasını açmasının olası soruşturmada Cumhuriyet Savcısını yanıltmaya yönelik olduğunu, davacı ve diğer davalı ... arasındaki sözleşme gereği çekin bizzat davacı tarafından anılan davalıya verildiğini, ... tarafından aynı çekin müvekkili şirkete ciro edilerek verildiğini, ilgili sözleşmeyi davacı şirket adına ...'in imzaladığını, bu sözleşme gibi beş adet daha sözleşme imzalandığını ve bu sözleşmelerde yer alan aynı bankanın ön dört adet çekinin davacı tarafından ödendiğini belirterek açıklanan nedenlerle; yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Bodrum Mahkemelerine gönderilmesine, davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Tasfiye ... Turizm ve Yatırım Anonim Şirketinin cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Somut dosya bakımından değerlendirme yapıldığında; davacı/borçlu, davalı/alacaklı ile arasındaki borç ilişkisini ve çeklerdeki imzayı inkar etmektedir. Bu durumda davacının, çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ispat etmesi gerekmektedir. İş bu davaya konu çekin İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/144 Esas sayılı dosyasına da konu olduğu, çekler üzerinde imza incelemesi yaptırıldığı, İST-BLG-18-5720 uzmanlık numaralı raporda da çekteki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, UYAP üzerinden yapılan kontrollerde davacı şirketin aynı döneme ilişkin birden fazla imza inkarına yönelik menfi tespit davasının (savcılık, icra mahkemeleri ve asliye hukuk mahkemelerinde) bulunduğu ve mahkemelerde aynı evrak asıllarının imza incelmesi için delil olarak sunulduğu, mahkemelerce evrak asıllarının temini için sürekli ve uzun yıllar müzekkereler yazıldığı, davacı şirket yetkilisinin imza örneklerinin alındığı ve bu kapsamda istiktap tutanağının düzenlendiği, istinaf incelemesi ile kesinleşen benzer dosyalardaki (bknz; İstanbul BAM 44. HD. 2022/1090 Esas 2022/1245 Karar sayılı ilamı ile kesinleşen İAA 2. ATM 2014/1224 Esas sayılı dosyası vb.) bilirkişi raporlarının aynı yönde olduğu anlaşılmakla tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava konusu çekler yönünden imza inkarını ispat edemediği, dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'a ait olduğu anlaşılmakla, sübut bulmayan davanın reddine" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -dosya kapsamında bilirkişi heyetince rapor düzenlenmediğini ,gerekçeli kararda da belirtildiği üzere İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/144 Esas sayılı ve İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1124 Esas sayılı dosyalarında alınan bilirkişi raporları üzerinden değerlendirme yapılarak hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan raporlarda, inceleme yapılmadan önce tarafımızca bildirilen mukayese imzaların yer aldığı belge asılları ilgili yerlerden celbedilmeden, fotokopi evrak üzerinden inceleme yapılmış olmakla, incelemenin ve tanzim edilen raporun karara dayanak olmasının mümkün olmadığını, eksik incelemeye dayanan rapora göre verilen kararın kaldırılması gerektiğini, -her bir çek niteliği gereği birbirinden bağımsız olup farklı mahkemelerde görülen davalardaki çekler hakkında verilen kararların işbu menfi tespit davasında müvekkili aleyhine değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, -hükme esas alınan raporun tek bir bilirkişi tarafından tanzim edilmiş olduğunu, uzmanlardan oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınması hususunda uygulamanın geliştiğini, Davacı/Müvekkil Şirket Yetkilisinin, kullandığı/benimsediği imzanın taklit edilmesinin en kolay imza olabileceğini ve bu tür sahteciliklerde kullanılabileceğini bilmediği için, yıllardan beri basit tersimli imza kullandığını, sunulu belgelerdeki imzalar karşılaştırmalı olarak incelendiğinde, Davacı/Müvekkil Şirket yetkilisinin imzasının ortasındaki bölüm süreklilik arz eder şekilde düz olarak bitmesine karşın, davaya konu çekteki imzanın altındaki çizgi düz olarak bitmemekte, içeriye doğru kıvrımlanmakta olduğunu, Davacı/Müvekkil Şirket yetkilisinin imzasının ortasında bulunan kısa çizgiler bütün mukayese imzalarda süreklilik arz eder şekilde, en az üç el hareketinden (küçük çizgilerden) oluşmasına karşın, davaya konu çekteki imzada, tek çizgi olduğunu, imzalardaki eğim ve oval çizgilerde de çok ciddi farklılıklar olduğunu, imzalardaki farklılıklar çıplak gözle dahi tespit edilebilmekteyken, fotokopi evrak üzerinden yapılan inceleme ile düzenlenen Bilirkişi raporundaki, “imzalar benzemekte, o halde çekteki imza ...’a aittir” şeklindeki kanaate katılmak ve işbu hatalı raporu kabul etmenin mümkün olmadığını, imza sahteliğinde çeşitli yöntemler kullanıldığını, günümüz teknolojisi şartlarında, davaya konu çekteki imzanın, Davacı Şirket Yetkilisine ait olup olmadığının tespit edilememiş olmasının, eksik ve hatalı inceleme yapıldığını gösterdiğini, davaya konu çekteki imzanın, esasında çıplak gözle incelendiğinde dahi, davacı şirket yetkilisinin imzasından farklı karakterler taşıdığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sadece şablon ifadeler kullanıldığını, hiçbir gerekçe ve dayanak gösterilmediğini, davaya konu çekteki imzanın hangi nedenle ...’ın eli ürünü olduğunun fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle desteklenmediğini, bu tür imza incelemelerini yapacak olan kurulda en az bir grafoloğun ve Adli Tıp Uzmanının bulunması gerektiğini, yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik araç gereç yardımıyla bu yönde inceleme yapılması gerektiğini, Mahkeme tarafından dahi yapılan bilirkişi incelemesi bulunmadığını, karara dayanak yapılan raporun hatalı, eksik ve yetersiz olması, karara dayanak olan bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmaması nedeniyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu bir adet çekin İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/144 Esas sayılı dosyasına konu olduğunu, anılan dosyadan yapılan imza incelemesi ile çekin üzerindeki imzanın davacı ... Turizm Yatırım Tic. Ve San. A.Ş. yetkilisi ...'ın imzası ürünü olduğu belirlenmiş olmakla Davacı Tarafın yasal dayanaktan yoksun istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, kambiyo senedine (çek) dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı, dava konusu 14/03/2014 tarih 50.000 TL bedelli ... Ümraniye Şubesine ait B-... nolu çekten dolayı davacının borçlu olup olmadığı, çek üzerindeki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığını, anılan çek sebebiyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul Anadolu C.Başsavcılığının 2016/176443 esas sayılı soruşturma dosyasında, dosya içerisinde yer alan 14/03/2014 tarih 50.000 TL bedelli B-... Seri Nolu çek ile ilgili yapılan kriminal incelemenin bir örneğinin gönderildiği verilen raporda ilgili çekte keşideci imzasının davacı şirket temsilcisi ... isimli şahsın eli mahsul olduğu hususunda rapor düzenlendiği anlaşıldı. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi 2019/144 E 2020/212 K sayılı 20.10.2020 kararında maddi vakı olarak "' ...... Tur firmasının sahibi ve yetkilisi olan sanık ...'ın keşidecisi olduğu iddianameye konu çekleri tüm zorunlu unsurları tam olacak şekilde yasaya uygun olarak düzenleyip yukarıda belirtilen sözleşmeler kapsamında ... ve ...urrizm şirketlerinin sahibi olan diğer sanık Gündüz ...'a verdiği, Gündüz ... 'un da ticari ilişkileri kapsamında bu çekleri müşteki şirketlere verdiği, müşteki şirketlerin çekleri tahsil amacıyla bankaya ibraz ettiklerinde çek bedellerinin sanık ...'ın imza inkarı sebebiyle kendilerine ödenmediği, oysa dosya içerisinde mevcut 23/05/2018 tarihli raporda da görüleceği üzere soruşturmaya konu tüm çeklerdeki keşideci imzalarının sanık ...'ın el ürünü olduğunun sabit olduğu, ayrıca soruşturmaya konu çekleri kaybettiğinden bahisle savcılığa şikayette bulunmuşsa da bu çeklerin imzalanan sözleşmeler kapsamında diğer sanığa ait şirketlere verildiğinin şirkete ait kayıtlarda tek tek gösterildiği, bu sebeple sanığın şikayet ile başlatılan soruşturmada da kamu davanın açılmasına yer olmadığına karar verildiği, dolayısıyla tacir olan sanık ...'ın aslında kanuna uygun olarak düzenleyip imzaladığı ve sözleşme kapsamında verdiği çeklerde imza inkarında bulunarak çekleri ödemeden kaçındığı, hatta bununla da yetinmeyip çeklerin kaybolduğunu iddia ederek şikayette bulunduğu bu suretle tacir olan sanığın bu sıfatını kullanarak karşılığını ödemeyeceğini bildiği çekleri ticari faaliyeti kapsamında karşı tarafa vermek suretiyle müştekileri dolandırdığı" şeklinde tespit ve değerlendirme yapıldığı görülmektedir. UYAP da davacı şirket yetkilisi hakkında çok sayıda karşılıksız çek keşide etmek suçundan kesinleşmiş mahkeme ilamlarının bulunduğu görülmektedir. Davacı yan her ne kadar, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usule uygun olmadığı , heyetten ve adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiği, fotokopi belgeler esas alınarak düzenlendiğini, bu nedenle usûle aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de, incelemeye esas belgelerin fotokopi olmadığı, şirket yetkilisinin farklı tarihlerde alınmış bolca yazı ve imza örneklerinin de imza incelemesine esas alındığı, dairemiz önüne gelen davacı şirkete ait başkaca dosyalarda da aynı seri içinde keşide edilen çeklerin davacı şirket yetkilisine ait olduğunun saptanmış olduğu , İmza incelemesine esas rapor, uzman bilirkişi tarafından yeterli teknik optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle usulüne uygun yapıldığı, imzanın basit tersimli olmakla birlikte kaligrafik ve karakteristik özelliklerinin ayrıntılı şekilde belirtildiği ve değerlendirildiği, imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun dayanaklarının gösterildiği, raporun denetime elverişli ve yeterli olduğu, hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, dava konusu çeklerdeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğu davalı yanca ceza mahkemesince alınan usulüne uygun bilirkişi raporu ile ispatlanmış olup, bunun yanında taraflar arasında otel kontenjan sözleşmeleri kapsamında temel ilişki bulunduğu, imza incelemesi raporunun sonucuna göre keşideci imzalarının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olduğu, davacının menfi tespit istemi yönünden davasının reddi kararının dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/11/2024 tarih ve 2014/1958 E., 2024/927 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025