İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin müvekkilinin 1997 yılından beri “...” markasıyla eğitim-öğretim hizmeti sunduğunu, 1998’de www...com alan adını aldığını, 1997’de kurulan ... Eğitim Yayım ve Turizm A.Ş. bünyesinde markayı kesintisiz kulland…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/490 Esas KARAR NO : 2025/1362 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 20/12/2022 NUMARASI : 2020/132 E. - 2022/224 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)|Marka (Manevi Tazminat İstemli)|Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)|Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)|Marka (Maddi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin müvekkilinin 1997 yılından beri “...” markasıyla eğitim-öğretim hizmeti sunduğunu, 1998’de www...com alan adını aldığını, 1997’de kurulan ... Eğitim Yayım ve Turizm A.Ş. bünyesinde markayı kesintisiz kullandığını, 2009’dan sonra tescil alındığını, tanınmış marka statüsüne ulaştığını ve bilinirlik raporlarıyla bunun ispatlandığını, buna rağmen davalının 2017/52698 sayılı “... ... ... ŞEKİL” ibareli markayı tescil ettirdiğini, bu markanın müvekkilinin tik işareti ve ... görseliyle karışıklık yaratacak derecede benzer olduğunu, davalının başka işaret seçme imkânı varken müvekkilin markasını taklit etmesinin kötü niyet göstergesi olduğunu, davalının eylemlerinin müvekkilinin marka ve FSEK kapsamındaki eser haklarına tecavüz teşkil ettiğini, markanın haksız rekabet yarattığını, bu nedenle davalı markasının hükümsüz kılınarak sicilden terkinini ve devrinin engellenmesini, ihtiyati tedbir verilmesini, davalının eylemleri sebebiyle müvekkilin uğradığı zararların tazminini, belirsiz alacak davası hükümlerine göre şimdilik 10.000 TL maddi tazminat ile 20.000 TL manevi tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Eğitim Hizmetleri Tic. A.Ş.’nin yönetim kurulu başkanı olduğunu, şirketin ... nezdinde tescilli markaları bulunduğunu, ... ... ve ... EĞİTİM ibareleri üzerinde kazanılmış hakkı olduğunu, davacı markalarıyla benzerlik bulunmadığını, markaların görünüş, okunuş ve anlam olarak farklılık taşıdığını, davacının “Tik” işareti ile müvekkilinin işaretinin farklı olduğunu, ... görselinin ise kamuya arz edilmiş kişiler olduğunu, davacının dayandığı markaların eser niteliğinde olmadığını, dosyada herhangi bir telif veya eser sözleşmesinin bulunmadığını, davacının “Tık” işaretinin ... Word programında grafik işareti olarak da kullanıldığını, “...” ibaresi üzerinde davacının öncelik hakkının olmadığını, müvekkilinin kullanımının SMK m. 8/5-b kapsamında bulunduğunu, davacının 1997’den beri kullanımına ilişkin delil sunamadığını, en eski delilin 2006 tarihli olduğunu, “...” ibaresinin tanımlayıcı nitelikte olduğunu, markasının haksız rekabet oluşturmadığını, davacının tanınmış marka iddiasının ispatlanmadığını, anketlerde sorulan markaların “... Okulları” ve “... Dershaneleri” olduğunu, ... ve tık işaretinin yer alıp almadığının belli olmadığını, müvekkilinin kötü niyetli hareket etmediğini, aksine davacının müvekkilinin iş hacmi büyüdükten sonra dava açarak kötü niyetli davrandığını belirterek, tüm yasal ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; davacının “... Okulları + Tık işareti + ... görseli” unsurlarını içeren birçok markanın tescilli sahibi olduğu, bu unsurları uzun yıllardır yoğun şekilde kullanarak markayı ayırt edici ve tanınmış hale getirdiği, bilirkişi raporlarında davalı markasındaki şekil unsurları ile davacı markalarındaki görsel ve işaretler arasında ... doğuracak benzerlik bulunduğu, özellikle Tık işareti ve ... görselinin davacı ile özdeş hale geldiği, davalının aynı sektörde faaliyet göstermesi ve benzer unsurları kullanmasının kötü niyetli tescil olduğunu, davalı kullanımının 6769 sayılı SMK m.29 kapsamında marka hakkına tecavüz, TTK m.55/1-a-4 uyarınca da haksız rekabet teşkil ettiğini , bilirkişi ek raporuyla hesaplanan 49.015,31 TL maddi tazminatın kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden ise davalının markayı 2016’dan itibaren kötü niyetle kullandığı, davacının marka itibarından faydalandığı gözetilerek 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, faizin de 01/01/2016 tarihinden itibaren uygulanmasına, davalının “tescilli marka” savunmasının SMK m.155 gereğince geçerli olmadığı belirtilerek "Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Hükümsüzlük davası bakımından; davalı adına tescilli 2017/52698 numaralı markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından Hükümsüzlüğüne, marka hakkına tecavüz talebi bakımından; maddi tazminat talebi yönünden, 49.015,31 TL maddi tazminatın 01/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile, 10.000 TL manevi tazminatın 01/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte tahsili davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir.İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davacı markaları ile müvekkili markasının benzer olmadığını, mahkemenin de gerekçesinde “... ...” ibaresi ile “... Okulları” ibaresinin farklı olduğunun kabul edildiğini, hükümsüzlük kararının yalnızca “tik” işareti ve bilim insanı görselleri üzerinden verilmesinin hatalı olduğunu, zira müvekkilinin markasının ayırt edici esas unsurunun “... ...” ibaresi olduğunu, bilim insanı görsellerinin davacı markasındakinden farklı olduğunu, davacı markalarının esas ayırt edici unsurunun ise “... Okulları” ibaresi olduğunu, bu nedenle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını , Yargıtay içtihatlarına göre markalar değerlendirilirken işaretlerin bütün halinde ele alınması gerektiğini, mahkemenin bu hususu göz ardı ettiğini, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, buna rağmen maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının “tik” işaretini eser olarak ileri sürdüğünü, ancak mahkemenin bu işaretin eser niteliğinde olmadığına karar vermesine rağmen tazminata hükmetmesinin çelişkili olduğunu, müvekkilinin aynı sektörde faaliyet göstermesinin kötü niyet olarak yorumlanamayacağını, davacının tanınmış marka iddiasına dayanak yaptığı anketlerin kendi lehine hazırlanmış deliller olduğunu, bunların hükme esas alınamayacağını, davacının davayı müvekkilinin ticari faaliyetleri ve yatırımları büyüdükten sonra açmasının kötü niyet göstergesi olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını, Yargıtay uygulamalarının da bu yönde olduğunu, hükmedilen 10.000 TL manevi tazminatın fahiş olduğunu ve müvekkilinin şirketin yalnızca %50 ortağı olduğunun dikkate alınması gerektiğini, faizin başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, dava konusu marka başvurusunun 08.06.2017’de yapıldığını, buna rağmen faizin 01.01.2016’dan başlatılmasının yanlış olduğunu, ayrıca manevi tazminata en yüksek avans faizi değil, yasal faiz uygulanabileceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştirDavalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı markasının müvekkiline ait “...” ibareli markalarla karıştırılacak derecede benzer olduğunu, davalının markasında yer alan “tik” işareti ile bilim insanları görselinin, müvekkili markalarında bulunan aynı unsurlarla birleşerek markalar arasında genel izlenim bakımından ayırt edilemeyecek bir benzerlik oluşturduğunu , her iki markanın bütün itibarıyla aynı izlenimi bıraktığını, bu nedenle tüketici nezdinde markalar arasında ekonomik ve idari bağlantı algısı doğduğunu, davalının hiçbir emek ve masraf harcamadan davacı markalarının imaj ve itibarından yararlanmayı amaçladığını, davalı kullanımında küçük farklılıkların genel izlenimi değiştirmediğini, davalının kötü niyetle davacı markasına yanaştığını ve bu yolla haksız kazanç elde etmeyi hedeflediğini, mahkemenin bu değerlendirmesinin isabetli olduğunu, markaların karıştırılması için “tik” işaretinin eser vasfında olmasının zorunlu olmadığını, önemli olanın markaların bıraktığı genel izlenim olduğunu, davalının farklı varyasyonları seçme imkânı olmasına rağmen müvekkili markasıyla benzer unsurları bilinçli olarak tercih ettiğini, manevi tazminata ilişkin davalı itirazlarının dayanaksız olduğunu, müvekkilinin markalarının öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğunu belirterek davalının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabet sebebiyle tazminat ve davalı adına tescilli 2017/52698 nolu markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin 1997 yılından itibaren “...” markasıyla eğitim hizmeti sunduğunu ve bu markayı 2009'dan itibaren tescilli olarak kesintisiz kullandığını 1998 tarihinden beri www...com alan adlı web sitesi üzerinden tanıtım yaptığını, markanın tanınmış marka statüsüne ulaştığını, davalının 2017 yılında “... ... ... ŞEKİL” ibareli markayı tescil ettirdiğini, bu markanın“Tık işareti” ve “...” görseliyle ve genel görünümü itibarıyla müvekkilin markalarıyla karışıklık yaratacak derecede benzer olduğunu müvekkilin marka ve eser üzerindeki haklarına tecavüz niteliği taşıdığını, davalının kötü niyetli hareket ettiğini, markaların karıştırılmasına ve haksız rekabete neden olduğunu beyanla , davalı markasının hükümsüz kılınmasını , davalının eylemleri sebebiyle müvekkilinin uğradığı zararlara karşılık olarak, 10.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın, davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin ... Eğitim Hizmetleri Tic. A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı olduğunu ve şirketin tescilli markalara sahip bulunduğunu, müvekkilinin “... ...” ve “... EĞİTİM” ibareleri üzerinde kazanılmış hakkı bulunduğunu, bu markaların davacı markalarıyla benzerlik teşkil etmediğini, davacının “...” ibaresi üzerinde öncelik hakkı bulunmadığı, bu ibarenin tanımlayıcı olduğu ve müvekkilin kullanımıyla haksız rekabet oluşmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. 03/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda: Davacının “...” ibaresini eskiye dayalı ve yoğun kullanımının bulunduğuna, “...” ibaresinin 41. Sınıf kapsamında “eğitim öğretim” hizmetlerinde tanımlayıcı ibare olduğuna, ancak davacının bu ibareyi “TIK” işaretiyle ve “...” görselleriyle bir bütün olarak kullanabileceğine; yine davacının “...” ibaresini yoğun kullanımı sebebi ile ayırt edici marka vasfına ulaştırdığına, Davalı adına tescilli, 2017/52698 dosya numaralı ŞEKİL ibareli marka ile davacı adına tescilli 2016/53090 dosya numaralı ŞEKİL+ ... MERKEZİ, 2016/53091 dosya numaralı ŞEKİL+... 016/56650 dosya numaralı ŞEKİL+ ... OKULLARI ve 2016/103882 dosya numaralı ... EĞİTİM KURUMLARI ibareli her ne kadar farklı şekil ve ibarelerle birlikte tescil edilmişse de ve her ne kadar fotoğraflarda farklı yöne bakış vb. küçük farklılıklar var ise de logolarda öne çıkan ... görseli olduğu için aynı sektörde ve ortak mal ve hizmet sınıflarında kullanımı dikkate aldığımızda davalı markasının 16. Sınıf kapsamındaki Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim. yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, çizim aletleri, kara tahtalar, boyaları, İle 41. Sınıf kapsamındaki Eğitim ve öğretim hizmetleri Dergi, tap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına hizmetlerin sağlanması da dahil). bakımından ... YARATACAĞINA, bu sebeple takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğuna, Davacı markasının tanınmışlığına dair ... nezdinde başvuru yapıldığı, ancak başvurunun henüz sonuçlanmadığı, dosyadaki deliller, anket, araştırma raporları dikkate alındığında davacı markasının ayırt edici gücü yüksek markalardan olduğuna, niyet iddialarının hukuki yorum gerektirmesi sebebi ile bu konudaki takdirin mahkemeye ait olduğu. Dava konusu marka görsellerinin 5846 Sayılı FSEK kapsamında eser vasfı şartlarını taşımadığına, Davacı ... EĞİTİM YAYIM VE TURİZM HİZ. A.Ş. nin 2016-2020 döneminde hasılat ve karlılık dönemi aşağıdaki şekilde olduğunu. Davalının .... Şişli vergi dairesinde ... vergi sicil numarası ile mükellefiyetliği bulunmakta olup sunulan belgelere göre ... in ücari faaliyetini ortaklık olarak yaptığı ortaklık oranının 9650 Oranın da olduğu tespit edilmiş. Dava konusu dönemde 481.161,92 TL Gelir 98.030,62 TL Kar Elde ettiği Davalının davacıya dava konusu olay ile ilgili 6769 Sayılı SMK m.151/2-b hükmünde yazılı “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç” yöntemine göre 98.030,62 TL Tazminat Ödemesi gerektiğine dair kanaat belirtilmiştir. 07/04/2022 tarihli ek raporda sonuç olarak; Davalının .... Şişli vergi dairesinde ... vergi sicil numarası ile mükellefiyetliği bulunmakta olup sunulan belgelere göre ... in ticari faaliyetini ortaklık olarak yaptığı ortaklık oranının 9650 Oranın da olduğu tespit edilmiş. Dava konusu dönemde 481.161,92 TL Gelir 98.030,62 TL Kar Elde ettiği elde edilen bu gelirde davalı 9650 Ortak olması dolayısı ile 98.030,62/2 -49.015,31 TL gelir elde ettiği Davalının davacıya dava konusu olay ile ilgili 6769 Sayılı SMK m.151/2-b hükmünde yazılı “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç” yöntemine göre 98.030,62 /2 -49.015,31TL Tazminat Ödemesi gerektiği belirtilmiştir. Dava konusu 08.06.2017 başvuru tarihli, 2017/52698 numaralı "...+ şekil " ibareli, (... logosu, altında dört bilim insanı görseli - Galileo, Newton, Pasteur, Einstein, Descartes) markanın 16 ve 41. sınıfta davalı adına tescilli olduğu görülmektedir. Davacı ... Eğitim Yay. Ve Tur. Hizm. A.Ş. adına tescilli, 2018/80553, 2016/56650, 2016/53091, 2016/53090, 2016/103895, 2016/103882, 2015/43279, 2015/43274, 2014/17229, 2014/108601, 2014/108592, 2014/08860, 2013/95515, 2013/95514, 2010/65964, 2010/31482, 2009/52443, 2009/51509, 2009/51508 ve 2001/27198 sayılı 16. ve 41.sınıfta tescilli çok sayıda "tik" logolu, "..." ibareli markaların tescilli olduğu ve davacının Kadıköy 5. Noterliği'nin 28/10/2020 tarihli 08498 başvuru numaralı Marka Devir Sözleşmesi ile markalarını dava dışı ... Merkezi Eğitim Hizm. A.Ş.'ye devrettiği, marka devirlerinin karar tarihinden önce 28/10/2020 tarihinde gerçekleştirildiği ve davacı vekilince mahkemeye 01.02.2021 tarihli dilekçe ile bildirildiği , devralan yönünden vekaletname ibraz edildiği , taraf teşkili yönünden bir eksiklik söz konusu olmamakla birlikte karar başlığında devreden davacının gösterilmesinin hatalı olduğu görülmüştür. Marka hükümsüzlüğü talebi yönünden ; davacı adına tescilli markalarda yer alan ... ibaresi 41. sınıf yönünden tanımlayıcı ve zayıf ibare ise de markaların “tik” işaretiyle ve “...” görselleriyle birlikte uzun süredir yoğun olarak kullanıldığı, bu şekilde kullanım ile ilgili sektörde bilinirlik ve ayırt edicilik kazandığı, davalıya ait 2017/52698 numaralı markada yer alan ... ... ibareleri ile davacı markalarında yer alan ... OKULLARI ve ... EĞİTİM KURUMLARI ibarelerinin benzer olmadığı fakat, taraf markalarında ortak olarak TİK işaretinin ve ... görsellerinin bulunduğu , görseldeki bir kısım bilim insanının ortak ve halk tarafından en çok bilinen bilim insanları görselini içermesi, görselin markada kullanım şekli ve konumlandırılmasının benzer olduğu , davacı ile özdeşleşmiş TİK işareti ve bilim adamı görselinin davalı markasınında kullanılmasının ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vereceği , davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalının, davacı markasından haberdar olduğu, davacı markasına yüksek düzeyde benzer markayı tescil ettirmesinin davacı marksından ve itibarından haksız faydalanmaya yönelik kötü niyetli bir tescil olduğu, nitekim İstanbul Anadolu 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/505 E. Sayılı dosyasında da davalı adına tescilli 2014 39504 numaralı "... ... ... EĞİTİM" ve 2013 07927 numaralı "... ... DERSANELERİ" markalarının kötüniyetli tescil edildiği hususunda karar verildiği ve kesinleştiği, davalının, kötüniyetli olduğu kesinleşen tescillerinden sonra da, benzer şekilde ... teşkil eden tescillere devam etmesinin iyiniyetli kabul edilemeyeceği bu nedenlerle davalı markasının iltibasa neden olduğu, tescilinin kötüniyetli olduğu kabulünde ve verilen hükümsüzlük kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiası yönünden ise; davalının bu eylemlerinin tespiti, önlenmesi durdurulması talepli davasının İstanbul Anadolu 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/505 E. Sayılı dosyası ile görüldüğü, 2020/258 K. Saylı karar ile davanın kabulüne dair verilen kararın İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin 2021/560 Esas- 2023/311 Karar sayılı kararı ile "Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde, müvekkilinin "... Eğitim Hizmetleri Ticaret A.Ş." vasıtasıyla ticari faaliyette bulunduğunu ileri sürerek pasif husumet itirazında bulunduğu anlaşılmıştır. Dosya içerisinde bulunan İstanbul 4. FSHHM'nin 2016/67 D.İş dosyası içerisinde bulunun vergi levhasından, işyerinin ... Eğitim Hizmetleri Tic. A.Ş. Tarafından işletildiği, ... tarafından dilekçe ekinde bu şirkete ait imza sirküleri ibrazı ile rapora itiraz edildiği anlaşılmıştır. Husumet ehliyeti dava şartlarından olup HMK 114/1-e maddesi ve 115. Maddesi gereğince mahkemece resen incelenmesi gerektiği anlaşılmakla , davalı tarafın markaya tecavüz ve haksız rekabete ilişkin dava yönünden pasif husumet itirazının yerinde olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi gerektiği kanaatiyle, davalı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, resen gözetilen sebeplerle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın markayı devralan ... Eğitim Yay. Ve Tur. Hizm. A.Ş. Vekilinin huzurunda yargılamaya devam edilerek, davalının husumet itirazı incelenerek yargılamaya devam edilmesi için mahkemesine gönderilmesine " şeklinde karar verilerek kaldırılmış olduğu, mahkemece yargılamaya devam edildiği ve, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2023/55 Esas, 2023/278 Karar sayılı karar ile davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine dair karar verildiği , anılan dosyada ; dava tarihinin 28/04/2017 olduğu, davacılar ... Eğitim ve Yayıncılık A.Ş., ... Eğitim Yayım ve Turizm Hiz. A.Ş. ile Nazmi Arıkan ve markayı devralan ... Merkezi Eğitim Hiz. A.Ş. tarafından, davalı ... aleyhine marka hakkına tecavüz/haksız rekabetin tespiti–men’i ve davalı adına tescilli 2014/39504 “... ... ... EĞİTİM” ile 2013/07927 “ ... ... DERSANELERİ” markalarının hükümsüzlüğü talep edilmiştir. Mahkemece , “...” ibaresinin davacıların uzun, yoğun ve yaygın kullanımıyla eğitim–öğretim alanında ayırt edicilik kazandığını, davalının markalarında aynı esas unsurun yer aldığını, “VIP/...” eklerinin ... riskini bertaraf etmeye yetmediğini, aynı/benzer hizmet sınıflarında ortalama tüketici açısından ilişkilendirme ve davacı markalarının itibarından haksız yararlanma ihtimalinin bulunduğunu, ayrıca davalı markalarının eğitim–öğretim sınıfında tescilli olmamasına rağmen fiilî kullanım yapıldığını ve kötü niyet emarelerinin mevcut olduğunu kabul ederek hükümsüzlük koşullarının oluştuğu sonucuna varmış, buna karşılık tecavüz yönünden; "Davacı tarafın marka hakkına tecavüz yönündeki talepleri de değerlendirilmiş, davacı tarafça davalının marka hakkına tecavüz oluşturan fiillerin davalıya ait Mecidiyeköy Mah. Atakan sok. ... ... Merkezi Mecidiyeköy /İST. Adresinde dershane işletmesinde kullanıldığı, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinden alınan 2016/67 D.iş sayılı dosyasındaki tespitte söz konusu işletmenin davalının ortaığı olduğu ve dava dışı ... Eğitim Hiz. Tic. A.Ş tarafından işletildiği, kullanılan unvan ve tabelaların bu şirkete ait olduğu işe başlama tarihinin vergi levhası kaydına göre 08/01/2016 tarihi olduğu ve ihlalin yapıldığı belirtilen tarihte ihlal adresinin dava dışı şirket tarafından kullanıldığı, dava dışı şirketin hükmi şahsiyetinin bulunduğu ve eylem ve fiillerin den hükmi şahsiyetin sorumlu olacağı dikkate alındığında, marka hakkına tecavüz fiilleri yönünden eylemin davalı ... tarafından gerçekleştirildiği hususu ispat edilemediği kabul edilerek marka hakkına tecavüz yönünden davanın reddine " karar verilmiş, hüküm 09.04.2025 tarihinde kesinleşmiştir. Eldeki davada davacı tarafından tecavüz eylemleri nedeni ile tazminat istendiği, buna ilişkin olarak dava dilekçesinde; " İstanbul Anadolu 1. FSHHM dosyası kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin açık şekilde davalı fiillerinin müvekkilinin fikri mülkiyet haklarına tecavüz ve haksız rekabet ettiği hususlarını ortaya koyduğunun" belirtildiği , mahkemece hükme esas alınan raporda tazminat döneminin 2016-2020 olarak belirlendiği ancak, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2023/55 Esas, 2023/278 Karar sayılı dosyasında dava tarihinin 28/04/2017 olduğu bu tarihten sonra ihlal teşkil eden eylemlere ilişkin bir tespit bulunmadığı, 2016-2017 dönemine ilişkin markaya tecavüz davasının ise eldeki dosya davalısı ... yönünden reddedilerek kesinleşmiş olduğu, dolayısıyla ... yönünden tazminat isteminin yerinde olmadığı reddi gerektiği anlaşılmıştır. Bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hükümsüzlük talebinin kabulüne markaya tecavüz iddiasına dayalı tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 20/12/2022 tarih, 2020/132 E., 2022/224 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, hükümsüzlük davası bakımından; davalı adına tescilli 2017/52698 numaralı markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne, -Marka hakkına tecavüzden kaynaklanan, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince marka hükümsüzlüğü talebi yönünden alınması gereken 615,40 TL karar harcı, maddi tazminat davası yönünden 615,40 TL, manevi tazminat davası yönünden 615,40 TL maktu harç olmak üzere toplam 1.846,20 TL harçtan, peşin ve ıslah ile alınan 1.233,03 TL'den mahsubu ile eksik alınan 617,63 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: marka hükümsüzlüğü davası yönünden 615,40 TL harç, 7,80 TL vekalet harcı, 54,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 677,60 TL harç ile, 3.784,00 TL toplam yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre %33.3'ü olan: 1.261,33 TL olmak üzere toplam 1.938,93 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4/c-Kabul edilen hükümsüzlük davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.4/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen maddi tazminat yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen manevi tazminat yönünden 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 84,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 576,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025