İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ''Mayıs 2013 tarihinde davacı ...'un kredi durumu uygun olmadığı için babası ... adına kredi kullanarak bir ev alma gayreti içerisine giriştiğini, Reşadiye Mahallesi Ada :...nolu dairenin ... ... Ltd. Ş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1798 KARAR NO : 2026/202 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/07/2023 NUMARASI : 2021/1247 E. - 2023/381 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ''Mayıs 2013 tarihinde davacı ...'un kredi durumu uygun olmadığı için babası ... adına kredi kullanarak bir ev alma gayreti içerisine giriştiğini, Reşadiye Mahallesi Ada :...nolu dairenin ... ... Ltd. Şti. tarafından satıldığını öğrendiğini, şirketin isim sahibi ve yetkilisi olan ... ... ile 81.000. TL karşılığında anlaştıklarını, daireye ekspertiz yapıldıktan sonra 63.000. TL’lik kısmı ... Bankasından konut kredisi ile kalan 18.000 TL ‘lik kısmı ve o anda başkaca paraları olmadığı için satış harçları toplamı olan 3.000.TL ile birlikte bakiye toplam 21.000 TL’nin satıcı ... ... . Ltd. Şti.’ne davacılar tarafından vadeli olarak ödenmesinin kararlaştırıldığını, 28.05.2013 günü tapu işlemlerinin sonuçlandığını, bankadan kullanılan kredinin ... .... Ltd. Şti’nin hesabına aktarıldığını, davacı ...’un kalan miktar yönünden kefil olarak senet vermesinin istenildiğini, davacılara dava dışı şirket sahibinin oğlu olarak bildikleri ... ... isimli kişi tarafından senedin üst kısmı doldurulmuş bir şekilde bir senedin önlerine konulduğunu, senedin doldurulmuş olan kısmında “Tediye Tarihi”, “Türk Lirası” kısımlarını kendileri doldurulmuş olarak üzerinde 21.000 TL bedelli bir senedi davacılara verdiklerini ve bu sırada kalem yazmıyor diyerek de kendilerine başka bir kalem verdiklerini, davacıların doldurdukları senedin üzerindeki rakamın kesinle 21.000. TL olduğunu beyan ve iddia ettiklerini, olaydan sonra söz konusu senet bedelinin bir kısmını davalı şirkete ödediklerini ve kendisine 11.200 TL borçları kaldığını, şirket ve yetkililerinin 2013 yılından sonra bir daha davacıları aramadıklarını ve senet bakiyesini istemediklerini, borçlarını o günden bu yana ödemediklerini ve senedi geri almadıklarını, Mayıs 2021 sonu veya Haziran 2021 başında davacı ... isimli kişinin kendilerine gelerek ve davacı ...’un eşi ... telefon ile aradığından ...'in kendisine “2013 yılında altının gram fiyatının 89 TL olduğunu, ödenmemiş 11.200 TL nedeniyle zararlarının olduğunu, o para ile altın alsalar bugün altınlarının 80.000 TL olacağını söyleyerek kendilerinden 80.000.TL ödemesi istenmiş ve eş ...’a senedin 21.000. TL’lik olduğunu konuşmada da belirtildiğini, davalı ... tarafından Çorlu 4. İcra Dairesinin ... E sayılı dosyası ile ekte bulunan senet icraya verilerek takip başlatıldığını, davacıların senet üzerindeki rakamın kesinlikle 21.000. TL olduğu ve senette tanzim tarihi olmadığı iddiasında bulunduklarından bu konuda Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığına resmi evrakta sahtekarlık yapıldığı iddiası ile şikayetçi olduklarını, senet üzerinde inceleme yapılması amacı ile yazı örneği verdiklerini, dosyanın Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/20700 Soruşturma dosyası ile kayıtlı olduğunu, davacıların böyle bir borçlarının olmadığını, izah ettikleri nedenlerle öncelikle tedbiren Çorlu 4. İcra Dairesinin ... E sayılı icra takibinin durdurulmasına, (müvekkillerin söz konusu icra dosyasının tamamını kapatmaya mali güçleri yetmediğinden gerekirse üzerinde başkaca haciz ve takibat bulunmayan davacı ...’ye ait Reşadiye Mahallesi Ada :...nolu dairenin kıymet takdiri yaptırılmak suretiyle teminat olarak kabulüne), davacıların davalılara borçlu olmadığının ve senedin geçerli olmadığının tespitine, karar verilmesini'' talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili Av. ... sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ''Açılmış olunan davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup, davanın Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, davacı ve davalı müvekkilinin tanışmakta olup, aralarında sosyal bir bağ olmadığına dair iddianın gerçek olmadığını, davacıların borçlarına karşılık 13.11.2019 tarihli, 13.11.2020 vadeli 81.500 TL bedelli senedi düzenleyerek ve imzalayarak teslim ettiklerini, bonoda da belirtildiği üzere "kayıtsız şartsız ödeyeceğini" kabul ettikleri tutarı vadesinde ödemediklerini, müvekkilinin yasal işlemlere başlamamak için uzun süre beklediğini, Çorlu 4.İcra Müdürlüğü'nün ... sırasına kayıtlı dosya ile ve kambiyo senetlerine mahsus yolla başlatılan icra takibine ilişkin önce taraflarını ve müvekkilini arayarak ödeme yapacaklarını bildirdikleri ancak ardından dava açtıklarını, davada tanık dinlenilmesine muvafakatleri bulunmadığını, davacının müvekkiline borçlu olmadığı, senedin bedelsiz olduğunu gösterir bir belgeyi dosyaya sunmadıklarını, açıkladıkları nedenlerle tedbir taleplerinin reddine, açılan haksız davanın reddine haksız açılan davadan dolayı karşı tarafın asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin davacı tarafa yükletilmesini'' talep etmiştir. Davalı şirket tarafından davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; DAVANIN REDDİNE, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinini Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/1247 E. ve 2023/381 K. sayılı ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek istinaf yoluyla kaldırılmasını talep ettiğini, kambiyo senetlerinin TTK uyarınca sıkı şekil şartlarına tabi olduğunu ve zorunlu unsurlardaki eksikliğin senedin vasfını yitirmesine neden olacağını belirttiğini, somut olayda müvekkillerinin 2013 yılında konut alımı için bir bono verdiklerini beyan etmelerine rağmen dosyada mevcut bilirkişi raporuyla senet üzerindeki tanzim tarihi, vade tarihi, bedel ve alacaklı bilgilerinin müvekkillerinin eli ürünü olmadığının, dolayısıyla zorunlu unsurların sonradan doldurulduğunun kesinleştiğini, yerel mahkemenin "uçan mürekkep" ve senedin gerçek tanzim tarihi konularında jandarma kriminal incelemesi yaptırmayarak eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, zorunlu unsurları sonradan yazılan evrakın kambiyo senedi niteliği taşımadığını ve bu sebeple davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacılar vekili ; 2013 tarihinde konut alımı sırasında kalan 21.000 TL için verdikleri senedin sonradan doldurulup 81.500 TL ve farklı tarih, yer, alacaklı bilgileri yazıldığını, tanzim tarihi olmadığını, ileri sürerek senedin geçersizliği ile menfi tespit talep etmiştir.Davalı ... vekili, davacıların 13.11.2019 düzenleme , 13.11.2020 vade tarihli, 81.500 TL bedelli senedi düzenleyip verdiklerini, vadesinde ödemediklerini, davacıların senedin bedelsizliği yönünde yazılı delil sunamadıklarını belirterek davanın reddini ve icra inkar tazminatını talep etmiştir. Çorlu 4. İcra Dairesi ... E dosyasında , alacaklısı ..., borçlusu ..., kefili ... olan, 81.500 TL bedelli, 13.11.2019 düzenleme ve 13.11.2020 vade tarihli bonoya dayalı olarak kambiyo takibi yapıldığı görülmektedir. 14.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda : Senetteki imzaların ...’ ...'ın eli ürünü olduğu, ancak senet üzerindeki “13.11.2019, 13.11.2020, 81.500 TL, ..., Çorlu” yazıları ve rakamlarının davacıların eli ürünü olmadığı, senette tahrifat bulgusu bulunmadığı belirtilmiştir. 13.02.2023) tarihli adli tıp raporunda: Senette silinti-kazıntı-tahrifat (uçan mürekkep ile yazı) bulgusu saptanmadığı belirtilmiştir. Mahkemece; senette silinti/kazıntı/tahrifat bulunmadığının iki ayrı teknik inceleme ile belirlendiği, ispat yükünün davacıda olduğunu, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu, tahrif edildiği iddiasının yazılı delil ile ispatlanamadığı yemin de teklif edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekili istinaf talep etmiştir. Dosya kapsamına göre, senet aslı üzerinde hem Adli Tıp Kurumu hem de grafoloji uzmanı marifetiyle inceleme yaptırılmış her iki incelemede de senet üzerinde silinti, kazıntı, tahrifat bulunduğunu gösterir bulgu saptanmadığı belirtilmiştir. Raporlar birbirini teyit eder nitelikte olup denetime elverişlidir. Bu durumda yeniden rapor alınmaması yerinde görülmüştür. Grafoloji raporunda dolum yazılarının davacılar eli ürünü olmadığı tespiti yapılmış ise de, bu tespit senet metninde sonradan silme/tahrif yapıldığını kanıtlamamaktadır. Senetteki yazıların davacılar eli ürünü olmaması, tek başına tahrifat yada senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasını ispata yeterli değildir. Somut olayda , imzası davacılara ait senedin zorunlu unsurlara havi bono vasfında olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun, 680.maddesi hükmüne göre senedin zorunlu unsurlarının sonradan doldurulmak üzere açığa senet şeklinde düzenlenmesi mümkündür. Senedin boş olan kısımlarının sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının ise yazılı delille kanıtlanması gerekir. Davacıların ileri sürdüğü , senedin 2013 tarihinde 21.000 TL olarak düzenlendiği iddiasını doğrulayan yazılı nitelikte delil bulunmadığı , iddianın ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibarıyla, ilk derece mahkemesince toplanan deliller, alınan raporlar ve ispat kuralları birlikte değerlendirildiğinde; davacıların senedin tahrif edildiği veya anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve bu nedenle borçlu olmadıkları iddiasını ispatlayamadıkları, ilk derece kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2023 tarih ve 2021/1247 E. 2023/381 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/02/202