İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 08.07.2023 tarihinde İstanbul Anadolu 6.İcra Dairesi .... Esas sayılı dosyası ile ...Ve Turizm Ltd.Ştd. aleyhinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin bu şirketle herhangi bir ilişkisi bulunmadığı, buna rağmen davalı tarafça…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1334 Esas KARAR NO : 2025/1554 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/07/2025 NUMARASI: 2024/184 E. - 2025/703 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 08.07.2023 tarihinde İstanbul Anadolu 6.İcra Dairesi .... Esas sayılı dosyası ile ...Ve Turizm Ltd.Ştd. aleyhinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin bu şirketle herhangi bir ilişkisi bulunmadığı, buna rağmen davalı tarafça müvekkili ...'ye haciz ihbarnamesi göndererek borçlu sıfatıyla dosyaya taraf olarak eklendiğini, takibe dayanak gösterilen, 22.03.2023 tanzim tarihli, 02/07/2023 vade tarihli 678.000,00 TL bedelli çek ...Ve Turizm Ltd.Ştd tarafından ... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi, emrine düzenlendiğini, daha sonra bu çekin bir çok kez cirolandığını, çekin en son cirantacısı tarafından 08.07.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığını, müvekkili ...'nin, ... Gıda Nakliyat İnşaat Taahhüt Pazalama Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinde bulunan 400.000,00 TL sermaye karşılığı 4000 adet payını hukuki ve mali yükümlülükleri ile 10.07.2017 tarihinde ... isimli kişiye devrettiğini, ... isimli şahsın da 06.12.2019 tarihinde bu şirketi... isimli kişiye devrettiğini, müvekkilin bu şirkete 10.07.2017 tarihinden itibaren bir sorumluluğu ve ilişkisi kalmadığını, İstanbul Anadolu 6.İcra Dairesi ... E.sayılı icra takibine dayanak kambiyo senedinin 22.03.2023 tarihinde düzenlendiğini, TBK 202 madde uyarınca belirtilen müteselsil sorumluluk şartları da bulunmadığını, bu yüzden müvekkilinin devrettiği şirketinden devir tarihinden sonraki borçlarından sorumlu tutulamayacağını, davanın İİK 72. Madde uyarınca açılan genel menfi tespit davası olduğu, bu nedenle süreye tabii olmadığını, bu nedenlerle davamızın kabülüne, adli yardım taleplerinin kabülüne, müvekkilin ekonomik imkanlarının yetersiz olması nedeniyle teminatsız olarak ihtiyadi tedbir talebimizin kabülüne, davacı müvekkilinin; İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından şimdilik 100,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 2024/185 E.sayılı Birleşen Dosyada Dava Dilekçesinde Özetle ; 08.07.2023 tarihinde İstanbul Anadolu 6.İcra Dairesi ...E. sayılı dosyası ile ...Ve Turizm Ltd.Ştd. aleyhinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, bu şirketle herhangi bir ilişkisi bulunmadığını, buna rağmen davalı tarafça müvekkili ...'ye haciz ihbarnamesi göndererek borçlu sıfatıyla dosyaya taraf olarak eklendiğini, takibe dayanak gösterilen 22.03.2023 tanzim tarihli, 01/07/2023 vade tarihli 495.000,00 TL bedelli çekin ... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi, emrine düzenlendiğini, daha sonra bu çekin bir çok kez cirolandığını, en son cirantacısı tarafından 08.07.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığını, Müvekkilinin ... Gıda Nakliyat İnşaat Taahhüt Pazalama Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinde bulunan 400.000,00 TL sermaye karşılığı 4000 adet payını hukuki ve mali yükümlülükleri ile 10.07.2017 tarihinde ... isimli kişiye devrettiğini, ...'ın da 06.12.2019 tarihinde bu şirketi... isimli kişiye devrettiğini, müvekkilin bu şirkette 10.07.2017 tarihinden itibaren bir sorumluluğu ve ilişkisi kalmadığını, İstanbul Anadolu 6.İcra Dairesi ...Esas sayılı icra takibine dayanak kambiyo senedinin 22.03.2023 tarihinde düzenlendiğini, TBK 202 madde uyarınca belirtilen müteselsil sorumluluk şartları da bulunmadığını, bu yüzden müvekkilinin devrettiği şirketinden devir tarihinden sonraki borçlarından sorumlu tutulamayacağını, davanın İİK 72. Madde uyarınca açılan genel menfi tespit davası olduğu, bu nedenle süreye tabii olmadığını, bu nedenlerle davamızın kabülüne, adli yardım taleplerinin kabülüne, müvekkilin ekonomik imkanlarının yetersiz olması nedeniyle teminatsız olarak ihtiyadi tedbir talebimizin kabülüne, davacı müvekkilinin; İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasından şimdilik 100,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının hukuki dayanağının bulunmadığı, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan dolayı davanın reddinin gerektiği, İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas ve İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyalarından davacıya ayrı ayrı 89/1 ve 89/2 haciz müzekkereleri gönderildiği, bu müzekkerelerin davacıya tebliğ edildiğini, davacı tarafın söz konusu müzekkerelere süresi içerisinde itiraz etmediği, davacıya her iki dosya yönünden de ayrı ayrı 89/3 haciz müzekkeresi gönderildiğini, asıl davaya konu edilen; İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından gönderilen 89/3 haciz müzekkeresi davacıya 26/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, Birleşen davaya konu edilen; İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından gönderilen 89/3 haciz müzekkeresi davacıya 26/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafın her iki dosya yönünden de 15 gün içerisinde icra dosyasına borcu yatırmamış olduğu gibi 20 gün içerisinde menfi tespit davası da açmadığını, davacı ...'nin icra dosyasına borçlu olarak eklendiği ve aleyhinde haciz işlemlerinin gerçekleştirildiği, davacı tarafın huzurdaki davayı 20 günlük hak düşürücü süre içerisinde ikame etmediğini, davacı taraf hak düşürücü süre içerisinde huzurdaki menfi tespit davasını ikame etmemiş olduğundan asıl ve birleşen davanın reddinin gerektiği, bu nedenlerle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....6100 sayılı HMK m.150 ve m.320/IV hükümleri birlikte değerlendirildiğinde basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırma kararı verilmiş olan dosyanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususu düzenlenmiş olup yukarıda izah edilen hususlarla birlikte tüm dosya kapsamı incelendiğinde davanın ikinci kez takipsiz bırakıldığı gözetilerek, HMK 320/4 maddesi gereğince ikinci kez takipsiz bırakılan DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Mazeretlerin kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, Dava konusu yargılamada taraf vekili olarak, aynı gün başka bir şehirde (Mardin) görülmekte olan duruşmalara katılmam gerektiğinden, usulüne uygun şekilde mazeret dilekçesi sunulmuş ve ayrıca e-duruşma yapılması talebinde bulunulmuş olduğunu, mahkemece mazeretlerin “belgelendirilmediği, hakkın kötüye kullanıldığı” gerekçesiyle reddine karar verildiğini, Avukatlık Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca, “Avukatın aynı gün başka bir mahkemede duruşmasının bulunması geçerli mazeret sayılır.” hükmüne göre hukuka aykırı karar verildiğini, mahkemenin “belgelendirme” ve “hakkın kötüye kullanılması” gerekçeleriyle mazereti reddetmesinin kanunda öngörülmeyen ek bir şart getirilmesi anlamına geldiğini, yargılamanın adil şekilde sürdürülebilmesi için duruşmaya katılım imkanı sağlanması gerektiğini,-E-Duruşma talebinin teknik sebeple reddedilmesinin davacıya yüklenemeyeceğini, 27/06/2025 tarihli e-duruşma taleplerinin, mahkeme tarafından teknik sebepler gerekçe gösterilerek reddedildiğini, HMK m.149 ve UYAP Avukat Portalı üzerinden yapılan başvurularla taraf vekillerine tanınmış bir hak olduğunu, mahkemenin teknik gerekçeyle reddettiği e-duruşma talebinin, Avukatlık Kanunu m.56 kapsamında ileri sürülen mazeretin geçerliliğini ortadan kaldırmayacağını,-Somut olayda davacı vekilinin dosyayı takipsiz bırakma kastı bulunmadığını, yenileme sonrasında görülen tüm celselerde mazeret dilekçelerinin ibraz edildiğini, duruşmalara katılım sağlanamayan hallerde dahi davanın takip edilmekte olduğunun somut şekilde gösterildiğini, davacı tarafın sürekli olarak mazeret dilekçeleri sunmuş olmasının, davanın takip edildiğini ve savunma hakkından feragat edilmediğini ortaya koyduğunu, -HMK m.150 ve m.320/IV hükümlerin uygulanabilmesi için, tarafların davayı takip etme iradesini ortaya koymamış olmaları, yani gerçek anlamda takipsizlik hali bulunması gerektiğini, mazeret dilekçesi sunulup ayrıca e-duruşma yapılması talebinde bulunulduğunu, taraf vekilinin yargılamayı sürüncemede bırakma kastı taşımadığı gibi, savunma hakkından da feragat etmediğini, mahkemenin, davacının davayı takip etmediği varsayımına dayanarak HMK m.150 ve m.320/IV hükümlerini uygulamasının hatalı olduğunu,-Mahkemenin davayı salt şekli gerekçelerle sona erdirmesinin, Anayasa m.36 ve AİHS m.6’da güvence altına alınan hak arama özgürlüğü ile adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:emin değilim? İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması” başlığını taşıyan 150. maddesinin 2. fıkrasında; “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.” hükmüne yer verilmiştir. Bilindiği üzere, duruşma günü celseye katılma imkanı olmayan taraf, buna ilişkin mazeretini bildirip, duruşmanın ertelenmesini isteme olanağına sahiptir. Bu durumda, mahkemece, taraflardan yalnız birinin duruşmaya katılması halinde gelmeyen tarafın geçerli mazeret gönderip göndermediği incelenerek; mazaretin reddedilmesi halinde karşı tarafın beyanına göre, dosyanın işlemden kaldırılmasına ya da kaldırılmamasına karar verilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda dosya tetkik edildiğinde;Davacı vekilinin 12/09/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında e duruşma talebi gönderdiği, Ön inceleme aşamasında sadece bir kez mazeret hakkını kullanabileceği hatırlatılarak Davacı vekilinin e-duruşma talebinde bulunduğu ancak mahkemece teknik sebeplerle e duruşma yapılamadığı, hak kayıbına sebebiyet vermemek için davacı vekilinin son kez mazeretli sayılmasına karar verilerek duruşma günün tebliğ edildiği, Mahkemenin 30/01/2025 tarihli celsesinde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 30/01/2025 tarihli dilekçesi ile dosyanın yenilenmesine karar verildiği, tensip zaptının davacı ve davalı vekiline tebliğ edildiği, davacı vekilince 17/07/2025 tarihli celsede mazeret dilekçesi gönderdiği ancak Mahkemece mazeretin reddine karar verilerek açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.i görülmüştür. Gelinen aşamada mahkemece oluşturulan yenileme tensip zaptı ile taraflara duruşma gün ve saatinin tebliğ edildiği, 17/07/2025 tarihli celsede davacı vekilinin mazeretli sayılma isteminin de belgelendirilmemiş olması sebebiyle reddine karar verilerek davanın HMK'nın m.150/VI hükmü uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de Anayasanın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesi, HMK'nın “hukuki dinlenilme” başlıklı 27. maddesi, nazara alındığında davanın tarafları hukuki dinlenilme hakkına sahip olup yargılama ile ilgili bilgi sahibi olmasını, bilgi sahibi olduğu konuda açıklama ve ispat hakkını kullanmasını ve mahkemenin de bu açıklamaları ve sunulan delilleri dikkate alarak değerlendirmesini somut ve açık olarak gerekçelendirmesini gerekli kıldığı, Anayasamızın 141/son ve HMK'nın 30. maddelerine göre "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması" biçiminde açıklanan temel ilke çerçevesinde, taraf ve vekillerinin duruşmaya katılmama gerekçesi "geçerli bir özür" olarak kabul edilebilir ise yargılamaya devam edilmeli ve dosya işlemden kaldırılmamalı yönünde irade sergilenmesi gerekirken isabetsiz gerekçe ile mazeretin reddedilerek davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karar hukuki dinlenilme hakkı ve usul ekonomisi ilkesi ışığında usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle asıl ve birleşen dosya davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılamanın kaldığı yerden devamı için ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/07/2025 tarih, 2024/184 E. 2025/703 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025