İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkilinin “...” ve “F ...” markaları ile hem Türkiye’de, hem de dünyada tanınmış bir kozmetik firması olduğunu,2016 91524 tescil numaralı “F+Şekil1, 2016 76736 tescil numaralı “...” ve 2008 15887 tesc…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1446 Esas KARAR NO : 2025/1856 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 28/03/2023 NUMARASI : 2022/91 E. - 2023/57 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkilinin “...” ve “F ...” markaları ile hem Türkiye’de, hem de dünyada tanınmış bir kozmetik firması olduğunu,2016 91524 tescil numaralı “F+Şekil1, 2016 76736 tescil numaralı “...” ve 2008 15887 tescil numaralı “F ...+Şekil” markalarının tescilli olduğunu, ayrıca T/02873 numaralı tanınmış marka tescilinin de bulunduğunu, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Orta Akdeniz Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Mersin Gümrük Müdürlüğü tarafından gönderilen E-...-155.99-... sayılı yazı ile davalı şirket adına ... nolu özet beyana bağlı ... sayılı taşıma senedine dayalı ... numaralı konteynerde yapılan sayım ve tespit işlemi sonucu tanzim edilen özet beyan muhteviyatı eşyanın yapılan kontrolünde “...” markalı ürünlerle benzerlik gösterdiği tespite dilen 2 kap 180 adet fondöten, 5 kap 18970 adet göz kalemi eşyanın tespit edildiğinin bildirildiği, Müdürlükçe 31/03/2022 tarihinde ... sayılı karar ile durdurma kararı verildiğini, yaptıkları inceleme sonucunda bu ürünlerin taklit oldukları sonucuna vardıklarını, davalının bu eylemlerinin SMK’nun 29, 7/2 ve 7/3. maddeleri uyarınca müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve TTK’nun 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini beyan ederek, her türlü maddi ve manevi tazminat talep ve dava hakkı ile her türlü dava hakları saklı kalmak kaydıyla, sürenin kısıtlı olduğu dikkate alınarak müvekkilinin mağduriyetinin ve maddi zararının daha fazla artmaması adına öncelikle teminatsız olarak; ihtiyati tedbir kararı verilmesi, bu kapsamda, ... İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına ... sayılı özet beyana bağlı ... sayılı taşıma senedine kayıtlı bulunan ... numaralı konteynerde tespit edilen “...” markalı eşya ve ürünler için mersin gümrük müdürlüğü tarafından verilen 31.03.2022 tarih ve ... sayılı durdurma kararının esas davası sonuçlanıp kesinleşinceye kadar devamına, söz konusu eşya ve ürünlerin esas davası sonuçlanıp kesinleşinceye kadar gümrükte bulundukları yerde muhafaza edilmesine ve bu süre içerisinde el koyma ve gümrük işlemlerinin durdurulması işleminin devamına, bu hususta Mersin Gümrük Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına ve taraflarına elden takip yetkisi verilmesine, dava konusu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara (tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde) ve her türlü tanıtım, reklâm ve basılı materyallerine davalı yanın “Cami Şerif Mah. 5208 Sk. Işık Apt. Sitesi ...İç Kapı ... Akdeniz/Mersin” adresindeki ve tespit edilecek diğer adreslerindeki, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, antrepolarda, yükleme mahallerinde, satıcılarda, her çeşit nakliye araçlarında ve bulundukları her yerde el konulması, toplanması ve muhafaza altına alınmasına, tedbir konusu “...” ibaresini taşıyan ürünlerinin ve bu ürünler ile ilgili her türlü reklam, tanıtım materyallerinin ve sair basılı malzemenin kullanılmasını, imalini, her türlü satışını ve dağıtımını yapmalarının, ithalinin ve ihracının, yurt içinde ve yurt dışına satışa sunulmasının önlenmesine, davalı yanın markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda yukarıda bahsi geçen ihtiyati tedbir talepleriyle ilgili hususlarda esastan hüküm kurulmasına, el konulan ürünlerin imhasına, karar kesinleştiğinde karar özetinin masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibariyle tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Davalının davacıya ait "F + Şekil", "..." ve "F ... + Şekil" markalarını taşıyan taklit ürünleri ticari amaçla gümrük işlemine tabi tutmak suretiyle DAVACININ MARKA HAKLARINA TECAVÜZ ETTİĞİNİN TESPİTİNE, Marka hakkına tecavüzün DURDURULMASINA, ÖNLENMESİNE VE SONUÇLARININ ORTADAN KALDIRILMASINA, Bu kapsamda davalı ... İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ adına ... sayılı özet beyana bağlı ... sayılı taşıma senedine konu 31.03.2022 tarihinde ... sayılı durdurma kararı verilen "F + Şekil", "..." ve "F ... + Şekil" markalarını taşıyan 2 kap 180 adet fondöten, 2 kap 8620 adet göz kalemi ve 3 kap 10.350 adet göz kalemi ürünlerinin MUHAFAZA ALTINA ALINMASINA ve karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle İMHALARINA, Karar kesinleştiğinde karar özetinin masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibariyle tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanına, Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından “davalı fiillerinin müvekkilin “F şekil”, “F ...” ve “...” marka haklarına tecavüz teşkil ettiği yönündeki kararın yerinde olduğunu, ancak davalı fiillerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil etmediğine dair kararının yerinde olmadığını, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet ile korunan menfaatlerin farklı olduğunu , somut olayda davalı fiilleri müvekkilinin hem marka hakkına tecavüz hem de müvekkili aleyhinde haksız rekabet teşkil ettiğini, marka tecavüzü kapsamında tescilli marka hakkının korunduğunu, şartları mevcutsa her iki korumanın da kümülatif şekilde uygulanmasının gerektiğini, Marka Uzmanı tarafından tanzim edilen 26.04.2022 tarihli bilirkişi raporu ile davaya konu ürünlerde müvekkiline ait marka ve iş ürünü olan işaretlerin izinsiz şekilde aynen kullanıldığı ve ürünlerin orijinal olmadığı isabetli şekilde tespit edildiğini, davalının kullanımı, müvekkilin iş ürünleri ile karıştırılmaya yol açmak sureti ile haksız rekabet yarattığını, davalı yan müvekkilinin markası ve aynı zamanda iş ürünü olan ve yıllarca yaptığı yatırım, emek ve çaba sonucu meydana getirdiği işaretlerin aynısını müvekkilin kullanıldığı ürünler ile aynı ürünlerde kullandığını, bu durumun tüketici nezdinde iltibas oluşturacağını belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden kabulünü talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması talebine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin “...” ve “F ...” ibarelerini taşıyan, Türkiye’de ve dünyada tanınmış markaların sahibi olduğunu Mersin Gümrük Müdürlüğü’nde davalı adına gelen ürünlerin müvekkilinin markalarının taklidi olduğu beyanla marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi'nden talimat yoluyla alınan 26/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Mersin Gümrük Müdürlüğü'nde bulunan ve davalı adına ... numaralı özet beyana bağlı ... sayılı taşıma senedine konu 31/03/2022 tarihinde ... sayılı durdurma kararı verilen ürünler üzerinde Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olan davacıya ait 2016 91254 numaralı "F+Şekil" markasının, 2016 76736 numaralı "..." markasının, 2018 15887 numaralı "F ...+Şekil" markasının aynılarının kullanıldığı, bu kulanım için davacı şirketten alınan herhangi bir izne, sözleşme vs. dosyada rastlanılmadığı, yapılan kimyasal yapı incelemesinde ürünlerin orijinal olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.6769 Sayılı SMK'nın 29. Maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan eylemler gösterilmiş olup, markayı taklit etmek ve bu şekilde kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak,, ticari amaçla elde bulundurmak marka hakkına tecavüz olarak gösterilmiştir. Dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli "F + Şekil", "..." ve "F ... + Şekil" markalarını taşıyan ve bilirkişi tarafından taklit ürünler oldukları tespit edilen makyaj ürünlerinin davalı tarafça ticari amaçla gümrük işlemine tabi tutulmak istendiği sırada ele geçirildiği, 31/03/2022 tarihinde ... sayılı karar ile durdurma kararı verildiği, davalının eyleminin SMK 29. Maddesi gereğince davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmıştır.Mahkemece markaya tecavüz davasının kabulüne , haksız rekabet davasının ise reddine karar verilmiş, davacı vekili istinaf talep etmiştir. Davacı tarafça, davalının bu eyleminin aynı zamanda haksız rekabet olduğunun tespiti ve haksız rekabetin önlenmesi de talep edilmiştir. Haksız rekabet yönünden yapılan değerlendirmede ; haksız rekabet koruması dürüst ve bozulmamış rekabet ortamını sağlamayı amaç edindiğinden ve haksız rekabet koruması rakiplerin yanı sıra tüketicileri de koruduğundan sadece ilgili hak sahibinin korunduğu marka koruması nedeniyle ayrıca haksız rekabet korumasının söz konusu olmayacağını söylemenin mümkün olmadığı, kümülatif korumanın gerekli ve yasal koşullarının bulunduğu, 6102 sayılı TTK ile kümülatif korumadan vazgeçilmiş olmadığı, Türk Ticaret Kanunu'nun 55/(1)-a-4 maddesi gereğince "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," haksız rekabet hâllerinden biri olarak belirlenmiştir. Buna göre, kişinin bir başkasının mal veya iş ürününün ya da ticaret unvanı veya markasının, internet alan adının aynısını ya da benzerini kendi iş ve faaliyetinde ticari amaçla kullanması, ilgili malı veya iş ürününü piyasaya sunması karıştırılmaya (iltibasa) yol açar ve haksız rekabet teşkil eder. Somut olayda , davalının davacıya ait tescilli markanın esas unsurunu kendi ticari faaliyetinde aynen kullanmasının iltibasa sebep olduğu ve davalının bu kullanımlarının aynı zamanda ticaretin dürüstlük kurallarına uygun yürütülmesi gereğine aykırı haksız rekabet teşkil ettiği , mahkemece ; sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacıya ait markaları taşıyan taklit ürünlerin ticaretini yapması eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesine dayalı haksız rekabet davasının reddi kararı yerinde görülmemiştir. Bu itibarla, davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2-İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/03/2023 tarih, 2022/91 E., 2023/57 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın KABULÜNE, Davalının davacıya ait "F + Şekil", "..." ve "F ... + Şekil" markalarını taşıyan taklit ürünleri ticari amaçla gümrük işlemine tabi tutmak eyleminin davacının MARKA HAKLARINA TECAVÜZ VE HAKSIZ REKABET TEŞKİL ETTİĞİNİN TESPİTİNE, Marka hakkına tecavüzün ve Haksz Rekabet eyleminin DURDURULMASINA, ÖNLENMESİNE VE SONUÇLARININ ORTADAN KALDIRILMASINA, Bu kapsamda davalı ... İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ adına ... sayılı özet beyana bağlı ... sayılı taşıma senedine konu 31.03.2022 tarihinde ... sayılı durdurma kararı verilen "F + Şekil", "..." ve "F ... + Şekil" markalarını taşıyan 2 kap 180 adet fondöten, 2 kap 8620 adet göz kalemi ve 3 kap 10.350 adet göz kalemi ürünlerinin MUHAFAZA ALTINA ALINMASINA ve karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle İMHALARINA, Karar kesinleştiğinde karar özetinin masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibariyle tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanı 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile 534,70 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 334,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.506,90 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 122,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 614,50 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy çokluğu ile karar verildi. 25/12/2025 MUHALEFET ŞERHİ Davacı taraf, marka hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuş olup anılı düzenlemelerin kümülatif olarak somut olayda tatbikinin gerekip gerekmediği meselesinin aydınlatılması gerekmiştir. Bu noktada emsal alınan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/5189 esas, 2022/1852 karar sayılı ilamında ve 22/04/2021 tarihli, 2021/89-3054 sayılı kararlarında vurgulandığı üzere; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı “Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmiyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak” şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, marka hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de anılı hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta iken mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesindeki hüküm, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren mer’i 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” şeklinde düzenlenmiş olup, Kanunun gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır. Bu hâli ile markaların kendi özel yasası niteliğindeki hükümlerle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, dairenin eski içtihatlarını sürdürme imkanının kalmadığı belirtilmiştir. Nitekim Türk Borçlar Kanunu'nun sebeplerin yarışması başlıklı 60. maddesi gereğince de bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkimin, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vereceği ifade edilmiştir. Bu gerekçeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı tarafa en iyi giderim imkanı sağlayan SMK'nın marka hükümleri kapsamında hukuki koruma sağlanmış olup aynı zamanda haksız rekabete ilişkin hükümlerin kümülatif olarak uygulanmasına yer olmadığı sonucuna varılması gerekmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda haksız rekabete yönelik istemlerin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının isabetli olduğu kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.