İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... vergi numaralı ... Etkinlik Yönetim Organizasyon Turz. Tic. Ltd. Şti.nin yetkilisi ve tek ortağı olduğunu, bu şirketin eski ortağı ve yetkilisi olan dava dışı ...'ın, şirketin tek ortağı ve yetkilisi iken 01/10/2018 t…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/922 KARAR NO : 2025/1506 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/12/2022 NUMARASI : 2022/252 E. - 2022/859 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... vergi numaralı ... Etkinlik Yönetim Organizasyon Turz. Tic. Ltd. Şti.nin yetkilisi ve tek ortağı olduğunu, bu şirketin eski ortağı ve yetkilisi olan dava dışı ...'ın, şirketin tek ortağı ve yetkilisi iken 01/10/2018 tarihinde tüm paylarını müvekkiline devrettiğini ve o tarih itibariyle şirketle herhangi bir bağı kalmadığını, dava dışı ...'ın davalı şirkete olan şahsi borcu nedeniyle davalı tarafından ...aleyhinde İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu takip dosyası ...'ın şahsi borcu nedeniyle açılmış olmasına karşın müvekkilinin ortağı ve yetkilisi olduğu ... Etkinlik Yönetim Organizasyon Turz. Tic. Ltd. Şti.nin adresine defalarca hacze gelindiğini, müvekkilinin, bu hacizlerin baskısıyla ve şirketin borçlu olduğunu sanarak davalı tarafa toplamda 74.000,00 TL ödeme yaptığını, İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/230 esas sayılı dosyası ile istihkak davası açıldığını, sermaye şirketi ortağının şahsi borcu nedeniyle şirketin bu borçtan sorumlu olmadığını, 04/11/2020 tarihinde yine davalı vekilleri tarafından İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğü ...Tal. Sayılı dosyası ile şirket adresine hacze gelindiğini, haciz sırasında üçüncü şahısları da mağdur etmemek için davalıya 10.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı taraf lehine 04/11/2020 keşide tarihli, 05/11/2020 vade tarihli, 54.000,00 TL bedelli senet keşide edildiğini, senedin İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla takibe koyulduğunu, müvekkilinin haciz baskısı altında bu senedi imzaladığını beyan ile davanın kabulüne ve davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; borçlunun ticari faaliyetini sürdürdüğü adresinde haciz ve muhafaza gerçekleştirildiğini, haciz işlemi esnasında hazır bulunan davacının istihkak iddiasında bulunduğunu ancak İstanbul 29. İcra Hukuk Mahkemesi 2020/353 E. Sayılı ilamında takibin devamına karara verildiğini, bu karara istinaden borçlu aleyhine ek haciz ve muhafaza işlemi gerçekleştirmek için gidildiğinde davacı tarafından borçluya ait dosya borcuna istinaden ödeme yapıldığını, borcun geri kalanı için de senet tanzim edildiğini, borçlu sıfatının ...'a ait olduğu gözetildiğinde davacı tarafın iş bu takip dosyasında borçlu olmadığının açık olduğunu, hal böyle iken davacı tarafın borçlu olmadığı halde icra dosya borcuna istinaden ödeme yapması iş bu ödemeleri kendi isteği ile ödemiş olduğunun ispatı olduğunu, davacı tarafın borçlunun borcuna istinaden yaptığı ödeme ve düzenlediği senet ile TBK 195 ve devamı maddeleri anlamında icra dosya borcunu üstlenmiş olup müvekkilinin senet hakkında takip işlemleri icra etmesinin önünde bir engel bulunmadığını, davacı tarafın icra ve haciz baskısından kurtulmak amacıyla ödeme yapıldığını ve senet tanzim edildiğini beyan etmişse de davacı yanın iş bu beyanı gerçeği yansıtmadığını, haciz işlemi için gidilen adresin borçlunun ortağı ve yetkilisi olduğu şirket olduğunu, haciz mahallinde borçlu adına evraklar bulunduğunu ve bu hususun haciz tutanağına da yazıldığını, davacının borçlu ile arasındaki sıkı organik ve ticari bağa istinaden borcu üstlenmek suretiyle senet tanzim ettiği açık olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacı tarafça İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında dava dışı ...'ın borcunun ödendiği, dava dışı takip borçlusunun anılan takipten ötürü d borçlu olmadığı yönünde bir iddia ve itirazının olmadığı, anılan icra takibinde 3. kişi konumunda olan davacının dosya borcuna istinaden ödeme yapmasının veya ödeme aracı olarak senet verilmesinin borcun üstlenilmesi niteliğinde olduğu, 3. kişi tarafından dosya borcuna istinaden protokol ile verilen senedin kayıtsız şartsız ödeme aracı olup haciz baskısı altında verildiğinin iddia edilemeyeceği, davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile "Davacının davasının REDDİNE," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme gerekçesinin somut gerçeklikten uzak olduğunu, kararda iki kez haciz işlemi yapıldığının ifade edildiğini ancak müvekkilinin yetkili ve ortağı olduğu şirkete ait adreste 24/04/2019, 11/09/2019, 12/08/2020, 04/11/2020 ve 09/11/2020 tarihlerinde haciz ve muhafaza işlemleri yapıldığını, hatta bir kez de müvekkilinin annesinin evine hacze gidildiğini, dolayısıyla iki kez haciz işlemi yapıldığının ifade edilmesinin dosyanın yeterince incelenmediğini gösterdiğini, mahkemenin dosya esasına yönelik hiçbir inceleme yapmadığını, haciz baskısını ve o anki psikolojiyi anlamaksızın kağıt üzerinde inceleme yapıldığını, değerlendirmelerin hatalı olduğunu, mahkemenin müvekkilinin borcu üstlendiği şeklindeki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin dava dışı ...'la hiçbir alakası olmamasına rağmen borcu üstlendiğinin düşünülmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin ödeme yapmak ve senet imzalamak zorunda kalmasındaki en önemli sebep ise İcra Müdürlüklerinin ve İcra Mahkemelerinin alacaklının talepleri doğrultusunda hareket etmeleri olduğunu, ...'ın şahsi borcu nedeniyle müvekkilinin ortağı olduğu şirket adresinde haciz yapılamasının hukuka aykırı olduğunu, buna rağmen müvekkilinin istihkak iddiasını inceleyen icra müdürlüğünün dosyayı İİK 97.maddeye göre alacaklı lehine görüş bildirerek merciiye gönderdiğini, haczedilen menkullerin zilyetliğinin müvekkiline ait şirketin olduğunu, burada İİK md. 99 hükmü uygulanması gerekirken hatalı bir şekilde, üstelik İcra Müdürünün böyle bir yetkisi de yokken sırf alacaklı lehine karar verilmesi için dosyanın İİK md 97'ye göre merciiye gönderildiğini, İcra Mahkemesi'nin ise hiçbir inceleme yapmadan, İcra Müdürlüğüne uyarak hukuka aykırı bir şekilde takibin devamına karar verdiğini, bu kararın taraflarınca tebliğ edilmeden ve taraflarına dava açma hakkı tanınmadan müvekkiline ait şirket adresinde haciz ve muhafaza işlemi yapıldığından müvekkilinin faaliyetine devam edebilmek için ödeme yapmak zorunda kaldığını, mahkemenin müvekkilinin ...'a ait borcu üstlendiği, rıza en ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, davalının haciz yapılan adresin borçlu şirket adresi olduğunu, bu hususun ticaret sicil kayıtlarıyla sabit olduğunu beyan ettiğini, borçlu olanın şirket değil şirketin eski ortağı olduğunu, söz konusu borcun şahsın borcu olduğunu, dava dışı borçlu ...'ın haciz yapılan adreste faaliyetine devam ettiğine dair somut hiçbir belge ve delil olmadığını, ...'ın 9/11/2018 tarihinde şirketteki tüm paylarını müvekkile devrederek şirketle olan bağını kopardığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; istinaf talebine konu kararın kesin karar olup talebin reddi gerektiğini, davanın 100,00 TL için açıldığını ve daha sonra harcı tamamlandığını, dolayısıyla mahkeme istinaf yolu açık bıraksa da kesin karar olduğunu, davacı hakkında tatbik edilen haciz olmadığından haciz baskısı altında kalarak senet düzenlendiği iddiasının reddi ile davanın reddinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının imzaladığı protokol ile tüm dava haklarından feragat etiğini ve hiçbiri ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin imzaladığını, rızaen düzenlenen bonoya ilişkin olarak davacının borçlu olduğunun kabulü ile davanın reddinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, İİK 72. Maddesine dayalı menfi tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili; ... Şti.’nin yetkilisi ve tek ortağı olduğunu, dava dışı ...’ın 01/10/2018’de tüm paylarını devrettiğini ve şirketle bağının kalmadığını, davalının ...aleyhine İstanbul 25. İcra Md. ... sayılı dosyada şahsi borç nedeniyle takip başlatmasına rağmen şirket adresine defalarca hacze gidildiğini, bu baskı altında toplam 74.000,00 TL ödendiğini ve İstanbul 9. İcra Hukuk Mah. 2022/230 E. ile istihkak davası açıldığını, 04/11/2020’da İstanbul Anadolu 13. İcra Md. ...Tal. dosyasıyla yeniden hacze gelinince üçüncü kişileri mağdur etmemek için 10.000,00 TL ödeme yapıldığını ve davalı lehine 04/11/2020 keşide, 05/11/2020 vade tarihli 54.000,00 TL bedelli senet düzenlendiğini, senedin de İstanbul 28. İcra Md. ... E. ile takibe konulduğunu, senedin haciz baskısı ve tehdidi altında imzalandığını; sermaye şirketinin ortağının şahsi borcundan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle menfi tespit talep etmiştir. Davalı vekili; müvekkili banka tarafından dava dışı borçlu ...’a karşı İstanbul 25. İcra Md. ... sayılı dosyada takip başlatıldığını, borçlunun ticari adresinde haciz-muhafaza yapıldığını ve hacizde hazır bulunan davacının menkuller için istihkak iddiasında bulunduğunu, bu kapsamda İstanbul 29. İcra Hukuk Mah. 2020/353 E. ile takibin devamına karar verildiğini; akabinde ki ek hacizde davacının icra dosyası borcuna mahsuben ödeme yaptığını ve kalan borç için senet tanzim ettiğini, davacının borçlu olmadığını bilerek ödeme yaptığından iade talep edemeyeceğini, ödeme ve senet ile TBK 195 ve devamı anlamında borcu üstlendiğini ve bu nedenle senet takibinin hukuken geçerli olduğunu, cebri icra tehdidi iddiasının gerçeği yansıtmadığını, haciz mahallinin borçlunun ortağı/yetkilisi olduğu şirket adresi olduğunu ve borçluya ait evrakların tutanağa geçtiğini, borçlu ile organik-ticari bağ nedeniyle borcun üstlenildiğinin açık olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, alacaklısının davalı ... ... , borçlusunun dava dışı ...olduğu, 1.4.2019 tarihinde başlatılan ilamsız takipte alacak talebinin 87.423,72 TL olduğu, borcun sebebinin kredi alacağı olarak belirtildiği, haciz yapıldığı ve istihkak iddiası ile ilgili icra hukuk mahkemesinde takibin devamına karar verildiği, İstanbul 9. İcra Hukuk Mah. 2022/230 E. ile istihkak davasının usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, davalı tarafından davacı aleyhine toplam 37.151,55 TL alacağın tahsili için 13.12.2020 tarihinde kambiyo takibi yapıldığı, takibin dayanağının 54.000,00 TL bedelli , 04.11.2020 tanzim ve 05.11.2020 vade tarihli bono olduğu görülmektedir. ... Şti.’nin 01.10.2018 tarihli genel kurul kararı ile dava dışı ...’ın şirketteki paylarını devrettiği, şirketti temsil görevinin sona erdiği, 09.11.2018 tarihinde kararın ilan edildiği görülmüştür. Davacı vekili; "davalı şirket vekilleri tarafından müvekkilin ortağı ve yetkilisi olduğu ... Etkinlik Yönetim Organizasyon Turz. Tic. Ltd. Şti.nin adresine defalarca kez hacze gelinmiştir. Müvekkil, iş bu hacizlerin baskısıyla ve şirketin borçlu olduğunu sanarak davalı tarafa toplamda 74.000,00 TL ödeme yapmıştır...04/11/2020 tarihinde yine davalı vekilleri tarafından İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğü ...Tal. S.lı dosyası ile şirket adresine hacze gelinmiş, haciz ve muhafaza işlemi yapılmak istenmiştir. Müvekkil, pandemi nedeniyle işlerinin durma noktasına gelmesi nedeniyle söz konusu adresi boşaltmış ancak bu durumu henüz Ticaret Sicile bildirmemiştir. Söz konusu adres, mal sahibi tarafından ... isimli üçüncü bir şahsa kiralanmış olup ... hacze gelinmesi sebebiyle ve yeni kiracının mağdur olmaması için bu haczi durdurabilmek adına davalı vekiline 10.000,00 TL ödeme yapmış ve davalı taraf lehine 04/11/2020 keşide tarihli, 05/11/2020 vade tarihli, 54.000,00 TL bedelli senet keşide etmiştir. " şeklinde beyanda bulunmuştur. 04/11/2020 tarihli haciz tutanağı incelendiğinde ; davacının haciz mahallinde hazır bulunduğu, buranın eski ofisi olduğunu beyan ettiği, mahalde borçlu ... ait 2020 tarihli elektrik faturası bulunduğu, davacının bu yeri kiraladığını, faturayı da kiracıya kendisinin verdiğini beyan ettiği, muhafaza işlemine geçilmesi üzerine davacının söz alarak " haricen kismi ödeme yapacağını geri kalan kısmı için protokol yapacağını, her hangi bir baskı unsuru olmadan protokol yapmayı kabul ettiğini " beyan ettiği, bunun üzerine alacaklı vekilinin anlaşma sağlandığı için muhafaza talebinden vazgeçtiğini beyan ettiği görülmektedir. Davacının haciz mahallinde hazır bulunarak kısmi ödeme yaptığı ve senet düzenlediği, haciz tutanağında açıkça baskı altında olmadan protokol yapmayı kabul ettiğini beyan ettiği dikkate alındığında davacının bu beyanı içeriği itibariyle TBK 196.maddesi kapsamında 3. Kişinin borcunun üstlenilmesi niteliğindedir. Bu nedenle senedin bedelsiz olduğu iddiasının ve söz konusu senedin haciz baskısı ile verildiği , davacının iradesi sakatlanarak baskı ile alındığı iddiasının dosya kapsamındaki delillere göre yerinde olmadığı, bu şekilde düzenlenen senet için ileri sürülen irade fesadına ilişkin iddianın yöntemince ispatlanamadığı, davanın reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı davacı vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine kesin olmak üzere karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2022 tarih ve 2022/252 E., 2022/859 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcının davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025