İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; davalının Bakırköy 42.Noterliği’nin ... yevmiye numaralı, 27/05/2020 tarihli ihtarnamesiyle müvekkiline 30/04/2020 tarihli, 500.000 TL bedelli bononun ödenmesi hususunda bildirimde bulunduğunu, bonoya ait …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/562 Esas KARAR NO : 2025/1102 DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; davalının Bakırköy 42.Noterliği’nin ... yevmiye numaralı, 27/05/2020 tarihli ihtarnamesiyle müvekkiline 30/04/2020 tarihli, 500.000 TL bedelli bononun ödenmesi hususunda bildirimde bulunduğunu, bonoya ait 05/5/2020 tarihli protestonun da bulunduğunu, senedin müvekkiline gönderilmediğini, müvekkili tarafından böyle bir senedin düzenlenmediğini, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek menfi tespit davasının kabulü ile senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespitine, davalı yanın % 20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacının, davacının eşine ait ... no’lu işyerini satın aldıkları için tanıştıklarını, satışın 13/05/2019 tarihinde vekaleten gerçekleştirildiğini, davacının zaman zaman müvekkilinden borç aldığını, borç yüksek miktara ulaşınca davacının eşinin üzerine gözüken Zeytinburnu, ... parsel sayılı taşınmazı 24/06/2019 tarihinde müvekkilinin abisi üzerine satış göstermek üzere tescil ettirdiğini, devirden sonra da davacının bakiye borcu kaldığından senet düzenlenerek müvekkiline teslim edildiğini protestonun davacıya çekildiğini, tarafların görüşmeye devam ettiğini, davacının müvekkiline endişelenmemesi telkininde bulunduğunu, davacının ifada bulunmaması üzerine ihtarname çekildiğini, Bakırköy 8.İcra Müdürlüğü’nün ... esasına kayıtlı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, davacının Bakırköy 7.İcra Hukuk Mahkemesine tedbir talepli olarak borca, imzaya, faize itiraz ettiğini, davanın devam etmekte olduğunu belirterek davanın reddine ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, davacının inkar ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Dava, kambiyo senedi altındaki imzanın eli ürünü olmadığından bahisle menfi tespit istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın dava konusu senet altındaki imzanın davacı eli ürünü olup olmadığı anlaşılmakta olup, ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan raporda imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, Jandarma Kriminal Laboratuvarı tarafından düzenlenen raporda davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için mahkememizce dosyanın tevdi olunduğu üç kişilik grafolog bilirkişi tarafından tanzim olunan raporda da senet altındaki imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu bonoda davalı lehdar, davacı ise keşideci olup, davalı ile davacının doğrudan ilişki içinde olması ve taraflar arasında yüzyüzelik bulunması nedeniyle davalı, davacının imzasının adı geçene ait olup olmadığını bilebilecek durumdadır. Senetteki imzasının davacı eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzanın huzurunda atılmasını sağlamadan, bu senede dayalı olarak başlatılan takipte, davalı ağır kusurlu kabul edileceğinden, tazminat ile sorumlu tutulması gerekmektedir. Bu nedenlerle davanı kabulü ile davacının Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı icra takip dosyasına konu keşidecisi ...olan, 07/01/2020 tanzim, 30/04/2020 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin kabulü ile 100.000 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği kanaat ve sonucu ile "AÇILAN DAVANIN KABULÜNE, davacının Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün ....E sayılı icra takip dosyasına konu keşidecisi ..., lehtarı ... olan, 07/01/2020 tanzim, 30/04/2020 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli bono nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin kabulü ile 100.000 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -İcra ve İflas Kanununun 170.maddesine göre kötü niyet tazminatına hükmedebilmesi için alacaklının senedi takibe koymakta kötü niyetinin veyahut ağır kusurunun bulunması gerektiğini, Yargıtay'ın ilgili dairelerinin borçlu tarafından bulunulan imza inkârının mahkemece kabul edilmesiyle birlikte otomatik olarak davalı alacaklının kötü niyetli veyahut ağır kusurlu sayılamayacağına karar verdiğini, kötü niyetli veyahut ağır kusurlu olduğunun şüpheye yer bırakmayacak bir şekilde ayrıca kanıtlanması gerektiğini, Mahkemece hangi hallerde menfi tespit davasındaki davalının "ağırlı kusurlu" olarak kabul edilinebileceği belirtilmesine rağmen, davalı müvekkilin somut olayda neden ağır kusurlu sayıldığı taraflar arasındaki keşideci-lehdar ilişkisi dışında belirtilmediğini, davalı müvekkilinin söz konusu bonoyu aldığı sırada uyuşmazlık konusu imzanın davacıya ait olup olmadığını kontrol etmediği hususu mahkemece tespit edilemediğini, bu hususun davacı tarafından da ileri sürülmediğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 14.03.2012 Tarih ve 2012/12-62 Esas, 2012/142 Karar sayılı içtihadında keşideciye karşı icra takibi yapan kişinin lehdar olmasının tek başına onun senetteki imzanın borçluya ait olmadığını bilebilecek durumda olması, dolayısıyla ağır kusurlu sayılması için yeterli olmadığına karar verildiğini, davalı müvekkilinin söz konusu imzayı bonoyu alırken kontrol ederek yükümlülüğünü yerine getirdiğini fakat bonoda yer alan imza ile davacı tarafın imzası kıyaslandığında, söz konusu imzalar arasında ilk bakışta kolayca fark edilebilecek ölçüde bir fark söz konusu olmadığını, bu hususun Adli Tıp Kurumu'nun 18/10/2021 tarihli raporunda da açık bir şekilde belirtildiğini, raporlar incelendiğinde söz konusu imzanın davacı tarafından atılıp atılmadığı hususunun tespitinin, davalı müvekkilinin fark edemeyeceği kadar zor bir tespit olduğunu gösterdiğini, müvekkilinin imzayı kontrol etmesine rağmen imzanın davacıya ait çıkmamasının müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını, bu sebeple kendisine ağır kusurun atfedilmemesi gerektiğini, davalı taraf ile davacı taraf arasında borç ilişkisinin varlığını ispatlayan Whatsapp görüşmeleri olduğunu, yazışmalarda da görüleceği üzere davacı tarafça söz konusu borç ikrar edildiğini, uyuşmazlık konusu borcu yakın zamanda davalı müvekkiline ödeyeceği bu sebeple endişe edilecek bir hususunun olmadığı belirtildiğini, davacı tarafından borcun kendisine ödenmemesi üzerine davacı tarafa protesto çekildiğini, ihtarname gönderildiğini ve kendisini defaten ikaz edildiğini, takibe başlamadan önce dahi borçlu ile görüşüldüğünü, -T.C. Bakırköy 14. İcra Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde ilgili mahkemenin 06/04/2022 tarihli 2021/276 Esas sayılı kararı uyarınca; davacı aleyhine başlatılan takibin durdurulmasına, asıl alacağın yüzde 20'si oranında kötüniyet tazminatının davalı müvekkilinden alınarak davacıya verilmesine bununla birlikte asıl alacağın yüzde 10'u oranında para cezasının davalı müvekkilinden alınarak hazineye irat kaydına, karar verildiğini, mahkemece hükmedilen tazminatın, davalı müvekkili tarafından ödendiğini, iki sefer tazminat ödenmesinin müvekkilini mağdur edeceğini, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; alacaklının senedin lehdarı olması durumunda senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilebileceğinden, senedi devralırken kötü niyetli olduğundan bahisle alacaklı hakkında tazminata hükmedileceğini, müvekkile ait olduğunu ileri süren borcun kaynağını açıkça belirtmeyen ve borcun ne üzerine meydana geldiğini somut iddialarla ortaya koyamayan davalının kesin delil niteliğinde olmayan ve kolayca düzenlenebilen ekran görüntülerinin ilk derece mahkemesince verilen kararda hükme esas alınmamasının hukuka uygun olduğunu, taraflar arasında alacak borç ilişkisi olmadığını, davalı aleyhine icra hukuk mahkemesinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesi, menfi tespit istemli açılan davada aynı tazminata hükmedilemeyeceği anlamına gelmediğini, istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, kambiyo senedi altındaki imzanın eli ürünü olmadığından bahisle menfi tespit istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın dava konusu senet altındaki imzanın davacı eli ürünü olup olmadığı anlaşılmakta olup, ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan raporda imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, Jandarma Kriminal Laboratuvarı tarafından düzenlenen raporda davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için mahkemece dosyanın tevdi olunduğu üç kişilik grafolog bilirkişi tarafından tanzim olunan raporda da senet altındaki imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.Davalı taraflar arasında ticari ilişki olduğunu ileri sürmüş ve ticari ilişkiye ilişkin deliller sunmuş ise de, iş bu dava konusunun taraflar arasındaki ticari ilişki olmadığı, davanın kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davası olduğu ve ticari ilişki nedenli alacak davasına ilişkin hususların ayrı bir yargılama gerektirdiği, takip konusu senetlerde davalının lehtar olduğu, senetlerdeki borçlu imzalarının keşideciye ait olmadığının tespiti ile takibin haksız olduğu ancak davalının, dava konusu bono üzerindeki imzanın doğruluğunu kontrol etmesine rağmen ihtilaf konusu imzanın davacıya ait çıkmadığı, davalının ağır kusuru veyahut kötü niyetinin ispatlanamadığı, yüz yüzelik ilkesinin tek başına kötü niyetli olduğu sonucuna götürmeyeceği, kötü niyet tazminatının İcra Mahkemesince verilmiş olması da genel Mahkemelerde kötü niyet tazminatı verilmesine engel teşkil etmez ise de, davalının ağır kusurundan söz edilemeyeceğinden kötü niyet tazminatı yönünden istinaf isteminin kabulünün gerektiği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile, kararın 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2022 tarih, 2020/359 E., 2022/838 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜNE, Davacının Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra takip dosyasına konu keşidecisi İbrahim Tosun, lehtarı ...olan, 07/01/2020 tanzim, 30/04/2020 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli bono nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, -Davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 34.155.000 TL karar harcından peşin alınan 8.538,75 TL'nin mahsubu ile 25.616,25 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40 TL başvurma harcı, 8.538,75 peşin harç, 7.80 TL vekalet harcı, 2.400,00 TL bilirkişi ücreti, 1.165,75 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 12.166,70 TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 79.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 145,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 637,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2025