İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı yanca 01/01/2018 tanzimli ve 10/03/2018 tanzim tarihli iki adet senet ile ilgili olarak davalı yanca G.O.Paşa 6. İc Md ... e dosyasından icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin senetten bu vesile ile haberdar o…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1528 Esas KARAR NO: 2025/1826 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/07/2023 NUMARASI : 2021/277 E. - 2023/628 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı yanca 01/01/2018 tanzimli ve 10/03/2018 tanzim tarihli iki adet senet ile ilgili olarak davalı yanca G.O.Paşa 6. İc Md ... e dosyasından icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin senetten bu vesile ile haberdar olduğunu, müvekkilinin davalı ile arasında senet düzenleyecek bir ilişkisinin olmadığını, bilerek ve isteyerek böyle bir senet imzalamadığını, davalıya herhangi bir borcunun da bulunmadığını, takibe konu edilen senet üzerinde bedelin nakden alındığı ibaresinin bulunduğunu ancak müvekkiline böyle bir nakit ödeme yapılmadığını, müvekkili ile davalı arasında bir ticari ilişki bulunmadığını, dava konusu farklı tarihli senetlerin iptalini, dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, dava konusu senedin ödenmesini engeller mahiyette ve Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir konulmasını davanın kabulünü borçlu olmadığının tespitini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında noterlikçe imza altına alınan %40 müteahitin %60 toprak sahibinin olacak şekilde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu satış sözleşmesi uyarınca müvekkilinden 225.000,00 TL alıp karşılığında davacı tarafın senet verdiğini, dava konusu edilen senedin alınan bu para karşılığı verildiğini davacının müvekkiline borcuna sadık olduğunu daireyi vereceğini defalarca belirttiğini ancak vermediğini, dava konusu itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gereken dava olduğunu davanın reddini, davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2021/277 esas, 2023/628 karar sayılı, 14/07/2023 tarihli kararı ile; "Netice olarak, mahkememiz dosyası dosyaya sunulan deliller kazandırılan belgeler hep birlikte incelenmiş hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporu da göz önünde bulundurulmuş davacının eli ürünü olmayan senet sebebi ile davacının davasında haklı olduğu, davalının alacağını ispatlayamadığından Davanın KABULÜ ile, Gaziosmanpaşa 6.İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı icra takibine konu edilen 225.000,00 TL.bedelli, 01.01.2018 tanzim tarihli, 10.03.2018 vade tarihli senet ile ilgili Davacı ...'in, davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine" karar vermiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; menfi tespit davasının haksız ve hukuka aykırı şekilde kabul edildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, taraflar arasında usulüne uygun sözleşme yapıldığı sabit iken davacının senetten haberi olmadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senede karşı senetle ispat kuralı gereğince davacının borçlu olmadığını yazılı delille kanıtlayamadığını ve bu yönde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde senedin kendilerince imzalandığını birçok kez ikrar ettiğini ve imzaya itirazı bulunmadığını açıkça belirttiğini, buna rağmen mahkemece talep aşılarak imza incelemesi yaptırılmasının hukuka aykırı olduğunu, açık ikrara rağmen davanın kabulünün hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hem gerçeği yansıtmadığını hem de Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına aykırı olarak düzenlendiğini, özellikle imza incelemesinin tek kişi tarafından yapılmasının ve tapu müdürlüğünden gelen vekaletname suretlerindeki imzaların rapora konu edilmemesinin eksiklik teşkil ettiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın "senede karşı senetle ispat" ve "imza ikrarı" gibi gerekçelerle yaptığı istinafın hukuka uygun olmadığını, zira sözleşmenin davalıyla değil müteahhit ... ile yapıldığını, davalının ise sadece sigortalı işçi olduğunu, müvekkilinin senetten haberdar dahi olmadığını, davalının iddiasının aksine imza ikrarının bulunmadığını ancak imzanın benzerliği nedeniyle evraklar arasına sıkıştırıldığı şüphesini dile getirdiğini, müvekkilinin borçlanmaya ihtiyacı olmadığını ve davalıdan nakit para almadığını, mahkemenin imza incelemesi sonucunda imzanın müvekkile ait çıkmadığı gerekçesiyle verdiği davanın kabulü kararının doğru ve hukuka uygun olduğunu, davalı tarafın istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Gaziosmanpaşa 6.İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı icra takibine konu 01.01.2018 düzenlenme tarihli, 10.03.2018 ödeme tarihli, 225.000-TL bedelli bonoya yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından keşideci imzasının davacıya ait olmadığından bahisle davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesinin görevli ve yetkili olmadığı istinaf sebebi yapılmış ise de davanın bonoya yönelik menfi tespit istemli olmakla TTK'nın 4/1-a maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliğinde olduğu, bu nedenle HMK'nın 6. maddesi gereğince davalının Gaziosmanpaşa yerleşim yeri itibari ile İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmakla, aksi yöndeki usuli itirazlara itibar edilmesi mümkün olmamıştır. Dosyanın tetkikinde; dava dilekçesi içeriğinde davacının, davaya konu bonodan icra takibi ile haberdar olduğunu, bilerek ve isteyerek böyle bir senet imzalamadığını, kendisinin hissedarı olduğu İstanbul, Gaziosmanpaşa, Küçükköy Mahallesinde kain, 10087 ada-4 parselde kayıtlı bulunan arsa üzerinde inşaat yaptırmak istediği ve davalı ile görüştüğü, sözleşmeyi dava dışı ... ile imzaladığını, kendisi ve arsanın diğer hissedarı ... ile müteahhit ... arasında, Gaziosmanpaşa 1.Noterliğinin ... yevmiye numaralı, 24.02.2016 tarihli, düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığı, davalının sözleşmenin tanziminden sonra inşaat ruhsatı, proje hazırlanması, belediye yazışmalarını gerekçe göstererek çeşitli belgeler imzalattığını beyan ettiği gibi bonodaki imzanın kendisine ait olduğunu ancak iradesinin davalı hilesi ile fesada uğratıldığından bahisle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği görülmüştür. Davalı tarafça, davacı tarafın imzasını ikrar ettiği, ilk derece mahkemesince talep aşılmak sureti ile grafolojik inceleme icra edildiği istinaf sebebi yapılmış olup dava dilekçesinde ve ön inceleme duruşmasındaki beyanlarında davacı tarafın bono üzerindeki keşideci imzasının kendisine ait olmadığına ilişkin herhangi bir beyanı yahut imza incelemesine yönelik talebi bulunmadığı gibi dava dilekçesinde imzanın kendisine ait olduğunun açıkça yazılı olduğu görülmüştür. Bu durumda HMK'nın 25. maddesi gereğince Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkimin, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamayacağı ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dâhi bulunamayacağı açık olup ilk derece mahkemesi tarafından bu düzenlemenin aksine davacı tarafın ileri sürmediği vakıa yönünden resen imza incelemesine başvurması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bu durumda yapılması gereken; davacının aldatma (hile) sebebi ile irade bozukluğuna dayalı iddiası yönünden tanıklarının dinlenmesi, davalının dosyaya fotokopisini sunduğu sözleşme asıllarının celp edilmesi, taraf delilleri toplandıktan sonra neticesine göre değerlendirilmesinden ibarettir. Bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında açıklandığı şekilde deliller toplanıp neticesine göre değerlendirme yapılması için mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/07/2023 tarih, 2021/277 E. 2023/628 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025