T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1693 KARAR NO : 2025/1713 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/189 KARAR NO : 2023/203 ASIL DAVA TARİHİ : 21.12.2012 BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 09.09.2016 KARAR TARİHİ : 17.03.2023 ASIL DAVA : Alacak BİRLEŞEN DOSYA : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2016/1104 ESAS, 2020/380 KARAR SAYILI DOSYASI BİRLEŞEN DAVA…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1693 KARAR NO : 2025/1713 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/189 KARAR NO : 2023/203 ASIL DAVA TARİHİ : 21.12.2012 BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 09.09.2016 KARAR TARİHİ : 17.03.2023 ASIL DAVA : Alacak BİRLEŞEN DOSYA : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2016/1104 ESAS, 2020/380 KARAR SAYILI DOSYASI BİRLEŞEN DAVA : Teminat Mektubunun Bedelinin İadesi ve Tazminat KARAR TARİHİ : 30.12.2025 KARARIN YAZ. TARİH : 31.12.2025 İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.03.2023 tarih ve 2020/189 Esas, 2023/203 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dosyanın gönderildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 24.10.2025 tarih ve 2025/526 Esas, 2025/1805 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 27/10/2010 tarihli "... İlçesi ile... Mahallesi ve ... Beldesi İçme Suyu Şebeke ve İletim Hatları İnşaatı" işi sözleşmesi imzalanarak 03/11/2010 tarihinde yer teslimi yapıldığını, davacının imalata başladığını, davacının imalata başlamasından sonra davalının yazılı bildirimiyle 03/10/2011 tarihi itibariyle iş konusu faaliyetinin durdurulduğunu, işin başlamasından tasfiye sürecine kadar 8 adet hak ediş tutanağı hazırlandığını, 26/04/2012 tarihinde işin durdurulmasıyla birlikte son hak ediş düzenlendiğini, tasfiye hak edişi sürecine girildiğini, davalı idare tarafından yapılan inceleme sonucunda tahakkuka bağlı alan hak edişin 03/07/2012 tarihinde davacıya ulaştırıldığını, bu hak ediş tutanağının incelenmesi sırasında davacının bilgisi olmadan sözleşme ve eklerine aykırı olarak idarenin tek taraflı rapor ve incelemeleri esas alınarak ödenmesi gereken rakamlardan kesintiler yapıldığının tespit edildiğini, yapılan kesintilerin yerinde olmadığını ve düzeltilmesi yönünde idareye itiraz başvurusu yapıldığını, davalı idarenin kendince gerçekleştirdiği tespitler sonucunda davacının bilgisi olmaksızın sadece bozuk bölümlerin değil tüm alanın sokağın tamamına denk gelen bölümün tutarlarını kesintiye tabi tuttuğunu bununda 9 nolu hak edişten kesildiğini, bunun hakkaniyete ve sözleşmeye aykırı olduğunu, davacı firmanın söz konusu imalatları gerçekleştirdiği, bu imalatların yapıldığının davalı tarafça bilindiğini, yapım aşamasında onay verilerek kabul edildiğini, yapılan işlerin miktarının belli ve belirlenebilir olduğunu, hesaplama biçimlerinin ve birim fiyatlarının sözleşmede yer aldığını, böylece toplam 708.564,56-TL kesintinin haksız ve dayanaksız olduğu ileri sürerek 708.564,56-TL'nin kesintinin yapıldığı ve ödemenin gerçekleştirilmediği tarihten itibaren bankalarca ticari kredilere uygulanan en yüksek faizi oranıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. YANIT: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasının sözleşme ve eklerine aykırı olduğunu, idare tarafından sözleşmeye uygun olarak fiyat farkı hesaplamasının yapıldığını, davacının temel indeksin alınacağı ay konusunda yanılgıya düştüğünü, davacı ile davalı idare arasında sözleşmesi akdedilen işin kamu ihale kurulunun 12/09/2011 tarihli 2011/MK-206 sayılı kararı gereğince durdurulduğunu, bu iş nedeniyle birinciden dokuzuncu tasfiyeye kadar düzenlenen hak ediş fiyat farkı toplam tutarının 415.613,47-TL olduğunu, diğer kesintilerin yapılan iş tutarına ve sözleşmeye uygun olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. BİRLEŞEN DOSYA İSTEM: Davacı ... Şti birleşen İzmir 5. ATM'nin 2016/1104 Esas sayılı dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili firma ile davalı ....arasında 27.10.2010 tarihli ".... ilçesi ile ....Mahallesi ve .... Beldesi içme suyu şebeke ve iletim hatları inşaatı" sözleşmesinin imzalandığını, müvekkili firmaya 03.11.2010 tarihinde yer teslimi yapılıp bu tarihte imalatlara başladığını, sözleşme gereği imalata başladıktan sonra davalının yazılı bildirimi ile 03.10.2011 tarihinde faaliyetinin durdurulduğunu, davalı ...'nun yönetim kurulunun 20.10.2011 tarih ve 678 sayılı kararı ile işin tasfiyesine başlandığını, 8 adet hak ediş tutanaklarının imzalandığını, 03.10.2011 tarihinde işin durmasıyla son hak edişin düzenlendiğini ve tasfiye hak edişine başlandığını, 26.04.2012 tarihli 9 numaralı tasfiye hak ediş tutanağının düzenlenerek davalı idareye bildirildiğini, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/371 Esas sayılı davasının açıldığını, bu davada ek rapor alındığını, raporlarda müvekkilinin alacağının daha fazla olarak belirlendiğini, bu dava devam ederken davalının usulsüz kesinti yaparak düzenlediği hak edişe istinaden teminat mektubunu tazmin ettiğini, davalının müvekkilinden herhangi bir alacağının kalmadığını, .... 'da yapılan işin sonucu içme suyu şebeke ve iletim hatlarının halen kullanıldığını, teminat mektubunun irat kaydedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca işin tamamının %6 'sına denk gelen 305.000-TL 'lik teminat mektubunun kapsamında kalan yapılan iş miktarının %70,16 olması nedeniyle tazmin edilmesi gereken ve kalan iş miktarının üzerinden %6 hesaplama yapılması gerektiğini, eksik işin bulunmamasına rağmen tazminatın haksız olduğunu belirterek, haksız ve dayanaksız olarak tazmin edilen 305.000-TL teminat mektubunun bedeli ile idare tarafından aldırılan ancak kullandırılmayan 41.040,60-TL malzeme bedeli toplamı 346.040,60-TL 'nin teminat mektubu için tazmin tarihinden, malzeme bedeli için sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren en yüksek faiz oranı uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. YANIT: Davalı .... A.Ş. vekilinin birleşen İzmir 5. ATM'nin 2016/1104 Esas sırasına kaydolunan cevap dilekçesinde; Taraflar arasında imzalanan " ...ilçesi ile ... Mahallesi ve... Beldesi içme suyu şebeke ve iletim hatları inşaatı" işine ait sözleşmenin kamu ihale kurulunun 12.09.2011 tarihli kararı ile iptal edildiğini, bu doğrultuda idarenin yönetim kurulunun 12.10.2011 tarihli kararı ile işin tasfiyesine geçildiğini, tasfiye çalışmaları sonucunda kalan kısımlar için işin ihalesinde ikinci bir firma ile sözleşme yapıldığını, işin profesyonelce tamamlandığını, geçici ve kesin kabulün yapıldığını, idare tarafından tamamlanmış içme suyu şebeke ve iletim hatlarının işletmeye alındığını, ancak işin... Şti. tarafından yapılmış olan ilk kısmında yer alan 1756 m uzunluğunda 225 mm çaplı HDPE borulu 20 atü basıncında ... hattının işletilemediğini ve devreye alınamamakta olduğunu, işin kesin kabulünün yapılabilmesi için idarenin kesin kabul komisyonu oluşturduğunu, komisyonda davacının da hazır bulunduğunu, 20.06.2014 tarihli mahallinde yaptığı incelemede, hatta patlakların tespit edildiğini, davacıya 45 gün süre verildiğini, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları arasında bulunduğunu, müvekkili idarenin kötü niyetli işlem yapmadığını, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2012/371 Esas sayılı dosyada görülen davada 1756 m uzunluğundaki 225 mm çaplı HDPE borulu 20 atü basıncında ... hattına ilişkin işin bulunmadığını, davacının "... ilçesi ile ... Mahallesi ve ... Beldesi içme suyu şebeke ve iletim hatları inşaatı" işinin eksik ve ayıplı bıraktığını, ... ilçesi ile .... Mahallesi ve ... Beldesi içme suyu şebeke ve iletim hatları inşaatı işinin yaklaşık maliyetinin 10.306.127,91-TL olduğunu, başka bir ortak girişime 5.245.675,56 TL ihale bedeliyle yer teslimi yapıldığını, davacı firmanın mahkemeye yaptığı itirazla %56 iskonto yaparak yargı kararıyla 4.498.629,51 TL ihale bedeli ile işi aldığını, indirim oranı %56 olan bu işte iskontonun çok yüksek olması nedeniyle işteki kârlılığın az olduğunu, bu nedenle eksik, kusurlu, ayıplı ve hiç yapılmayan işlerin bulunduğunu, yine davacının düktil font boru bedeli olan 41.040,60 TL talep etmesinin yerinde olmadığını, boruların döşenmeden bedellerin ödeneceğine ilişkin bir sözleşme yapılmadığını, idare tarafından bu boruların teslim alınmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 24.06.2016 tarih, 2012/371 Esas, 2016/620 Karar sayılı kararı ile özetle; "... davanın kısmen kabulüne, KDV dahil 554.699,70-TL davacı alacağından %3 gelir vergisi stopajı ve 2/10 KDV tevkifatı kesintisi mahsubu ile net 523.674,13-TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, " dair karar verilmiştir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi tarafından verilen 25.01.2019 tarih, 2018/3184 Esas, 2019/387 Karar sayılı kararı ile özetle; "...Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 40. maddesine uygun biçimde 1D.01 poz numaralı imalât kalemi bakımından 5 nolu ara hakedişe yüklenicinin usulüne uygun itirazı olup olmadığı da araştırılıp değerlendirilerek, hükme esas raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınarak davanın sonuçlandırılması gerekirken dava konusu olmayan hususları da inceleyerek tasfiye kesin hesabı yapan bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına bozulmasına," dair karar verilmiştir. Bozma kararından sonra, yargılama sırasında aralarında hukuki ve fiili irtibat olduğu gerekçesiyle İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1104 Esas sayılı dosyası işbu dosya ile birleştirilmiştir. İlk derece mahkemesinin 17.03.2023 tarih, 2020/189 Esas, 2023/203 Karar sayılı kararı ile özetle; "...Bilirkişilerin dosya kapsamına ve Yargıtay bozma kararına uygun bulunan 15/11/2021 tarihli ek raporlarında ortaya konulduğu üzere davacının davalıdan KDV dahil toplam 335.581,49 TL kesintinin iadesi talebinde haklı olduğu kanaatine varılmakla asıl davanın kısmen kabulüne, KDV dahil 335.581,49-TL nin dava tarihi olan 21.12.2012 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya dair talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen 5. ATM'nin 2016/1104 Esas sayılı davasının değerlendirilmesinde davacının davalıdan ayıp giderimi olarak 18.620,05 TL talep edebileceği dolayısıyla teminat mektubu tutarından bu tutarın kesilmesi ile bakiye 286.380,00 TL'yi iade etmesi gerektiği kanaatine varılmakla birleşen 5. ATM'nin 2016/1104 Esas sayılı davasının kısmen kabulüne, davalı tarafından paraya çevrilen teminat mektubu bedelinin 286.380,00 TL sinin birleşen dava tarihi olan 09.09.2016 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair teminat mektubu bedelinin reddine" dair karar verilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi tarafından verilen 06.02.2025 tarih, 2023/3225 Esas, 2025/402 Karar sayılı kararı ile özetle; "...Birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1104 Esas sayılı dava dosyasının kanun yolu incelemesinde istinafa tabi olduğu anlaşıldığından, dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesi ve birleşen dosyanın istinaf incelemesi yapıldıktan sonra asıl ve (temyiz edilmesi halinde) birleşen dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, " dair karar verilmiştir. İSTİNAF EDEN: Davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili tarafından verilen 18.03.2025 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Asıl dava yönünden, davanın kısmen kabulüne, 335.581,49-TL'nin 21.12.2012 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davacı tarafa ödenmesine karar verildiğini, kararın hukuka dava konusu işin sözleşmesine, sözleşme ekinin şartnameye aykırı olduğunu, davacı tarafından eksik bırakılan branşman bedelleri işi tamamlayan ikinci yükleniciye ödendiğini, eksik kalan branşman imalat miktarı ve bedeli ile ilgili tüm bilgi ve belgelerin dava dosyasına sunulmasına rağmen dikkate alınmadığını, dava konusu ilk 8 hakedişte davacı yüklenicinin fiyat farkı hesabına YİGŞ'nin 39/4-e maddesine uygun herhangi bir itirazı olmadığını ve fiyat farkına yönelik hakedişlerin kesinleşmiş bulunmasına rağmen fiyat farkı hesabı çıkarıldığını, birleşen dava yönünden, davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından paraya çevrilen teminat mektubu bedelinin 286.380,00-TL sinin dava tarihi olan 09.09.2016 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davacıya verilmesine karar verildiğini, birleşen davada verilen kararın eksik inceleme sonucu hukuka, sözleşme ve eklerine aykırı verildiğini, idare ile davacı arasında 27.10.2010 tarihinde 4.498.629,51-TL bedelle sözleşmesi imzalanan "... ilçesi, ... mahallesi, ve ... Beldesi İçmesuyu Şebeke ve İletim Hatları İnşaatı" işi kapsamında davacı tarafından imal edilen .... iletim hattı, hattın muhatap olduğu basınç şartları gözetilerek 16 atü ve 20 atülük birbirini izleyen birleşik iki boru hattı halinde projelendirildiğini, 1756 metre Ø225 mm çaplı HDPE borulu 20 atü basıncındaki imalatı yapılan hattın işletmeye alınamadığını ve meydana gelen patlaklar sebebiyle kesin kabule uygun bulunmadığı idarece tespit edildiğini, dava dosyasına sunulu hiçbir beyanlarında boruların değişmediğine ilişkin herhangi bir ifade bulunmadığını, yüklenici tarafından yapılan ayıplı imalatın olduğu gibi yerinde bırakıldığının belirtildiğini, yerel mahkeme tarafından verilen kararın bozulmasına karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi tarafından verilen 06.02.2025 tarih, 2023/3225 Esas, 2025/402 Karar sayılı kararı gereğince istinaf incelemesi yalnızca birleşen İzmir 5. ATM'nin 2016/1104 Esas sayılı dosyası yönünden yapılmıştır. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan teminat mektubunun iadesi ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine, davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Taraflar arasında 27/10/2010 tarihli "... ilçesi ile ...Mahallesi ve ... beldesi içme suyu şebeke ve iletim hatları inşaatı" işine ilişkin sözleşme imzalanmıştır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının sözleşme gereği inşaata başladıktan sonra, davalının yazılı bildirimi ile 03.10.2011 tarihi itibariyle işin durdurulduğunu, davalı idarenin yönetim kurulunun 20.10.2011 tarihli kararı ile işin tasfiye sürecine başlandığı, tasfiye sürecine kadar işin başlamasından itibaren 8 adet hakediş tutanağı hazırlandığını, 26.04.2012 tarihinde de 9 numaralı tasfiye hakediş tutanağının düzenlenerek davalıya iletildiğini, davalı idarece yapılan inceleme sonucunda tahakkuka bağlanan hakedişin 03.07.2012 tarihinde davacıya ulaştırıldığını, gelen hakediş tutanağının incelenmesinde, idarece ödenmesi gereken rakamlarda kesintiler yapıldığının tespit edildiğini, kesintilerin yerinde olmadığı ve düzeltilmesi gerektiği yönünde idareye 12.07.2012 tarihinde yaptıkları başvurunun reddedildiğini, bu hususta açılan davanın devam etmesine rağmen idarece sözleşme kapsamında sunulan teminat mektubunun tazmin edildiğini belirterek teminat mektubu bedeli ve malzeme bedeli toplamının davalı idareden tahsili istemi ile eldeki dava açılmıştır. Davalı ise, işin sözleşmeye uygun yapılmadığını, işin yargı kararı ile durdurulduğunu, kullanmadığı malzeme bedelini talep edemeyeceğini, eksik ve ayıplı iş bedelinin hak edişten veya teminattan kesilmesinin sözleşmeye ve kanun hükümlerine uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davaya konu sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya 305.000,00-TL tutarında teminat mektubunun verildiği, idarenin söz konusu teminat mektubunun 07/12/2015 tarihinde davalı tarafından paraya çevirdiği ve bloke konulduğu, davacı tarafından imal edilen .... hattındaki Q225 mm çaplı 1756 metre uzunluğundaki 20 atü basıncındaki hatta boru eklerinde meydana gelen patlaklara nedeniyle kabule uygun olmadığından işletmeye alınamadığı belirtilerek 30 takvim günü içerisinde söz konusu hattın işletmeye uygun hale getirilmesi için 16/04/2015 tarihli yazınını davacıya gönderildiği, süresinde ayıbın giderilmemesi karşısında tadilatın yapım işleri genel şartnamesinin 44/6 maddesi uyarınca yüklenici nam ve hesabına idare tarafından yapıldığı, bunun giderlerinin 252.037,51-TL olduğu, bu tutarında yüklenici tarafından ihtara rağmen karşılanmaması üzerine bloke konulan teminat miktarından mahsup edildiği savunulmuştur. Teminat mektubunun paraya çevrilmesi nedeninin davacı tarafından imal edilen yukarıda belirtilen boru hattındaki boru eklerindeki patlaklar olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça her ne kadar davacının sorumlu olduğu giderim bedelinin 252.037,51-TL olduğu savunulmuş ise de Mahkemece, davalı taraftan bu hususta açıklama istendiğinde, davalı vekili 24/06/2022 tarihli dilekçesi ile söz konusu ayıplı hattaki boru birleştirmede kullanılan EF kaynaklı maşonların ve diğer parçaların yenilenmesi ile hattın işletmeye uygun hale getirildiği, yüklenici tarafından ayıplı imalatın olduğu gibi yerinde bırakıldığı bildirildiğinden, hattaki boruların değiştirilmemesi sadece boru birleştirmede kullanılan EF kaynaklı maşonların ve diğer parçaların yenilenmesi dikkate alınarak ayıp giderim bedelinin hesaplanması konusunda bilirkişilerden ek rapor alınmıştır. Hükme esas alınan 18/10/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda, idarenin yüklenicinin yaptığı işle kesin kabulle ortaya çıktığı iddia edilen Yukarıkızılca bölgesindeki gizli ayıplı imalatın düzeltim bedeline ilişkin sunulan çalışma bedelleri cetvelinde yer alan boruların değiştirilmediği anlaşılmakla hattın değiştiğine ilişkin kazı, dolgu vb. verilerde bu maliyette yer almadığından, değişen 12 dirsek olduğunun kabulü halinde dahi en fazla 12 maşon değişebileceği kanaatinin oluşması ile davacıdan gizli ayıplı işin düzeltimi için bu şartlarda talep edebileceği tutarın 18.620,05-TL mertebesinde olabileceği davacının teminat olan 305.000,00-TL olan gizli ayıp iş bedeli olan 18.620,05-TL'nin düşülmesi ile 286.380,00-TL teminatın iadesi gerekeceğinin belirtildiği, sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 44/6. maddesinde yer alan “ Kabul komisyonunun beşinci fıkranın (a) bendine göre tespit ettiği eksiklikler, belirlenen sürede yüklenici tarafından giderilmezse bu sürenin bitiminden sonra, işin beşinci fıkranın (b) bendine göre kesin kabule uygun olmadığının tespiti halinde ise tanzim edilen tutanağın yükleniciye tebliğ edildiği tarihten sonra eksikliklerin giderilmesine kadar geçecek her gün için, sözleşmesinde günlük gecikme cezası olarak yazılan tutarın %10’u oranında günlük ceza uygulanır ve beşinci fıkranın (a) bendindeki durum için kesin kabul tutanağı onay tarihi kusur ve eksikliklerin giderildiği tarihe ertelenir. Ancak gecikme otuz günü geçerse ceza uygulamasına devam edilmekle birlikte idarece kusur ve eksiklikler yüklenici nam ve hesabına giderilebilir. " hükmü dikkate alınarak hazırlanan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olarak hazırlandığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, birleşen dosya davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.03.2023 tarih ve 2020/189 Esas, 2023/203 Karar sayılı kararı, birleşen İzmir 5. ATM'nin 2016/1104 Esas sayılı dosyası yönünden usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, birleşen dosyada davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Birleşen dosyada davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, birleşen dava yönünden alınması gereken 19.562,61-TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.890,65-TL harcın mahsubu ile kalan 14.671,96-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Birleşen dosyada davalı vekili tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine, Dair, birleşen İzmir 5. ATM'nin 2016/1104 Esas sayılı dosyası üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/(1) maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 30.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.