İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf ile 03.01.2018 tarihinde ... sözleşmesi imzaladıklarını, 20.03.2019 tarihinde ek sözleşme imzalayarak sözleşme süresini 5 yıl olarak revize edildiğini, davacının sözleşme ile yüklendiği tüm edimleri yerine getirmesine karşın…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1770 Esas KARAR NO : 2026/51 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/02/2023 NUMARASI : 2020/672 E. - 2023/152 K. DAVANIN KONUSU: Franchise sözleşmesinin haksız feshine dayalı tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf ile 03.01.2018 tarihinde ... sözleşmesi imzaladıklarını, 20.03.2019 tarihinde ek sözleşme imzalayarak sözleşme süresini 5 yıl olarak revize edildiğini, davacının sözleşme ile yüklendiği tüm edimleri yerine getirmesine karşın davalı tarafından kendisine gönderilen Antalya 21 Noterliğinin 29.09.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... anlaşması yapılması ile ilgili olarak hiçbir görüşmeye yanaşılmadığı bahanesi ile ... sözleşmesinin davalı tarafça tek taraflı olarak feshedildiğini, davacının yıllarca yapmış olduğu birikimin karşılığını alacağı vakit davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı bildirimi ile sözleşmeyi feshetmesi ile çok büyük zarara uğradığını, davacının, ... sözleşmesine güvenerek yer kiraladığını ve kiraladığı yeri sözleşme ile kendisine yüklenen niteliklere uygun şekilde hazır ettiğini, ve ciddi masraflar yaptığını, yoksun kalınan kar, meydana gelen zarar ile müşteri portföy tazminatı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla daha sonrasında artırılmak üzere şimdilik 20.000,00 TL davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa ikmaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aralarında imzalanan ek sözleşmenin 9 uncu maddesinde tek taraflı fesih hakkına sahip olduklarını, davacının sözleşmenin birçok maddesinin ihlali neticesinde haklı sebeple fesih gerçekleştirdiğini, en temel yükümlülüğü ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, tam 10 aylık lisans bedelini ödemeyerek sözleşmeye aykırı davrandığını, Sözleşmenin 9.4 maddesi uyarınca ödeme yükümlülüklerini yerine getirmeyen temsilciliklerin sözleşmesinin hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın sona erdiğini, temsilciliklerin bu maddeye dayanarak yapılacak fesihlerde her ne ad altında olursa olsun, hak ve/veya tazminat talebinde bulunamayacaklarını, ek sözleşmenin 7 nci maddesinde alınan senetlerden bir tanesinin muaccel hale geldiğinde tüm senetlerin muaccel hale geleceğini, 8 adet senedin tahsil edildiğini, diğerlerinin (52 senet) muaccel hale geldiğini, sözleşmenin 9.2 ve 5.1 maddeleri gereği, kullanılacak tüm materyallerin ... veren tarafından basılıp gönderileceğini, müvekkilin öğrenci sayılı ile satın aldığı kitapların karşılaştırıldığında kitapları kendilerinden satın almadıklarının açık olduğunu, haklı feshin bu maddeye göre de doğduğunu, davalı şirketin, davacı tarafla, sözleşmeye aykırı eylemleri için uzlaşmak amacıyla defalarca görüştüğünü, sonuç alınamadığını, müvekkil, İstanbul davacıyla defalarca iletişime geçildiğini, davacıya en son 12/09/2020 tarihinde uyarı maili atılmak zorunda kalındığını, Davalının, çabaları sonuç vermediği için de davacıya en son Antalya 21. Noterliği'nin 29/09/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, davacının iddia ettiği gibi haksız bir feshe maruz kalmadığını , esasen kendisinin bu feshi oluşturmak için üstün bir gayret sarf ettiğini, davacının uymakla yükümlü olduğu maddeleri peş peşe ihlal edip müvekkilini sorumlu gibi göstermeye çalıştığını, davacının hiç bir zararının olmadığını, reklam giderleri veya kira gideri olarak talep edilen rakamın da açıkça kötü niyetli olduğunun görüldüğünü, mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, öncelikle görev ve yetki itirazları ile tüm dava hakları saklı kalmak kaydı ile hiç bir hukuki dayanağı olmayan asılsız, kötü niyetli ve haksız kazanç elde etmeye yönelik davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2020/672 esas, 2023/152 karar sayılı, 21/02/2023 tarihli kararı ile; "Cevap dilekçesinde feshin belirli nedenle dayalı olduğunun belirtildiğine göre, davalı tarafından feshin haklı nedenle (olağanüstü fesih) gerçekleştiği iddiasını davalı taraf ispatlamakla mükelleftir; zira bu durumdan lehine sonuç çıkartan davalı yandır. Sözleşmenin ayakta tutulmasının öncelikli olarak gözetilmesi gerektiği, feshin son çare (ultima ratio) olarak başvurulması gereken bir hukuki yol olarak gözetilmesi gereği davalı tarafça ihtarnamede belirtilen fesih nedenlerinin müzakere edilebilir mahiyette oldukları, sözleşmenin tümünden tarafların beklediği maddi menfaat göz önünde bulundurulduğunda bakiye alacak/borç durumunun sözleşmenin feshi bakımından yeterli ve geçerli bir neden olmadığı anlaşıldığından feshin haklı olduğundan bahsedilemez. Feshin haklı olmadığı sabit ise de haksız feshe bağlanan sonuçlardan portföy tazminatı, kar mahrumiyeti ve fesihten kaynaklanan zararın varlığı ise davacı tarafça ispat edilmesi gerekirken, sözleşme sürecinde net aktifinin bulunmaması ve sözleşme nedeniyle sarf edildiği iddia olunan reklam, kiralama, çalışan maliyeti gibi iddia olunan zarar kalemlerine dair fatura, makbuz ve sair yazılı delil sunulmadığı ve ispat faaliyetinde bulunulmadığından bu iddiaların davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmış ve davanın REDDİNE" karar vermiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin haksız fesih sonucu ortaya çıkan portföy tazminatı, kar mahrumiyeti ve fesihten kaynaklanan zararların ispatlanmadığı gerekçesiyle davayı reddetmesine itiraz ettiğini, bu kararın yerinde olmadığını, zira 20.01.2021 tarihli delil dilekçesi ekinde sunulan CD içerisinde tüm faturaların, reklam ödemelerinin, çalışan maliyeti ve işyeri kurulum bedellerine ilişkin ödeme ve faturaların ibraz edildiğini, ancak bilirkişi tarafından bu delillerin incelenmediğini, şirket satışlarının düzenli olarak arttığını (2018'de 98.254,16 TL, 2019'da 334.059,30 TL, 2020 Mart ortasına kadar 115.192,47 TL) ve bu artışın incelenmediğini, ticari teamül gereği hiçbir işletmenin ilk açılışta kâr etmesinin beklenemeyeceğini, satışlardaki bu artışın şirketin kâra geçme ihtimalinin yüksek olduğunu gösterdiğini ve olası kâr hesabının yapılması gerektiğini, portföy tazminatının hesaplanması için Yargıtay içtihatları uyarınca son 5 yıllık ortalama satış karının dikkate alınması gerektiğini ve müvekkilinin yaptığı reklam harcamalarının marka sahibine fayda sağladığını, sözleşmeye güvenilerek yapılan kira, maaş ve demirbaş gibi yatırım zararlarının da hesaplanması gerektiğini, ilk derece mahkemesinin deliller ve artan satış rakamları dikkate alınmaksızın eksik inceleme yaparak red kararı verdiğini, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği beyan edilmektedir. İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ve davacının istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme kararının aynen korunması gerektiğini, davacının, 20.01.2021 tarihli delil dilekçesi ekindeki CD'de yer alan fatura ve reklam ödemelerinin incelenmediği ve satış artışının dikkate alınmadığı yönündeki iddialarının asılsız olduğunu, bilirkişi raporunun davacının pozitif net aktifinin olmadığını, borca batıklığını ve müvekkil şirkete 14.100 TL ... Hizmet Bedeli borcu bulunduğunu tespit ettiğini, davacının 10 ay gibi uzun bir süre ... ödemelerini düzenli yapmayarak asli borç ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve karşılıklı güven ilişkisini sekteye uğrattığını, bu durumun bilirkişi raporları ile ispat edildiğini, müvekkil şirketin markasının saygınlığını korumak adına davacı tarafın sözleşmenin birçok maddesini ihlal etmesi neticesinde haklı sebeple feshin gerçekleştirildiğinin açık olduğunu, sözleşmenin 8.1 maddesindeki asli yükümlülük olan aylık lisans bedelinin ödenmediğini, ödeme yükümlülüğünün sözlü, yazılı (28.11.2019 tarihli ihtarname ve 12.09.2020 tarihli e-posta ile) olarak birçok kez ihtar edildiğini, ancak davacının bu uyarılara rağmen borcunu ödemeye devam etmediğini, ... ilişkisinin temelini oluşturan güven ilişkisinin sarsılması nedeniyle feshin haklı olduğunu, davacının müvekkili oyalamaya çalıştığı süre zarfında rakip bir markanın ... sistemine geçtiğini ve müvekkil markasının bilinirliğinden faydalanarak öğrenci toplayıp daha sonra tabelasını değiştirerek rakip firmanın tabelasını astığını, bunun sözleşmenin 10.4 maddesinde yer alan ve rekabet hukuku kapsamında korunan bir yıllık rekabet etmeme yükümlülüğünün açık ihlali olduğunu, davacının boşuna kira veya reklam ödemesi yapmadığı, bu sebeple yerel mahkeme kararının doğru ve yeterli olduğunu, tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; ... sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.Dosyanın tetkikinde; taraflar arasında 03.01.2018 tarihli ... sözleşmesinin imzalandığı ve devamında 20.03.2019 tarihli ek sözleşmenin imzalanarak sözleşme süresinin 5 yıl olarak revize edildiği, davalının Antalya 21. Noterliğinin 29.09.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... sözleşmesini feshettiği hususlarının ihtilafsız olduğu görülmüştür. Davacı sözleşmenin haksız şekilde feshedildiğini iddia etmiş, davalı ise haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur. Haklı fesih; sözleşme ilişkisinin diğer tarafça gerçekleştirilen esaslı ihlal veya katlanılması beklenemeyecek nitelikte bir durum nedeniyle, fesheden tarafa derhal sözleşmeyi sona erdirme imkânı veren hukuki yol olup esaslı ihlal; sözleşmenin çekirdeğini oluşturan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, güven ilişkisinin kalıcı olarak sarsılması veya ifanın karşı taraf bakımından beklenemez hale gelmesidir. İlk derece mahkemesi tarafından, davalı tarafça ihtarnamede belirtilen fesih nedenlerinin müzakere edilebilir mahiyette oldukları, sözleşmenin tümünden tarafların beklediği maddi menfaat göz önünde bulundurulduğunda bakiye alacak/borç durumunun sözleşmenin feshi bakımından yeterli ve geçerli bir neden olmadığı anlaşıldığından isabetli şekilde feshin haksız olduğu kanaatine varıldığı, hükme karşı yalnızca davacı tarafın istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Böylece sözleşmenin haksız olarak davalı tarafça feshedildiği iddiası tahkikat neticesinde sübut bulmuştur. Bu kapsamda yapılması gereken incelemede tespit edildiği üzere, davacı vekilinin 24/12/2020 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesindeki alacak kalemlerini ayrıştırdığı, kazanç kaybı bakımından 7000-TL, yatırım ve yapılan masraflar bakımından 7000- TL ve portföy tazminatı bakımından 6000-TL tazminat talep ettiği, ilk derece mahkemesi tarafından davacının sözleşme sürecinde net aktifinin bulunmaması ve sözleşme nedeniyle sarf edildiği iddia olunan reklam, kiralama, çalışan maliyeti gibi iddia olunan zarar kalemlerine ilişkin fatura, makbuz ve sair yazılı delil sunulmadığı ve ispat faaliyetinde bulunulmadığından davanın reddine karar verildiği görülmüş ise de davacının vergi tahakkukları yönünden vergi dairesinden celbini talep ettiği delillerin celp edilmediği ve delil dilekçesinin ekinde sunulan CD içerisinde mübrez olduğu belirtilen faturalar ile ödemelere ilişkin davacı delilleri tetkik edilmeden yetersiz incelemeye dayalı olarak hazırlanan bilirkişi raporuna göre karar verildiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda davacının vergi tahakkukları yönünden vergi dairesine yazı yazılarak sözleşme süresine ait vergi tahakkuklarının celp edilmesi, CD içerisinde mübrez olduğu belirtilen delillerin dökümü yapılarak yeni bir bilirkişi heyeti marifeti ile davacı ticari defterleri ile birlikte incelenmesi ve denetime elverişli şekilde rapor alınması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Bu nedenlerle istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında açıklandığı şekilde inceleme yapılarak denetime elverişli şekilde rapor alınması için mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/02/2023 tarih, 2020/672 E. 2023/152 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026