İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 22/04/2026 YAZILDIĞI TARİH: 27/04/2026 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/186 Esas ve 2024/1127 Karar sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in ... tarihinde trafik kazasında yaralandığın…
T. C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/389 KARAR NO: 2026/722 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2022/186 Esas, 2024/1127 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 04/03/2022 İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 22/04/2026 YAZILDIĞI TARİH: 27/04/2026 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/186 Esas ve 2024/1127 Karar sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in ... tarihinde trafik kazasında yaralandığını, müvekkilinin kaza neticesi geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğradığını, davalı ... A.Ş.'ye 03/02/2022 tarihinde başvurduklarını, zararın karşılanması hakkında dönüş alamadıklarını, 04/02/2022 tarihinde arabuluculuk başvurusu ile yapılan görüşmelerin anlaşamama ile sonuçlandığını, sürücünün ... olduğu ... plaka sayılı araçta müvekkilinin yolcu olarak bulunduğunu, ... plaka sayılı aracın ... istikametinden ...'nı takiben seyri esnasında ... Sokak kavşağına geldiğinde aracının ört sol kısımları ile, ... Caddesi'nden ... Sokak istikametine seyreden sürücü ...'in idaresindeki ... plaka sayılı aracının ön sağ kısımları ile çarpışması sonucu iki araçlı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, dosyanın Adli Tıp Kurumu'na tevdii ile müvekkilinin maluliyet durumunun ve oranının tespit edilmesini, Anayasa Mahkemesi'nin verdiği iptal kararı ile gerekli hesaplamaların eski sisteme göre yapılması gerektiğini, müteselsil sorumlu oları davalı ... A.Ş.'den karşılanmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250,00 TL kalıcı iş göremezlik ve 250,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 500,00 TL maddi tazminata ve hükmedilecek tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini istediklerini belirterek davanın ve vekaletinin kabulü ile müvekkili adına fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak davası niteliğinde ve ilerde bilirkişi marifetiyle hesaplanacak bedel kadar tamamlanmak üzere; kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 250,00 TL ve geçici iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 250,00 TL olmak üzere toplamda 500,00 TL maddi tazminatın davalı ... A.Ş.'den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru şartının yerine getirilmemesi sebebiyle taleplerin reddinin gerektiğini, davacı tarafın maluliyet oranına ilişkin anlaşmazlığın giderilmesi gerektiğini, somut olayda sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde kusurlu bulunmadığını, her halükarda maluliyet tazminatına ilişkin tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosuna ve 1.8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacının talebi olan geçici bakıcı gideri, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinin trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, somut olayda başvuranın müterafik kusurunun sabit olduğundan dolayı tazminat tutarından indirim yapılmasını, davacının faize ilişkin taleplerinin kabul edilebilir olmadığını, sonuç olarak davanın usulden reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğundan davanın reddini istediklerini, sorumluluğa esas kusur oranlarının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasını, davacının maluliyet oranının belirlenmesi ve çelişkilerin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasını, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faize göre rapor alınmasını, geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talepler teminat dışı olduğundan reddini, her halükarda hesaplanan tazminattan %20 müterafik kusur indirimi uygulanmasını ve müvekkilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinderi sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 1.193,54 TL geçici iş göremezlik zararı, davalı sigorta şirketinin ZMSS poliçesinin sağlık/tedavi giderleri teminatından karşılanması, ve poliçe limitleri ile sınırlı olması ve arabulucuk başvuru tarihi olan 04/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının sürekli iş göremezlik davasının reddine, 3-Davacının geçici iş göremezlik zararına ilişkin alacağı kaza tarihinden faiz işletilmesi talebinin reddine, ..." dair karar verildiği görülmüştür. İşbu kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. TARAFLARCA İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının eksik inceleme ile hakkaniyete aykırı olarak verildiğini, müvekkilinin söz konusu trafik kazası nedeniyle yaralanması sonucu sürekli ve geçici iş göremezlik alacaklarının tazmini için dava açtıklarını, Erciyes Üniversitesi Adli Tıp birimi tarafından düzenlenen raporda maluliyetin sıfır tespit edilmesinin hatalı olduğunu, dosyaya sunmuş oldukları ... tarihinde ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan alınan adli kurul raporuna göre müvekkilinde kaza ile illiyetli %5 maluliyet tespit edildiğini, bu raporun hükme esas alınmasını talep ettiklerini, aksi taktirde raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu'nun ilgili ihtisas dairesine gönderilmesi için yeniden yargılama yapılması gerektiğini belirterek arz ve izah edilen nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talepleri gibi müvekkili lehine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/12/2024 tarihli, 2022/186 Esas ve 2024/1127 Karar sayılı, gerekçeli kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi. Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince tarafların istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası esas bakımından incelendiğinde; İstinaf incelemesine konu dava, trafik kazası sebebiyle meydana gelen cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda "Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 1.193,54 TL geçici iş göremezlik zararının davalı sigorta şirketinin ZMSS poliçesinin sağlık/tedavi giderleri teminatından karşılanması ve poliçe limitleri ile sınırlı olması ve arabulucuk başvuru tarihi olan 04/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı davasının reddine, davacının geçici iş göremezlik zararına ilişkin alacağına trafik kaza tarihinden faiz işletilmesine ilişkin talebinin reddine, ..." karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonra da Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir (Yargıtay 4. H.D.'nin 2021/6445 Esas ve 2021/8550 Karar sayılı ilamı). Ancak yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmekle birlikte söz konusu yönetmeliğin 14. maddesinde yapılan atıf uyarınca çocuklar yönünden maluliyet kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenecektir. (Yargıtay 4. H.D.'nin 2023/9912 Esas ve2023/12650 Karar sayılı ilamı). Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden alınacak rapor ile ortaya çıkacaktır. Somut uyuşmazlıkta trafik kaza tarihi ... tarihi olmakla davacı ... yönünden alınacak raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir (Yargıtay 4. H.D.'nin 29/06/2022 tarihli, 2021/15362 Esas ve 2022/9643 Karar sayılı, Yargıtay 4. H.D.'nin 20/06/2022 tarihli, 2021/13933 Esas ve 2022/9109 Karar sayılı ilamları). İlk derece mahkemesince hükme esas alınan Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan aldırılan ve altı kişilik uzman hekim tarafından düzenlenen ... tarihli raporda; tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek raporda kaydedilen bilgi ve bulguların Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde davacı ...'in ... tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen flep içerikli yumuşak doku yaralanması nedeniyle; iki (2) hafta süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 2 (iki) hafta olduğu), tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu kanaati bildirilmiştir. Bu rapor, rapor vermeye yetkili kurum tarafından oluşturulan uzman hekim kurulu tarafından, davacının muayane edilmesi suretiyle doğru yönetmelik hükümlerine göre hükümlerine göre düzenlenmiştir. Sözü edilen bu kurul raporu dosya kapsamıyla uyumlu, hükme esas almaya ve denetime elverişli mahiyettedir. Davacı vekili tarafından ilk kez istinaf başvuru dilekçesinin ekinde sunduğu ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan üç hekimden oluşturulan kurul tarafından davacının talebi üzerine adli kurul raporu başlığı altında düzenlenen 10/06/2024 tarihli özel raporda ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının %5 maluliyet (engel) oranı olduğu ve bunun sürekli olduğu bildirilmiştir. Davacının kendisi tarafından alınan bu özel raporun ... düzenleme tarihli olmasına ve ilk derece mahkemesince 12/12/2024 tarihinde tahkikata ve yargılamaya son verilerek esas hakkında hüküm kurulmuş olmasına göre, davacı tarafından ilk derece mahkemesince hüküm verilmeden önce bu raporun alınmış olmasına rağmen ilk derece mahkemesine sunulmadığı gibi bu konuda herhangi bir beyan ve talepte de bulunulmadığı görülmektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 357. maddesinin birinci fıkrası, Bölge Adliye Mahkemelerinde ilk derecede ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar ile yeni delillerin sunulmasını kural olarak engellemektedir. Davacı vekili tarafından mahkemece esas hakkında karar verilmeden önce davacının aldığı 10/06/2024 tarihli özel raporu mahkemeye sunulmadığı ve bununla ilgili bir beyan ve talepte bulunulmadığından istinaf dilekçesi ile birlikte ilk kez dosyaya sunulan bu raporun, HMK'nın 357/1. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği ve yeni delillere dayanılamayacağı yönündeki yasal düzenlemeye nazaran çelişki olarak kabulünün mümkün olmadığı değerlendirilerek davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Yukarıda izah edilen sebeplerle; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT'nin 2/2. maddesi uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-)Davacı tarafça istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, HMK'nın 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana iadesine, 6-)Kararın kesin olmaması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca YARGITAY YOLU AÇIK olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/04/2026