İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin davalıya 11 sene boyunca, triko tasarım ve üretimi yaptığını, müvekkili ile davalı arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirkete mevsimsel olarak koleksiyon tasarladığını, davalının da müvekkiline ken…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/574 Esas KARAR NO: 2025/741 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/01/2025 NUMARASI: 2022/390 E. - 2025/59 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin davalıya 11 sene boyunca, triko tasarım ve üretimi yaptığını, müvekkili ile davalı arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirkete mevsimsel olarak koleksiyon tasarladığını, davalının da müvekkiline kendi tasarımı olan koleksiyon ürünlerini müvekkiline imal ettirerek satın aldığını, taraflar arasındaki bu ticari ilişkinin çok uzun süredir devam ettiğini, aralarında güvene dayalı bir hukuk oluştuğunu, ancak davalının son 2-3 senedir müvekkiline koleksiyon tasarladığını, çeşitli bahaneler ile ürünleri müvekkilden almadığını, imalatını yaptırmadığını, müvekkilinin, davalının mağaza ve internet sayfalarında kendisi tarafından tasarlanan ve davalıya koleksiyon çerçevesinde sunulan ürünlerini aynı ve/veya ayırt edilemeyecek şekilde benzerlerinin piyasaya sürüldüğünü gördüğünü, müvekkilinin 2 adet ürün bakımından davalıya Beşiktaş ... Noterliğinin 01.09.2021 tarih ve ... Yevmiye Nolu ihtarnamesi ile ihtarname keşide edildiğini, ihtarname akabinde asilin, davalı yetkilisi ile yaptığı telefon görüşmesinde bu husus kabul edilmekle birlikte, zararı gidermek istemediğini, müvekkilinin tasarımlarının tescilsiz tasarım olduğunu, davalının tasarımı müvekkile ait olan ürünlerin aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek benzerlerini yaptırarak müvekkilinin maddi-manevi zararına neden olduğunu, koleksiyon başına yaklaşık 1.000 $ masraf yapıldığını belirterek ileri de artırılmak üzere şimdilik 5.000,00-TL maddi tazminat, 20.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tasarımların kendisine ait özgün tasarımlar olduğuna ilişkin tek bir delil sunamadığını, aynı zamanda davaya konu tasarımların davalıya kendisi tarafından sunulduğunu gösterir herhangi bir delil ve koleksiyon dosyası dosyada bulunmadığını, dolayısıyla davacı iddialarını ispatlar ve hukuki korumadan yararlanabilecek nitelikte bir talepte bulunmadığını, davacının ...’in triko ürettirdiği kişilerden/firmalardan biri olduğunu, firmaların ürettirmek istediği ürünlerle ilgili davacı gibi imalatçılara ne şekilde ürünler istediğiyle ilgili ön talimat verdiğini, imalatçıların ürün örneklerini hazırladıklarını ve fiyatlandırma yaparak firmaya sunduklarını, firmanın ürünleri inceleyip kumaş, renk, tasarım gibi konularda değişiklik yapılmasını istediği kısımlar varsa bildirdiğini, bu noktada imalatçıların tek başına hareket etmediğini, firmaların talimatlarını da göz önünde bulundurduklarını, dolayısıyla lüks marka tasarımlarındaki gibi bir süreç yürütüldüğünü, ürün ve fiyatta mutabakata varıldığı takdirde siparişin oluşturulduğunu, bu tür tasarımların birçok marka tarafından kullanılmasının tesadüf olmadığını, tekstil sektöründe faaliyet gösteren birçok firmanın ve tasarımcının takip etmekte olduğu ve üyeliği oldukça maliyetli olan ... isimli bir web sitesi kurulduğunu, bu web sitesi trendleri tahmin ederek, analitik veriler ortaya koyduğunu, bundan birkaç yıl sonra hangi renk, hangi model, kumaş, desen ve stilin trend olacağı buradan öğrenilebildiklerini, buna istinaden markaların üretimlerini şekillendirdiğini, bu nedenle birçok farklı markanın benzer koleksiyonlar üreterek aynı trendi yakaladıklarını, sektörde işleyişin bu şekilde geliştiğini, bu sebeple herhangi bir tasarımın, bu klasmanda üretilen ürünler için, özgün olduğu iddiasının yersiz olduğunu, davacının, davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını, tazminat talebi açıklanırken kendisinin nereden geldiği belli olmayan ve hiçbir şekilde dosyaya sunulmayan üç koleksiyon için yapılan masrafları ve harcamaları gösterdiğini, manevi tazminat talebi için ise herhangi bir açıklama yapılmadığını, davacının talebi koleksiyon için yaptığı masrafların ve manevi tazminat talebinin karşılanması ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2025 tarihli, 2022/390 E- 2025/59 K sayılı kararıyla; "Dosyada dava konusu tasarımların davacı tarafından yapıldığına ve davalıya gönderildiğine dair kesin bilgi ve verinin bulunmadığı, dinlenen davacı tanıklarının bilgisinin davacıdan duyduklarından ibaret olduğu, yaptırılan mali ve teknik incelemede, tasarımın davacı tarafından oluşturulup davalıya gönderildiğine dair delil bulunmadığı, bu haliyle davacının davasını ispatlayamamış olduğu" gerekçesiyle; davacının maddi ve manevi tazminat davalarının reddine karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURUSU; Davacı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; mahkemece alınan bilirkişi raporunun incelenmediğini, karara dayanak alınan 13/05/2024 tarihli bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, bilirkişi 06/09/2023 tarihli kök rapordaki "tespit edilen ürünlerin, yeni, özgün, ayırt edici oldukları, müvekkili ile davalı arasında tekstil tasarım, üretim ilişkisi olduğu" tespitine gerekçeli kararda yer verilmediğini, oysa bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere; taraflar arasında tasarım-üretim ilişkisi bulunduğunu, müvekkili davacının tasarlayıp hazırladığı koleksiyon arasından davalının yaptığı seçimler sonrası, üretiminin de müvekkili tarafından yapıldığını, bilirkişi ...'ın 27/05/2024 tarihinde inceleme yaptığını, gerekli videonun 30/05/2024 tarihinde gönderildiğini ancak bilirkişi gerekli incelemeyi yapmadan, 13/05/2024 tarihinde ek rapor düzenlendiğini, ek raporda hiçbir itirazlarının değerlendirilmediğini. -Davalının, bir kısım ürünlerin davacı tarafından yapıldığına ve davalıya sunulduğuna dair yazılı kabulü bulunmasına rağmen mahkeme ve bilirkişilerce dikkate alınmadığını, bu yöndeki dosyaya sundukları fatura, sipariş formları, ürünlerin fiyatlandırma mailleri, ürünlerin üretim aşamalarına ve bitmiş hallerine ilişkin müvekkilinin telefonundaki eski tarihli fotoğrafların, USB içerisinde ürünün üretimine ilişkin eski tarihli video kaydının, delillerin ve tanık beyanlarının dikkate alınmadığını. -Davacı tanıklarının duyuma değil görgüye dayalı bilgilerini beyan ettiklerini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesine cevabında; mahkeme tarafından istinaf yolu açık olarak karar verilmişse de, 5.000,00 TL maddi tazminat yönünden kararın kesin olduğunu, istinaf incelemesinin yalnızca manevi tazminat yönünden yapılması gerektiğini, haksız fiilin oluşmadığının maddi tazminatın reddi kararı ile kesinleştiğinden manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, 06/09/2023 tarihli raporda, davaya konu ürünlerin davacı tarafça hangi tarihte oluşturulduğu veya sunulduğuna ilişkin kesinlik arz eden bir sonuca varılamadığının beyan edildiğini, ek rapora yönelik itirazların yerinde olmadığını, davacı asil ve vekilinin bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığını, davacının ürünleri tasarlayarak sunduğuna dair delillerinden tablet ve cep telefonundaki ekran görüntülerinin tarihlerine bilirkişinin tarih bilgisine nasıl ulaştığına yönelik teknik detaylara bilirkişinin 14 Haziran 2024 tarihli raporda yer vermediğini, çekim tarihinin değiştirilip değiştirilmediğinin bilinmediğini, e-postalara ilişkin beyanları , fatura görüntüsüne ilişkin rapordaki değerlendirmeyi kabul etmediklerini, tanık beyanları davanın esasına ilişkin esaslı değişiklik yapmamakla birlikte, tanık beyanlarını çürütecek delillerin dosya kapsamında bulunduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Davacı vekilinin dava dilekçesinde, davacının tasarladığı koleksiyon ürünlerinin davalı tarafından başkasına ürettirilerek satışa sunulduğu, davalının fiilinin haksız rekabet niteliğinde olduğu ve haksız rekabetten dolayı davacının uğradığı maddi ve manevi zararların tazmininin talep edildiği anlaşılmıştır. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava tarihinden daha önce yürürlüğe giren 6769 Sayılı SMK'nın 59/2 maddesinde; "Tescilsiz tasarımın, sahibine birinci fıkrada belirtilen fiilleri engelleme hakkını sadece korunan tasarımın aynısının veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kopyalanarak alınması hâlinde verir. Korunan tasarımın kendi tasarımından önce kamuya sunulduğunu makul yollarla bilmesi mümkün olmayan bir tasarımcı tarafından bağımsız olarak yapılan tasarımın koruma kapsamındaki tasarımdan kopyalanmış olduğu kabul edilmez." hükmünün bulunduğu, bu hüküm uyarınca artık tescilsiz tasarımların da, belirli koşulları sağlaması durumunda, 6769 Sayılı SMK'nın kapsamında korunacağı anlaşılmaktadır. Yukarıda da ifade edildiği üzere dava, tescilsiz tasarıma dayalı olarak açıldığından, dava konusu triko ürünlerin "tasarım" olup olmadığının, tasarım ise "tescilsiz tasarımın korunmasına ilişkin koşullardan yararlanıp yararlanamayacağı" hususlarının değerlendirilmesinin, SMK'nın 156/1. maddesi uyarınca fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi tarafından yapılması gerekmekte olup, bu mahkeme İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Mahkemeleridir. Mahkemenin görevi kamu düzeniyle ilgili ve HMK 114/1-c maddesi gereğince dava şartı olduğundan mahkemece resen incelenmesi gerekmektedir. Bu durumda maddi vakıaların anlatımı taraflara, hukuki değerlendirme mahkemeye ait olduğundan, mahkemece İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun resen gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından, HMK 355. Madde ve HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince resen gözetilen sebeplerle mahkeme kararının kaldırılması, dosyanın Dairemizin kararında işaret edilen hususlarda yargılamaya devam olunarak karar verilmesi için, mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2025 tarih, 2022/390 E. 2025/59 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince resen gözetilen sebeplerle KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 15/05/2025