İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'nın kefil gösterildiği 1 adet 19.01.2020 tarihinde, düzenleme yeri Ankara olan 19.01.2021 vade tarihli, 50.000,00 TL değerindeki senedin olduğunu, bu senedin sebebi ile davacı adına İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nde ''... ile'' takip baş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/355 KARAR NO:2026/579 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:10/11/2023 NUMARASI:2021/269 E. - 2023/746 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'nın kefil gösterildiği 1 adet 19.01.2020 tarihinde, düzenleme yeri Ankara olan 19.01.2021 vade tarihli, 50.000,00 TL değerindeki senedin olduğunu, bu senedin sebebi ile davacı adına İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nde ''... ile'' takip başlatılmış olup, davacı adına ödeme emri düzenlendiğini, takibe dayanak senetteki kefil imzasının davacıya ait olmadığının tespiti ile imzaya itirazın ve davanın kabulü ile takibin borçlu taraf yönünden durdurulmasına, karşı taraf yönünden borç miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;19.01.2020 tarihinde üzerine ruhsatlı bulunan, ... plakalı 2015 model ... marka aracını ... adresinde faaliyet gösteren, ... notu ... ve ... T.C nolu ... isimli şahıslara ... motorlu araçlar isimli şirkete kiraya verdiğini, karşılıklı sözleşme ve senet imzalanarak aracımı kendilerine teslim ettiğini, sözleşme gereği her ay yatırılması gereken kira bedelini sadece ilk ay hesabına yatırdıklarını, diğer aylarda ödeme yapmadıklarını, yaklaşık beş ay şahıslara hiçbir şekilde ulaşamadığını, kendilerinin vermiş olduğu ... ve ... numaralı telefonlardan davacılara ulaşmaya çalıştığı ama hiçbir şekilde telefonlara cevap vermedikleri ve kendilerine ulaşamadığını, bu durumda aracın gasp edilip iadesi de yapılmadığı, 27/04/2020 tarihinde Gebze Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğu ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçesi yollandığı ve yine cevap alamadığını, 16/05/2020 tarihinde aracın yakalama kararını çıkarılması için Gebze Beylikbağı Şehit Faruk Aslan Polis Merkezi Amirliğine başvuruda bulunduğunu, maddi ve manevi stres ve sıkıntıdan dolayı şahıslardan cezai olarak davacı ve şikayetçi olduğunu, mağduriyetinin giderilmesini, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 2021/269 E. 2023/746 K. sayılı, 10/11/2023 tarihli kararı ile; "Davanın, icra takibine konu bono dolayısıyla borçlu olmadığınına ilişkin açılan menfi tespit davası olduğu, davacının bono üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde itirazının bulunduğu, yapılan imza incelemesi sonucunda imzanın davacıya ait olmadığının belirlendiği, icra takibinin bonoya dayalı olarak başlatılan bir takip olduğu, dosyadaki bilgi ve belgeler doğrultusunda bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı, dolayısıyla bono dolayısıyla borçlu olarak kendisine karşı takip yapılamayacağı anlaşılmakla, davanın KABULÜNE, İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesi'nin... sayılı takip ve takibe konu bono dolayısıyla davacının borçlu olmadığının TESPİTİNE, davacının kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine" karar vermiştir. İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dilekçesinde belirttiği iddialar haksız ve gerçeklerden yoksun, tamamen kötüniyetli bir şekilde dile getirildiğini, müvekkili üzerinde ruhsatlı bulunan ... plakalı aracını 19/01/2020 tarihinde ....Şti.ne kiraya verdiğini, bu şirketin sahipleri ... ve davacı ... olduğunu, araç kiralamasına binaen taraflar arasında bir sözleşme düzenlendiğini, ayrıca müvekkiline davacının kefil olarak kendini gösterdiği senet verildiğini, işlemler sonucunda aracı teslim eden müvekkili sözleşme gereği her ay yatırılması gereken kira bedelinin yalnızca ilk ayının bedelini aldığını, diğer ayların bedelini alamadığını yaklaşık beş ay boyunca davacıya ve diğer üçüncü şahıs ...'a ulaşamadığını, müvekkili Kocaeli Gebze Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu ve sözleşmeyi fesih ettiğini, yapılan soruşturma neticesinde müvekkili aracına kavuşup müvekkilinin aracı davacının ve diğer üçüncü şahsın yanındayken hasara uğradığını, müvekkili davacıya ve üçüncü şahsa icra takibi başlattığını, mahkemece verilen kararda yeterli inceleme yapılmadan usul ve yasaya aykırı bilirkişi raporuna dayanarak davanın kabulüne karar verdiğini, davacının müvekkili şirkete karşı dava açması tamamen haksız ve kötü niyetli olarak karşılıksız maddi menfaat temin etmeye yönelik olduğunu, davacının bizzat müvekkili yanında kendi el yazısıyla kefil kısmına ismini ve soy ismini yazıp imzalamasına rağmen bilirkişi raporunda imzanın davacıya ait olmadığının belirtilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve yeterli araştırma yapılmadan düzenlendiğini, mahkemece imza incelemesinin gerekli araştırma yapılmadan karar verildiğini, davacının kötü niyetli olduğunun sabit olduğunu, davada ispat yükü kendisinde olan davacı iddiasını ispat edemediğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının iddialarının asılsız olduğunu, müvekkilinin hiçbir şekilde kötü niyetli olmadığını, davalının şikayeti üzerine davacı müvekkili hakkında yapılan soruşturma neticesinde KYOK kararı verildiğini, müvekkilinin haklı olduğunun bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu belirterek davalının istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında, icra takibine dayanak bono üzerindeki imza sahteliğine dayalı olarak menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.Dosyanın tetkikinde; İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesinin... sayılı icra takip dosyasına dayanak 19.01.2020 düzenlenme tarihli, 19.01.2021 ödeme tarihli, 50.000-TL bedelli bono lehtarının davalı olduğu, davacının avalist olarak göründüğü ve bono üzerindeki avalist imzasının davacıya ait olmadığının iddia edildiği anlaşılmıştır. İmza incelemesi yönünden öncelikle kambiyo senedinin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belge asılları mukayeseye esas alınmak sureti ile bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin, istinaf ve temyiz kanun yolu denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle desteklenmesi gerekmektedir.İlk derece mahkemesi tarafından belgelerin celp edildiği ve Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden 25.07.2023 tarihli rapor alındığı, bononun ön yüzünde bulunan avalist imzası ile davacıya ait tüm mevcut mukayese imzalar arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu senedin ön yüzünde bulunan imzanın, mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacının eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı görülmüştür. Somut uyuşmazlık imza inkarına dayalı olmakla hukuki ilişkinin varlığını, bono üzerindeki imzanın borçlu tarafa ait olduğunu ispat yükü davalı tarafın üzerinde olup “imzanın sahte olması” iddiası senetteki taahhüdün geçersizliğine yönelik mutlak def'i niteliğinde olmakla imzasını inkar eden tarafından, iyi niyetli olsa dâhi herkese karşı ileri sürülebilecektir. Dosyada mevcut adli raporun bu kapsamda yeterli incelemeye dayalı olduğu, yeniden rapor alınması gerektirir aksi yönde bir delilin bulunmadığı, icra takibine dayanak dava konusu bonodaki avalist imzasının davacının eli ürünü olmadığının kesin olarak tespit edildiği anlaşılmakla, davacının menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun,HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/11/2023 tarih ve 2021/269 E., 2023/746 K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.660,40 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 853,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.806,53 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/04/2026