İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bestecisi olduğu ... isimli marşın izin alınmaksızın”...” dizisinde eserin anonim olduğu belirtilerek , davalılardan ... in yapımcı olduğu TRT1 Kanalında yayınlanan "..." dizisinde 8 kez davacı eserinin izinsiz kullanıldığını, bu nedenle eserin kullanımı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1786 KARAR NO : 2026/153 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 13/04/2023 NUMARASI : 2018/164 E. - 2023/105 K. DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.)|Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bestecisi olduğu ... isimli marşın izin alınmaksızın”...” dizisinde eserin anonim olduğu belirtilerek , davalılardan ... in yapımcı olduğu TRT1 Kanalında yayınlanan "..." dizisinde 8 kez davacı eserinin izinsiz kullanıldığını, bu nedenle eserin kullanımının meni, FSEK 68.madde kapsamında 56.000TL maddi tazminatın 3 katı, 50.000TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı ... Lid. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının eksik harç yatırdığını, talebin zamanaşımına uğradığını, davacının üzerinde hak iddia ettiği “... ...'nın bestesinin anonim olduğunu, davacının bu bestenin notalarını içeren noter onaylı bir belgeyi sunamadığı gibi herhangi bir meslek birliğine eser sahibi olarak kaydının bulunduğuna dair bir belgeyi de ibraz edemediğini, dava konusu eser kullanılmadan önce meslek birlikleri nezdinde araştırmalar da yaptıklarını, meslek birliklerinin söz konusu eserin kayıtlı olmadığını, koruma altında olmayıp anonim olduğunu bildirdiklerini, dizinin özgün müziklerinin ... tarafından hazırlandığını, bu sanatçının da sözlü olarak “... ...'nın anonim olduğunu belirttiğini ve dizide kullanılan eserin ... tarafından aranje edılip, ışlenerek mehter ile bırleştırılmek suretıyle yenı ve ozgun bir eser oluşturuldugunu iddia ettiğini ve fakat bu kişiden eserin icrası için ve mali hakları devraldıgına dair herhangi bir delil, belge sunamadığını, dava konusu eseri; 1, 2, 6, 17, 18, 21 ve 28. Bölümlerde toplam 7 kez kullandıklarını, davacının iddiası aksine bu eseri dizinin 19. bölümünde kullanmadıklarını keza, davacının ihtarnamesini aldıktan, sonra 04.01.2018'den sonra kullanıma tedbir amaçlı olarak son verdiklerini, dizinin 2. bölümünde izin için arandığını bildiren davacının, daha çok tazminat elde edebilmek amacıyla ihtarname göndermek için 28. bölüme kadar beklemesinin kötü niyetinin bir göstergesi olduğunu, müvekkiline bir kusur atfedilemeyeceğini, davacının FSEK.nun hem 68/1'nci, hem de 70/2'nci fikrasına dayanarak talepte bulunamayacağını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı TRT vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu müzik inin dizinin 8 bölümünde kullanıldığını, diziyi; davalı yapımcı ile akdettikleri sözleşme uyarınca yayınladıklarını, TRT Kurumu'nun diziyi yayınlamaktan öte bir işlemi bulunmadığını, dizinin yayına hazır halde teslim yütümlülüğünün yapımcıya ait olduğunu, sözleşme uyarınca eser sahiplerinden gerekli muvafakatnamelerin yapımcı tarafından alınması gerektiğini, yapımcının dava konusu eserle ilgili kullanım öncesi müzik alanı meslek birlikleri nezdinde yaptığı araştırmalar sonucunda; eserin kayıt altında olmadığı ve anonim nitelikte bulunduğu bilgisine ulaşıldığını, bu eserle ilgili hak iddiası konusunda ihtarname ile bilgi sahibi olunduğunu, bunun üzerine kullanıma derhal son verildiğini, müvekkili yanı sıra diğer davalının da kusurlu olmadığını, davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "...davacı ... ... tarafından bestelendiği iddia edilen ... ...” isimli marşın geneline hâkim olan müzik cümlesinin özgün olmadığı ve dolayısıyla bu eserin orijinal bir yapıda olmadığı bu çerçevede davalının anonim esere bağlı kullanımının hak ihlaline yol açmayacağı sübut bulduğundan davacının davasının reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Uzun yıllardır ilahi ve marş sanatlarını icra eden, özellikle 90’lı yıllarda milyonlarca satış rakamına ulaşmış özgün bir sanatçı olan müvekkili ... ...’ın 1997 yılında "..." kaseti içerisinde yayımladığı, Kültür Bakanlığı nezdinde tescilli ve koruma altındaki "..." marşının, davalılar tarafından "..." dizisinin sekiz ayrı bölümünde ve reklam mecralarında müvekkilden yazılı izin alınmaksızın ve eser anonimmiş gibi lanse edilerek haksızca kullanıldığını, davalıların, müvekkilinin emeği olan eserden hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak ısrarla yararlanmış ve emeklerinden kâr elde etmeye devam ettiklerini, hükme esas alınan bilirkişi heyetinde mehter ... uzmanı bulunmaması nedeniyle eserin formuna ilişkin teknik irdelemenin yapılamadığını, oysa arşivlerde bu eserin anonim olduğuna dair hiçbir kayda rastlanmadığı gibi davalı yapım şirketinin kullanım öncesinde T.C. Kültür Bakanlığına yazılacak bir yazıyla eserin müvekkili ... ...’a ait olduğunun öğrenebileceklerken bunu yapmaktan geri durmuş ve izin alınmaksızın eser icra edilip kullandıklarını, eserin ... veya ...’e ait eserlerle benzer olduğu yönündeki iddiaların mehter ... formunda olması, sofyan usulde olması ve makamlarının aynı olması benzerlikler olarak ortaya konulduğunu, alanında uzman müzikolog ve sanatçıların mütalaalarıyla bu eserlerin nota dizilimlerinin tamamen farklı olduğunun ispatlandığını, müvekkilinin haklılığını ortaya koyan rapor ve kanaatler ile müvekkilinin eser sahibi olduğuna ortaya koymuş olduğu eserin özgün bir musiki eseri olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu belirterek istinaf incelemesi neticesinde ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Lid. Şti. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararında eserin özgün olmadığı ve anonim nitelik taşıdığı gerekçesiyle reddedildiğini, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarının bu marşın ...’in "Tekbir ve ..."ndaki müzikal temaların kamufle edilmesiyle oluşturulmuş yapay bir ezgi olduğunu bilimsel olarak ortaya koyduğunu, davacının sunduğu Kültür Bakanlığı belgelerinin yalnızca ses kasetinin işletme ve yapımcılık haklarına ilişkin olup eserin orijinalinin davacıya ait olduğunu ispatlamaya yetmediğini, mahkemece TRT ve diğer kurumlara yazılan müzekkere cevaplarının eserin anonim geçmişini teyit etmesinin iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında değerlendirilemeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi heyetinin konservatuvar ve telif hakları alanında uzman akademisyenlerden oluşması nedeniyle davacının yeni uzman talebinin yargılamayı uzatmayı amaçladığını, FSEK hükümleri uyarınca hem üç kat bedel hem de maddi tazminatın birlikte talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, talep edilen tutarların fahiş olduğunu belirterek, davacının haksız istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, davacının eserinin 8 kez izinsiz kullanıldığı iddiasına dayalı olarak eserin kullanımının meni, FSEK 68.madde kapsamında 56.000TL maddi tazminatın 3 katı, 50.000TL manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler... 12/11/2019 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; adi karineye ve Kültür Bakanlığı kayıt tescil belgesine göre ve FSEK 11. Maddesi kapsamına göre inceleme yaptıklarını, davacının eser üzerinde hak sahibi olduğunu bu verilere göre ispat ettiğini, eserin anonim olduğuna dair davalıların bir veri sunmadığını, nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir. Bilirkişler ... 25/09/2020 tarihli EK bilirkişi raporlarında; davacının eserinin anonim olduğuna dair hiçbir makul veri olmadığı, Eser sahibinin ... ... olduğu , Davalıların kullandıkları eserin davacının eserinin tıpkısı olup, bir işleme eser söz konusu olmadığı, Davalıların benzer olduklarını iddia ettikleri ...'e ait eserle dava konusu eser arasında herhangi bir ilişki olmadığı, 12.11.2019 tarihli bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlar raporun metodolojisi ve ortaya koyduğu bilimsel değerlendirmeyi çürüten itirazlar olmayıp önceki “anonim eser” ve “işleme eser” iddialarının tekrarından ibaret olduğunu, Davacıya ait marşın filmin konu akışıyla uyumluluk taşıdığı bu nedenle müzik yapımcısı tarafından seçildiği ve filme önemli katkısı olduğunu bildirmişlerdir. İkinci bilirkişi heyeti Bilirkişiler ... 03/12/2021 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; Eserin davacıya ait özgün eser olmadığı, eserin (telifsiz kullanılabilen) anonim eser niteliğinde olduğu, davacıya ait özgün eser olmadığından, anonim nitelikte olması ve davalılara ait TV dizisinde kullanılan müziğin ise doğrudan davacıya ait yapıttan alınmış olmaması nedeniyle raicin belirlenmesine de gerek olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Raporlar arasında çelişki olduğundan 3. Kez heyet oluşturulması gerekmiştir. Bilirkişiler ..., ..., ... 25/10/2022 tarihli bilirkişi raporlarında özetle ;“... ...” isimli yaratımın FSEK m.3 çerçevesinde musiki eseri olduğu, Teknik değerlendirmeler çerçevesinde Davacı ... ... tarafından bestelendiği iddia edilen ... ...” isimli marşın geneline hâkim olan müzik cümlesinin özgün olmadığı ve dolayısıyla bu eserin orijinal bir yapıda olmadığı bu çerçevede davalının anonim esere bağlı kullanımının hak ihlaline yol açmayacağı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Anonim bir eserin işlenmesi serbesttir. Anonim eseri ilk defa işleyen anonim eseri daha sonra işleyenleri engelleyemez. Ancak ikinci işleme ilk işlemeye bağlı olarak oluşturulmuş ise yani bağımsız bir fikri ameliye ürünü olmayıp ilk işlemenin taklidi ise bu halde ilk işleme eser sahibi ikinci işleme eser sahibine karşı koruma talep edebilir.Son bilirkişi heyet raporunda, ... dizisinde kullanılan ... ... eseri ile ...’in (1866-1937) bestelediği ... - ... eserleri ayniyet/benzerlik açısından karşılaştırılmış ve derinlemesine incelenmişlerdir. Her iki eserin notaları yazılarak ve bu kısımlar nota üzerinde işaretlenerek, daha sonra bu kısımların aynı olup olmadığı ve/veya ne derece birbirine benzeyip benzemediği mercek altına alınarak değerlendirilmiştir.Somut olayda davacı tarafından bestesi kendisine ait ... isimli marşın izin alınmaksızın”...” dizisinde gösterildiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de mahkemece üç farklı bilirkişi heyetinden rapor aldırıldığı, birinci ve ikinci rapor arasında çelişki bulunduğu ve son alınan bilirkişi heyet raporu ile çelişkinin giderildiği, ... - ... eserinin bestekârı ...’in yaşadığı yıllar ve ... marşının davacı ... ...’ın ‘...’ isimli albümünde yayınlandığı tarih (22.12.1997) göz önüne alındığında da; her iki eserdeki uyuşmazlık konusunu oluşturan bu müzik cümlesinin, ... Bey’in marşında yer alarak topluma uzun yıllar öncesinden arz edildiği, anonim bir süreçten geçerek günümüze kadar geldiği ve toplum tarafından beğenilerek sahiplenildiği, dolayısıyla halk arasında aleniyet kazanmış müzik ifade ve cümlelerini oluşturduğu sebeplerle, Davacı ... ... tarafından bestelendiği iddia edilen ... marşının, geneline hâkim olan müzik cümlesinin özgün olmadığı ve dolayısıyla bu eserin orijinal bir yapıda olmadığı son alınan bilirkişi heyet raporu ile tespit edilmiş olmakla, davalının anonim esere bağlı kullanımının hak ihlaline yol açmayacağından, mahkemece sübut bulmayan davanın reddine dair verilen karar yerinde olup, Mehter heyetinden bilirkişi seçilmesine de dosya kapsamına göre gerek bulunmamaktadır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/04/2023 tarih ve 2018/164 E., 2023/105 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/02/2026