İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 20/11/2025 YAZILDIĞI TARİH: 02/12/2025 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/230 Esas ve 2024/527 Karar sayılı ilamı davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 03/08/2021 tarihiride ... A.Ş.'ne ve ... A.Ş.'ne başvuruda bulunduklarını, gönderile…
T. C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1602 KARAR NO : 2025/1931 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2022/230 Esas 2024/527 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 09/09/2021 İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 20/11/2025 YAZILDIĞI TARİH: 02/12/2025 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/230 Esas ve 2024/527 Karar sayılı ilamı davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 03/08/2021 tarihiride ... A.Ş.'ne ve ... A.Ş.'ne başvuruda bulunduklarını, gönderilerinin tebliğ edildiğini, cevap alamadıklarını, taraflar arasında uyuşmazlığın olduğunu, müvekkillerinden ... vekili sıfatıyla verdiği beyanında; ... tarihinde saat 10:00 sıralarında ... yönünden ... istikametine doğru ... plakalı kendi otomobili ile geldiğini, kırmızı ışıkta durduğunu, beklerken... yönünden gelen ... yönetimindeki ... plakalı otobüsün 35 metre fren izi olmasına rağmen duramadığını, gelip arkadan müvekkilinin aracına çarptığını, müvekkilinin aracının pert olduğunu ve kendisinin yaralandığını; bu kazanın oluşumunda ...'ın %100 kusurlu olduğunu; müvekkilinin şirkette denetçi olarak çalışmakta iken ... tarihinde trafik kazası geçirdiği ve maaşının kesildiğini, 31/08/2018 tarihinden itibaren iş akdinin feshedildiğini, işe gidecek durumda almadığını; felç olduğunu ve hayatının karardığını, çektiği acıların maddi olarak telafisinin mümkün olmadığını; SGK'dan emekli olduğunu, hastaneden çıktıktan sonra aylığı 550,00 USD'ye bakıcı tutulduğunu, iki ay çalıştığını, fizik tedaviden sonra aldığı engel raporunun oranının %95 olduğunu, trafik kaza sınırı payının ise %82 olduğunu, hasta karyolası, yatak, spor ayakkabısı, ortapedik ayakkabı, iki adet afo, 1 adet üç ayaklı baston ve yürüteç aldıklarını; yaklaşık gelir kaybının 116.000,00 TL olduğunu; şu anda evin içinde üç ayaklı bastonla yürüyerek kişisel ihtiyaçlarını giderebildiğini; ücret gelirinin telafisini, maddi ve manevi kayıplarını aracın şoföründen ve sigortalarından tahsilini; kazaya karışan aracın ...'ya sigortalı olduğunu, dava korusu aracın ZMMS haricinde kasko sigortasının da olduğunu belirterek; trafik kazasında bedensel zararlar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini(davalılardan sigorta şirketlerinin sorumluluk sınırlarına göre); davalılardan ..., ..., ... yönünden ayrı ayrı 10.000,00'er TL, ... için 20.000,00 TL, ... için ise 100.000,00 TL manevi tazminat takdirini, davalılardan ... ve manevi tazminattan sorumlu sigorta şirketinden tahsilini, tazminatlara olay tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalı... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, davanın usulden reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde maddi tazminatın hangi kalem için ne kadar istendiği ve manevi tazminatın hangi davalı sigorta şirketinden talep edildiğinin açıklanmadığını, bu nedenle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini; dosyanın ATK'ya gönderilerek kusur oranının tespit edilmesini, davacının trafik kazası ile ilgili olmak üzere maluliyetinin olduğunu iddia ediyorsa bu iddiasını ispatla mükellef olduğunu, ATK'dan maluliyet raporu alınmasını, hesap raporu alınmasını, davacının kaza tarihinden önceki gelirine ilişkin vergilendirilmiş resmi delil sunmadığını, olası tazminat hesabında bu durumun dikkate alınması gerektiğini, somut olayla ilgili varsa açılmış davalar, soruşturma, uzlaştırma dosyaları ve tahkim başvuruları araştırılarak celp edilmesini ve dosyaların sonucunun değerlendirilmesini, henüz sonuçlanmamış ise bu dosya açısından bekletici mesele yapılmasını, dava konusu kaza neticesinde SGK başta olmak üzere kurum ve kuruluşlardan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının irdelenmesini, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 29/08/2017-2018 tarihleri arasında ZMMS ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ve limiti ile sınırlı olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ... A.Ş (Eski unvanı ... A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde özetle; maddi/bedeni teminat bakımından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını; maddi/bedeni tazminat bakımından sorumluluğun öncelikle trafik poliçesinden karşılandığını, aşarı kısım için İ.M.M. poliçesinin devreye girdiğini; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili nezdinde ...poliçe numaralı 10/07/2017-2018 vadeli kasko (İMM) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu ve şahıs başına bedeni zarar teminatının 100.000,00 TL ile sınırlı olduğunu; sigortalı aracın kusur sorumluluğunun ne olduğunun belirlenmesi gerektiğini; manevi tazminat yönünden müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede belirtilen olay başına 150.000,00 TL limit ile sınırlı olduğunu; manevi tazminatın teminata dahil olmakla beraber azami limitin olay başına 150.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, ceza dosyasında 4 araçlı, yaralanmalı ve maddi hasarlı kazada toplam 86 kişinin yaralandığını ve iki kişinin durumunun ağır olduğunun belirtildiğini, manevi tazminat yönünden tüm mağdurlara bölünerek (garame hesabı) yapılmasının gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu tutulabileceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın ... plakalı özel halk otobüsü sürücüsü ve sahibi müvekkili sevk ve idaresinde iken ... tarininde ...yönünden ...istikametine doğru seyir halinde iken meydana geldiğini; müvekkili aracı sevk ve idare etmekte iken trafik ışıkları fasılalı yandığı anda zincirleme kaza gerçekleştiğini, davalı araç sürücüsü müvekkilinin trafik ihlalinin söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, zenginleşme ve cezalandırma aracı olarak görülmemesi gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, "Maddi tazminat yönünden; 1-Davacı ...'nın davasının KABULÜ ile, 34.146,46 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 10.000,00 TL tedavi giderinin davalı ... için kaza tarihi olan ...tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ve temerrüt tarihi olan 18/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş. ve davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 649.522,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... için kaza tarihi olan... tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş. ve ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 18/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğunun sakatlanma ve ölüm poliçe limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla, davalı ... A.Ş.'nin (eski ünvanı ... A.Ş.) sorumluluğunun ihtiyari mali sorumluluk şahıs başına bedeni zarar poliçe limiti olan 100.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) Manevi tazminat davası yönünden; 1-Davacı ...'nın manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 60.000,00 TL manevi tazminatın davalı davalı ... yönünden olay tarihi olan ... tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 18/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine, (davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğunun ihtiyari mali sorumluluk kaza başına manevi zarar poliçe limiti olan 150.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) 2-Davacı ...'nın manevi tazminat davasının KABULÜ ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı davalı ... yönünden olay tarihi olan ... tarihinden itibaren, davalı davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 18/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, (davalı ... A.Ş. nin sorumluluğunun ihtiyari mali sorumluluk kaza başına manevi zarar poliçe limiti olan 150.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) 3-Davacı ...'nın manevi tazminat davasının KABULÜ ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı davalı ... yönünden olay tarihi olan... tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 18/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, (davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğunun ihtiyari mali sorumluluk kaza başına manevi zarar poliçe limiti olan 150.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) 4-Davacı ...'ın manevi tazminat davasının KABULÜ ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı davalı ... yönünden olay tarihi olan ... tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 18/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yönünden temerrüt tarihi olan 18/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, (davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğunun ihtiyari mali sorumluluk kaza başına manevi zarar poliçe limiti olan 150.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) 5-Davacı ...'ın manevi tazminat davasının KABULÜ ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı davalı ... yönünden olay tarihi olan ... tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 18/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, (davalı ... A.Ş.nin sorumluluğunun ihtiyari mali sorumluluk kaza başına manevi zarar poliçe limiti olan 150.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla), ..." şeklinde karar verildiği görülmüştür. Bu karar davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... A.Ş. vekili tarafından süresinde verilen istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle ve ivedilikle tehir-i icra kararı verilmesi ve usul ve yasaya aykırı olan ilk derece mahkemesinin 28/05/2024 tarihli, 2022/230 Esas ve 2024/527 Karar sayılı ilamının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, davacı tarafın usulüne uygun başvuru yapmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmeyerek davanın kabul edilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet verilmediği ve temerrüde düşülmediğinin dikkate alınmadan müvekkili şirketin aleyhine faize, yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın kabulü halinde dahi dava açılmasına sebebiyet vermediklerinin kabul edilerek (dava açılmadan önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından) müvekkili şirket aleyhine faize, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin gerektiğini, yasal faiz yerine avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, karara esas alınan raporun Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın raporu olup bu raporun yönetmeliğe aykırı olması nedeniyle hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, zira hükme esas alınan hesap ve kusur raporu hatalı olduğunu, rapora esas alınan gelirin hatalı tespit edildiğini, raporda davacının aktif olarak çalışma hayatı olduğunun tespit edildiğini, hesap tarihinde pasif döneminde olması gereken davacının 2,5 yıl daha çalışmaya devam edeceği ve 31/12/2020 tarihinde emekliye ayrılacağının varsayıldığını, tazminat hesap yönteminin hatalı olup kanuna aykırı olduğunu, tedavi gideri ve geçici iş göremezlik tazminatından SGK'nın sorumlu olduğunu, kaldı ki davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin sağlık sigortası kapsamında ödendiğini, bu nedenle bu taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davacının özel sağlık sigortasını yapan ... A.Ş. tarafından tedavi giderlerinin rücuen tahsili talebiyle müvekkili şirkete açılan davanın kabulüne karar verildiğini, tedavi giderlerinin SGK ve ... A.Ş. tarafından karşılandığını, bu hususta müvekkili şirkete rücuen tazminat davası açıldığının dikkate alınarak davacının tedavi gideri talebinin reddinin gerektiğini, davacı tarafın talep açıklama dilekçesinde kazanç kaybı ve tedavi gideri talep ettiğini, bu bağlamda maddi tazminat şeklinde taleplerinin ıslah edilmesi ve bu şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle tazminattan en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek arz ve izah ettikleri ve resen dikkate alınacak nedenlerle; tehir-i icra taleplerinin kabulüne, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/05/2024 tarihli, 2022/230 Esas ve 2024/527 Karar sayılı ilamının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi gereği cismani zarardan doğan maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1. maddesi gereği manevi tazminat istemine ilişkindir. KTK'nın 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde; Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre KTK'nın 97. maddesine ilişkin dava şartının mevcut olduğu değerlendirilmiştir. Dolayısı ile davalı ... Anonim Şirketi vekilinin bu konudaki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ile tedavi gideri zararına ilişkin değerlendirmede; Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir. "Cismani zarar halinde lazım gelen zarar ve ziyan" başlığı altında düzenlenen TBK'nun 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir. İlk derece mahkemesince Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan... tarihli raporda; davacı ...'ın ... tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kafa içi (subaraknoid kanama, intraserebral hematom, ensefalamalazi, gliozis) travmatik değişiklikler ile alt ekstremitede mevcut kuvvet kayıpları, ayakta durabilme ve yürüme bozukluğu nedeniyle; altı (6) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı [tıbbi şifa süresinin 6 (altı) ay olduğu], tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya özür oranının %40 olduğu belirlendiği görülmüştür. Bu raporun dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş ve davalı ... Anonim Şirketi vekilinin bu konudaki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. İlk derece mahkemesince Adli Tıp Uzmanı Bilirkişi ...'den alınan ... tarihli raporda hastane ve hekim masraflarının dışında sağlık hizmetlerine ulaşım, yeme-içme özel diyet, konaklama, evde özel bakım, pansuman, fizik tedavi rehabilitasyon, özel hastane muayene farkı ve benzeri ücretlerin belgelenmesinin mümkün olmadığı dikkate alınarak SGK tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen tedavi, ilaç, ulaşım ve benzeri giderlerin miktarı hakkında düzenlenen rapor mahkemece benimsenerek hükme esas alınmıştır. Dolayısı ile mahkemece hükmedilen tedavi gideri zararı SGK tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen tedavi, ilaç, ulaşım ve benzeri giderlerine ilişkin olup, davalı davalı ... Anonim Şirketi vekilinin tedavi giderlerinin SGK ve ... A.Ş. tarafından karşılandığına ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede; Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde "genel şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar ... tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. H.D.'nin 22/12/2020 tarihli, 2019/5206 Esas ve 2020/8874 Karar sayılı emsal ilamı). 01/06/2015 tarihinden önce meydana gelmiş olan olaylarda cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında Yargıtayca PMF - 1931 yaşam tablosu esas alınıyor ve %10 artırım %10 iskonto yöntemiyle zarar görenlerin tazminat alacağı hesaplanıyordu. 01/06/2015 tarihinde yeni Genel Şartlar'ın yürürlüğe girmesiyle birlikte, 01/06/2015 tarihinden sonra meydana gelen ve 01/06/2015 tarihinden sonra düzenlenmiş olan poliçelerde PMF 1931 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yönteminden vazgeçilerek poliçelerin eki niteliğindeki genel şartlar gereğince tazminat hesabında TRH - 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz yöntemi kullanılmaya başlanıldı. Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nın 90. ve 92. maddelerinde "genel şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar ... tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir. (Yargıtay 17.HD.’nin 2019/5206 E. 2020/8874 K. 22/12/2020 tarihli ilamı) Somut olayda, davacının sürekli işgöremezlik tazminatında hükme esas alınan aktüerya bilirkişisi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artırım, %10 iskonto yöntemi esas alınmak ve bakiye ömür dikkate alınmak suretiyle hesaplanmış olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin 1,8 teknik faiz yöntemi uygulanmak suretiyle tazminat hesaplanması yapılması gerektiği ve aktüer bilirkişi raporunda hatalı hesaplama yapıldığı yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. ZMMS teminatlarına ilişkin değerlendirmede; Teminat limitinin belirlenmesi konusunda ise, geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı tedavi giderleri teminat limitinde yer aldığından (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2022 tarih ve 2021/13349 Esas, 2022/10165 Karar sayılı ilamı) ve geçici iş göremezlik zararı ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi gideri teminat limiti içinde olduğundan teminat limitine ilişkin davalı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Dosya içindeki trafik kaza tespit tutanağında kaza sırasında davacının emniyet kemeri takıp takmadığı durumunun tespit edilemediği yazmaktadır. Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/177 Esas sayılı dava dosyası içinde davacının emniyet kemerinin takılı olmadığına dair hiç bir delil bulunmamaktadır. Dairemizce tüm dosya kapsamında mütefarik kusura ilişkin kanaat oluşturmaya yeterli delil bulunmadığından mütefarik kusur indirimi yapılmaması gerektiği görüşü oluşmuştur. Bu nedenle davalı ... A.Ş. vekilinin mütefarik kusura ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Faize ve yargılama giderlerine ilişkin değerlendirmede; Kazaya karışan ... plaka sayılı plaka sayılı aracın ... marka özel halk otobüsü olduğu dosya kapsamındaki belgelerden görülmektedir. Dava dilekçesinde hükmedilecek tazminatlara ticari avans faizi işletilmesi talep edilmiş, kazaya karışan sigortalı araç, otobüs (ticari araç) olup temerrüt faizi olarak ticari avans faizine hükmedilmesi isabetlidir. Davalı ... Anonim Şirketi tarafından davanın reddi savunulduğu ve yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği dikkate alındığında bu davalının yargılama giderlerinden sorumlu olması da doğrudur. Davalı ... Anonim Şirketi vekilinin bu konulardaki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Yukarıda izah edilen sebeplerle; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-)Davalı ... A.Ş.'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 23.520,24 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 6.902,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 16.618,24 TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-)Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-)İstinaf yargılaması bakımından davalı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine, 6-)Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK'nın 302/5 ve 359/3. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/12/2025