T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2025/1518 KARAR NO:2026/412 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:11/03/2025 NUMARASI:2017/358 E. - 2025/63 K. DAVANIN KONUSU:Faydalı Model ve Tasarım Hakkına Tecavüzün Önlenmesi ve Tazminat KARŞI DAVANIN KONUSU:Faydalı Modelin ve Tasarımın Hükümsüzlüğü Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi ka…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2025/1518 KARAR NO:2026/412 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:11/03/2025 NUMARASI:2017/358 E. - 2025/63 K. DAVANIN KONUSU:Faydalı Model ve Tasarım Hakkına Tecavüzün Önlenmesi ve Tazminat KARŞI DAVANIN KONUSU:Faydalı Modelin ve Tasarımın Hükümsüzlüğü Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı adına kayıtlı 03.07.2014 tarih ve ... tescil numaralı faydalı model belgesi ile korunan ve 12.05.2015 tarih ve ... tescil numarası ile tescilli tasarımın aynısı müvekkilinin izni olmaksızın, davalının ... internet sayfasından satışının yapılmakta olduğunu, davalı davacının izni olmaksızın söz konusu ürünlerin satışını yaparak davacıya ait sınai mülkiyet haklarına tecavüzde bulunmakta olduğunu, davalı tarafından ... markası ile satışı yapılmakta olup ürün için bu ürünün üreticisi aleyhine İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2015/66 D. İş sayılı dosyası ile delil tespit işlemi yapıldığını, Bilirkişi raporuna göre söz konusu ürünlerin davacı adına ... numaralı faydalı model belgesi ile korunan, ... tescil numarası ile tescilli tasarımla aynı olduğu bu ürünlerin davacıya ait ... tescil numaralı Faydalı Model belgesinin ana istemindeki tüm unsurlarının, tespit edilen ürünlerde bire bir aynısının yer aldığının tespit edilmiş olduğunu, bu durum karşısında davalı firmanın internet sitesinde satışını yaptığı ürünlerin davacının koruma altında olan sınai haklara tecavüz niteliğinde olduğunu, Davalının davacının faydalı model ve endüstriyel tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ettiğinin tespiti ile bu tecavüzün durdurulmasını ve giderilmesini, davacının faydalı model ve endüstriyel tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ile satılan ürünlere el konulmasını, el konulan ürünlerin mülkiyetinin davacıya verilmesine bunun mümkün olmaması halinde tecavüzün önlenmesi için ürünlerin imhasını, davacının uğramış olduğu maddi zarar, muhtemel kazanç ve mahrum kalınan kar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davada ise karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. CEVAP-KARŞI DAVA:Davalı vekili davaya cevaplarında özetle; Davacı yanın davasına mesnet göstermekte olduğu adına tescilli bulunan faydalı model ile endüstriyel tasarım yenilik kriterini haiz olmadığını, bu nedenle de tescil şartlarını haiz olmayan ürünler bakımından her nasılsa tescil alınmış olsada, asıl davanın ikame edilmiş olmasının kötü niyetli olduğunu, yenilik kriterine haiz olmayan tescil belgelerinin müvekkiline karşı kullanılmasının hukuka aykırı olduğunu, bir faydalı modelin tescil edilebilmesi için yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik kriterinin haiz olması gerekmekte olduğunu, bu durumun 551 sayılı KHK’nın 154. Maddesinde açıkça ifade edilmekte olduğunu, davacı yanın ... kod numaralı faydalı modelinin yenilik kriterinin haiz olmadığının aşikar olduğunu, davacı yanın ... kod numaralı endüstriyel tasarımı da yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini haiz olmaması nedeni ile tescil edilebilmesinin mümkün olmadığını, sektörde senelerden bu yana kullanılan ürünler bakımından faydalı model tescil belgesi; incelemesiz sistem sebebi ile alınabilmekte olduğunu, davacı yanın kötü niyetli olduğunu, davacı yanın yenilik kriterini haiz olmayan faydalı modeli ile tasarımını kullanmak sureti ile davacı firma aleyhine ikame etmiş olduğu kötü niyetli asıl davanın reddine, ... numaralı faydalı model ve 2014-04850 tescil nolu tasarımın hükümsüzlüğüne yönelik karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "1-Asıl davanın reddine, 2-Karşı dava yönünden; aynı konuda kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunması gözetilerek esas ile ilgili bir karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı-Karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili ... adına tescilli ... numaralı askı tasarımı ile kullanım hakkına sahip olduğu ... numaralı faydalı modele yönelik davalı... ve alt markası ... tarafından gerçekleştirilen taklit, tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin tespiti ile maddi ve manevi zararların tazmini talepli davada; yerel mahkemenin tahkikat süreci devam ederken süresi içerisinde sunulan ıslah dilekçesini, ... Moda şirketinin fer’i müdahillik talebini ve davanın ... şirketine ihbarı yönündeki haklı istemleri hiçbir hukuki gerekçe göstermeksizin reddettiğini, teknik inceleme gerektiren uyuşmazlıkta bilirkişi raporu dahi alınmadan ve davalıya ait internet sitesinin "..." kayıtları üzerinden uzman incelemesi yaptırılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, bekletici mesele yapılan başka bir dosyadaki yetersiz raporun eldeki davaya hatalı şekilde esas alındığını, ayrıca sözlü yargılama için kanunen verilmesi gereken iki haftalık sürenin bir iş gününe indirilerek adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının açıkça ihlal edildiğini, mahkemece oluşturulan ara kararlarda tarih usulsüzlükleri yapılarak meslek etik ilkelerine aykırı davranıldığını ve tüm bu usul ve yasaya aykırılıklar nedeniyle İstanbul 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 11.03.2025 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, ıslah edilmiş haliyle haklı davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı-Karşı davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın ... kod numaralı tasarımı zorunlu unsurları ihtiva etmekle birlikte, herhangi bir ayırt edicilik kriterini ihtiva etmediğini, ve harcıalem niteliğinde bir ürün olması nedeni ile ve askı tasarımı ile ayak giysisi ürününün karşılaştırması imkanı söz konusu olamayacağı bu taleplerinin yersiz olduğu ileri sürerek müvekkili Firmanın fazlaya ilişkin bilcümle hak ve alacaklarını talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; davacının haksız, mesnetsiz istinaf talebinin esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Asıl dava; davacıya ait faydalı model belgesi ile tasarıma davalının tecavüzde bulunduğunun tespiti ,men ve refi, ile 1000 TL maddi ve 1000 TL manevi tazminat, istemine, karşı dava ise , davacı karşı davalı adına tescilli faydalı model belgesi ile tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Asıl Davada davacı vekili, davacı adına tescilli 03.07.2014 başvuru tarihli ... sayılı faydalı model ile 12.05.2015 tarihli ... sayılı endüstriyel tasarımın davalı tarafından “...” markası altında internet üzerinden satışa sunulan deniz ayakkabısı ürünleri ile ihlal edildiğini beyanla tecavüzün tespiti, men’i ve ref’i, şimdilik 1.000 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminat talep etmiştir Davalı karşı dava ile , davacıya ait faydalı model ve tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığını, sektörde uzun süredir kullanılan harcıalem bir ürün olduğunu beyanla asıl davaya dayanak ... sayılı faydalı model ile ... sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir Eldeki dava bakımından HMK m.165 uyarınca bekletici mesele yapılan , mahkemenin 12.09.2017 tarih, 2015/224 E., 2017/176 K. sayılı kararı ile söz konusu faydalı model ve tasarımın hükümsüzlüğüne karar verildiği, bu kararın istinaf talebinin Dairemizin 07.10.2021 tarih, 2020/477 E., 2021/1081 K. sayılı ilamı ile esastan reddedildiği, Yargıtay 11. HD’nin 18.05.2023 tarih, 2021/8777 E., 2023/3098 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, yargılamanın yenilenmesi talebinin ise usulden reddine karar verildiği, istinaf talebinin İstanbul BAM 16. HD’nin 2024/1523 Esas ve 2024/1813 Karar sayılı kararı ile reddedildiği, ve temyiz üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2025/286 Esas ve 2025/5253 Karar sayılı ilamı ile onanmak suretiyle 10.09.2025 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Mahkemece kesinleşen hükümsüzlük kararı nedeniyle tasarım ve faydalı model tescillerinin geçmişe etkili olarak doğmamış sayılacağı , bu nedenle tecavüz ve tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek asıl davanın reddine, karşı dava yönünden ise aynı konuda kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunduğundan esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup zdavacı vekili istinaf talep etmiştir.Davacının tecavüz iddiasına dayanak yaptığı ... sayılı faydalı model ve ... sayılı endüstriyel tasarım tescillerin kesinleşmiş mahkeme kararıyla hükümsüz kılındığı, ... sayılı tasarım ve ... sayılı faydalı modelin ise asıl dava tarihinde davacıya ait olmayıp,... Moda ile akdedilen 01.07.2016 tarihli kullanım sözleşmesine dayalı olduğu görülmektedir.Tasarım ve faydalı modelin hükümsüzlüğüne ilişkin kararlar geçmişe etkilidir (SMK m.79,139). Hükümsüzlük kararı ile birlikte tescilin sağladığı koruma, başvuru tarihinden itibaren hiç doğmamış sayılır. Dolayısıyla hükümsüz kılınan bir faydalı model veya tasarıma dayanılarak, geçmiş döneme ilişkin de olsa tecavüz iddiasında bulunulması hukuken mümkün değildir.Somut olayda davacının tecavüz iddiasının dayanağını oluşturan ... sayılı faydalı model ile .... sayılı tasarım tescilleri kesinleşen kararla hükümsüz kılınmış olup, tarafları ve mahkemeyi bağlayıcı niteliği karşısında, aynı tescillere dayanılarak ihlal ve tazminat talebinin incelenmesi mümkün değildir. Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü; bilirkişi incelemesi yapılmadığı, ıslah ve fer’i müdahale taleplerinin değerlendirilmediği, web kayıtlarının incelenmediği yönündeki iddialar da sonuca etkili değildir.Tecavüz iddiasının dayanağı olan tesciller kesin hükümle ortadan kalkmış olduğundan, teknik inceleme yapılmasının hukuki yararı bulunmamaktadır. Koruma baştan itibaren doğmamış sayıldığından, esasa girilerek tecavüz incelemesi yapılması usule aykırıdır. Davacı vekilinin hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra , farklı bir tasarım veya faydalı modele ilişkin kullanım sözleşmesine dayalı ıslah ve feri müdahale yönünden de , dava dilekçesinde hiç dava konusu edilmemiş yeni talepler ileri sürülmesi mahiyetinde olup, bu yolla ayrı bir dava konusu teşkil eden unsurların mevcut davaya ıslah yoluyla dahil edilemeyeceği , dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmadığı gözetildiğinde, ıslahın ve buna bağlı feri müdahale taleplerinin usule uygun olmadığı anlaşılmıştır.Usule dair diğer istinaf sebepleri yönünden ise, mahkeme, hükümsüzlük davasının kesinleşmesinden sonra duruşma günü tayin ederek taraflara tebliğ etmiş, duruşmada davacı vekilinin dosyaya yeni atandığından bahisle beyanda bulunmak üzere süre verilmesi talebi yönünden beyan için 2 hafta süre verilmiş, gelecek duruşmanın sözlü yargılama olacağı belirtilerek HMK 186 maddesi kapsamında esas hakkında beyanda bulunmak üzere bir sonraki celseye kadar ( 3 aydan fazla ) süre verilmiştir. Devam eden süreçte davacı yanın ıslah ara karardan rücü , feri müdahale taleplerini ileri sürdüğü mahkemece bu taleplerin reddine karar verildiği , 11.03.2025 tarihli celsede ise HMK m.184 kapsamında tahkikatın sona erdiğinin tefhim edildiği ve hazır bulunanlara tahkikatın tümü hakkında beyanlarının sorulduğu, akabinde HMK m.186 gereğince sözlü yargılama aşamasında taraflara esas hakkında son diyecekleri sorularak yargılamanın tamamlandığı ve hüküm tesis edildiği bu haliyle HMK m.184-186 uyarınca tarafların hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğine veya yargılama aşamasının usule aykırı yürütüldüğüne dair istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Bu itibarla, hükümsüzlük sebebiyle hukuki dayanağı kalmayan haklara dayalı tecavüz ve tazminat istemlerinin reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden aykırılık bulunmadığı , asıl dosyada davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/03/2025 tarih ve 2017/358 E. 2025/63 K. sayılı kararına karşı Asıl dosya davacısı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2026