T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO : 2025/1182 KARAR NO : 2025/1307 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 13/05/2025 NUMARASI : 2024/213 E. - 2025/131 K. DAVA : FSEK'ten Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Eser Üzerinde Yapılan Değişikliğin Ortadan Kaldırılması, FSEK 68ve 70.Maddeler Uyarınca Maddi Tazminat ile Manev…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO : 2025/1182 KARAR NO : 2025/1307 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 13/05/2025 NUMARASI : 2024/213 E. - 2025/131 K. DAVA : FSEK'ten Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Eser Üzerinde Yapılan Değişikliğin Ortadan Kaldırılması, FSEK 68ve 70.Maddeler Uyarınca Maddi Tazminat ile Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 01/06/2017 MAHKEMEMİZİN 2017/573 ESAS SAYILI BİRLEŞEN DAVA DOSYASI DAVA: FSEK'ten Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Eser Üzerinde Yapılan Değişikliğin Ortadan Kaldırılması, FSEK 68ve 70.Maddeler Uyarınca Maddi Tazminat ile Manevi Tazminat DAVANIN KONUSU : Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkilinin mimar olduğunu, Balıkesir Üniversitesi ... Kampüsü 1500 kişilik öğrenci projesinin mimarı ve müellifi olduğunu, müvekkilinin müellifi olduğu projenin iki kısımdan oluştuğunu, birinci kısmın kız öğrenci yurdu olarak planlandığını, projenin ilk kısmının müvekkilinin çizmiş olduğu proje doğrultusunda tamamlandığını, 2.kısmının yapımında ise, müvekkilinden izin almaksızın mimari proje üzerinde değişiklik yapıldığını, anılan projenin Yap - İşlet - Devret modelinde yapıldığını, iş sahibinin davalı Balıkesir Üniversitesi Rektörlüğü olduğunu, işletme sahibinin ise diğer davalı ... Öğrenci Yaşam Merkezleri Yatırım İşletme, İnşaat Turizm A.Ş. olduğunu, davalıların müvekkili tarafından hazırlanan proje üzerinde izinsiz değişiklikler yaptığını, projenin FSEK kapsamında eser olduğunu, bu sebeplerle FSEK'in 68. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL maddi tazminatın 12/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, bu talebin kabul edilmemesi durumunda FSEK'in 70/2-3. maddeleri gereğince aynı miktarın (10.000,00 TL) hüküm altına alınmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL manevi tazminatın 12/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, tecavüzün ref'ine, eser üzerinde yapılan değişikliklerin ortadan kaldırılmasına ve hükmün ulusal gazetelerde ilanına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ASIL DAVAYA CEVAP / Davalı Balıkesir Üniversitesi Rektörlüğü vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; Balıkesir Üniversitesi'nin öğrencilerinin barınma sorununu çözmek amacıyla 2286 sayılı Yasanın 51/g. maddesi uyarınca ihaleye çıkıldığını, ihaleyi kazanan ... Yatırım İşletme Turizm İnşaat A.Ş. ile idare arasında 25/03/2011 tarihinde İrtifak Hakkı Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca 25.900 metre karelik alanda 1500 öğrenci kapasiteli, 7 katlı, 2 blok halinde öğrenci yurdu yapılması karşılığı irtifak hakkı tesis edileceğini, 750 kişilik 1. Etap ve 750 kişilik 2. Etap olmak üzere 2 ayrı blok öğrenci yurdu yapılması karşılığı 30 yıllık irtifak hakkı tesis edildiğini, yüklenici ... İnşaat'ın 1. etabı bitirdiğini, fakat 2. etabın yapımına dahi başlayamadığını, ... İnşaat'ın sözleşmeyi devretmek istediğini bildirmesi üzerine ise 18/04/2013 tarihinde diğer davalı ... A.Ş. ile idare arasında irtifak hakkı sözleşmesi imzalandığını, diğer bir ifadeyle 1. etap yurt inşaatı için (AL-AZ-A3) bloklarının yüklenici firma ... A.Ş tarafından, 2.Etap yurt inşaatı için diğer davalı ... A.Ş tarafından ilgili “mimari uygulama projeleri” üçüncü kişilere hazırlatılarak müvekkili Balıkesir Üniversitesi'nin onayına sunulduğunu, müvekkili Balıkesir Üniversitesi tarafından 2886 sayılı Kanun uyarınca ihale yapıldığını, bu kapsamda yurt binası yaptırılması karşılığında irtifak hakkı tesis edildiğini, proje alımına yönelik ihale yapılmadığını, ihale alan firmalar ile müvekkili Balıkesir Üniversitesi arasında imzalanan İrtifak Hakkı Sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki Teknik Şartnameye göre projelerin yaptırılmasından ve/veya projedeki değişikliklerden yüklenici firmaların sorumlu olduğunu ve bu nedenle de FSEK kapsamında tüm sorumluluğun sözleşmenin tarafı olan yüklenici firmalara ait olduğunu, bu nedenle davacının projeleri ile müvekkili Balıkesir Üniversitesi'nin bir ilgisi olmadığını, ekte sunulan belgelere istinaden eğer davacının mimari projesi değiştirilmiş ise bundan müvekkili Balıkesir Üniversitesi'nin ilgisi ve haberinin olmadığını, müvekkili Balıkesir Üniversitesi ile proje müellifleri arasında hukuki bir ilişkinin bulunmadığını, bu kapsamda da husumet itirazlarının bulunduğunu, fakat yine de davaya cevap verdiklerini, kaldı ki dava konusu yapılan mimari projelerin 2011 yılına ait olduğunu, yükleniciler tarafından yapılan yurt binalarının ise 2012 ve 2013 yıllarında bitirildiğini, TBK'nun 72.maddesinde belirtilen iki yıllık zamanaşımı süresinin geçmesinden sonra işbu davanın açıldığını ve ayrıca davacının mimari projesinin FSEK'in 4. maddesi kapsamında olmadığından, proje müellifinin yapı üzerinde herhangi bir telif hakkı bulunmadığını, yapının hiçbir şekilde değiştirilemeyeceğinin ileri sürülmesi ve maddi ve manevi tazminat talep edilmesinin haksız olduğunu, bu kapsamda estetik nitelikte olmayan yapılarda proje dışında gerçekleşen değişikliklerde proje müellifi mimarin hak sahipliği ileri süremeyeceğinin açık olduğunu, estetik niteliği haiz olmayan yapılarda mimarın iznine ihtiyaç duyulmadan her türlü değişikliğin yapılmasının mümkün olduğunu, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Öğrenci Yaşam Merkezleri Yatırım İşletme İNŞAAT ve Turizm A.Ş vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; huzurdaki davada müvekkilinin davalı sıfatı bulunmadığını, davacının muhatabının sözleşme imzaladığı ... A.Ş. olduğunu, müvekkil şirketin üst hakkı ile davaya konu yerde hak sahibi olduğunu, üniversitenin de onayladığı proje zamanında müvekkili şirketin hak sahibi olmadığını, hak sahibinin ... A.Ş. olduğunu ve bu kapsamda husumet itirazlarının bulunduğunu, zamanaşımı / hak düşürücü süre itirazlarının da bulunduğunu, mimari projeyle ilgili talebin hak düşürücü süreye uğradığını, manevi tazminat yönünden de talep hakkının dolduğunu, davacının talebinin konusunun FSEK'nun 4. maddesi kapsamında olmadığını, proje müellifinin yapı üzerinde herhangi bir telif hakkı, maddi, manevi tazminat hakkı bulunmadığını, ekte sundukları Üniversite ile müvekkili arasındaki irtifak hakkı sözleşmesi gereğince mecburen yeni hak sahibi olarak müvekkili şirketin mimari proje çizdirmek zorunda olduğunu, önceki mimardan alıntı yapılmadığını, yeni mimar ...'in hazırladığı projenin uygulandığını, ayrıca davaya konu yerde müvekkilinin güçlendirme yapmak zorunda da kaldığını, müvekkilinin 2. Etap - 750 kişilik yurt binasının ikincisi için ihale ve bu kapsamda da üst hakkı aldığını, 1. Etap'ın müvekkili tarafından yapılmadığını, o zamanki ihaleyi alan ... A.Ş tarafından yapıldığını, dolayısıyla 1. Etap'ı yapan firmanın davacı ile anlaştığını, müvekkilin davacı ile anlaşması olmadığını, müvekkilinin 2. Etap için devreye girdiğini ve ekteki sözleşmelerde görüleceği üzere ayrı mimara proje çizdirdiğini, davacının Üniversite tarafından projenin onaylandığı şeklindeki beyanının sadece muhatabı ... A.Ş.'yi bağladığını, güçlendirme sebebiyle de yeni mimarın projesinden yararlanılmış, eski mimardan alıntı| v.s yapılmadığını, maddi ve manevi zararın oluşmadığını, ayrıca 2011 yılındaki proje için aynı şekilde manevi zararın da mümkün olmadığını, zamanaşımı süresinin geçtiğini, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA İSTEM / Davacı vekili birleşen dava dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkilinin mimar olduğunu ve Balıkesir Üniversitesi ... Kampüsü 1500 kişilik öğrenci yurdu projesinin mimarı ve müellifi olduğunu, müvekkilinin müellifi olduğu projenin iki kısımdan oluştuğunu ve birinci kısmın kız öğrenci yurdu, ikinci kısmın ise erkek öğrenci yurdu olduğunu, projenin ilk kısmının müvekkilinin projesine göre tamamlandığını, ikinci kısmın yapımı sırasında ise müvekkilinden izin alınmaksızın değişiklikler yapıldığını, iş sahibinin Balıkesir Üniversitesi Rektörlüğü, işletme sahibinin ise ... Öğrenci Yaşam Merkezleri Yatırım İşletme İnşaat ve Turizm A.Ş. olduğunu ve her ikisi için de İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesinin 2017/117 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, her ikisinin de hem projenin tamamlanan 1'inci Etap'ı ile ilgili yapılan değişikliklerin, hem de 2'nci etap yurt için hazırlanan projenin mimarının davalı ... olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin projesinin eser niteliğinde olduğunu ve Balıkesir Mimarlar Odası tarafından tescil edildiğini, eser niteliğinde olan mimari proje ve bu eser neticesinde ortaya çıkan binanın müvekkilinden izin alınmaksızın değiştirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ikinci etap için davalı tarafından hazırlanan projenin müvekkilinin projesine büyük oranda benzediğini, asli unsurları aynı olmakla, tali unsurlarının farklı olduğunu, bu sebeplerle FSEK'in 68'inci maddesine göre 10.000,00 TL tazminatın, ancak bu talebin kabul edilmemesi halinde FSEK'in 70/2-3. maddeleri gereğince aynı miktarda tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, eser üzerinde yapılan değişikliklerin ortadan kaldırılmasına ve tecavüzün ref'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP / Davalı ... vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili tarafından çizilen projenin, uygulama projesi olduğunu, uygulama projesinin çizildiği işletmecinin yeni işletmeci ... A.Ş. olduğunu, iddia edildiği gibi davacı tarafın projesine herhangi bir ekleme veya değişiklik yapılmadığını, kaldı ki ilgili yerin Belediyeden alınmış bir ruhsatı da olmadığını, projenin ruhsat projesi olmamasından ötürü huzurdaki taleplerin dinlenme kabiliyetinin olmadığını, ayrıca müvekkil tarafından çizilen mevcut projeye üniversite tarafından da onay verildiğini, davacı taraf ile önceki yurt işleticisi arasındaki anlaşmanın müvekkillerini bağlama olasılığının olmadığını, 2. etap önceki işletici tarafından değil, diğer davalı ... A.Ş tarafından yapıldığını, bu durumda müvekkillerinin daha önceki projeden haberdar olma durumunun bulunmadığını, kaldı ki 1. Etapta sadece güçlendirme yapıldığını, davacının taleplerinin zamanaşımına tabi olduğunu, talep edilen maddi tazminatın 12/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müteselsilen tahsilinin de mümkün olmadığını, maddi tazminat talep şartlarının oluşmadığını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dairemiz kaldırma kararından önce Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karar yukarıda belirtilen nedenlerle, davacı ve birleşen davalı tarafından istinaf edilmiştir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi' nin 2022/121 Esas, 2024/1467 Karar sayılı kararıyla, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince başkaca istinaf sebepleri incelenmeksizin tarafların istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verildiği anlaşılmıştır.Dairemiz kaldırma kararından sonra İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Asıl dava ve birleşen dava esas yönünden değerlendirildiğinde, toplanan deliller ve sözleşme içerikleri incelendiğinde, İstanbul BAM 44. HD'nin kaldırma kararında belirtildiği üzere davaya konu projenin iki kısımdan oluştuğu, birinci kısmın kız öğrenci yurdu olarak planlandığı, projenin ilk kısmının davacının çizmiş olduğu proje doğrultusunda tamamlandığı, bu hususta taraflar arasında da bir çekişme bulunmadığı, daha sonra ihbar olunan ... İnşaat'ın sözleşmeyi devretmek istediğini bildirmesi üzerine, diğer davalı ... A.Ş. ile idare arasında irtifak hakkı sözleşmesi imzalandığı, birleşen dosyada davalı olan ...'e yeni bir proje hazırlatılarak bu projenin uygulandığı, ancak 2. etap yurt projesi olarak kullanılan proje ile davacıya ait projenin, her ikisinin de öğrenci yurdu projesi olması nedeniyle zorunlu benzerlikler dışında benzer olmadıkları, her iki etap yurt binalarının birbirlerinden bağımsız oldukları, proje bütünlüğü içinde olmalarının gerekmediği, 1. etap yurt binalarına uygulanan davacıya ait projenin 2. etap yurt binalarına da uygulanmasının gerekmediği, ayrı ayrı olan projelerden birisinin uygulanmamış olmasının davacının projeden kaynaklanan haklarını ihlal etmediği, davacının yönetim binasına ait projesinin aynen uygulandığı, 2. Etap yurt binaları ile çarşı bloğunda ise birleşen davanın davalısı ...'in kendisine ait projesinin uygulandığı belirtilmiş ise de, binada yapılan değişikliğin bir ihtiyaca binaen olup olmadığı, binanın bütünlüğünü bozup bozmadığı, sahibinin şeref ve haysiyetine zarar verebilecek nitelikte bir değişiklik olup olmadığı hususlarının birlikte değerlendirilmesi gerekeceği, bu durum dikkate alınarak yapılan bilirkişi incelemesinde belirlendiği üzere, Mal sahibinin (üniversite) iradesiyle 2'nci etap olarak yapılması planlanan yurt binalarının davalı yüklenici/işletmeci tarafından farklı bir mimara davacı mimarın mimari projesi ile esinlenme düzeyinde bir benzerlik bulunmayan yeni bir proje hazırlatıldığı ve söz konusu 2'nci etabın söz konusu davalı mimarın projesine göre inşa edildiği, Söz konusu bu unsur yönünden Davacı mimarın 2'nci etap için hazırladığı mimari projenin uygulanmamasının davacı mimarın tasarımının bütünlüğünü bozmadığı, şeref ve haysiyetine zarar verebilecek nitelikte bir değişiklik olmadığı, zira ortada 2'nci etap açısından davacının tasarımı uyarınca uygulanmış bir bina olmadığı, uygulanan binanın tamamen yeni ve davalının tasarımı olan bir bina olduğu davacının vaziyet planının bir bütün olduğundan bahisle 2'nci etap yurt binalarının da kendi projesine göre inşa edilmesi gerektiği iddiasının söz konusu 1'inci ve 2'inci etapların teknik anlamda birbirlerinden bağımsız ele alınabileceği ve davacının verdiği mimarlık hizmetinin yurt binası master planı hazırlama niteliğinde olmadığı ayrı ayrı bağımsız yurt binalarının mimari projesini hazırlama işi olduğu, davalı yüklenici/işletmeci ve davalı mal sahibinin (üniversite) talebiyle davalı mimar tarafından davacının mimari projesine göre inşa edilmiş A Blok yurtlar için hazırlanan Yurt Yenileme Projesindeki perde kolonların zorunluluktan kaynaklanan değişiklik olduğu ancak davacı mimarın projesinin bina kütlesi, cephe özellikleri ve plan şeması çözümleri olarak tarif edilebilecek mimari projesine eser özelliği kazandıran başlıca unsurları değiştirmemekle birlikte binanın kullanım şeklini kısmen değiştiren tadilat özelliğinde olduğu ve bu haliyle de davacı mimar tarafından veya davacı mimarın izniyle yapılabilecek basit tadilat niteliğinde değişiklikler olduğu, bu haliyle bir üst maddede belirtildiği üzere 1'inci etapta yapılan değişikliklerin de davacı mimarın tasarımının bütünlüğünü bozmadığı, şeref ve haysiyetine zarar verebilecek nitelikte bir değişiklik olmadığı yönündeki tespitler dikkate alındığında davacı tarafın FSEK'ten kaynaklı eser üzerindeki haklarının ihlal edilmediği kabul edildiğinden, asıl ve birleşen davanın reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Bilirkişi raporunun kaldırma kararı öncesinde rapor hazırlayan aynı heyet tarafından hazırlanmakla BAM kararına aykırı şekilde oluşturulduğunu, sağlıklı bir yargılama yapılabilmesi için kaldırma kararından sonra BAM'ın gözden geçirilmesini istediği hususlar ile ilgili olarak dosyanın farklı bir bilirkişi heyetine gönderilmesi ve bu bilirkişi heyetince BAM kararı doğrultusunda yeni bir değerlendirmenin yapılması gerektiğini, -bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, davada ispat yükü müvekkilinde olmasına rağmen yeni oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor aldırılması taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, -müvekkili tarafından çizilen projenin bir bütün olarak tasarlandığını, proje tasarlanırken, iki blok şeklinde inşa edileceği göz önüne alınarak binaların konumu, çevre düzenlemesi, rüzgar ve güneş gibi doğal etkenler, binanın ve odaların ışık alması, ısınma ve soğuma gibi etkenler, öğrencilerin binaya giriş ve çıkışları ile dinlenme alanları, açık ve kapalı otopark ile bu yerleşkenin üniversitenin diğer yerleşkeleri ile uyumu ve trafiğe etkisi gibi bir çok husus bir bütün olarak değerlendirildiğini ve bu çerçevede proje hazırlandığını, bu çerçevede projenin bir bölümünün uygulanarak diğer bölümünün uygulanmaması az yukarıda belirtilen tüm hususlarda zorunlu bir değişikliğe neden olduğunu, söz konusu bu değişikliğin müvekkili mimarın, projeyi meydana getirirken fikri çalışması ve bu çalışmanın vücut bulmuş hali olan mimari projeye aykırılık teşkil ettiğini ve eserden doğan haklarını ihlal ettiğini, projenin ikinci bölümünün başka bir mimar tarafından çizilmesi ile bu çizilen projenin müvekkili tarafından çizilen proje ile benzerlik göstermemesi, müvekkilinin çizmiş olduğu projenin ihlaline bir engel olmadığını, burada önemli olanın başka bir mimar tarafından çizilen proje değil, müvekkili tarafından çizilen ve davalı Üniversite tarafından da onaylanan projenin uygulanmaması olduğunu, Davalı üniversitenin, müvekkili tarafından çizilen projeyi onayladığını, dolayısıyla projenin ikinci etabının da müvekkilince çizilen ve davalı üniversite tarafından onaylanan proje doğrultusunda yapılması gerektiğini, davalı mimara yaptırılan bölüm yeni bir proje olmayıp müvekkili tarafından çizilen projenin devamı niteliğinde olduğunu, hal böyle olunca proje üzerinde yapılan değişikliğin, müvekkilinin mimari projesinin değişikliği anlamında olup, projenin uygulanabilmesi için müvekkilinin onayı gerektiğini, Davalılar tarafında böyle bir onay alınmadığından yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu, -Yerel mahkeme birleşen dava bakımından belirtilen hususların tadilat niteliğinde kabulünün mümkün olmadığını, bu yapıların müvekkilinin çizdiği projede mevcut olmadığından, davalı tarafça yapılan bu değişikliğini müvekkilinin eserindeki hususiyetini değiştirir nitelik de olduğunu, raporda da görüleceği üzere, müvekkiline ait olduğu kabul edilen A blokları projelerinde sığınağın ortak alanlara dönüştürülmesi, mutfak ve çamaşırhane gibi çeşitli mekanların yurt odasına dönüştürülmesi değişikliklerin yapıldığını, bu değişikliklerin basit tadilat olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bütün proje yapılacak her değişiklik projede izinsiz değişiklik olacakken, müvekkilin hususiyetini yansıtacak ve standart bir öğrenci yurdunda bulunması beklenmeyecek proje bölümlerinin alelade şekilde yurt odasına dönüştürülmesi projede ciddi nitelikte değişiklik olduğunu, sadece bu bölümlerin varlığı değil, bölümlerin konumu, şekli ve tasarımı, sayısı vb. özellikler dahi müvekkili davacı mimarın hususiyetini yansıtır nitelikte olduğunu, müvekkilince çizilen projenin "eser" niteliğinde olduğunun bilirkişilerce de kabul edilmişken, eserde yapılan alelade değişikliklerin projenin izinsiz ve hukuka aykırı şekilde değiştirilmesi niteliğinde olduğunu, dolayısıyla bu değişikliklerin projenin mimari projesine eser özelliği kazandıran başlıca unsurları değiştirmediği görüşüne katılmadıklarını,-Her ne kadar asıl dava ve birleşen dava ile birlikte iki farklı dava var ise de, aslında ortada tek bir dava ve tek bir talep olduğunu, birleşen dava, asıl davadaki taleplerin müteselsil sorumluluk gereği davalı mimardan da tazminine yönelik açılan bir dava olduğunu, bu nedenle de asıl dava ile birleştirildiğini, her bir davanın ayrı bir dava gibi kabul ederek ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, red sebebi tüm davalılar için aynı olduğundan, hem asıl, hem de birleşen dava için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tecavüzün refi ve değişikliğin ortadan kaldırılması ayrı bir dava olmayıp, davanın kabulü halinde yapılan hukuka aykırılıkların giderilmesine yönelik zorunlu bir talep olup bu talebin ayrı bir dava olarak değerlendirilmesi ve bunun için asıl dava hem de birleşen dava için vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat davalarında hükmedilecek olan vekalet ücretinin, hükmedilen tazminat miktarında fazla olamayacağını, hem asıl hem de birleşen davada ; hükmedilen manevi tazminat miktarını aşacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu kararın bu nedenle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Balıkesir Üniversitesi Rektörlüğü vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; -davacının harç ve giderleri yatırmadığını, davacıya gerekli harç ve giderlerin ödenmesi için muhtıra gönderilmesini; ödenmemesi halinde ise istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarına göre davacının projeden kaynaklanan haklarını ihlal edilmediğini, bahse konu Öğrenci Yurdunun Uygulama Projelerinin hazırlatılması yatırımcı firmaya ait olması ve proje müellifleri ile müvekkili idare arasında herhangi bir hukuksal ilişki bulunmaması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun'un 137'nci maddesi ile değişik 68'inci maddesi uyarınca tazminat talebinin hukuken kabul edilmesinin mümkün olmadığını, 5846 sayılı Kanun'un 68'inci hükmünde, mali haklara tecavüz olması durumunda tazminat talep edilebileceğinin belirtildiğini, Mezkûr Kanun'da mali haklar, işleme hakkı, çoğaltma hakkı, yayma hakkı, temsil hakkı, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı olmak üzere sınırlı sayıda sayıldığını, bilirkişi raporuna göre, müvekkili idarenin 2. Etap için davacının yaptığı proje ile bağlı olmadığının açıkça ortaya konulduğunu, rapora göre müvekkili idarenin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, rapora göre yalnızca basit tadilat niteliğindeki değişiklik nedeniyle değerlendirme yapıldığını, ancak belirtmek gerekir ki; eserde değişiklik yapılmasını menetmek manevi haklar kategorisinde sayıldığından ancak 5846 sayılı Kanun'un 70'nci maddesinin 7/6/1995 tarihli ve 4110 sayılı Kanun'un 22'nci maddesi ile değişik birinci fıkrası kapsamında manevi tazminat konusu edinilebileceğini, 5846 sayılı Kanun'un 70'nci maddesinin 7/6/1995 tarihli ve 4110 sayılı Kanun'un 22'nci maddesi ile değişik birinci fıkrasında yer alan manevi tazminat şartları ihtiva etmediğinden davanın reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, Bilirkişi ek raporunun aynı heyet tarafından alınmasının istinaf kararına aykırılık teşkil etmediğini, istinaf kaldırma kararında yeni heyetten rapor alınması gerektiğine ilişkin hiçbir ibare yer almadığını, kararda; yapılan değişikliklerin ihtiyaca binaen olup olmadığı ve mimarın şeref ve haysiyetini zedeleyip zedelemediği hususlarında tespit yapılması gerektiğinin belirtildiğini, bilirkişi raporuna itiraz edilmesinin, yeni bir rapor alınması için yeterli olmadığını, nitekim ek rapor hükme esas alınabilecek nitelikte olduğundan itirazlar dikkate alınmadan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, bilirkişi ek raporunun hükme esas alınabilecek niteliğinin bulunması ve itirazların yerinde olmaması nedeniyle yeni bir raporun alınması usul ve yasaya uygun olmayacağından istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar: ... Yasam Merkezi A.S. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporu içeriğinde; 1’inci etapta yapılan değişikliklerin de Davacı mimarın tasarımının bütünlüğünü bozmadığı, şeref ve haysiyetine zarar verebilecek nitelikte bir değişiklik olmadığı, bununla birlikte bir üst maddede de belirtildiği üzere mimarlık meslek etiği anlamında bir mimar tarafından tasarlanarak inşa edilen bir binada yapılacak her hangi bir tadilatın yine aynı mimar tarafından projelendirilmesinin gerektiği, söz konusu basit tadilat niteliğindeki tadilatın söz konusu A Blokların kesin projesi üzerinde yapılacak basit tadilatlar olduğu ve bu haliyle de bedelinin kesin proje bedelinin %25’i oranında olabileceği, söz konusu A Blokların kesin proje bedelinin 2014 yılı için 50.815,80 TL olarak hesaplandığı ve bu bedelin %25’i olan 12.703,95 TL’nin proje bedeli olarak Davacı tarafından talep edilebileceğinin tespit edildiğini, Yerel Mahkemenin gerekçesinde de bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, kararın isabetli olduğunu, davacının, müvekkili şirketin yurtları devralmadan önceki sahibi dava dışı ... şirketi ile ... Şirketinin çalışmasında; ... şirketinde maaşlı mimarlık yapan birisi olduğunu ve yurtların davacıya önceki işletenleri tarafından yaptırılırken bizzat mimar olarak anlaşma yapılmadığını, ... FİRMASI ile anlaşma yapıldığını, bu firmanın maaşlı çalışanı olan davacı mimarın da ... firması adına müvekkilinden önceki irtifak hakkı sahibi olan ... firmasıyla çalıştığını, hiçbir koşulda tazminat talep hakkı olmadığını, kanunda mali haklara tecavüz halinde tazminattan bahsedildiğini, oysa dava konusu olayda mali haklara da tecavüz olmadığını, Davacının bu sebeplerle manevi haklarına da müdahale etmediğini, davanın reddi kararı yerinde olup, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz itirazlarının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Asıl dava; Balıkesir Üniversitesi ... Kampüsü 1500 kişilik öğrenci projesinde davacının müellifi olduğu 2. etap yurt binası için hazırladığı mimari projenin değiştirildiği iddiasıyla FSEK'in 68.maddesinden kaynaklanan maddi manevi tazminat ile tecavüzün ref'ine, eser üzerinde yapılan değişikliklerin ortadan kaldırılmasına yönelik olup, birleşen dava ise; davacının müellifi olduğu projeye aykırı olarak ve davacıdan izin alınmaksızın proje ile ortaya çıkan 1. etap yurt binalarında değişiklik yapıldığı ve 2. etap yurt binası için hazırladığı projenin ise değiştirilerek kullanıldığı iddiasıyla FSEK'in 68.maddesinden kaynaklanan maddi manevi tazminat ile tecavüzün ref'ine, eser üzerinde yapılan değişikliklerin ortadan kaldırılmasına yöneliktir.Uyuşmazlık, asıl davada, davacının mimari projesinin uygulandığı birinci etap yurt binalarında yapılan keşifle tespit edilen değişikliklerin teknik zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacının mimari projesinin bütünlüğünün bozulup bozulmadığı, birleşen davada ise, davalının 2. etap yurt projesi ve eklentileri için hazırladığı mimari projenin davacıya ait proje ile benzer olup olmadığı, benzerliğin esinlenme sınırlarını aşıp aşmadığı, binaların öğrenci yurdu olması nedeniyle benzerlikleri teknik zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktalarında toplanmaktadır.Dairemiz kaldırma kararı öncesinde alınan bilirkişi raporlarına göre; davaya konu projenin iki kısımdan oluştuğu, birinci kısmın kız öğrenci yurdu olarak planlandığı, projenin ilk kısmının davacının çizmiş olduğu proje doğrultusunda tamamlandığı, bu hususta taraflar arasında da bir çekişme bulunmadığı, daha sonra ihbar olunan ... İnşaat'ın sözleşmeyi devretmek istediğini bildirmesi üzerine, diğer davalı ... A.Ş. ile idare arasında irtifak hakkı sözleşmesi imzalandığı, birleşen dosyada davalı olan ...'e yeni bir proje hazırlatılarak bu projenin uygulandığı, ancak 2. etap yurt projesi olarak kullanılan proje ile davacıya ait projenin, her ikisinin de öğrenci yurdu projesi olması nedeniyle zorunlu benzerlikler dışında benzer olmadıkları, her iki etap yurt binalarının birbirlerinden bağımsız oldukları, proje bütünlüğü içinde olmalarının gerekmediği, 1. etap yurt binalarına uygulanan davacıya ait projenin 2. etap yurt binalarına da uygulanmasının gerekmediği, ayrı ayrı olan projelerden birisinin uygulanmamış olmasının davacının projeden kaynaklanan haklarını ihlal etmediği, davacının yönetim binasına ait projesinin aynen uygulandığı, 2. Etap yurt binaları ile çarşı bloğunda ise birleşen davanın davalısı ...'in kendisine ait projesinin uygulandığı belirtilmiştir.Dairemiz kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporunda; İşin başından itibaren mal sahibi (üniversite) tarafından 2 etap halinde yapılması planlanan yurt inşaatının her iki etabı için Davacı mimarın Dava dışı inşaat şirketine mimari projeler hazırladığı, Söz konusu mimari projelerin eser niteliğinde olduğu, Mal sahibinin (üniversite) iradesiyle 2’nci etap olarak yapılması planlanan yurt binalarının Davalı yüklenici/işletmeci tarafından farklı bir mimara Davacı mimarın mimari projesi ile esinlenme düzeyinde bir benzerlik bulunmayan yeni bir proje hazırlatıldığı ve söz konusu 2’nci etabın söz konusu Davalı mimarın projesine göre inşa edildiği, Söz konusu bu unsur yönünden Davacı mimarın 2’nci etap için hazırladığı mimari projenin uygulanmamasının Davacı mimarın tasarımının bütünlüğünü bozmadığı, şeref ve haysiyetine zarar verebilecek nitelikte bir değişiklik olmadığı, zira ortada 2’nci etap açısından Davacının tasarımı uyarınca uygulanmış bir bina olmadığı, uygulanan binanın tamamen yeni ve Davalının tasarımı olan bir bina olduğu, Davacının vaziyet planının bir bütün olduğundan bahisle 2’nci etap yurt binalarının da kendi projesine göre inşa edilmesi gerektiği iddiasının söz konusu 1’inci ve 2’nci etapların teknik anlamda birbirlerinden bağımsız ele alınabileceği ve Davacının verdiği mimarlık hizmetinin yurt binası master planı hazırlama niteliğinde olmadığı ayrı ayrı bağımsız yurt binalarının mimari projesini hazırlama işi olduğu, Davalı yüklenici/işletmeci ve Davalı mal sahibinin (üniversite) talebiyle Davalı mimar tarafından Davacının mimari projesine göre inşa edilmiş A Blok yurtlar için hazırlanan Yurt Yenileme Projesindeki perde kolonların zorunluluktan kaynaklanan değişiklik olduğu ancak Davacı mimarın projesinin bina kütlesi, cephe özellikleri ve plan şeması çözümleri olarak tarif edilebilecek mimari projesine eser özelliği kazandıran başlıca unsurları değiştirmemekle birlikte binanın kullanım şeklini kısmen değiştiren tadilat özelliğinde olduğu ve bu haliyle de Davacı mimar tarafından veya Davacı mimarın izniyle yapılabilecek basit tadilat niteliğinde değişiklikler olduğu, Bu haliyle bir üst maddede belirtildiği üzere 1’inci etapta yapılan değişikliklerin de Davacı mimarın tasarımının bütünlüğünü bozmadığı, şeref ve haysiyetine zarar verebilecek nitelikte bir değişiklik olmadığı, bununla birlikte bir üst maddede de belirtildiği üzere mimarlık meslek etiği anlamında bir mimar tarafından tasarlanarak inşa edilen bir binada yapılacak her hangi bir tadilatın yine aynı mimar tarafından projelendirilmesinin gerektiği, Söz konusu basit tadilat niteliğindeki tadilatın söz konusu A Blokların kesin projesi üzerinde yapılacak basit tadilatlar olduğu ve bu haliyle de bedelinin kesin proje bedelinin %25’i oranında olabileceği, Söz konusu A Blokların kesin proje bedelinin 2014 yılı için 50.815,80 TL olarak hesaplandığı ve bu bedelin %25’i olan 12.703,95 TL’nin proje bedeli olarak Davacı tarafından talep edilebileceği belirtilmiştir. Davacı tarafça, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediği, kaldırma kararına uyulmadığı ileri sürülmüş ise de, Dairemiz kaldırma kararında, Mahkemece belirtilen hususlarda ek rapor veya gerek görülmesi halinde dosyanın yeniden farklı bir heyete tevdi ile uzman bilirkişi heyetinden rapor aldırılarak sonuca gidilmesi gerektiği belirtildiği, Mahkemece ek rapor aldırılarak sonuca gidilmesinde aykırılık bulunmadığı, bu yöndeki istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davacı tarafça, dava konusu proje üzerinde izinsiz değişiklikler yapıldığı gerekçesiyle 5846 sayılı Kanun'un 68'inci maddesi ve 70'inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca tazminat davası açıldığı, davaya konu projenin iki kısımdan oluştuğu, projenin ilk kısmının davacının çizmiş olduğu proje doğrultusunda tamamlandığı, daha sonra birleşen dosyada davalı olan ...'e yeni bir proje hazırlatılarak bu projenin uygulandığı, bilirkişi raporuna göre 2. etap yurt projesi olarak kullanılan proje ile davacıya ait projenin, her ikisinin de öğrenci yurdu projesi olması nedeniyle zorunlu benzerlikler dışında benzer olmadıkları, her iki etap yurt binalarının birbirlerinden bağımsız oldukları, proje bütünlüğü içinde olmalarının gerekmediği, 1. etap yurt binalarına uygulanan davacıya ait projenin 2. etap yurt binalarına da uygulanmasının gerekmediği, ayrı ayrı olan projelerden birisinin uygulanmamış olmasının davacının projeden kaynaklanan haklarını ihlal etmediği, davacının yönetim binasına ait projesinin aynen uygulandığı, 2. Etap yurt binaları ile çarşı bloğunda ise birleşen davanın davalısı ...'in kendisine ait projesinin uygulandığı, Davacı mimarın 2’nci etap için hazırladığı mimari projenin uygulanmamasının Davacı mimarın tasarımının bütünlüğünü bozmadığı, şeref ve haysiyetine zarar verebilecek nitelikte bir değişiklik olmadığı, 2’nci etap açısından Davacının projesi uyarınca uygulanmış bir bina olmadığı, uygulanan projenin tamamen yeni olduğu, Davacının mimari projesine göre inşa edilmiş A Blok yurtlar için hazırlanan yurt yenileme projesindeki perde kolonların zorunluluktan kaynaklanan değişiklik olduğu ancak Davacı mimarın projesinin bina kütlesi, cephe özellikleri ve plan şeması çözümleri olarak tarif edilebilecek mimari projesine eser özelliği kazandıran başlıca unsurları değiştirmemekle birlikte binanın kullanım şeklini kısmen değiştiren tadilat özelliğinde olduğu ve bu haliyle de Davacı mimar tarafından veya Davacı mimarın izniyle yapılabilecek basit tadilat niteliğinde değişiklikler olduğu, değişikliğin fiziki ihtiyaca uygun, bina bütünlüğünü bozmayan, eser sahibinin şeref ve haysiyetine zarar vermeyen değişiklikler olduğunun tespitinin yapılmış olması nedeniyle FSEK 16/2. maddesinde sayılan zaruri değişiklikler kapsamında değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesinde aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Davacı tarafça vekalet ücreti yönünden istinaf isteminde bulunulmuş olup, somut olayda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 110. maddesi ile düzenleme altına alınan “Davaların yığılması” durumu söz konusu olup davanın; tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti men ve refi istemleri ile maddi ve manevi tazminat olmak üzere birden fazla asli talebi içerdiği, asıl ve birleşen dava konularının aynı olmadığı, farklı projelere ilişkin olduğu ve ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Tüm bu gerekçeler ışığında; davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/05/2025 tarih ve 2024/213 E. 2025/131 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,2-Birleşen dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/10/2025