T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1330 KARAR NO : 2026/359 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/710 KARAR NO : 2023/172 DAVA TARİHİ : 15.12.2021 KARAR TARİHİ : 22.03.2023 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12.03.2026 KARARIN YAZ. TARİHİ : 12.03.2026 Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.03.2023 tarih ve 2022/710 Esas…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1330 KARAR NO : 2026/359 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/710 KARAR NO : 2023/172 DAVA TARİHİ : 15.12.2021 KARAR TARİHİ : 22.03.2023 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12.03.2026 KARARIN YAZ. TARİHİ : 12.03.2026 Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.03.2023 tarih ve 2022/710 Esas, 2023/172 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında, ... İli ... İlçesi ... Beldesi ... Yerleşkesi içerisinde bulunan K-Villa inşaat işleri ile ilgili olarak 03/01/2020 tarihinde "Havuz İşleri Sözleşmesi" imzalandığını, tüm uyarı ve ihtarlara rağmen sözleşme gereğini zamanında yerine getirmediği için müvekkili şirketin sözleşmeyi geriye etkili şekilde feshettiğini, bu nedenle müvekkili şirketin ödediği 9.000,00 USD ile müvekkili şirketin uğradığı zarar için 1.000,00 USD toplam 10.000,00 USD'nin mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, davalı şirketin taşınmaz ve araçlarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, ayrıca davalı şirket ile yine aynı inşaat faaliyetlerinin ifası kapsamında imzalanan ve müvekkil şirket tarafından, taraflar arasında yaşanan ihtilaflardan dolayı feshedilen dört ayrı sözleşmeden dolayı iş bu dava ile benzer gerekçelerle açılan tazminat davasının halen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/210 E. Sayılı dosyası üzerinden derdest olduğunu, bu davaya konu sözleşmeler ve iş bu dava dilekçeye konu “Havuz İşleri Sözleşmesi” nedeniyle banka kanalı ile yapılan ödemelerin aynı hesaba yapılması, ihtilaflı dönemlerde bu sözleşmelerin, taraflar arasında çekilen aynı ihtarlara konu olması, aynı “Delil Tespiti taleplerine” konu olması, bilirkişi tespitlerinin beraber aynı raporda şekillenmesi ve tarafların yükümlülüklerini ne şekilde yerine getirdiğinin bir bütün olarak değerlendirilmesinde, özellikle yüklenicinin sadakat ve özen borcunun, iyiniyet ve dürüstlük ilkelerinin tüm sözleşmeler kapsamında birlikte ele alınmasında hukuki yarar ve gereklilik bulunduğunu, ayrıca delillerin toplanmasında kolaylık sağlayacağı ve de usul ekonomisi de dikkate alınarak, sonradan dava konusu edilen “Havuz İşleri Sözleşmesi” kapsamında açılan bu davanın 2021/210 E. sayılı dava ile birleştirilmesini yargılamalarının birlikte yapılmasını talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. CEVAP: Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacının menfi zararın tazmini bakımından dilekçesinde miktar belirtmesi ve buna göre harcını yatırması gerektiğini, (HMK 119/ğ, 120). Davacının, dava dilekçesinde menfi zarar için istediği miktarı göstermediğini, harcını da yatırmadığını, dava dilekçesindeki bu eksikliğin giderilmesinin gerektiğini, bu eksiklik giderilmediği takdirde, menfi zararın tazmini istemi yönünden HMK'nın 119/2 gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, Milas Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/9 ve 11 Diş sayılı dosyalarında tespit ile yapılan iş ve bedellerinin tespit edildiğini, bu doğrultuda, bilirkişi raporunda yapılan tespitler ve davacı şirketin yaptığı tüm ödemeler dikkate alındığında, 1.336.807,17 (alacak)-1.105.000,00 (ödeme) = 231.807,17 USD ve 86.522,32 Euro müvekkili davalı ... şirketinin alacağı olduğunu, müvekkili davalı ...'ın imzalanmış sözleşmelerde indirime gitmemesi üzerine davacı ... firmasının elindeki yetkilerinin kötüye kullanarak müvekkili davalı ...'ın yapmış olduğu iş bedellerini ödemediğini, Müvekkili davalının işi durdurmasının yasal olduğunu, Milas Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/9 ve 11 Diş sayılı dosyalarından yapılan tespitte bu bedel, 963.106,34 USD + 86.522,32 Euro olduğunu, yani, davacı tarafın yine sözleşmeye aykırı davrandığını, bu kapsamda ödemelerini yapmamış olduğunu, yapılan işin önceliği ve mal sahibi temsilcilerinin onayı ile yapılan işlere ait fatura 29.09.2020 tarihinde düzenlendiğini, davacı .... firmasına gönderildiğini, bu işle ilgili olarak 29.09.2020 tarihi itibari ile müvekkili davalının 5.000 USD alacağı bulunduğunu, taraflar arasında imzalanan 14.07.2020 tarihli ‘’Ahşap Parke ve Seramik Kaplama İşleri Sözleşmesi’’ kapsamında davacının iddia ettiği şekilde 117.600 USD ödenmediğini, 24.09.2020 tarihli protokolde belirtildiği gibi bu iş kapsamında 100.000 USD avans ödemesi yapıldığını, iş kapsamında seramik işleri yapımına başlandığını, 114,71 m2 imalat yapılmış malzeme bağlantıları yapılmasına rağmen yeni iş yeri temsilcileri tarafından iş durdurulduğunu, yapılan bağlantılardan dolayı müvekkili davalı şirketin zararının oluştuğunu, müvekkili davalı ....ın yaptığı iş bedellerinden dolayı davacıdan alacaklı olduğunun Milas Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/9 ve 11 Diş sayılı dosyalarından yapılan tespit ile ortada olduğunu, davacı, hak ediş ödemelerini yapmayarak temerrüde düştüğü gibi, sözleşmeleri feshetmesinin de haksız olduğunu, yapılan iş bedelleri ve ödemeler dikkate alındığında, davacıya iadesi gereken bir bedel söz konusu olmadığını, davacının 231.807,17 USD ve 86.522,32 Euro müvekkil davalı....'a ödeme yapması gerektiğini, Ahşap Parke ve Kaplama Sözleşmesi için yapılan 11.500,00 USD ve 3.500,00 TL'nin de ilave edilmesi gerektiğini tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 22.03.2023 tarih ve 2022/710 Esas, 2023/172 Karar sayılı kararı ile özetle; ''... taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince davalı ...'nce işe başlandığı, özellikle dosya içerisindeki toplantı tutanaklarından da anlaşılacağı üzere, gerek malzeme, gerek renk, ebat vs tüm özellikler seçilirken yüklenici tarafından örnek uygulama yapıldıktan ve davacı işveren ve arsa sahibin yetkilendirdiği kişi tarafından onaylandıktan sonra işlerin yapıldığı, eş söyleyişle yüklenici tarafından yapılan tüm iş ve imalatların davacı işveren ve arsa sahibin onayı ile yapıldığı, dosya içerisindeki toplantı tutanakları ve özellikle 20/11/2020 tarihli toplantı tutanağından da anlaşılacağı üzere, işe başlandıktan sonra davacı şirketteki yönetim değişikliğinden sonra, gerek bu dosyada davalı ...'nden, gerekse aynı yerle ilgili mahkememize açılan diğer sözleşmeleri üstlenen yüklenicilerden USD olan sözleşme bedelinin kontrat tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevrilmesi ve bu bedelden % 50 oranında bedel indirimi ve bu anlaşmaya göre ek sözleşme yapılmasının talep edildiği, yüklenici/yükleniciler tarafından bu durum kabul edilmeyince, gerek işveren gerekse arsa sahibi tarafından yüklenicilerin inşaat alanına girmelerinin fiilen engellendiği, daha sonra eksik kalan işlerin yapımının başka yüklenicilere verildiği, işin durmasına ve sözleşmenin feshine davacı işverenin yeni yönetimi ve arsa sahibinin yüklenici olan davalı tarafça kabul edilmesi mümkün olmayan talep ve davranışlarının yol açtığı, davacı ... tarafından Kadıköy 1. Noterliği'nin 2 Temmuz 2021 tarih ve 07650 yevmiye sayılı ihtarname ile bu dosyada uyuşmazlık konusu olan 03/01/2020 tarihli, "Havuz İşleri Sözleşmesi”nin geriye doğru etki edecek şekilde fesh işleminin de haksız olduğu, eş söyleyişle sözleşmenin feshine davacı işverenin yeni yönetimi ve arsa sahibinin davranışlarının sebep olduğu, davalı yüklenicinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu aşamadan sonra gerek davalı, gerek davacı tarafından Milas Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/9 D.İş, 2021/11 D.İş ve 2021/39 D.İş esas sayılı dosyaları ile taraflar arasında düzenlenen tüm sözleşmeler ile ilgili mahallinde tespit yapılıp rapor ve ek raporlar alındığı, akabinde bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Taraf vekillerinin tüm aşamalardaki beyan ve dilekçeleri, tespit raporlarına yapılan itirazlar ve mahkememizce yapılan keşif sonucunda alınan teknik bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere, 03/01/2020 tarihli, "Havuz İşleri Sözleşmesi” kapsamında davalı tarafın yapmış olduğu işler ve imalat bedelinin KDV dâhil 125,343,64 USD olduğu, Mahkememizce alınan 22/02/2023 tarihli inşaat ve mimar bilirkişi ek rapora göre, ayıplı yapılan işlerin toplam bedelinin 30.872,00-USD olduğu, bu miktarın davalı tarafın yapmış olduğu işler ve imalat bedelinin KDV dâhil 125.343,64 USD'den mahsup edildiğinde, davalının 03/01/2020 tarihli, "Havuz İşleri Sözleşmesi” kapsamında yapmış olduğu işler ve imalat bedelinin KDV dâhil 125,343,64 USD-30.872,00-USD=94.471,64-USD olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 08/11/2022 tarihli mali müşavir ve Nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi raporu ve taraflar arasında düzenlenen 24/09/200 tarihli protokole göre 03/01/2020 tarihli, "Havuz İşleri Sözleşmesi” davacının davalı tarafa iş bedelinin % 50 si olan toplam 72.500,00-USD ödeme yapıldığı, bakiye alacağın 72.500,00 USD olduğu, bu durumun 19/11/2020 tarihli "... ÖZEL TOPLANTI TUTANAĞI"nda da açıkça belirtildiği, dolayısıyla davalının 03/01/2020 tarihli, "Havuz İşleri Sözleşmesi” kapsamında yapmış olduğu işler ve imalat bedelinin KDV dâhil 125,343,64 USD-30.872,00-USD=94.471,64-USD den davacı tarafça ödenen 72.500,00-USD mahsup edildiğinde davalının davacıdan (94.471,64-USD-72.500,00-USD)=22.241,64-TL alacağının olduğu, talep edildiği üzere davacının davalıdan alacaklı olmadığı anlaşıldığından aksi yöndeki iddia ve savunmalara itibar edilmeyerek davacının davasının reddine'' dair karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin 22.05.2023 tarih ve 2022/710 Esas, 2023/172 Karar sayılı tashih kararı ile özetle; ''...1)-Mahkememizin 22/03/2023 tarih ve 2022/710 Esas, 2023/172 Karar sayılı kararının gerekçe kısmında "davalının davacıdan (94.471,64-USD-72.500,00-USD)=22.241,64-TL alacağının olduğu," şeklinde maddi hata sonucu yazılan "TL" ibaresinin; "davalının davacıdan (94.471,64-USD-72.500,00-USD)=22.241,64-USD alacağının olduğu," şeklinde TASHİHİNE'' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili tarafından verilen 09.06.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Davacı müvekkili şirket ile davalı .... Şti. arasında 03.01.2020 tarihinde imzalanan "Havuz İşleri Sözleşmesi” kapsamında kararlaştırılan imalatın sözleşmeye aykırı ve zamanında yapılmaması nedeniyle müvekkili şirketin bu sözleşmeyi feshettiğini, fesih sürecine gelinceye kadar müvekkili şirketin davalı yüklenicinin bu imalatları tamamlamasını istediğini ve beklediğini, dosyada mevcut noter ihtarları ve toplantı tutanaklarının bu durumu doğruladığını, hatta işveren müvekkili şirketin davalı ile imzaladıkları bir kısım sözleşmeleri yüklenicinin yükümlülüklerine aykırı davranması, sözleşmelerde belirlenen vade tarihlerinin üzerinden oldukça uzun bir zaman geçmesi nedeniyle, noter kanalı ile göderdiği 12.03.2021 tarihli ihtar ile feshettiği ve bu sözleşmeler nedeniyle, feshe dayalı tazminat davalarının, 01/09/2021 tarihinden önce açıldığı için halen, Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) nin 2022/ 578 E. sayılı dosyası üzerinden derdest olduğu halde, "Havuz İşleri Sözleşmesi” kapsamında kararlaştırılan imalatların bitirilmesini beklediğini, bu hususta davalı yükleniciyi edimini ifaya hatalı imalatları düzeltmeye çağırdığını, ancak davalının bu iş nedeniyle sözleşmeye göre ödenmesi gereken 35.000,00 USD'nin ödenmediği gerekçesi işi durdurduklarını, noter kanalı ile müvekkili şirkete bildirdiğini, ayrıca havuz imalatı ile ilgili iş bu dava açılmadan evvel davalının yer teslimi yapılmadığı gibi bir iddiasının olmadığını, tek başına bu davanın aylar sonra açılmış olmasının dahi müvekkilinin bu işi iyiniyetle davalının bitirmesini beklediğinin delili olduğunu, -Mahkemenin ret gerekçesinde müvekkili şirketin "Havuz İşleri Sözleşmesi” kapsamında yaptığı tüm ödemenin 72.500,00$ olarak belirlenmesinin eksik ve hatalı olduğunu, müvekkili şirketin, defaten ifade ettikleri şekilde, davalı tarafça gönderilen dosyada mevcut 14 Ocak 2021 tarihli noter ihtarında davalının da beyan ve kabul ettiği şekilde, bu sözleşme kapsamında davalıya 110.000,00 USD ödeme yaptığını, -Davalı yüklenicinin, müvekkili işveren şirkete gönderdiği, Üsküdar 29.Noterliğinin 14 Ocak 2021 tarih, 00710 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; "Havuz işlerinin %97'sinin yapıldığını, Sözleşmeye göre ödenmesi gereken 35.000,00 USD nin halen ödenmediğini bu ve diğer ödemeler yapılıncaya kadar işi durdurduklarını beyan ettiğini, -Havuz İşleri Sözleşmesinin Madde 3. Hükmü uyarınca, havuz işleri (mekanik tesisat, elektrik tesisatı ve inşaat işleri) nin, 145.000,00 USD (KDV dahil) sabit ücret karşılığında yapılmasının kararlaştırıldığını, davalının işin %97'sinin dahi yapıldığını iddia ettiği ahvalde ödenmesi gereken tutarı 35.000,00 USD olarak ifade ederek dava dilekçelerinde ve aşamalarda iddia ettikleri şekilde müvekkili şirketten bu iş nedeniyle 110.000,00 USD aldığını resmi noter ihtarını kabul ve beyan ettiğini, -Burada dikkat edilmesi gereken hususun; bu beyanların geçtiği noter ihtarının tarihinin mahkemenin hükme esas aldığı 19/11/2020 tarihli "....Özel Toplantı Tutanağı"nın ve davalı tarafından dosyaya sunulan 24.09.2020 tarihli "... ..a yapılan ödemelerin Dökümü ve Gerekçesi" konulu protokolün de tarihlerinden sonra 14 Ocak 2021 tarihi olduğunu, başka bir değişle kabul edilen 72.000,00 USD'nin dayanağı olan bu belgelerden sonra davalı tarafın 14 Ocak 2021 tarihinde bu sözleşme kapsamında yapılan iş nedeniyle ödenmesi gereken sözleşme bedelinden 35.000,00 USD kaldığını beyan ederek müvekkili şirketin ödeme tutarının 110.000,00 USD olduğunu iş bu dava açılmadan evvel kabul ettiğini, hal böyle iken mahkemenin sadece son duruşmadan önce dosyaya sunulan daha evvel hiç görmedikleri ve UYAP Sistemi üzerinden toplantıya katılanları, hangi tarihte imzalandığını ve imzalayanlarını da kontrol edemedikleri 14 Ocak 2021 tarihinden önceki 19.11.2020 tarihli toplantı tutanağı olarak sunulan belgeye ve 24.09.2020 tarihli protokole itibar ederek bu tarihlerden sonraki resmi kayıtları değerlendirmemesinin hukuken kabul edilemeyeceğini, davalıya bu tarihlerden sonra yapılan ödemelerin davalının resmi belge ile kabulüne rağmen yok sayılması hiç değerlendirilmeye alınmaması veya en azından davalıya bu resmi beyanının sorulmaması davanın niteliği gereği kabul edilemez bir eksiklik ve hata olduğunu, -Müvekkili şirketin davalı yüklenici ile K-Villa inşaatı projesi kapsamında bir çok farklı sözleşme imzaladığını, bu sözleşmelerden kaynaklı ihtilaflar nedeniyle de iş bu davadan evvel yukarıda bahsettikleri Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) nin 2022/578 E. sayılı dosyası üzerinden görülen davayı açtıklarını, bu sözleşmeler ve iş bu davaya konu Havuz İşleri Sözleşmesi nedeniyle davalıya yapılan ödemelerin maalesef aynı hesaplar üzerinden davalı adına, sadece avans açıklaması ile gönderildiğini, ödemelerin toplu olarak yapıldığını, hangi sözleşmeden veya işten dolayı ödeme yapıldığının not düşülmediğini, ancak davalıya bazı sözleşmeler nedeniyle bu havaleler dışında da ödeme yapıldığını, 20.11.2019 tarihli Cam Cephe İşleri Sözleşmesi kapsamında yükleniciye banka hesabı haricinde nakit ödenecek tutarın belirlendiği ve kararlaştırıldığı hususunda protokolün bunu doğruladığını, (EK-1) -Mahkemece alınan 08/11/2022 tarihli mali müşavir ve Nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi raporu ile de "Havuz İşleri Sözleşmesi” kapsamında davacının davalı tarafa iş bedelinin % 50 si olan toplam 72.500,00-USD ödeme yaptığının bakiye alacağın 72.500,00 USD olduğunun doğrulandığını ifade etse de söz konusu raporda böyle bir tespit bulunmadığını, bilirkişinin bu tutar üzerinde ihtilaf bulunmadığını tespit bölümüne yazdıktan sonra; yapılan ödemelerin ne kadarının havuz işleri nedeniyle yapılan ödemeler olduğunu tespit edemediklerini ifade ettiğini, -Bu açıklamaların, kayıt ve resmi belgeler kapsamında işveren davacı tarafından, davalıya yapılan ödeme tutarının 110.000,00 USD olduğunun ortada olduğunu, ispatlandığını, mahkemece davalının hükme esas alınan kayıtlardan sonraki tarihi taşıyan resmi belgedeki kabulünü dikkate almasının gerektiğini bu noter ihtarı yeterli görülmüyor ise davalıya yapılan tüm ödemeler ve davalının yaptığı tüm işlerin değeri dikkate alınarak bir hesap yapılmasının gerektiğini, -Mahkemenin, menfi zararın tazmini kapsamındaki tazminat taleplerimizi değerlendirirken; gerekçesi ile sadece davalı tarafın dayandığı bir delile üstünlük tanındığının görüleceğini, yargılamalar boyunca defalarca sayfalar dolusu açıklamalar ile dile getirdikleri mahkeme tespitleri ile de ispatlanmış hatalı ve kusurlu imalatların hiç dikkate alınmadan, işlere başlanması ve tamamlanması yönünde davacı tarafından gönderilen noter ihtarları değerlendirilmeden, sözleşme hükümleri uyarınca teminat karşılığında ödenmesi gereken fahiş avans tutarları için davalının sözleşmeye aykırı şekilde bir kuruş dahi teminat vermemesinin yükümlülük ihlali olduğu görülmeden, bu ihtilaflar ile ifa tarihlerinin üzerinden aylar geçmesine ve bazı işlere hiç başlanmamışken mahkemenin, mahkeme tespit dosyaları ile ispatlanan iddialarının hiçbir şekilde değerlendirmemiş olmasının hukukun temel ilkelerine aykırı olduğunu, en basitinden yapılan havuz imalatı ile ilgili "..Havuzun bu haliyle kullanılması mümkün olmayıp seramik döşenen kısmının tamamının sökülerek tekniğine uygun işçilik ve malzeme ile yeniden yapılması gerektiği..." (2021/39 D. İş. E.) bu ve benzer mahkeme tespit raporları ile sabitken, yapılan imalat taahhüt edilen imalata aykırı iken bunun sözleşmeye aykırılık olarak değerlendirilmemesini, hatta hiç tartışılmamasını anlamadıklarını, -Müvekkili şirketin özetle açıklanan nedenlerle davalının ile sözleşmeyi devam ettiremediği için haklı olarak bu sözleşmeyi feshettiğini, amaçlarının bu dava yolu ile davalıyı zarara uğratmak veya haksız kazanç elde etmek olmadığını, böyle bir ihtiyaç içerisinde olmadıklarını, müvekkili işveren şirketin, davalınında resmi beyanı ile kabul ettiği üzere 110.000,00 USD ödemeyi yaptığını, ancak karşılığını alamadığını, haklı feshe dayalı tazminat hakkının da mevcut olduğunu, -Müvekkili şirketin, 11.11.2020 tarihinde yönetim değişikliğine gittiğini, dava konusu olan bu sözleşme ve sair sözleşmeler nedeniyle yapılan fahiş ödemelere rağmen işlerin teslim tarihi geldiği halde çok sayıda işe henüz başlanmadığı veya işlerde ciddi eksiklikler ve hatalı imalatlar olduğunun görülmesi, ticari hayata hakim olan, basiretli bir tacir gibi hareket etme, işverene karşı sadakat ve özen yükümlülüğü gibi kurallara da aykırı olacak şekilde henüz vadesi gelmediği halde hiçbir güvence alınmadan banka yollu ve hatta elden ödemelerin yapıldığı, bu kapsamda davalı şirkete hiçbir teminat alınmadan yapılan fahiş ödemelere rağmen mahkeme kanalı ile yapılan delil tespiti sonucunda alınan raporlardan da görüleceği gibi bir kısım sözleşmeler nedeniyle yapımına başlanan işlerde sözleşmeye aykırı şekilde imalat yapıldığı bir kısım sözleşmelerle ilgili de tamamlanması gereken işlere dahi başlanılmadığı, hiç bir teminat alınmadan yapılan yüklü miktardaki avans ödemelerine rağmen “İç Cephe Duvar Ahşap Panel Kaplama İşleri Sözleşmesi” ve “Ahşap Parke ve Seramik Kaplama Sözleşmesi” kapsamında daha evvel davalı şirkete gönderilen noter ihtarlarından çok daha önce işlerin teslim edilmesi gerekirken bu işlere henüz başlanılmadığı, müvekkili şirketin, davalı yükleniciye henüz ifa etmediği edimleri için yüklü miktarda ödeme yaptığının görüldüğünü, doğal olarak müvekkili şirketin ticari ahlakla ve basiretli tacir sıfatıyla bağdaşmayan bu durum karşısında davalı şirket ile görüştüğünü, açıkça şantiye alanında yapılan imalatın ödenen tutar ile örtüşmediğini, imalat bedellerinin sözleşmelerde ticari ahlakla bağdaşmayacak şekilde yüksek gösterildiği ifade edilerek davalı ile uzlaşma yolu arandığını, bu kapsamda davalı şirket yetkilileri ile görüşüldüğünü, ancak bir sonuç alınamadığını, mahkemenin, ispatlanan bu iddialarına rağmen %50 indirim teklifi yapılmasını; imzalandıkları tarihte belirlenen sözleşme fiyatlarına, teminatsız olarak başlanmamış sözleşmeler için dahi ödenen fahiş avans tutarlarına, hatalı imalatların hiç birine değinmeden, direkt bu teklifi "...davalı tarafça kabul edilmesi mümkün olmayan talep ve davranış..." olarak kabul etmesinin eksik ve hatalı olduğunu, tarafların eşitliği ilkesine açıkça aykırı olduğunu, en azından mahkemenin, davalı tarafın sözleşme hükümlerini ihlal kapsamında ispatladıkları, hatalı imalatlarını, noter kanalı ile yapılan davete rağmen işe başlamamasını, sözleşme hükümlerine aykırı şekilde aldığı fahiş avans ödemeleri için teminat vermemiş olmasını değerlendirmesini beklediklerini, hal böyle olunca müvekkili şirketin resmi belge, mahkeme raporları ve ticari kayıtlarla ispatlanan iddialarının hiçbir şekilde tartışılmaması, davalının dayandığı delillerin ise itirazları dikkate alınmadan tartışmasız kabul edilmesine dayalı olarak verilen bu kararın hatalı olduğundan yeniden yapılacak yargılama ile delillerinin değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesini, dosyadaki mevcut resmi belge niteliğindeki mahkeme tespit raporları, noter ihtarları, ticari kayıtlar dikkate alınarak, tehiri icra taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, Yukarıda açıkladıkları gerekçelerle ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; istinaf başvurularının kabulü ile; tehiri icra taleplerinin kabul edilerek, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar Muğla Asliye Ticaret Hukuk Mahkemesinin 22.03.2023 tarih, 2022/710 E - 2023/172 K sayılı kararının icrasının geri bırakılmasına, Muğla Asliye Ticaret Hukuk Mahkemesinin 22.03.2023 tarih, 2022/710 Esas ve 2023/172 Karar sayılı ilamının kaldırılarak yeniden yargılama yapılarak talebimizin kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 2-Davalı vekili tarafından verilen 03.07.2023 tarihli davacı vekilinin istinaf başvurusuna cevap ve katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Müvekkili davalı yüklenici ...ın alacağından nesafet indirimi yapılmasının hakkaniyetli olmadığını, müvekkili davalının ...ın sözleşme haricindeki işler dahil yaptığı iş bedelinin 125.343,64 USD olduğunun dosyadaki bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, ancak, dava açıldıktan sonra mermerlerin düştüğü iddiasıyla tüm sözleşme bedelinin tamamı üzerinden %15 nesafet indiriminin hakkaniyetli olmadığını, çünkü; davacının, ödemede temerrüde düşerek ve müvekkili davalı yükleniciyi şantiyeye almayarak sözleşmeyi haksız feshettiğini, tamamlanmamış işteki kusur ve hasarın, temerrüde düşen ve işi yapanı şantiyeye almayan davacıya ait olmasının işin doğası gereği olduğunu, yükleniciye hem ödemeyi yapmamak ve hem de şantiyeye almamanın sonucuna işveren davacının katlanmasının gerektiğini, -Davacının hukuka aykırı ve kendi himayesinde olan, ne şekilde meydana geldiği belli olmayan ve 2021/9, 2021/11 Diş sayılı dosyalarında bulunmayan ayıp ve eksiklik iddialarına itibar edilemeyeceğini, bu nedenle, müvekkilinin yaptığı iş bedelinin mahkemesince tespit edildiği üzere (125.343,64 USD) tam olarak kabulünün gerektiğini, -Kabule göre de, Diyabez Mermerle Havuz Kaplama işinin bedelinin 30.102,00 USD olduğunu, indirim yapılacak ise, bu miktar üzerinden 4.515,3 USD'lik nesafet kesintisi yapılabileceğini, bu durumda, 125.343,64 USD'den 4.515,3 USD düşüldüğünde, müvekkili davalının alacağının 120.830,34 USD- 75.000 USD(ödeme) =45.830,34 USD alacağı olduğunu, hükmün gerekçesinin bu şekilde düzeltilmesini talep ettiklerini, -Hükmü, müvekkili davalının alacağını eksik tespit etmesi nedeniyle istinaf ettiklerini, ancak, bu durumun yukarıda belirtildiği üzere, basit hesaplama ile giderilebileceği düşüncesinde olduklarını, Yukarıda arz ve izah olunan hususlar ve re'sen dikkate alınacak hususlar bağlamında, davacı .... vekilinin yerinde olmayan istinaf isteminin reddine, müvekkili davalı yüklenici ....'ın istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesinin hüküm gerekçesinde yer alan kısmın, "davalının 03/01/2020 tarihli, "Havuz Isleri Sözlesmesi” kapsamında yapmıs oldugu isler ve imalat bedelinin KDV dâhil 125,343,64 USD'den davacı tarafça ödenen 72.500,00-USD mahsup edildiginde davalının davacıdan(125.343,64 -72.500,00-USD)=52.843,64 USD alacagının oldugu, talep edildigi üzere davacının davalıdan alacaklı olmadıgı anlasıldıgından" şeklinde düzeltilmesine, yargılama giderlerinin davacı üzerine yüklenmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Dava eser sözleşmesinin feshi nedeniyle ödenen bedelin iadesi ve uğranılan menfi zararın tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği; verilen kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür. Davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında; ... K-Villa projesi kapsamında; 20.11.2019 tarihinde " Cam Cephe İşleri Sözleşmesi" 14.07.2020 tarihinde "Asma Kat Elektrik Odası Yapım İşi Sözleşmesi" 14.07.2020 tarihinde " İç Cephe Duvar Ahşap Panel Kaplama İşleri Sözleşmesi", 14.07.2020 tarihinde "Ahşap Parke ve Seramik Kaplama Sözleşmesi" 03.01.2020 tarihinde "Havuz İşleri Sözleşmesi" isimli götürü bedelli eser sözleşmelerinin yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı yüklenici, 14/01/2021 tarihli, 710 yevmiye numaralı ihtarname ile iş sahibi şirketin yönetim değişiklikleri vesaire iç işleyişi nedeniyle ödemelerde ve iş takviminde sözleşme ve mevzuata aykırı davranışlarda bulunulduğunu, yüklenicinin doğmuş ve vadesi geçmiş 534.411,82 USD alacağı ödenene kadar TBK'nın 97 ve devamı maddeleri uyarınca işin durdurulduğu iş sahibine bildirmiştir. Davacı iş sahibi ise, 19/02/2021 tarihli,1529 yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile Cam Cephe İşleri Sözleşmesi, Asma Kat Elektrik Odası Yapım İşi Sözleşmesi, İç Cephe Duvar Ahşap Panel Kaplama İşleri Sözleşmesi, Ahşap Parke ve Seramik Kaplama Sözleşmesi kapsamında İş sahibinin bütün yükümlülüklerini sözleşmelere uygun şekilde yerine getirdiğini, ödemeleri eksiksiz yaptığını belirterek 5 gün içinde yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirerek işlere başlamasını bildirmiştir. Davalı yüklenici, 08/03/2021 tarihli,03916 yevmiye numaralı ihtar ile iş sahibi şirketin yönetim değişiklikleri vesaire iç işleyişi nedeniyle ödemelerde ve iş takviminde sözleşme ve mevzuata aykırı davranışlarda bulunulduğunu, ilave işlerle birlikte yüklenicinin doğmuş ve vadesi geçmiş 583.000 USD+KDV ve 82.000 Euro+KDV alacağı ödendikten ve yer teslimi yapıldıktan sonra yüklenicinin işi yapmaya ve sözleşme gereklerine yerine getirmeye hazır olduğunu bildirmiştir. Davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciye gönderilen 12.03.2021 tarihli, 2159 yevmiye numaralı ihtarname ile iş sahibi olarak sözleşmeden kaynaklanan bütün yükümlülüklerin sözleşmeye uygun şekilde yerine getirildiği, ödemelerin eksiksiz yapıldığı buna rağmen davalı yüklenicinin 14.01.2021 tarihli 710 yevmiye numaralı ihtarname ile işlerin durdurulduğunun bildirildiği, 19.02.2021 tarihli 1529 yevmiye no'lu ihtarname ile davalı yükleniciye sözleşme ve hukuka aykırı olarak durdurulan işlere 5 gün içinde yeniden başlanılması istenildiği halde davalı yüklenici şirket tarafından işlere başlanılmadığı belirtilerek sözkonusu "Cam Cephe İşleri Sözleşmesi", "Asma Kat Elektrik Odası Yapım İşi Sözleşmesi", İç Cephe Duvar Ahşap Panel Kaplama İşleri Sözleşmesi"ve "Ahşap Parke ve Seramik Kaplama Sözleşmesi"nin feshedildiği görülmüştür. Yine davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciye gönderilen Kadıköy 3.Noterliğinin 02.07.2021 tarih, 7650 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iş sahibi olarak sözleşmeden kaynaklanan bütün yükümlülüklerin sözleşmeye uygun şekilde yerine getirildiği, ödemelerin eksiksiz yapıldığı halde tüm uyarı, ihtar ve bekleyişe rağmen davalı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği ve sözleşmenin ifasında temerrüde düştüğünden bahisle "Havuz İşleri Sözleşmesi"nin feshedildiği görülmüştür. Davacı iş sahibi tarafından davalı yüklenici aleyhine 29.06.2021 tarihinde Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2021/372 Esas sayılı dosyasında; " Cam Cephe İşleri Sözleşmesi", "Asma Kat Elektrik Odası Yapım İşi Sözleşmesi", İç Cephe Duvar Ahşap Panel Kaplama İşleri Sözleşmesi"ve "Ahşap Parke ve Seramik Kaplama Sözleşmesi" kapsamında davalı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini tüm uyarı ve ihtara rağmen gereği gibi ve zamanında yerine getirmediği için sözleşmelerin haklı sebeplerle feshedildiğinden davalı yükleniciye yapılan tüm ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi ve uğranılan menfi zararın tahsili istemiyle şimdilik 125.000,00USD 'nin tahsili istemiyle dava açılmıştır. Açılan bu davanın Muğla'da ticaret mahkemesi kurulduğundan bahisle Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devredildiği, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/210 Esasına kaydedildiği görülmüştür. Davacı iş sahibi tarafından davalı yüklenici aleyhine 15.12.2021 tarihinde Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/1619 Esas sayılı dosyasında; "Havuz İşleri Sözleşmesi" kapsamında davalı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini tüm uyarı ve ihtara rağmen gereği gibi ve zamanında yerine getirmediği için sözleşmenin haklı sebeplerle feshedildiğinden davalı yükleniciye yapılan tüm ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi ve uğranılan menfi zararın tahsili istemiyle şimdilik 10.000,00USD 'nin tahsili istemiyle dava açılmıştır. Açılan bu dava Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/210 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/210 Esas sayılı dava dosyasında birleştirilen dosyanın iş bu dosyadan tefrik edilerek Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/710 Esasına kaydedildiği ve Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmadan önce açılan asıl dava yönünden görevli mahkemenin "Muğla 2.Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23.Hukuk Dairesi'nin yargı yeri belirleme kararı sonucunda asıl dava dosyası "Muğla 2.Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2022/578 Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde 08.11.2023 tarihli karar ile asıl davanın konusu olmayan "Havuz İşleri Sözleşmesi" de dahil davalı yüklenici ile yapılan 5 eser sözleşmesi ve tüm ödemeler birlikte değerlendirilip davacının sözleşmeleri haklı nedenle feshettiği kabul edilip davanın kabulüyle 125.000,00 USD' nin davalıdan tahsiline karar verildiği; verilen kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyanın Dairemizin 2024/194 Esasına kaydedildiği Dairemizce UYAP'tan yapılan inceleme sonucunda anlaşılmıştır. Asıl dava dosyasında önce birleştirilip, ardından tefrik edilerek Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/710 Esasına kaydedilen dava dosyasında ise, Mahkemece "Havuz İşleri Sözleşmesi"nin davacı iş sahibi tarafından haksız olarak feshedildiği, davalı yüklenicinin bu sözleşme kapsamında yaptığı imalat bedelinin 94.471,64 USD olduğu, davacı tarafça 72.500,00 USD ödeme yapıldığı, buna göre davalı yüklenicinin davacı iş sahibinden 22.241,64 USD alacağı olduğu, davacının davalıdan alacağı bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK’nın 166. maddesinin birinci fıkrasında; “Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar” hükmüne yer verilmiştir. Davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında ... K-Villa projesi kapsamında 5 adet eser sözleşmesi yapıldığı, davadan önce taraflarca yaptırılan delil tespitlerinin bu sözleşmeler birlikte değerlendirilerek yapıldığı, davacı iş sahibi tarafından tüm ödemelerin "avans" açıklamasıyla yapıldığı, yargılama aşamasında yapılan keşifte delil tespit dosyaları değerlendirilerek davalı yüklenicinin yaptığı imalat bedelinin tespit edildiği bu kapsamda Mahkemece eldeki davanın aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunan ilk davanın açıldığı "Muğla 2.Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2022/578 Esasında görülmekte olan davadan tefrik edilerek hüküm kurulması usule ve yasaya aykırı olmuştur. 6098 sayılı TBK'nın 480. maddesinde düzenlenen götürü bedel esasına dayalı eser sözleşmelerinde, iş tamamen bitirilmeden sözleşmenin taraflardan biri tarafından feshedilmesi halinde, ekonomik değerinin bulunması şartıyla, yüklenici fesih tarihine kadar yaptığı işin bedelini alacaktır. Götürü bedel esasına dayalı eser sözleşmelerinde, fesih halinde, yüklenicinin yaptığı işin bedelinin hesaplanmasında öncelikle, yüklenicinin işin bütününe oranla ne kadarlık kısmı tamamladığı bulunmalıdır. Bulunan bu orana "İşin Fiziki Gerçekleşme Oranı" denir. İşin fiziki gerçekleşme oranının, sözleşme ile kabul edilen götürü bedele uygulanması yüklenicinin hakettiği bedeli ortaya çıkarır. İş bedelinin hesaplanmasında, sözleşmenin feshi nedeniyle hangi tarafın kusurlu olduğunun önemi yoktur.(Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2015/518 Esas ve 2015/3395 Karar Sayılı İlamı). Somut olayda, davacı iş sahibi tarafından feshedilen 03.01.2020 tarihli "Havuz İşleri Sözleşmesi" isimli götürü bedelli eser sözleşmesine göre ekonomik değerinin bulunması şartıyla, davalı yüklenicinin fesih tarihine kadar yaptığı işin bedelini talep edebileceği; davalı yüklenicinin yaptığı işin bedelinin hesaplanmasında öncelikle, yüklenicinin işin bütününe oranla ne kadarlık kısmını tamamladığı bulunup bulunan işin fiziki gerçekleşme oranının götürü bedele uygulanarak yüklenicinin hakettiği bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek( davacı iş sahibinin davalı yüklenici ile yapılan 5 adet eser sözleşmesi nedeniyle yaptığı tüm ödemeleri "avans" açıklamasıyla yapması nedeniyle eldeki davanın konusu olan "Havuz İşleri Sözleşmesi" kapsamında yapılan ödemeler tespit edilip, davalı yüklenici tarafından davacı iş sahibine gönderilen ihtarnamelerdeki ödemeye dair beyanlar da değerlendirilmek suretiyle) bu şekilde belirlenen iş bedeli yapılan ödemelerden az ise, iş sahibi fazla ödediği bedelin iadesini; fazla ise yüklenici ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsilini isteyebileceği; bu kapsamda Mahkemece oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden yukarıda açıklandığı şekilde denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak karar verilmemesi usule ve yasaya aykırı görülmüştür. Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda iş sahibinin sözleşmenin haklı nedenle feshi halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125/3. maddesi uyarınca menfi zararlarını isteyebileceği, ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun emsal kararları ve Yargıtay 15.HD’nin emsal 02.05.2019 günlü, 2019/269 Esas, 2019/2018 Karar sayılı ilamı ile yine 14.12.2017 günlü, 2016/6275 Esas, 2017/4429 Karar sayılı ilamlarında sözleşmenin feshinde her iki taraf kusurlu olduğunda, başka bir ifade ile ortak kusur halinde tarafların birbirlerinden tazminat talebinde bulunamayacağı ve sadece birbirlerine kazandırdıklarını yasanın geri verme hükümlerine göre isteyebilecekleri, tarafların sözleşmenin feshinde ortak kusurlu olması halinde iş sahibinin fesih nedeniyle uğradığı menfi zarara ilişkin talepte bulunamayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda Mahkemece davacı iş sahibinin sözleşmenin feshi gerekçesi de değerlendirilmek suretiyle sözleşmenin feshinde hangi tarafın kusurlu olduğu/her iki tarafın kusurlu olup olmadığı tespit edilmemesi usule ve yasaya aykırı görülmüştür. Kabule göre de, Mahkemece gerekçeli karar başlığında dava tarihinin 15.12.2021 iken 29.06.2021 olarak yazılması maddi hata olarak değerlendirilmiştir. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığından davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurularının kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurularının KABULÜ ile, 2-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.03.2023 tarih ve 2022/710 Esas, 2023/172 Karar sayılı kararının, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yatırılan 2.500,00 TL istinaf karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davacıya iadesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 7-Davalı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davalıya iadesine, 8-Davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 9-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-g maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.