İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili şirketin, ...nden 2017 yılı itibariyle 360.000,00 TL alacaklı olup, bu alacağının tahsili için Bahçe İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyası ile ve Bahçe Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/ 1 Değişik İş Numaralı ihtiyati haciz…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/235 KARAR NO:2026/484 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:19/12/2023 NUMARASI:2020/525 E. - 2023/917 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili şirketin, ...nden 2017 yılı itibariyle 360.000,00 TL alacaklı olup, bu alacağının tahsili için Bahçe İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyası ile ve Bahçe Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/ 1 Değişik İş Numaralı ihtiyati haciz dosyasına istinaden Bahçe İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyaları ile icra takibi yapmış ve takibin borçlunun itirazı üzerine durmuş olduğunu, takibin durması üzerine müvekkili şirket ile borçlu ... arasında borcun ödenmesi amacıyla 31.10.2017 tarihli protokol imzalanmış olup, bu protokole istinaden, ... Şirketine ait ... plakalı iş makinasının Kadıköy ... Noterliğinin 17.11.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı " iş makinası satış sözleşmesi " başlıklı sözleşme ile 360.000,00 TL bedel karşılığında müvekkili şirket tarafından satın alınması yönünde sözleşme imzalanmış olduğunu, şirketin, protokole hükümlerine göre iş makinasının kendi üstüne devrinden sonra satışını yapacağını ve yine müvekkili şirketin alacağı, iş makinasının değerinden az olduğundan müvekkili şirketin alacağından fazla olan kalan para için protokole istinaden 31.07.2017 tarihinde ... Şirketine 211.029,14TL tutarında teminat senedi vermiş olduğunu, protokole istinaden ilk senet verildikten sonra müvekkili şirket yetkilisi ... ile 15.01.2018 tarihinde bir araya gelen ... Şirketi yetkilisi ... müvekkili şirket yetkilisinden iş makinasının devri için protokol dışı 15.01.2018 tarihinde 136.800,00TL tutarında bir senet daha almış olduğunu, bu iki senedi vermesine rağmen müvekkili şirketin iş makinasının resmi devrini üzerine alamamış olup, bunun nedeninin iş makinasının üzerinde protokol tarihinden önce var olan hacizler olduğunu, müvekkili şirket temsilcisi ... bu iki senedi verdikten sonra iş makinasının resmi devrini almak üzere ticaret sicil müdürlüğüne gitmiş fakat iş makinasının üzerinde haciz bulunduğu için resmi devri yaptıramamış olup, müvekkili şirket yetkilisi İş makinası satış sözleşmesinin imzalandığı noter huzurunda da iş makinasının üzerinde haciz olduğu konusunda bilgilendirilmemiş ve sözleşme bu şekilde imzalanmış olduğunu, ayrıca ... şirketi hacizli iş makinasının devrinin yapılamayacağını bildiği halde, 12.07.2019 tarihinde iş makinasının devrinin alınmadığını gerekçe göstererek 31.10.2017 tarihli protokolün ihlali sebebiyle 211.029,14 TL'lik senedi işleme koyacaklarından bahisle müvekkili şirkete kötüniyetli olarak 12.07.2019 tarihinde ihtarname çekmiş olduğunu, bu durumla ilgili ... Şirketi yetkilisi ... ile görüşen ve hep oyalanan müvekkili şirket yetkilisi ... daha sonra ... Şirketi yetkilisi ...' in 211.029,14 TL tutarındaki senedi İst. And. 23. İcra Md. ... sayılı İcra dosyası ile 24/10/2019 tarihinde kötü niyetli olarak ilamsız icra takibine konu ettiğini öğrenmiş olduğunu, ... Şirketi 136.800,00TL tutarındaki senedi ise, muvazaalı ve kötü niyetli olarak davalı ... isimli firmaya ciro etmiş daha sonra bu senet firma tarafından ...' e ciro edilmiş ve ...' de yine muvazaalı ve kötüniyetli olarak senedi ...' a ciro etmiş olup, ...” ta 24/10/2019 tarihinde kötü niyetli olarak 136.800,00TL'lik senedi İst. And. 23. İcra Md. ... sayılı İcra dosyası ile Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla takibe koymuş olduğunu, Davalılar ... ve ... isimli firma ile ... Şirketi ve yetkilisi ... daha önceden fikir birliği içerisinde bulunmakta olup, söz konusu 138.600,00TL'lik senedi işleme kötüniyetli olarak koymuş olup, ayrıca ...” ın ... yetkilisi olan ...' in avukatının 1. derece akrabası olduğunu, müvekkili şirketin herhangi bir şekilde davalıya borcu bulunmamakta olup, ticari defter, belgeler ve Bahçe İcra Md. ... sayılı dosyaları incelendiğinde alacaklı bulunmakta olduğunu, müvekkili şirketin davalıya borcunun bulunmadığından dolayı İst. And. 23. İcra Md. ... sayılı İcra dosyasına konu 136.800,00TL ile ilgili olumsuz tespit talebinin mevcut olduğunu, bu senede ait cirolarının kötü niyetli olduğu ve müvekkili şirketi zor durumda bırakma amacı taşıdığı 211.029,14 TLlik senedin ve davaya konu 136.800,00TL'lik senetlerin 24/10/2019 tarihinde aynı anda takibe konu edilmesinden ve senedin takibe konulması hususunda ... ile ...” in fikir birliği içinde olmasından anlaşılmakta olup, ayrıca senedi en son ciro yoluyla devralan ...'ında ... Şirketi yetkilisi olan ...' in avukatının 1. derece akrabası olduğundan senedin bedelsiz olduğunu ve hile ile alındığını bilebilecek durumda olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ile ... Şirketi yetkilisi ... arasında 136.800 TL'lik teminat senedi düzenlenirken müvekkili şirket yetkilisinin iradesi aracın hacizli olmasının saklanması nedeniyle hile ile fesada uğratılmış olduğunu, dolayısıyla kambiyo senedi düzenlenirken var olan hile nedeniyle temel borç ilişkisi hükümsüz olduğu gibi, takibe konu hile ile alınan 136.800,00TL tutarındaki senedinde müvekkili açısından hükümsüz olduğu iddiasıyla,Davanın kabulü ile Müvekkilinin daha fazla mağdur edilmemesi açısından öncelikle telafisi güç ve imkânsız zararların doğmaması açısından İst. And. 23. İcra Md. ... sayılı İcra dosyasına konu edilen takibin tedbiren durdurulması talebinin kabulüne, Müvekkili şirketin davalıya borcunun olmadığının tespiti ile İcra takibine konu edilen senedin bedelsizliğinin tespitine, haksız yapılan takipten kaynaklı müvekkilinin uğradığı zararlar bakımından tazminat hakları saklı kalmak koşulu ile müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak koşulu ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. CEVAP:Davalılar ... ve ... vekili Cevap ve cevaba cevap Dilekçesinde Özetle; Davacı Şirket ...' nın, yetkilisi olduğu davalı şirkete ait Osmaniye ilinde bulunan Şantiyede 2016 Yılında demir bağlama ve tel çit işlerinde ... Firma olarak çalışmış olduğunu, aradaki iş ilişkisinden dolayı kendisine olan borçlarından dolayı aleyhlerine açılan Bahçe İcra Md. .... sayılı Takip nedeniyle 31.10.2017 Tarihinde davacı ile Takip Masrafları da dahil olmak üzere 360.000.-TL üzerinden anlaşmaya varmış olduklarını, imzalanan protokol uyarınca 17.11.2017 tarihinde protokolde özellikleri belirtilen iş makinesinin satımının noter aracılığıyla yapılmış, 360.000.-TL Makine Bedeli 28.800,00 TL KDV olmak üzere 388.800.-TL Bedelli, ... Nolu faturanın davacıya teslim edilmiş olduğunu, ayrıca iş makinesine ilave olarak davacı tarafa aksesuar ve kova satışı yapılmış, bu satış karşılığında da davaya konu senedin adlarına düzenlenmiş olduğunu, bu satış ile ilgili olarak da ... nolu faturanın davacıya teslim edilmiş olduğunu, yani huzurdaki davaya konu senedin 31.10.2017 tarihli protokole konu ve 17.11.2017 tarihinde satışı yapılan makine için olmayıp, iş makinesine ilave olarak satışı yapılan aksesuar ve kova satışı ile ilgili olduğunu, davacıya satılan makinenin protokol tarihi olan 31.10.2017 Tarihinde piyasa değerinin davacıya olan borçlarından çok yüksek olup, o günkü piyasa değeri 571.029,14 TL olan piyasa değerinden 360.000 TL borç düşülerek kalan 211.029,14 TL için de teminat senedi düzenlenmiş olduğunu, huzurdaki davanın ise, yukarıda belirtildiği üzere iş makinesine ilaveten davacıya satışı yapılan ilave aksesuarlara ilişkin olarak alınmış 15.08.2018 vade tarihli, 136.800.-TL bedelli senede ilişkin olduğunu, taraflarınca yapılan makine satışı 17.11.2017 tarihinde Noter aracılığıyla yapılmış olmasına rağmen davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, davacı tarafından makine satın alınmadan önce makine üzerindeki bütün icra detaylarının bilinmekte olduğunu, davacı tarafından düzenlenen biri 211.029,14 TL diğeri 136.800,00 TL olan senetler kendilerine ödenmediği gibi makine aksesuarlarının da kendilerine iade edilmediği ve akıbetleri hakkında hiçbir bilgilerinin bulunmadığını, davaya konu senedin tarafınca diğer davalı ...” a kötü niyetli olarak devir edildiğine ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu, söz konusu senedin devrinin kendisine olan şahsi borcuna ilişkin olduğunu, kendisine 350.000.-TL borcu bulunmakta ve 12.01.2018 tarihinde imzalanan protokol gereği 2 senedin ...' a devir edildiğini bakiye kalan 9.200.-TL' nin de protokol tarihinde elden ödendiğini, borcundan dolayı ciro edilen senetlerden birinin 01.09.2015 düzenleme 20.06.2019 ödeme vade tarihli 204.000.-TL senet olup, diğer senedin ise davaya konu 15.01.2018 ödeme tarihli 136.000.-TL tutarlı senet olduğunu savunarak, davanın reddine, davacı aleyhine en az %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı ... vekili cevap ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu bedelsizliği talep edilen söz konusu 15.08.2018 vade tarihli, 136.800,00-TL bedelli senet incelendiğinde görüleceği üzere, lehtarı ... olup, düzenleyeni davacı ...Şti. ve davacı şirketin yetkilisi olan ... ise kefil olup, İşbu senet diğer davalı ... tarafından, müvekkiline olan şahsi borcu nedeniyle ciro yoluyla devredilmiş olduğunu, TTK uyarınca kambiyo senetlerinde müteselsil borçluluk esas olmakla birlikte, senette imzası bulunan herkes, kendisinden sonrakilere karşı müteselsilen sorumlu olup, ilk ciro lehtar diğer davalı ... tarafından yapılmış olup, senette bütün cirantaların imzası mevcut olduğunu, ciro silsilesinde de kopukluk bulunmadığından, müvekkili ... senedin yetkili hamili olup, borcun ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından 24.10.2019 tarihinde İst. And. 23. İcra Md. 'nün .... Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile tüm cirantalar aleyhine takip başlatıldığını, davacının, müvekkilinin diğer davalı ... ile iş birliği içerisinde bulunup söz konusu senedi kötü niyetli olarak devraldığı iddialarının dinlenilebilirliğinin bulunmamakta olduğunu, dava dilekçesinde yer alan, diğer davalı ...'in alacaklı olduğu müvekkille alakası bulunmayan 211.029,14-TL'lik senedin ve huzurdaki davaya konu müvekkilin alacaklı olduğu 136.800,00-TL'lik senedin aynı tarihte takibe konulması, müvekkilin kötü niyetle hareket ettiğini kanıtlar nitelikte olmadığını, müvekkilinin şahsi alacağına yönelik olarak, tamamen alacağına kavuşma amacıyla senedi iyi niyetli olarak devralmış olduğundan, davacı tarafından temel borç ilişkisine dayanan şahsi def 'ilerin müvekkile karşı ileri sürülemeyeceğini, davacının senedi düzenleyen olarak sorumluluk ve yükümlülüklerinden kaçınmaya çalışmakta olup, davacının kötü niyetli hareketleri müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmakta olduğunu, davacı taraf diğer davalı ... ile arasındaki borç ilişkisinin hile ile yapıldığını, senedin borçlu davacı bakımından söz olduğu gibi iddiaları ileri sürerek müvekkiline ödeme yapmaktan kaçınmakta olduğunu, Emre yazılı senedin cirosunda, temel ilişkiden kaynaklanan savunmaların herkese karşı ileri sürülemeyeceğini, çünkü cironun devredenin tüm haklarını değil yalnızca senetten doğan haklarının devrini sağladığını, bu açıdan ciro yoluyla senedi devralanın iyi niyeti korunup, kişisel defilerin TTK madde 687 ve 825/2 uyarınca üçüncü kişiye karşı ileri sürülemeyeceğini, davacı tarafın borç ilişkisine yönelik bu iddialarının müvekkilinin alacak hakkıyla bir ilgisi bulunmamakta olup, Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğu üzere, şahsi def'iler iyi niyetli hamil olan müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğinden, davacı haksız olarak işbu davayı açmış olup, senedi iyi niyetle devralan müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmakta olduğunu, emre yazılı senetler üçüncü kişinin iyi niyetinin korunduğu senetlerden olup, hakkın mevcut ve senedin geçerli olduğuna ilişkin olarak duyulan güven hukuken korunup, Kamu güveninin korunduğu bu tip senetlerde amaç senedin tedavül kabiliyetini korumak olduğunu, müvekkilinin davaya konu senedi şahsi alacağına ilişkin olarak iyi niyetli olarak ciro yoluyla devraldığını, davacının iyi niyetli hamil olan müvekkiline karşı, lehtar ... ile aralarındaki ilişkiye dayanan defileri ileri sürerek ödeme yapmaktan kaçınmasının hukuka aykırı olduğunu savunarak, Haksız Davanın reddine, en az %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesi talep edilmiştir.Diğer davalı ... kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı tarafın dava dilekçesine cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın REDDİNE, 2-Davalı ..., ... Şti ve ...'in kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu 136.800,00 TL bedelli senede ilişkin borçlu olmadığının tespiti istemiyle açtığı davanın yerel mahkemece reddedildiğini, ancak bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira müvekkilinin ... Şti.’den olan alacağını tahsil edebilmek amacıyla imzalanan protokoller çerçevesinde bir iş makinesinin devri için anlaştıklarını, bahsi geçen senedin mahkemenin gerekçesinin aksine bağımsız bir aksesuar satışı için değil, toplam satış bedelinin bir parçası olarak ve iş makinesinin devrinin sağlanması amacıyla verildiğini, buna karşın iş makinesinin üzerindeki hacizler nedeniyle resmi devrinin gerçekleştirilemediğini ve müvekkilinin hile ile kandırıldığını, senedi devralan diğer davalıların ve özellikle son hamil ...’ın asıl borç ilişkisindeki sakatlığı bilebilecek durumda ve kötü niyetli olduklarını, senedin bedelsiz kalmasına rağmen takibe konulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/525 Esas ve 2023/917 Karar sayılı ilamının kaldırılmasını, icra takibinin durdurulmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı vekili; davacı şirketin davalı ...’tan 2017 itibariyle 360.000,00 TL alacaklı olduğunu, bu alacak için Bahçe İcra Müdürlüğü .... ve Bahçe İcra Müdürlüğü .... dosyaları üzerinden takip yapıldığını, itirazla takibin durması üzerine 31.10.2017 tarihli protokol imzalandığını, protokol kapsamında Kadıköy ... Noterliği 17.11.2017 tarih ... yevmiye ile ... plakalı iş makinesinin davacı tarafından satın alınmasına dair sözleşme düzenlendiğini, davacı tarafça 211.029,14 TL tutarında teminat senedi verildiğini, davalı ...’in protokol dışı şekilde 136.800,00 TL tutarlı bir senedi daha aldığını, buna rağmen iş makinesinin önceden mevcut hacizler nedeniyle davacı adına devrinin yapılamadığını, haciz bilgisinin noter aşamasında saklandığını ve iradenin hile ile fesada uğratıldığını, 211.029,14 TL senedin İst. And. 23. İcra Md. ... sayılı dosyasında ilamsız takibe konulduğunu, 136.800,00 TL bedelli senedin ise muvazaalı/kötü niyetli cirolarla el değiştirip İst. And. 23. İcra Md. ... sayılı dosyada kambiyo takibine konulduğunu, ...’ın kötüniyetli hamil olduğunu ileri sürerek menfi tespit ve %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... ve ... vekili; taraflar arasında taşeron iş ilişkisinden doğan borç nedeniyle 31.10.2017 tarihinde 360.000,00 TL üzerinden anlaşıldığını, protokol uyarınca 17.11.2017 tarihinde iş makinesi satımının noter aracılığıyla yapıldığını, bu satışa ilişkin fatura düzenlenip teslim edildiğini, iş makinesine ilave aksesuar ve kova satışı yapıldığını ve davaya konu senedin bu aksesuar/kova satışı karşılığında alındığını, davacının makine üzerindeki hacizleri bildiğini, senetlerin ödenmediğini ve aksesuarların iade edilmediğini, senedin ...’a devrinin kötüniyetli olmadığını, ...’in ...’a şahsi borcu nedeniyle protokol kapsamında senetlerin ciro edildiğini ileri sürerek davanın reddini ve davacı aleyhine en az %20 kötüniyet tazminatı talep etmiştir.Davalı ... vekili; dava konusu senedin ... tarafından müvekkiline olan şahsi borç nedeniyle ciro ile devredildiğini, müvekkilinin yetkili hamil olduğunu, borç ödenmeyince 24.10.2019 tarihinde İst. And. 23. İcra Md. .... ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile tüm cirantalar aleyhine takip başlattığını , davacı tarafın temel ilişkiye dayalı şahsi def’ileri iyi niyetli hamile karşı ileri süremeyeceğini belirterek davanın reddi ve davacı aleyhine en az %20 kötüniyet tazminatı istemiştir.05.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda ;Davacı ... ile Davalı ... arasında gerçekleşen Ticari ilişki kapsamında, Davacı Şirketin davalı Şirketten oluşmuş Bakiye alacaklarının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine Bahçe İcra Md. .... Sayılı Dosyasından başlatılan takibin Borçlu Davalı Şirketin itirazı neticesinde durması neticesinde taraflar arasında 31.10.2017 Tarihinde yapılan Protokol kapsamında tarafların Takip Dosya Masraf ve Ferileri dahil 360.000.-TL üzerinden anlaşmış ve işbu Protokol kapsamında, Davalı Borçlu Şirketin Maliki olduğu ... seri Nolu, 2011 Model, ... Marka, ... Ürün Kimlik Numaralı İş Makinasının Takip Alacaklısı Davacı Şirkete Devrini ve devir neticesinde üçüncü şahıslara satışı konusunda anlaşma sağlandığı, Protokolde İş Makinesinin yaklaşık piyasa değerinin an itibarıyla 110.000.-EURO + KDV=129.800.-EURO olup, o günkü Euro Kur karşılığı 571.029,14 TL’ den 360.000.-TL Alacağın düşümünden sonra kalan 211.029,14 TL Bakiye için Teminat Senedi verileceğinin kararlaştırılmış olduğu, ... Davacı Şirket ile Davalı Şirket arasında 31.10.2017 Tarihli Protokole Ek olarak yapılan 17.11.2017 Tarihli EK PROTOKOL ile; Protokole konu İş Makinesinin Bedelinin yapılan müzakereler sonrası 100.000.-EURO (460.000.-TL) + KDV olarak değerlendirilmiş, Makinenin Noterden 360.000.-TL Bedelle Satışı yapılarak aradaki 100.000.-TL Bedelinde Makine Satış Aksesuar + Kova olarak ilave Fatura kesilmiş, bu tutar toplam 460.000.-TL +KDV=496.800,00 TL olarak değerlendirilerek, 360.000.-TL Borç ile arasında kalan fark olan 136.800.-TL senet alınmış, Noter Satışı ve Noter Satışına istinaden Faturası ile Aksesuar ve Kovası(üstünde takılı olan)karşılığında İlave Faturasının kesildiğinin belirtilerek taraflarca imzalandığı, Kadıköy ...Noterliği ... YN.’ lu İş Makinesi Satış Sözleşmesi ile Protokollere konu ... Plaka Nolu Komatsu Ekskavatörün 360.000.-TL bedelle Davalı ... tarafından Davacı ... Şirketine Satışının yapıldığı, Anılan Noter Satış sözleşmesinde Satıcının nitelikleri belirtilen İş makinesini hali hazır durumu ile diğer taraf alıcıya (Davacı Şirket) satarak bedelini tamamen aldığını ve iş makinesini teslim ettiğini, Alıcı Davacı şirketin ise İş Makinesini hali hazır durumu ile görüp beğenerek ve bedelini tamamen ödeyerek teslim aldığını kabul ve beyan ettikleri, ….. Sicil Kayıtlarının taraflarca incelendiğini ve iş makinesinin satışında engelleyici bir kaydın bulunmadığını, çalıntı olmadığının beyan edildiği, Yukarıda incelenen Davalı Şirket Kayıtları ve Tarafların BA/BS Formu beyanları incelendiğinde, Davalı Şirketin 17.11.2017 Tarihli Protokolde yer verildiği şekilde, İş makinesinin Satışı ile ilgili olarak 17.11.2017 Düzenleme Tarihli, ... Nolu, 360.000.-TL +KDV=388.000.-TL Tutarlı İş Makinesi Satış faturası ile 17.11.2017 Düzenleme Tarihli, ... Nolu, 100,000.-TL + 8.000.-TL KDV=108.000.-TL Faturaları düzenleyerek Davacı Şirkete keşide ettiği ve Davacı Şirket adına Borç kaydedilen ve BS FORMU ile Davacı Şirkete Satış olarak beyan edilen bu faturaların Davacı Şirketçe 2017 Yılı ilgili Dönem BA FORMU ile Davalı ...’ tan Mal Alımı olarak beyan edilmiş olduğu tespit edildiği, davacı Şirketçe 17.11.2017 Tarihli Protokol ve bu Protokol Kapsamında düzenlenen Satış Faturalarından Davacı Şirketten olan Alacağı mahsup edildikten sonra Protokolle varılan Mutabakat sonucu bakiye kalan 136.800,00 TL Bedelli Bonodan dolayı Davacı Şirketin davalı Şirkete Borçlu durumda bulunduğu, Kendisine Noter Satış Sözleşmesi ve Fatura düzenlemek suretiyle teslim edilen protokole konu İş Makinesi ve Aksesuarlarının, üzerlerindeki hacizler nedeniyle Davacı Şirket adına tescil edilememiş olmasının, senedin davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmamasının, menfi tespit talebini ortadan kaldırıp kaldırmayacağı değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Davacıların faaliyet adresi itibariyle Bahçe Asliye Hukuk Mahkemesi’ne yazılan talimat ile düzenlenen raporda, bilirkişiye verilen görev kapsamında 2016 yılı defterlerinin de incelenmesi gerektiği, ancak 2016 yılı defterlerinin sunulmadığı; taraflar arasındaki hesap hareketleri 2016’yı da kapsadığından ticari kayıtların denetime elverişli olmadığı ve yasal olarak lehine delil teşkil etmeyeceği belirtilmiştir.İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğü .... sayılı dosyasında, davalı ... tarafından davacılar ve Davalıları ... ve ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 136.800,00 TL bedelli, 17.11.2017 tanzim ve 15.01.2018 Vade Tarihli, bonoya dayalı toplam 178.393,76 TL nin tahsili için takip başlatıldığı, senedin keşidecisinin ... ...Şti., lehtarın .... Şti.;, olduğu , davacı yetkilisi ...'in kefil olduğu, senedin lehtar, ..., ... , ... , ... tafaından cirolandığı görülmüştür.Mahkemece; 17.11.2017 tarihli Ek Protokol içeriğine göre, dava konusu senedin iş makinesi için değil aksesuar ve kova satışı karşılığında düzenlendiği , aksesuar/kova faturalarının taraflarca BA/BS formları ile vergi dairesine bildirildiği, davacının senedin iş makinesi devri için verildiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.Davacı taraf, senedin temel ilişki kapsamında bedelsiz kaldığını, senedin iş makinesi devrinin sağlanması amacıyla teminat olarak verildiğini, iş makinesi üzerindeki hacizlerin saklanması suretiyle iradesinin hile ile fesada uğratıldığını ve senedin son hamili bakımından da kötüniyet bulunduğunu ileri sürmüş; bu suretle senedin bedelsizliği sebebine dayanarak borçsuzluğun tespitini talep etmiştir. Bedelsizlik iddiası, kişisel defi niteliğindedir. Kişisel defiler kural olarak, senedin tarafları arasındaki temel ilişkiye dayandığından, keşideci tarafından ancak lehtara karşı ileri sürülebilir; senedi ciro yoluyla iktisap eden sonraki hamile karşı ileri sürülebilmesi ise, hamillin senedi borçlunun zararına bilerek iktisap ettiğinin yahut iktisabında kötüniyetli/ağır kusurlu olduğunun ispatına bağlıdır. Dosya kapsamında, dava konusu senedin TTK m.776 anlamında bono niteliğini haiz olduğu, senedin lehtara teslim edildiği ve sonrasında ciro yolu ile davalıya devredildiği anlaşılmaktadır. TTK m.686 uyarınca, kambiyo senedini elinde bulunduran kimse, son ciro beyaz ciro olsa dahi, hakkının müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır.Dosya kapsamına göre, 7.11.2017 tarihli ek protokol içeriğinde, 31.10.2017 tarihli protokolde 360.000 TL de mutabık kalındığı,İş Makinesinin Bedelinin yapılan müzakereler sonrası 100.000.-EURO (460.000.-TL) + KDV olarak değerlendirildiği,Makinenin Noterden 360.000.-TL Bedelle Satışı yapılarak aradaki 100.000.-TL Bedelinde Makine Satış Aksesuar + Kova olarak ilave Fatura kesildiği , bu tutarın toplam 460.000.-TL +KDV=496.800,00 TL olarak değerlendirilerek, 360.000.-TL Borç ile arasında kalan fark olan 136.800.-TL senet alındığı,Noter Satışı ve Noter Satışına istinaden Faturası ile Aksesuar ve Kovası karşılığında İlave Faturasının kesildiğinin belirtilerek taraflarca imza edilmiştir. Bu durumda, dava konusu senedin iş makinesi devrinin sağlanması için verilmiş bir teminat senedi olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığı,senedin aksesuar ve kova satışına ilişkin borca karşılık verildiğinin protokol içeriğinden anlaşıldığı bu ticari işlem için düzenlenen faturalara dair BA/BS bildirimlerinin yapıldığı dikkate alındığında senedin bu fatura borcuna karşılık düzenlendiği ,aksinin yazılı delil ile ispatının bulunmadığı, davalının senedi ciro silsilesi ile iktisap ettiği ve yetkili hamil sıfatını haiz olduğu, davalının senedi kötüniyetle iktisap ettiğine veya iktisabında ağır kusurlu olduğuna dair iddianın da ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır. İlk derece mahkemesince, dosyadaki deliller değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup, istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2023 tarih ve 2020/525 E. 2023/917 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2026