İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ülke çapında birçok şehirde anlaşmalı olduğu şirket eliyle yüze yakın ... anlaşması bulunan ve "..." markasının TPE nezdinde sahibi olan şahıs olduğunu, markanın 03.12.2008 tarihli ... başvuru numaralı, 05.05.2014 tarihli, ... başvurum numa…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1914 Esas KARAR NO : 2026/271 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 28/09/2023 NUMARASI : 2022/78 E. - 2023/189 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ülke çapında birçok şehirde anlaşmalı olduğu şirket eliyle yüze yakın ... anlaşması bulunan ve "..." markasının TPE nezdinde sahibi olan şahıs olduğunu, markanın 03.12.2008 tarihli ... başvuru numaralı, 05.05.2014 tarihli, ... başvurum numaralı, 16.07.2018 tarihli, ... başvuru numaralı 21.02.2020 tarihli, ... başvuru numaralı olduğunu ve kurama kararı bulunan bir marka olduğunu ve hak sahibi olduğunu, davalının ... markasını kendi adına tescil ettirmiş olsa da bu markayı kullanmadığını tescil edilen ancak kullanılmayan markaların iptaline karar verilmesinin hakkaniyete uygun olacağını, davalının ... markasının sahibi olsa da bugüne dek ilgili sektörde hiçbir şekilde işletme sahibi olmadığını halen de sektörde giriş yapmak için adım atma gayesinin bulunmadığını, müvekkilinin ülke çapında geniş bir bilinirliğine sahip olduğunu, tüketiciler tarafından fazla ilgi ve rağbet gördüğünü tüketiciye alternatif hizmetler sunduğunu, ilgili markanın üstün başarılarından dolayı da ülke ekonomisine fazla katkısının bulunmadığını, kullanmama sebebine dayanan iptal davalarında mahkemelerin her bir olay bazında özgün değerlendirmeler yaparak ciddi kullanımı araştırdıklarını, beyan ederek davalı adına kayıtlı bulunan "..." isimli farklı tarihlerde tescil edilmiş markaların tümünün (... ve ... başvurumu nolu) "kullanılmama" nedeni ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının tescilli markasını kullanma yükümlülüğü bulunmadığından SMK'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra da henüz 5 yıllık süre dolmadığından davacının davasına itibar edilemeyeceğini, dava konusu markanın Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilinde marka kaydında da müvekkilinin adresi İstanbul olup huzurda ikame edilen dava bakımından yetkili mahkemenin İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, markanın kullanılmasına engel oluşturan ve marka sahibinin iradesinden bağımsız olarak doğan koşulların markanın kullanılmaması için geçerli nedenler olarak kabul edilmesi gerektiğini, dava dışı ...'nın tescil ettirdiğini, ... Tescil No'lu "..." markası, müvekkil ... tarafından 10.04.2018 tarihinde devralınmış olup Türk Patent Enstitüsü nezdinde müvekkil adına 43.sınıf emtia ve hizmetlerde tescilli markanın "hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden terkinine" yönelik İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi dosyası derdest olduğunu, müvekkilinin kullanımına ilişkin kayıtlar ortaya konulacak olup müvekkilin aktif kullanımının anılan hukuki nedenlerle sekteye uğradığını, bu itibarla müvekkilin devir aldığı dava konusu markayı kullanmamasının haklı bir nedene dayalı olduğunun kabulü ile davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Dava konusu markaların kullanılmama dolayısıyla iptal şartlarının oluşmadığını ispat yükünün davalı marka hakkı sahibinde olduğu, davalı tarafça tescilli markasının tescilli olduğu mal ve hizmetlerde tescil edildiği, dava tarihine kadar ciddi ve etkin bir şekilde kullanıldığının ispatlanamadığı, SMK'nun 26/1 ve 9/1. maddesinde belirtilen iptal koşullarının mevcut olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -davacının müvekkili adına kayıtlı bulunan "..." isimli farklı tarihlerde tescil edilmiş markaların tümünün (... ve ... başvurumu nolu) "kullanılmama" nedeni ile iptaline karar verilmesini talep ettiğini, Mahkemenin Davalı tarafın markanın kullanımını inceleyebilecek resmi defter ve kayıt sunmaması sebebi ile markanın kullanım incelemesi yapılamadığına dair görüş bildirir bilirkişi raporlarını dayanak kabul ederek, Markanın tescilli olduğu mal ve hizmetlerde ciddi ve etkin bir şekilde kullanıldığını ispat yükünün müvekkili üzerinde olmasını gerekçe göstererek davanın kabulüne karar verdiğini, dosya içerisinde mevcut beyanlarında marka kullanımına ilişkin belge ve evrak sunulamamasının nedeninin dava dışı ... ile müvekkili arasında derdest İstanbul Anadolu 2. FSHHM' sinin 2019/94 esas sayılı davasında marka hakkında verilmiş tedbir kararı bulunmasından ileri geldiğini, tedbir kararı mevcutken kullanım ispatının aranmasının hukuka aykırılık yaratacağını belirttiklerini, Mahkemenin İstanbul Anadolu 2. FSHHM' sinin 2019/94 esas sayılı davasının sonucunun beklenmesine yer olmadığına karar verilerek hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu, -SMK'nın 9/1 maddesinde, "haklı bir sebep olmadan kullanılmayan" ibaresi bulunduğundan, markanın kullanılmaması haklı bir sebebe dayanıyor ise artık iptaline karar verilemeyeceğini, markanın kullanılmasına engel oluşturan ve marka sahibinin iradesinden bağımsız olarak doğan koşulların markanın kullanılmaması için geçerli nedenler olarak kabul edilmesi gerektiğini, (Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, Eylül 2018, İstanbul, s. 973), Dava dışı ...'nın tescil ettirdiği ... Tescil No'lu "..." markasının, müvekkili ... tarafından 10.04.2018 tarihinde devralınmış olduğunu, Türk Patent Enstitüsü nezdinde müvekkili adına 43.sınıf emtia ve hizmetlerde tescilli markanın "hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden terkinine" yönelik İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi dosyası derdest olduğunu, işbu dava dosyası kapsamında mahkemece 01.04.2019 tarihinde davacı tarafça iptali talep olunan ... Başvuru No'lu ... markası hakkında ihtiyati tedbir kararı verildiğini, müvekkilinin aktif kullanımının anılan hukuki nedenlerle sekteye uğradığının, müvekkilinin devir aldığı dava konusu markayı kullanmamasının haklı bir nedene dayalı olduğunun kabulü ile davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi gerektiğinden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli ... ve ... tescil numaralı "..." markalarının davalı tarafça tescil tarihinden bu yana ciddi ve etkin bir şekilde kullanılıp kullanılmadıkları, davalının markayı kullanmamasının haklı bir nedenden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, markaların bu nedenle iptaline karar verilip verilemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ... ... markasının 05, 29 ve 43. Sınıflarda 16/09/2009 tarihinde, ... ŞEKİL markasının 43. Sınıfta 19/03/2015 tarihinde, ... tescil numaralı ... markasının 29 ve 43. Sınıflarda tescil işlemlerinin halen devam ettiği, ... tescil numaralı ŞEKİL markasının 43. Sınıflarda 02/11/2020 tarihinde davacı adına, ... ... markasının 43. Sınıfta tescil işleminin devam ettiği, ... tescil numaralı ... markasının 43. Sınıfta ... tarihinde davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, marka uzmanı ... ve muhasip bilirkişi ...' ın 09/05/2023 tarihli heyet raporunda; davalının 22.07.2011--16.02.2022 tarihleri arasındaki defter ve belgeleri incelenerek ... tescil numaralı markasını tescilli olduğu mal ve hizmetlerde ciddi ve etkin şekilde kullanıp, kullanmadığına dair rapor alınmasına istenmiş, davalı vekilince dava konusu markayı şahsi olarak kullanımına ilişkin bilirkişi incelemesine sunulabilecek bir ticari kayıt bulunmamaktadır şeklinde beyanda bulunulmuştur. Davalı tarafın markanın kullanımını inceleyebilecek resmi defter ve kayıt sunmaması sebebi ile markanın kullanım incelemesi yapılamadığına dair görüş bildirmişlerdir. Markanın tescilinden itibaren sahibi tarafından fiilen kullanılması yükümlüğü söz konusu olup kullanmama yaptırama bağlanmıştır. 6769 sayılı SMK 'da markanın kullanılmaması iptal nedeni olarak düzenlenmiştir. SMK 26/1-a göndermesi ile aynı yasanın 9/1 maddesinde " Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir." hükmü getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince markanın ciddi şekilde kullanıldığının, kullanma yükümlülüğünün yerine getirildiğinin kabulü için tescilli olduğu tüm sınıf ve alt sınıflarda kullanılmış olması gereklidir. Zira markanın benzer olsa bile kullanılmadığı mal ve hizmetler yönünden kullanım şartı gerçekleşmiş olmaz. Sadece fiilen kullanıldığı alanla sınırlı olarak kullanım yükümlülüğünün yerine geldiği kabul edilir. Ayrıca yasal düzenlemede getirilen "ciddi kullanımın" her olayın özelliğine göre değerlendirilmesi ve özellikle tescilli olduğu alanda pazar payı yaratma, arttırma, koruma ve sürdürmek için yeterli şekilde ticari faaliyet yürütüp yürütmediği dikkate alınmalıdır. Olumsuz vakıaların ispatının davacıya düşmemesine ilişkin genel hukuk ilkesi uyarınca yargılama konusu markayı tescilli olduğu tüm emtialarda kullandığının ispat yükü markayı kullandığını ileri süren marka sahibine aittir. 5 yıllık kullanım süresi dava tarihinden geriye doğru 5 yılı kapsar. SMK 26/4 maddesine göre; "Markanın, beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarih arasında tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmış olması hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine ilişkin iptal talepleri reddedilir. İptal talebinde bulunulacağı düşünülerek kullanım gerçekleşmişse talebin Kuruma sunulmasından önceki üç ay içinde gerçekleşen kullanım dikkate alınmaz." hükmü düzenlenmiştir. Davalı tarafça, ... Başvuru No'lu ... markası ile ilgili olarak İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde hükümsüzlük davasının görüldüğünü, dosyası derdest olduğunu, işbu dava dosyası kapsamında mahkemece 01.04.2019 tarihinde davacı tarafça iptali talep olunan ... Başvuru No'lu ... markası hakkında ihtiyati tedbir kararı verildiğini, aktif kullanımının anılan hukuki nedenlerle sekteye uğradığını, markanın kullanılmamasının haklı bir sebebe dayanması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde verilen ihtiyati tedbir kararı incelendiğinde, davalıya ait markanın 3. Kişilere devrinin engellenmesi yönünde tedbir kararı verildiği, tedbirin markanın kullanılmasın engeller nitelikte olmadığı ayrıca ilgili markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan davada, mahkemece davalı markasının tescilli olduğu 43. Sınıfta " Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Hayvan bakım hizmetleri" bakımından kısmen hükümsüzlük kararı verildiği, İstanbul Anadolu 2. FSHHM' sinin 2019/94 esas sayılı Mahkeme kararının İstanbul BAM 44. HD. 2022/1648 E. 2025/544 K. Sayılı kararı ile esastan reddine karar verildiği, kararın YARGITAY 11. HD.2025/2756 E. 2025/7358 K. Sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, ... Başvuru No'lu ... markasının kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiş olması nedeniyle, hükümsüzlüğüne karar verilen sınıflar yönünden iptal davasının konusuz kaldığı, bu sınıflar yönünden, karar verilmesine yer olmadığına, hükümsüzlük kararı verilmeyen 43. Sınıfta "Geçici konaklama hizmetleri (Gündüz bakımı, kreş hizmetleri)" yönünden ise davalının markayı kullandığının ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davaya konu ... sayılı marka yönünden ise tescilinin yapılmadığı, tescil edilmemiş marka yönünden iptal kararı verilemeyeceği davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından davalı istinaf isteminin re'sen gözetilen sebeplerle kısmen kabulüne, İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 28/09/2023 tarih, 2022/78 E., 2023/189 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin re'sen gözetilen sebeplerle KABULÜ ile, 2-İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 28/09/2023 tarih, 2022/78 E. 2023/189 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Açılan davada, ... Başvuru No'lu "..." markasının, kısmen hükümsüzlüğüne karar verilen, 43. Sınıfta " Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Hayvan bakım hizmetleri" alt sınıfında iptal talebi konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, ... Başvuru No'lu "..." markasının tescili devam eden 43. Sınıfta "Geçici konaklama hizmetleri (Gündüz bakımı, kreş hizmetleri)" alt sınıfları yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı markasının İPTALİNE, karar kesinleştiğinde TPMK'ya bildirilmesine,-... sayılı marka yönünden açılan davanın REDDİNE, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile 672,70 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 33,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 4.160,10- TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 2.080,05-TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Davada kabul edilen kısım ve konusuz kalan kısım yönünden haklılık durumu dikkate alınarak, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/d-... sayılı marka hükümsüzlüğü yönünden verilen red kararına göre, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 189,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 927,50 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026