İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 01/04/2026 YAZILDIĞI TARİH: 02/04/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/854 Esas 2024/374 Karar sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ...'ın Kaski Genel Müdürlüğünün ... numaralı su abonesi olduğunu, davalı borçlunun müvekkili şirkete 19.036,10-TL ödenmeyen s…
T. C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/187 KARAR NO: 2026/560 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/04/2024 NUMARASI: 2023/854 Esas 2024/374 Karar DAVANIN KONUSU: İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 17/11/2022 İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 01/04/2026 YAZILDIĞI TARİH: 02/04/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/854 Esas 2024/374 Karar sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ...'ın Kaski Genel Müdürlüğünün ... numaralı su abonesi olduğunu, davalı borçlunun müvekkili şirkete 19.036,10-TL ödenmeyen su faturalarının bulunduğunu, davalının aboneliğinin iş yeri aboneliği olduğunu, ödenmeyen borç için davalı hakkında 09/03/2022 tarihinde MTS/İcra ... takip numaralı dosya ile takip başlatıldığını, davalı/ borçlunun itiraz ederek takibi durdurduğunu, yapılan itirazın kötü niyetli olduğunu, borçlunun itirazının iptaline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin de karşı tarafında da tacir olduklarını, davanın görevli mahkemede açılmadığını beyan ederek, davanın dava şartı yokluğundan reddini, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve kötüniyetli açılan davanın reddini, alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Yetkisizlik kararı verildiği ve Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın yetkili İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde yetkili mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, karar verildiği görüldü. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı taraf ile hiç bir şekilde ticari ve fiili ilişkisinin bulunmadığını, aralarında da her hangi bir sözleşme yada anlaşma olmadığını, birbirlerini tanımadıklarını, müvekkilinin karşı tarafa da borcunun bulunmadığını, müvekkili hakkında takibi yapan İstanbul 37. İcra Dairesi değil müvekkil hakkında icra işlemlerini yapan dolayısıyla kanundaki "takibi yapan icra dairesi" Kayseri Genel İcra Dairesi olduğunu ve dolayısıyla yetkili yerin de Kayseri Mahkemeleri olduğunu belirterek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; cebri icra baskısı altında ödenen bedelin istirdatı istemine yöneliktir. Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/04/2024 tarih 2023/854 Esas 2024/374 Karar sayılı kararı ile davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür. Uyuşmazlık, haksız hacizden, diğer bir deyişle haksız eylemden kaynaklanmaktadır. 2004 sayılı Kanun “Menfi tesbit ve istirdat davaları” başlıklı 72 nci maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir:“Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.” 2004 sayılı Kanun “Alacaklar ve üçüncü sahış elinde haczedilen mallar hakkında” başlıklı 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:“Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir.” 6100 sayılı Kanun’un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” 6100 sayılı Kanun'un “Yetki itirazının ileri sürülmesi” başlıklı 19 uncu maddesi şöyledir: “(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.” Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca üçüncü şahıslar tarafından açılan menfi tespit davaları ise üçüncü şahsın yerleşim yeri mahkemelerinde de açılabilir. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirtilerek genel yetkili mahkemelerin yetkisi düzenlenmiş olup menfi tespit ve istirdat davalarında yetki kesin değildir. Bu davalarda kesin yetki kuralı bulunmadığından 6100 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez. Kesin yetki halinin kuralının bulunmadığı ve birden fazla genel ve özel yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı davasını, bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir. Somut olayda, dava tarihi itibarıyla yerleşim yeri .../KAYSERİ olan davacının davayı, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına uygun olarak yerleşim yerinin bulunduğu Kayseri Mahkemelerinde açarak yetkili mahkemeyi seçmiş olduğu anlaşıldığına göre uyuşmazlığın, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Yukarıda izah edilen sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/3.maddesi uyarınca kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmak üzere mahkemesine gönderilerek mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/3 maddesi gereğince KABULÜ ile, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/854 Esas, 2024/374 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-) Davanın yukarıda gerekçe bölümünde belirtilen hususlar değerlendirilerek yeniden görülmesi için dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE, 3-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde istinaf kanun yoluna başvurana iadesine, 4-) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-) İstinaf yargılaması bakımından istinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine, 7-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK'nın md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK md. 353/1-a/3 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK md. 353/1 - a, 362/1 - g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01/04/2026