T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/470 KARAR NO : 2025/1749 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/542 KARAR NO : 2022/987 DAVA TARİHİ : 08/09/2021 KARAR TARİHİ : 29/12/2022 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 31.12.2025 KARARIN YAZ. TARİHİ : 31.12.2025 Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.12.2022 tarih…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/470 KARAR NO : 2025/1749 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/542 KARAR NO : 2022/987 DAVA TARİHİ : 08/09/2021 KARAR TARİHİ : 29/12/2022 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 31.12.2025 KARARIN YAZ. TARİHİ : 31.12.2025 Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.12.2022 tarih ve 2021/542 Esas, 2022/987 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında 23.08.2019 tarihinde 2019/253647 İhale Kayıt numarası ile ... A.Ş bünyesinde eksiklikleri bulunan toplam 36 istasyonda görme engelli erişimi hissedilebilir yüzey montaj ve malzeme dahil yapım işine ait sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 6.1 ve 6.2 Sözleşmenin Türü ve Bedeli başlıklı maddesinde “Bu sözleşme, birim fiyat sözleşme olup ihale dokümanında yer alan kesin projeye/projelere ve bunlara ilişkin mahal listeleri ile birim fiyat tarifelerine dayalı olarak, İdarece hazırlanmış birim fiyat teklif cetvelinde yer alan her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için yüklenici tarafından teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan tutarların toplamı olan 208.875,60 TL bedel üzerinden akdedilmiştir.” “Yapılan işlerin bedellerinin ödenmesinde, birim fiyat teklif cetvelinde yüklenicinin teklif ettiği ve sözleşme bedelinin tespitinde kullanılan birim fiyatlar ile varsa sonradan tespit edilen yeni birim fiyatlar esas alınır.” Şeklinde düzenlendiğini, davalı tarafından 26.09.2019 tarih DY.0573/09-19 sayılı müvekkili şirkete gönderilen yazıda belirtildiği gibi davalı şirket ile yapılan 16.09.2019 tarihli toplantıda uygulanacak malzemelerin belirlendiğini, şartnamede belirtilen yapıştırmalı ürünlerin büyük bir kısmının dış alan olması nedeni ile uygun olmadığının kamalı tabir edilen ürünlerin monte edilmesi gerektiğinin bildirilmesine rağmen davalı şirket yetkililerinin yapıştırmalı uygulamanın yanlış bir uygulama olduğu fakat kurumun bu şekilde olmasını uygun gördüğünü ve bu şekilde yapılması gerektiğini müvekkili şirket beyan ettiğini, müvekkili şirketin de talep ve şartname konusunda işi yaptığını, yapılan işler ile ilgili oluşturulan whatsup grubu üzerinden bilgi portalı oluşturularak işin yapımına dair her anın paylaşıldığını, müvekkili şirketin 01.10.2019 tarihli işin bitimini bildirir dilekçesine istinaden davalı şirket tarafından 02.10.2019 tarihli DY 993/10-19 sayılı gönderilen cevap yazısında Aliağa, Biçerova, Hatundere, Menemen, Halkapınar, Alsancak, Salhane, Bayraklı, Develi, Tekeli, Kuşçuburun, Pancar, Torbalı, Tepeköy toplam 14 istasyonda işin yapılmadığını ve buradaki eksikliklerin giderilmesi hususunda müvekkil şirkete ihtarname gönderdiğini, müvekkili şirketin cevap olarak 09.10.2019 tarihli 1750 evrak kayıt numaralı cevap yazısında Torbalı, Salhane, Belevi, Tepeköy, Pancar, Alabey, Devli istasyonları haricinde 29 istasyonda çalışma yapıldığı ve bu çalışmanın sözleşmede belirtilen metrajın üzerinde olduğunun bildirildiğini, kaldı ki davalı şirketçe metraj fazlalığının olduğu, bu fazlalığın işin ihaleye çıkmasından önce yapılan ölçümler sebebiyle gerçekleştiği ve ihale sonucu açıklanıp sözleşme imzalanması sürecine kadar geçen zamanda eksikliklerin artmış olabileceğinin sözlü olarak iletildiğini, görüşme ve yazışmalar sonucunda 16.10.2019 tarih ve 1773 evrak numarası müvekkili şirketin vermiş olduğu çizelgede hangi ürünün hangi istasyonda ne kadar yapıldığı sözleşme gereğince yapılması gerekenle kıyas yoluyla sunulduğunu, davalı şirket tarafından herhangi bir dönüşün olmadığını, 02/10/2019 tarihinde geçici kabul tutanağının tutulduğunu ve herhangi bir eksiklik tespit edilmediğini, işlerin tamamlanması ve komisyonca kabul tutanağının düzenlenesine müteakip ... A.Ş 36 İstasyon Görme Engelli erişimi hissedilebilir yüzey montaj ve malzeme dahil yapım işi için 28.10.2019 düzenleme tarihli A65267 seri numaralı, KDV dahil 246.473,20 TL bedelli fatura kesildiğini, sözleşmenin ödeme yeri ve başlıklı 11. Maddesinde “ Bu iş için sözleşme bedeli üzerinden; ödemeler aylık hakedişler olarak yapılacaktır. yüklenici her ayın sonunda o ayın üretimini gösteren hak ediş raporunu idareye sunacak idare 15 gün içerisinde raporu gerekli düzeltmeleri ile birlikte onaylayarak geçici kabulü yapacaktır. yüklenicinin keseceği aylık hak ediş faturasına istinaden hak ediş ödemeleri geçici kabul tarihinden itibaren 15 gün içerisinde fatura toplam tutarının %95’i yüklenicinin vereceği banka hesabına ... a.ş muhasebe şefliği tarafından eft yapılacaktır. kalan %5’lik ödeme kesin kabule müteakip 15 gün sonraki ilk salı günü yüklenicinin vereceği banka hesap numarasına eft yapılacaktır.“ şeklinde kararlaştırıldığını ancak sözleşmedeki geçici kabulden sonra %95’inin ödeneceği davalıca kabul ve taahhüt edilmişse de davalı şirketçe bu edimin yerine getirilmediğini, ödemeye ilişkin yapılan görüşmelerden bir sonuç alınamadığını, ödeme yapılacağına dair söylenen tarihlerin sürekli ertelendiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete 09.01.2020 tarihinde ihtarname gönderildiğini, yapılan sözleşme gereğince almaya kazandığı hizmet bedeli olan 246.473,20 TL’nin kayıtlarında bulunan hesaplarına ihtar tarihinden itibaren 1 iş günü içerisinde ödenmesinin ihtar edildiğini, ihtarname akabinde davalı şirket tarafından 14.01.2020 tarihinde 100.000,00 TL ödeme gönderildiğini ancak bakiyenin ödenmediğini, bu hususta İzmir valiliğine şikayette bulunulduğunu, 03.02.2020 tarih DY.0117/02-20 kayıt nolu yazıda belirtilen konu ile ilgili 21.02.2020 tarih ve 314 evrak kayıt numaralı yazısına cevap verdiğini ancak davalı şirketten geri dönüş gelmediğini, ödemenin yapılmaması üzerine toplamda 246.473,20 TL asıl alacak fatura bedelinden %5 kabul kesintisi 12.323,66 TL ve yapılan ödemeler toplamı 133,042,35 TL’yi mahsup ederek 101.107,19 TL üzerinden 26.06.2020 tarihinde Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü’nün 2020/1872E. sayılı icra takibi başlattığını, davalının takibe kötü niyetle itiraz ettiğini, müvekkilinin takip başlatacağını öğrenen davalının 55.000,00-TL EFT yaptığını, bu ödemenin müvekkilince takipten sonra öğrenildiğini, arabuluculuk görüşmesinden herhangi bir sonuç elde edilemediğini beyanla davanın kabulüne, Borçluların haksız itirazının iptaline ve duran takibin devamına, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak koşuluyla şimdilik itiraz edilerek durdurulan icra dosyasına konu asıl alacak ile bu alacağa 09.01.2020 tarihli ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizinin, diğer alacakların takibin durdurulduğu 03.07.2020 tarihinden itibaren ve bunlara işletilecek ticari faiz ile davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, Likit alacağa haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itiraz nedeni ile davalı şirketin %20 den aşağı olmamak şartı ile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkili davalı şirketin hizmet aldığı ilk yüklenici şirket tarafından yapılan işlerin garanti süresi içerisinde yüzeyden ayrılma, dökülme yapması üzerine eski yüklenici tarafından (ki ....Şirketi ünvanlıdır)sözleşmesinin garanti maddesi kapsamında işbu yüzeyden ayrılma ve dökülmelerin giderilmemesi üzerine, işbu yüklenicinin sözleşmedeki garanti taahhüdüne istinaden tamirini yapması gereken alanlar müvekkili davalı şirket teknik elemanlarınca hesaplandığını, hesaplamalarda bulunan metrekare üzerinden tamiratın önceki yüklenici nam ve hesabına yapılması için ihale açıldığını ve ihale sonucunda davacı ile görme ve işitme engelliler için hissedilebilir yüzey, kabartma harita, küpeşte uyarısı, engelli çağrı butonu ve akıllı işitme sistemleri alımı ve montajına ilişkin 2019/253647 numaralı 12.06.2019 tarihli ihale gereği 23.08.2019 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği davacının müvekkiline ait 36 adet ... istasyonuna teknik şartnameye uygun olarak malın teslim ve montajını yapmış olması gerektiğini, sözleşme imzalama aşamasında ve işleme başlanmadan önce konunun açıklandığını ve istasyon alanlarından başlanmak üzere ihale konusu 36 adet istasyonda tamiratın peronlara öncelik verilerek başlanması ve tamamlanmasının öneminin vurgulandığını, sözleşme kapsamında belirlenen metrekare tamamlanmadan peronların tamamlanması halinde işveren yetkili elemanları ile mutabakat tesis edilerek peronlar dışındaki alanlardan yapılabilecek olanların belirlenmesi yoluyla sözleşmede belirlenen metrekare tamamlanıncaya kadar ortak olarak seçilen alanlarda faaliyetin devam etmesi gerektiğinin açıklandığını, ancak davacı şirketin müvekkili şirket yetkililerine bildirmeksizin uyarılmamış gibi sözleşmede belirlenen 36 adet istasyon tamamlanmadan sözleşmenin gereklerini yerine getirdiğini iddia ederek sözleşme bedelinin tamamının ödenmesini talep ettiği, yapılan görüşmelerde davacı yüklenici şirketin 36 adet istasyonda peronlardan başlamak üzere imalat yapmadığı ve müvekkili davalı şirketin talimatına aykırı hareket ettiğinin anlaşıldığını, sözleşme gereklerini tam olarak yerine getirmediği gibi ayıplı imalat yapmasına rağmen müvekkili davalı şirket aleyhine haksız olarak icra takibatı başlattığını, nitekim, ayıplı imalat yapıldığına dair İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/150 Değişik İş Dosyası kapsamında delil tespiti talebinde bulunulduğunu ve yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda Develi, Tekeli, Pancar, Kuşçuburnu, Torbalı ve Tekeli İstasyonlarında davacı yüklenici firma tarafından hiçbir imalat yapılmadığı, Bayraklı, Salhane, Halkapınar, Alsancak, Hilal, Kemer, Şirinyer, Koşu, İnkılap, Semt Garajı, Esbaş, Gaziemir, Sarnıç, ve Cumaovası istasyonlarında ise “ayıplı imalat” olduğunun tespit edildiğini, sadece bu istasyonlar dikkate alındığında dair sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi nedeni ile müvekkili şirketin 140.348,92 TL alacağının olduğunun heyet tarafından tespit edildiğini, diğer istasyonlara ilişkin tespitlerin yapılmasından sonra alacak miktarının artmasının muhtemel olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı davacı şirketin iddia ettiği fatura alacağına karşılık İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/150 Değişik İş dosyasında tespit edilen şimdilik 140.348,92 TL yönünden takas-mahsup talebinde bulunduklarını, davacının alacağı olmadığı gibi müvekkili şirkete borçlu olduğunu, Sözleşmede Montaj işletmeye alma eğitim bakım onarım yedek parça gibi destek hizmetlerine ait şartlar Başlıklı 16. Maddesinde “İşin uygulaması sırasında İDARE tarafından belirlenen en az üç personele isteklinin yetkili mühendisi tarafından uygulamalara dair eğitim verilecektir. Hissedilebilir yüzeyler üretim hatalarına karşı teslim tarihinden itibaren üç yıl garanti kapsamında olmalıdır. Hissedilebilir yüzeylerin uygulama işlemi uygulama hatalarına karşı uygulama tarihimden itibaren 3 yıl garanti kapsamı altında olmalıdır. Tüm ürünler, yapılacak uygulamalardan sonraki süreçte malzemelerin üretim hatalarından kaynaklı sorunların karşı uygulanmaların kesin tarihinden itibaren ihale dokümanlarında aksi belirtilmedikçe en az üç yıl süre ile garantili olacaktır. Aksilikler, yıpranmalar, sökülmeler, çıkmalar bedelsiz olarak 3 iş günü içerisinde yüklenici tarafından değiştirilecektir.” Hükmünün yer aldığını, davacının müvekkilinin istasyonlarına monte ettiği görme engelli hissedilebilir yüzeylerin montajdan sonra 3 sene içinde meydana gelebilecek her nevi zararı bedelsiz onarmakla mükellef olduğunu bu nedenle henüz sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediğini beyanla davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ. İlk derece mahkemesinin 29.12.2022 tarih ve 2021/542 Esas, 2022/987 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Taraflar arasında imzalanmış bulunan eser sözleşmesi kapsamında davacının edimlerini tam olarak yerine getirmediği, davalı tarafından yapılan ödemeler ve davacı tarafça yerine getirilen edimler değerlendirildiğinde ise, davacının alacaklı değil tam tersine davalının fazla ödeme yaptığının tespit edildiği anlaşılmakla, dosyada bulunan deliller, tarafların iddia ve savunmaları ile bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davacının davasının reddine, davacının davalı aleyhine sırf kötü niyetli olarak takip yaptığı tespit edilemediğinden ve koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine'' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 03.02.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Huzurdaki davanın, davacı yüklenici ile davalı işveren arasında, 23.08.2019 tarihinde teklif birim fiyat usulü ile imzalanan, ... A.Ş. bünyesinde yer alan toplam 36 adet istasyonda, görme engellilerin erişimi için hissedilebilir yüzey montajı işine ait ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin itirazın iptali davası olduğunu, -Dava dilekçelerinde de beyan edildiği üzere ihale ile alınan iş, davalı şirket ... A.Ş. tarafından öncesinde başka bir şirkete ihale edildiğini, o şirketin işin belirli bir kısmını yapıp (ayıplı) gerisini tamamlamayınca tekrar ihaleye çıkılarak o şirket nam ve hesabına müvekkili şirkete ihale edildiğini, -Davalı ... A.Ş tarafından 26.09.2019 tarih DY.0573/09-19 sayılı müvekkil şirkete gönderilen yazıda belirtildiği gibi davalı şirket ile yapılan 16.09.2019 tarihli toplantıda uygulanacak malzemeler belirlendiğini, her ne kadar şartnamede belirlenen yapıştırmalı ürünlerin yapılacak alanının büyük bir kısmının dış alan olması sebebiyle randıman alınamayacağı ve akabinde yaşanacak problemlerden bahisle uygulanacak malzeme yerine (KAMALI) olarak tabir edilen zemine dübel ile çakılarak monte edilmesinin daha uzun ömürlü ve sorunsuz olacağı hatta bu işleminde yapılabileceği müvekkili şirketçe bildirilmişse de davalı şirket yetkilileri yapıştırmalı uygulamanın yanlış bir uygulama olduğu fakat kurumun bu şekilde olmasını uygun gördüğünü ve bu şekilde yapılması gerektiğini müvekkili şirkete dikte ettiğini, -Müvekkili şirketin de davalı yanın istediği şeklide söz konusu işleri şartnameler kapsamında yapıştırma usulüne göre yaptığını, ayrıca yapım işlemi sırasında sürekli kurum kontrolleri ve müvekkili firma uygulama ekibi ile oluşturulan Whatsap grubu üzerinden resim, video vd. hususlarda bir bilgi portalı oluşturulduğunu, işin yapımı ve buna dair her türlü bilgi anında paylaşıldığını, -Tüm bunlar akabinde müvekkili şirketin 01.10.2019 tarihli işin bitimini bildirir dilekçesine istinaden davalı şirket tarafından 02.10.2019 tarihli DY 993/10-19 sayılı gönderilen cevap yazısında Aliağa, Biçerova, Hatundere, Menemen, Halkapınar, Alsancak, Salhane, Bayraklı, Develi, Tekeli, Kuşçuburun, Pancar, Torbalı, Tepeköy toplam 14 istasyonda iş yapılmadığını ve buradaki eksikliklerin giderilmesi hususunda müvekkili şirkete ihtarname gönderdiğini, -Müvekkili şirketin iş bu davalı şirket tarafından gönderilen ihtarnameye cevap olarak 09.10.2019 tarihli 1750 evrak kayıt numaralı cevap yazısında Torbalı, Salhane, Belevi, Tepeköy, Pancar, Alabey, Devli istasyonları haricinde 29 istasyonda çalışma yapıldığı ve bu çalışmanın sözleşmede belirtilen metrajın üzerinde olduğu bildirildiğini, kaldı ki davalı şirketçe metraj fazlalığının olduğu, bu fazlalığın işin ihaleye çıkmasından önce yapılan ölçümler sebebiyle gerçekleştiği ve ihale sonucu açıklanıp sözleşme imzalanması sürecine kadar geçen zamanda eksikliklerin artmış olabileceğinin müvekkili şirkete sözlü olarak iletildiğini, bu görüşme ve yazışmaların sonucunda 16.10.2019 tarih ve 1773 evrak numarası müvekkil şirketin vermiş olduğu çizelgede hangi ürünün hangi istasyonda ne kadar yapıldığı sözleşme gereğince yapılması gerekenle kıyas yoluyla sunulduğunu, davalı şirketçe müvekkili şirkete bir dönüş olmadığını, -Müvekkili şirketin, davalı şirketin yukarıda sayılan haksız sebepleriyle ve de aradan zaman geçmesi akabinde ödeme yapmaması, covid- 19 pandemisi sebebiyle ekonomik olarak zorlanması ve davalı şirketçe herhangi bir ödeme yapmaması sebebiyle toplamda 246.473,20 TL asıl alacak fatura bedelinden %5 kabul kesintisi 12.323,66 TL ve yapılan ödemeler toplamı 133,042,35 TL’yi çıkardığında kalan alacak olan 101.107,19 TL üzerinden 26.06.2020 tarihinde Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü’nün 2020/1872E. sayılı icra takibi başlattığını, -26.06.2020 tarihinde Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü’nün 2020/1872E. sayılı icra takibi başlatacağını öğrenen davalı şirketin bu sefer de kötü niyetli olarak 25.06.2020 tarihinde müvekkiline 55.000,00 TL EFT yaptığını, müvekkilinin iş bu yapılan EFT’den Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğünün 2020/1872E. sayılı dosyası açıldıktan sonra haberdar olduğunu, davalı şirketin başlatılan takibe kısmi borca itiraz talebinde bulunmadığını, 03.07.2020 tarihli borca itiraz dilekçesi ile “ Müdürlüğünüz dosyasından “... Şirketi” olarak gönderilen 7 örnek ödeme emri ile ilgili olarak; alacaklı şirkete müvekkilimizin böyle bir borcu yoktur. Bu nedenle borcun tamamına ( esas alacağa, işlemiş faize, faiz oranına ve tüm fer’ilerine ) itiraz ediyoruz. İtirazımız nedeni ile icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini saygılarımızla bil vekale talep ediyoruz. “ şeklinde haksız olarak itirazda bulunduğunu, iş bu hususta davalı şirketin haksız ve mesnetsiz olarak icra takibine itiraz ettiğini ve iş bu icra takibini durdurduğunu, kısacası, davalı şirketin işin sahibi olup hangi şirkete, hangi istasyonlarda, hangi işleri, ne kadar yaptırdığını bilebilecek konumdaki tek taraf olduğunu, ihaleyi verdiği bir önceki şirketin adını dahi gizli tutan davalı şirketin bir önceki şirket ile arasında yaptığı geçici ve kesin kabul belgeleri ile diğer yazışmaları işbu dosyaya sunmadığını, davalı şirketin, dosyaya sunduğu beyanlarında eski şirketin yaptığı işlere hiç değinmeyerek sanki işi başından beri müvekkiline ihale etmiş gibi bir kanıyı oluşturduğunu, müvekkilini kusurlu göstermeye çalıştığını, bu hususun 22.11.2022 tarihli bilirkişi raporundaki heyetin de gözünden kaçmadığını, fakat bilirkişilerin yalnızca eldeki belgelere göre inceleme yaptığından aleyhlerine bir sonuca vardıklarını, -Müvekkili şirketin yetkili ve çalışanları ile davalı şirket çalışanları arasında kurulan whatsapp grup mesajlarında; sökülmüş, bozulmuş yahut deforme olmuş işlerin kimin tarafından yapıldığının sık sık yazışma konusu olduğunu, idare adına işleri takip eden yetkilinin, deforme olan, bozulan işleri bizzat eski işler olduğunu mesajlarında açıkça kabul ettiğini, yine yazışmalarda müvekkili şirket adına "..., ...... ve ....." adlı yetkili ve ilgililer sökülen bozulan işlerin bir önceki şirket tarafından yapılan eski işler olduğunu onların ayıplı işlerini gidermeyeceklerini de belirttiklerini, onların bu irade açıklamalarına kurum yetkilisi kimi zaman sessiz kalarak kimi zamanda açıkça kabul ettiklerini, müvekkili şirketin eski yüklenici tarafından yapılan ayıplı imalatlarını gidermesi yönünde ek bir sözleşme yahut talep mevcut olmadığını, -Davacı yüklenici ile davalı işveren arasında, 23.08.2019 tarihinde teklif birim fiyat usulü ile imzalanan sözleşme kapsamında eski şirket tarafından yapılmış ayıplı imalatların giderilmesi hususunda müvekkiline yüklendiğini, bir edim yahut sorumluluk bulunmadığını, -Davalı ..... Şirketi ile müvekkil .... Şirketi arasında 23.08.2019 tarihinde 2019/253647 İhale Kayıt numarası ile ... A.Ş bünyesinde eksiklikleri bulunan toplam 36 istasyonda görme engelli erişimi hissedilebilir yüzey montaj ve malzeme dahil yapım işine ait sözleşme imzalandığını, bu konuda kusurın davalı yanda olduğunu, çünkü eski şirkete de aynı sözleşmeyi imzalattığını, yapıştırma tekniğinde ısrar etmiş akabinde imal edilen işler bozulunca ayıplı imalatı ilgili teknik personeline tespit ettirmediğini, müvekkilinin işe başladığı tarihten bilirkişi heyetinin keşfe gittiği tarihe ve hatta bugüne kadar eski işlerde deformasyonların devam etmesinin gayet olası olduğunu, dolayısı ile davalının zararının da büyüdüğünü, -Davalı işverenin idareye bağlı birçok şirkette olduğu gibi kendi kusurunun arkasına gizlendiğini, ortaya çıkan zarar sorumluluğunu almaya yanaşmadığını, -22.11.2022 tarihli bilirkişi raporundaki heyetçe de tespit edilen yerlerde yapılan ayıplı imalatların önemli bir kısmı müvekkili şirket tarafından yapılan işler olmayıp öncesinde ihaleyi alan şirkete ait ayıplı imalatlar olmasına karşın, söz konusu raporda toplamda hesap edilen ayıplı imalatların ne kadarının müvekkili şirketçe yapılan işlere ne kadarının işi daha önce yapan eski yükleniciye ait işler olduğuna dair bir değerlendirmede bulunulmadığını, tüm ayıplı imalatların acı faturası, pandemi zamanında ve tüm kısıtlı şartlara, malzeme ile işçilik temininde yaşanan büyük zorluklara rağmen müvekkili şirketten çıkarıldığını, tüm bunların üstüne müvekkili şirketin alacağını alamadığını, -Müvekkili şirketin yüklenici olarak işveren davalının talimatlarına uygun malzeme ve işçilik kullandığını, bununla birlikte, delillerin değerlendirilmesi de eksiktir zira; davalı işveren şirketin, müvekkili şirket tarafından yapılan işlerde ortaya çıkan ayıpları gidermesi yönünde davacıyı ihtar etmediğini, temerrüte düşürmediğini, aksine, icra dosyası açıldıktan ve yapılan itirazlar durdurduktan sonra bile ödeme yaptıklarını, davacı yüklenici tarafından işbu dava açılana kadar ayıplı imalatların tespit edilmediğini, bunun sebebinin ayıplı imalatların hangi şirket tarafından yapılan işlerde olduğunun tespitinin olanaksızlığından kaynaklandığını, -Davalı işveren şirketin baskısı ile açılış yapılacağından hareketle işin koordinasyonunun değiştirildiğini, sözleşmede yapılması istenen istasyonlarda sıralamaların yerleri değiştirilerek, önce perondan başlanıldığını, müvekkili şirket çalışanlarının peron yerine sıralamaya göre işi imal etmek istediklerinde karşı çıkıldığını, önceliğin oralara verilmesinin istendiğini, akabinde fazladan yapılan imalatlar doğduğunu, diğer istasyonlara gidilmediği için bunların tespitinin yapılamadığını, -Ayrıca delillerle sabit olup raporla da tespit edildiği üzere davalı işveren öncelikle peronların yapılıp eksik işlerin tamamlanması yönünde sahada çalışan müvekkili şirketin işçilerini talimat, emir ve direktife boğduğunu, davalı işverenin bir kamu kurumunun iktisadi işletmesi olmasından kaynaklı gücü karşısında müvekkili şirketin de mecburen talimatlara uyarak önceliği peronlara verdiğini, müvekkili şirketin, kendisine ait olmayan işlerdeki ayıpları kabul etmediğini, yerel mahkemece de tüm işi başından sonuna yapan ve yüzde yüz kusurlu olan yegane yüklenici olarak müvekkili şirketin görüldüğünü, -Dosyaya kazandırılan 07.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda da hatalı ve aleyhlerine tespitlerde bulunulduğundan söz konusu raporun dikkate alınmamasının gerektiğini, söz konusu raporunda kendilerine tebliğ edilmeden delil tespiti yapıldığını, müvekkili şirketin kanunen korunan hak ve menfaatlerini kati surette çiğnediğini ve hakkaniyet ilkesi gözetilmeksizin yalnızca tek tarafın menfaati gözetilerek hukuka aykırı bir delil tespiti yapıldığını, dosyadaki tüm bilirkişi raporlarına bakıldığında; mahkemeye ışık tutacak türden bir değerlendirme yapılmadığını, esaslı bir inceleme yapılmadan eksik incelemelerle direkt olarak tüm kusurun müvekkili şirkete yüklendiğini, -Yukarıda sayılan eksikliklere ilaveten bilirkişilerin istasyon sayısının fazlalığı ve farklı ilçelerde olmalarından sebepli istasyonların tamamını değil sadece bir kaç tane istasyonu incelediğini ve raporlarını sunduklarını, müvekkili şirkete fazlaya dair yaptırılan işlerle alakalı da bir tespit yapılmadığını, sunulan bilirkişi raporlarında bir kısım ayıplı imalatların tespit edildiğini, ancak ayıplı imalatların davacıya mı yoksa ihalenin verildiği bir önce ki firmaya mı ait olduğunun tespit edilemediğini, bu değerlendirme de raporda aynen ifade bulduğunu, müvekkilinin kendisine izafe edilmeye çalışılan ayıplı imalatları kabul etmediğini, -Müvekkili şirketin gerek eksik işler, gerek ayıplı imalatlar gerekse de diğer hususlarda izafe edilmeye çalışılan kusuru ne davalı tarafça ne de bilirkişi heyetince ispatlanamadığını, yerel mahkemenin de bilirkişi raporlarını dikkate alıp itirazlarını dikkate almayarak tüm eksik ve ayıplı imalatların giderildiğine dair ispat yükünü kendilerine bıraktığını, davanın reddi kararının isabetsiz olduğunu, Yukarıda arz ve izah olunan gerekçelerle ve re'sen gözetilecek nedenlerle; tehiri icra taleplerinin kabul edilerek karar kesinleşinceye kadar ilamın icrasının durdurulmasına, istinaf başvurularının kabulü ile Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/542E, 2022/987K, 29/12/2022 sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür. Davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında 23.08.2019 tarihli eser sözlemesinin yapıldığı, sözleşmenin konusunun davalı bünyesinde eksiklikleri bulunan toplam 36 adet istasyondaki miktarı teknik şartnamede belirtilen görme engelli erişimi hissedilebilir yüzey montaj ve malzeme dahil yapım işi olduğu, iş bedelinin 208.875,60 TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı yüklenici vekili, davacının eser sözleşmesi kapsamında edimlerini yerine getirdiğini, 02.10.2019 tarihinde yapım işleri geçici kabul tutanağı düzenlenerek yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu, herhangi bir eksiğin olmadığının tespit edilmesi üzerine 28.12.019 tarihli KDV dahil 246.473,20 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, davalı tarafça faturanın bir kısmının ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek eldeki itirazın iptali davasını açmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 480. maddesinde düzenlenen götürü bedelli sözleşmede, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorundadır. Kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde, iş bedelinin tamamı veya bir kısmı ödenmemiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu şekilde belirlenen iş bedeli yapılan ödemelerden az ise, iş sahibi fazla ödediği bedelin iadesini; fazla ise yüklenici ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsilini isteyebilir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 2020/2407 Esas, 2020/3033 Karar Sayılı İlamı). Davalı iş sahibi vekili ise, davacı yüklenicinin sözleşmeye konu 36 adet istasyonundaki peronlardan başlamak üzere imalat yapmadığını, eksik ve ayıplı imalat bulunduğunu, esas alacaklı olanın davalı iş sahibi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Somut olayda davacı yüklenicinin "montajı yapılan malzemelerde yaşanan bozulmaların yapıştırma yönteminin uygulanmasının iklim koşullarından kaynaklandığı, nem oranının düşük olduğu yaz aylarında uygulama yapılması gerektiği, kamalı (çakmalı) olarak yapılmasının daha uygun ve uzun ömürlü olacağının toplantıda dile getirildiği, ancak bunun uygun görülmediğinden montajı yapılan işlerin ayıplı olması hususunun davalı iş sahibinin kusurundan kaynaklandığını" iddia etmişse de taraflar arasında ihaleye esas belgeler ve imzalanan dökümanlara göre 4734 ve 4735 sayılı kanun kapsamında yayınlanan tip sözleşme ve idari şartnamelerin esas alındığı, davacı yüklenicinin sözleşmenin 8 inci maddesinde sayılan ve sözleşmenin ekleri arasında yer alan yapım işleri genel şartnamesinin 14. maddesi uyarınca ihale öncesi teknik teklif aşamasında veya sözleşmenin imzalanmasından sonraki 15 günlük inceleme süresi içinde davalı iş sahibine yazılı olarak başvurduğuna dair belgeyi dosyaya sunmadığı anlaşıldığından sökülen malzemeler konusundaki sorumluluğun davacı yükleniciye ait olduğu; bilirkişilerin tarafların yetkilileri ile birlikte yerinde inceleme yaparak hazırladıkları denetime ve hüküm kurmaya elverişli kök ve ek raporlardaki tespitlere göre davacı yüklenici tarafından yapılan 26 istasyonda yapılan uygulamalarda gizli ayıp bulunduğu, ayıplı imalat tutarının toplam 58.527,60 TL olduğu; sözleşme kapsamında 6 istasyonda hiçbir imalat yapılmadığından eksik imalat tutarının 66.470,00 TL olduğu, davacı yüklenicinin iddia ettiği yapılmayan işler yerine diğer istasyonlarda fazladan iş yapıldığı iddiasına dair tespit yapılamadığı; taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi götürü bedeli olduğu ve davalı yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının %40,15 olduğu, bu oran götürü bedele uygulandığında davacı yüklenicinin hak ettiği bedelin 83.863,55 TL olduğu, davalı iş sahibi tarafından ise 188.042,35 TL ödeme yapıldığı, buna göre davacı yüklenicinin takibe konu bakiye alacağı bulunmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.12.2022 tarih ve 2021/542 Esas, 2022/987 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 31.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.