İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aleyhine 1.06.2020 tanzim tarihli, 28.08.2020 vade tarihli 172.000,00-TL tutarlı bononun sebebiyle 10 örnek icra takibine başlandığını, davacı ile davalı İstanbul ili Ümraniye İlçesi ... Mevkii 4434 parsel sayılı 12/100 arsa pay…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/369 Esas KARAR NO:2026/589 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:18/10/2022 NUMARASI:2022/255 E. - 2022/826 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aleyhine 1.06.2020 tanzim tarihli, 28.08.2020 vade tarihli 172.000,00-TL tutarlı bononun sebebiyle 10 örnek icra takibine başlandığını, davacı ile davalı İstanbul ili Ümraniye İlçesi ... Mevkii 4434 parsel sayılı 12/100 arsa paylı 2. Kat 6 nolu bağımsız bölümdeki 1/2 hissesinin alım satımı için anlaşmışlar ve ilgili Tapu Sicil Müdürlüğünde işlemleri başlattıklarını ancak tapu kaydında İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... sayılı dosyalarından hacizli olması nedeni ile davalı işlemden vazgeçmeme karşılığında düzenleme tarihi ve vade tarihleri boş bırakılan icra takibine konu senedi almış iş bu senet karşılığında hiç bir ödeme yapmadığını, takibe konu senedin iş bu temel ilişki nedeni ile alınıp verildiği İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/139616 Soruşturma nolu evrakı ile de sabit olup kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, keza davalı taraf İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına yapmış olduğu şikayet dilekçesindeki beyanları ile ve takibe konu senedin bedelsiz olduğu İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmada alınan tanık beyanları ile de sabit olduğunu beyanla; teminatsız olarak İstanbul Anadolu 21.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından takibin durdurulmasını talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı ile taşınmazın satışı hususunda sözlü olarak anlaştıklarını, buna istinaden tüm tapu harçları ve sair masrafları da karşıladığını, akabinde devir hususunda davacı ile görüştüklerinde bedelinin tespit edilmesi halinde devrin yapılacağını söylediğini, bunun üzerine kendisini güvence altına alması sebebi ile senet talep ettiğini, davacının iddialarını somut delillere dayandırmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 2022/255 esas, 2022/826 karar sayılı, 18/10/2022 tarihli kararı ile; "Tüm dosya kapsamına göre davacı vekilinin 01.06.2020 tanzim tarihli, 28.08.2020 vade tarihli 172.000,00-TL tutarlı bono sebebiyle başlatılan icra takibinde, davacı ile davalı İstanbul ili Ümraniye İlçesi ... Mevkii 4434 parsel sayılı 12/100 arsa paylı 2. Kat 6 nolu bağımsız bölümdeki 1/2 hissesinin alım satımı için anlaştıklarını ve ilgili Tapu Sicil Müdürlüğünde işlemleri başlattıklarını ancak tapu kaydında İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün ... ve ...sayılı dosyalarından hacizli olması nedeni ile davalı işlemden vazgeçmeme karşılığında düzenleme tarihi ve vade tarihleri boş bırakılan icra takibine konu senedi almış iş bu senet karşılığında hiç bir ödeme yapmadığını, takibe konu senedin iş bu temel ilişki nedeni ile alınıp verildiğini iddia ederek iş bu menfi tespit davasını açtığı, yapılan savcılık soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, menfi tespit davasında kural olarak ispat külfetinin davalı alacaklıda olduğu, ancak davalının cevap dilekçesinde davacı ile taşınmaz satışı hususunda anlaştıklarını, tapu harç ve sair masrafları da karşıladığını, ancak parayı alıp da daireyi devretmemesi riskine karşılık kendisinden ve yanındaki ... isimli şahıstan senet talep ettiğini ve sonrasında parayı alıp karşılığında anılan bononun verildiğini beyan ettiği, bu durumda davalının temel ilişkiyi kabul ederek ispat külfetini üstüne almış olduğu varsa daire bedelini ödediğini ispatlaması gerektiği ancak davalının beyanlarında bu hususta yazılı delilinin de bulunmadığını beyan etmesi ve açıkça yemin deliline de dayanmaması nedeniyle davanın KABULÜ ile; -Davacının İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına konu borçtan sorumlu olmadığının tespitine, Şartları bulunmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine" karar vermiştir. İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların taşınmaz satışı hususunda sözlü olarak anlaştığını ve müvekkili tarafından buna güvenilerek tüm tapu harçları ve sair masraflar da karşılandığını, bu hususların davacı tarafın da kabulünde olduğunu, dairenin devri için davacı ile görüşüldüğü sırada kendisi tarafından bir dizi laf kalabalığı yapılarak satış bedelinin kendisine teslim edilmesi halinde hemen devir işlemlerine başlayacağı bildirildiğini, parayı alıp da daireyi devretmemesi riskine karşılık kendisinden ve yanındaki ... isimli şahıstan senet alındığını, parayı alıp karşılığında anılan bonoyu veren davacı, bir takım aksiliklerden söz ederek devri yapmaktan kaçınarak müvekkilini oyaladığını, müvekkili tarafından Cumhuriyet Savcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, "uyuşmazlığın hukuki nitelikte olduğu" gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiğini, anılan bonoya istinaden davacı aleyhine icra takibine geçildiğinde ise üzerine hiçbir mal varlığı olmadığı anlaşıldığını, davacı tarafından ustaca kurgulanmış kötü niyetli plan sonucunda müvekkilinin parasının gittiğini ve davalının yaptığının yanına kâr kaldığını, mahkeme kararının yerleşik içtihatlarına, usul ve yasaya aykırı olduğunu, senede karşı ispat yükü davacıda olduğunu, davacının parayı ödediğini yazılı delille ispatlaması gerektiğini, somut olayda senedin veriliş nedeninde bir uyuşmazlık olmadığı gibi, müvekkili tarafından bu senedin farklı bir amaçla verildiği, yani talil içeren bir beyanda bulunulmadığını belirterek usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının tamamı ile hukuka uygun olduğunu, davalının istinaf isteminin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davalının istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında, İstanbul Anadolu 21.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına dayanak 11.06.2020 düzenlenme tarihli, 28.08.2020 ödeme tarihli, 172.000-TL bedelli bono yönünden bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; İstanbul Anadolu 21.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına dayanak 11.06.2020 düzenlenme tarihli, 28.08.2020 ödeme tarihli, 172.000-TL bedelli bono keşidecisinin davacı, lehtarın davalı olduğu, bononun düzenlenme sebebinin boş bırakıldığı görülmüştür. Taraflar arasında temel borç ilişkisi mevcut olup davacı tarafından, davalı ile İstanbul ili, Ümraniye İlçesi, ... Mevkii, 4434 parsel sayılı, 2. kat 6 nolu bağımsız bölümdeki 1/2 hissesinin alım satımı için anlaştıklarını ve ilgili Tapu Sicil Müdürlüğünde işlemleri başlattıklarını ancak tapu kaydında İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün ... ve ... sayılı dosyalarından hacizli olması nedeni ile davalının işlemden vazgeçmeme karşılığında düzenleme tarihi ve vade tarihleri boş bırakılan icra takibine konu senedin düzenlendiğini, işbu senet karşılığında hiçbir ödeme yapmadığını, davalının müşteki olduğu İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/139616 soruşturma nolu dosyası kapsamında bu durumun sabit olduğunu iddia ederek menfi tespit talebinde bulunduğu, davalının ise davacı ile işbu taşınmaz satışı hususunda anlaştıklarını, tapu harç ve sair masrafları karşıladığını, ancak parayı alıp da daireyi devretmemesi riskine karşılık kendisinden ve yanındaki ... isimli şahıstan senet talep ettiğini ve sonrasında parayı alıp karşılığında anılan bononun verildiğini, ... isimli şahıs huzurunda davacıya 172.000 TL'yi nakit olarak elden teslim ettiğini, dairenin ise başka bir şahısa satıldığını, böylece alacaklı olduğunu beyan ettiği görülmüştür. Menfi tespit davalarında kural olarak alacaklı olduğunu ispat yükü davalı taraf üzerindedir. Ancak somut olayda davalı taraf bonoya dayanmış, davacı taraf ise bononun bedelsiz olduğunu iddia etmiştir.Bonoda düzenlenme sebebi belirtilmediğinden talil edilme durumunun bulunmadığı, böylece mücerret borç ikrarı içerir kambiyo senedi olmakla ispat yükünün borçlu olmadığını iddia eden davacı taraf üzerinde olduğu, ancak dosya kapsamında delil durumu itibari ile bononun bedelsiz olduğunun ispata muhtaç kaldığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda ilk derece mahkemesi tarafından ispat yükünde yanılgıya düşülerek temel hukuki ilişki olan daire satımı karşılığında 172.000-TL'nin davacıya ödendiğini gösterir ispata elverişli deliller bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmesi kanuna aykırı bulunmuştur. Bu nedenlerle istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına,'' Davanın Reddine, İhtiyati tedbir talebi reddedilmekle davalı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına,''karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 2- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/10/2022 tarih, 2022/255 E., 2022/826 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın REDDİNE, -İhtiyati tedbir talebi reddedilmekle davalı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 2.937,33 TL'den mahsuben ile fazla alınan 2.205,33 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 165,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.334,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- HMK'nın 333. maddesi gereğince mevcut ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/04/2026