İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkili şirket aleyhine davalı şirket tarafından İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile "... Bankasına ait 31.05.2016 keşide tarihli 60.000,00-TL ve 30.05.2016 keşide tarihli 75.000,00-TL mikta…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1577 Esas KARAR NO : 2026/78 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/02/2023 NUMARASI : 2018/588 E. - 2023/117 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkili şirket aleyhine davalı şirket tarafından İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile "... Bankasına ait 31.05.2016 keşide tarihli 60.000,00-TL ve 30.05.2016 keşide tarihli 75.000,00-TL miktarlı iki çek için icra takibi yapıldığını ve kambiyo senedine özgü ilamsız ödeme emri gönderildiğini, yine davalı şirket tarafından müvekkili olan şirket aleyhine İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile "... Bankasına ait 20.08.2016 keşide tarihli 85.000,00-TL'lik çek için icra takibi yapıldığını ve kambiyo senedine özgü ilamsız ödeme emri gönderildiğini, ödeme emirlerinin TK 35. Maddesine göre tebliğ edildiğini bu sebeple müvekkili şirket yetkilisi ...'in icra takiplerinden haberdar olmadığını, müvekkili şirketin tebligat adresinde yangın çıktığını ve ticari faaliyetinin durduğunu, bahse konu icra takipleri, alacak talebi ve ferilerinin tamamen haksız ve mesnetsiz, hukuka, kanuna ve usule aykırı olduğunu, müvekkil şirketin karşı tarafa iş bu icra dosyalarına konu dosyalardan dolayı borcu bulunmadığını, icra takiplerine konu çeklerdeki imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, icra takiplerinin iptali için İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/251 Esas ve İstanbul 18. İcra hukuk Mahkemesinin 2017/253 Esas sayılı dosyaları ikame edilmiş ise de İcra Hukuk Mahkemeleri itirazların süresinde olmadığı için taleplerini usulen reddettiklerini, belirtilen sebeplerle öncelikle icra takiplerinin durdurulmasını, İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ve İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya mesnedi çeklerin imza ve TTK hükümleri uyarınca geçersizliği ile takibin iptalini, müvekkili olan şirketin davalıya iş bu takipler uyarınca borçlu olmadıklarının tespitine, haksız icra tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Davanın KABULÜ ile, davacının İstanbul 19. İcra Dairesinin ... Esas ve İstanbul 13. İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyalarına konu çeklerden dolayı davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, Tazminat talebinin REDDİNE karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davacı şirket aleyhine verdiği çeklerle ilgili olarak çeklerin ödenmemesi nedeniyle lİstanbul 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takipleri yapıldığını, borçlu firma tarafından herhangi bir itiraz edilmediğini, davacının daha sonra çeklerin üzerindeki imzaların kendilerine ait olmadığından bahisle kötü niyetli olarak söz konusu davayı açtığını, davacı şirket hakkında dolandırıcılıktan dolayı da suç duyurusunda bulunduklarını, davacı şirket sahte olmayan çek yapraklarının nasıl piyasaya sürüldüğü ve sahte imzaların nasıl atılmış olabileceği ile ilgili olarak herhangi bir beyanda da bulunmadığını, ilk bilirkişi raporunda imzaların davacı firmaya ait olduğu ortaya çıktığını, davalının itirazı ile yeni bilirkişi raporu alındığını, alınan raporun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporları arasında çelişki varsa bu çelişki giderilmeliyken ikinci verilen rapora göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı istinaf süresi dolduktan sonra dilekçe verdiğini ve harcını yatırdığından istinaf dilekçesinin süresinde olmadığını, davalının istinaf talebi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi haksız ve mesnetsiz olduğunu, mahkemece verilen kararının onanarak davalının istinaf isteminin reddini talep etmiştir GEREKÇE Dava imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili şirket hakkında davalı tarafından İstanbul 13. İcra Müdürlüğü’nün... E. ve İstanbul 19. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyalarıyla, keşidecisi ... ... Ltd. Şti. görünen üç adet ... Bankası çeki nedeniyle kambiyo senetlerine özgü takip yapıldığını çeklerdeki keşideci imzalarının müvekkiline ait olmadığını; icra hukuk mahkemelerinde açılan davaların süre nedeniyle usulden reddedildiğini ileri sürerek, takiplerin iptali ile borçlu olmadığının tespitini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Dosyada alınan bilirkişi raporlarında, ilk aşamada iki çek üzerindeki keşideci imzalarının ...’in eli ürünü olduğu yönünde görüş bildirilmiş; ancak daha sonra, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nin 07.06.2022 tarihli raporunda, inceleme konusu basit tersimli imzaların ...’e ait mevcut mukayese imzalarıyla uyumsuzluk gösterdiği, ilk grup mukayese imzayla sınırlı biçimsel benzerlik bulunsa da yeterli varyasyonun oluşmaması nedeniyle kesin tespit yapılamadığı, ikinci grup mukayese imzalarla ise belirgin farklılıkların bulunduğu belirtilerek, çeklerdeki imzaların kuvvetle muhtemel ...’in eli ürünü olmadığı değerlendirilmiştir.Mahkeme, Adli Tıp Kurumu raporunun, önceki bilirkişi raporuna itiraz üzerine alındığını; ispat yükünün davalı alacaklıda bulunduğunu, ATK raporuna davalı tarafından süresinde bir itiraz yapılmadığını ve yeni rapor talep edilmediğini, bu durumda, raporun taraflar yönünden usulî kazanılmış hak oluşturduğunu belirterek, uyuşmazlığa konu çeklerdeki imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı gerekçesiyle takip dosyalarına konu çekler yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, haksız icra tazminatı koşulları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar vermiştir.Davalı alacaklı vekili karara karşı istinaf talep etmiştir. İstanbul 13. İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyasında , davalı tarafından davacı aleyhine ... Bankasına ait keşidecisi davacı olan 31.05.2016 tarihli 60.000 TL bedelli ve e 30.06.2016 tarihli 75.000 TL bedelli toplam 2 adet çeke dayalı olarak kambiyo senedine özgü takibe geçildiği , yine İstanbul 19. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında ise, ... Bankası’na ait 20.08.2016 keşide tarihli 85.000 TL bedelli bir adet çeke dayalı olarak takibe geçildiği görülmektedir. Dava iki ayrı icra takip dosyasında takibe konu edilen toplam 3 adet çekteki imza inkarına dayalı olarak açılmış olduğu halde , mahkemece imza incelemesinin sadece İstanbul 13. İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyasına konu yukarıda belirtilen 2 adet çek üzerinden yapıldığı kararın ise tüm çekler yönünden verildiği görülmektedir. Bu hali ile yargılamanın eksik incelemeye dayalı olduğu, hiç bir inceleme yapılmayan çek hakkında da hüküm kurulduğu, ayrıca dosyada kesin kanaat belirten bilirkişi raporu bulunduğu halde kesin kanaat belirtmeyen adli tıp raporuna itiraz edilmediği gerekçesi ile hükme esas alınmak suretiyle bu raporun neden üstün tutulduğuna dair açıklama getirilmeden , hatalı değerlendirme ve yetersiz gerekçe ile karar verildiği dikkate alındığında hükmün HMK 297. maddesine aykırılık oluşturduğu, gerekçeye dayanak yapılan Yargıtay 12. H.D'nin 2020/8218 E. ve 2021/3143 K. Sayılı içtihadına konu olayda senetteki imzanın aidiyeti hakkında kesin kanaat belirtmeyen tek bir rapor bulunması ve bu rapora itiraz edilmemiş olması nedeniyle verilen karara ilişkin olduğu, somut dosyaya emsal niteliğinin bulunmadığı ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği anlaşıldığından, davalı vekilinin esasa yönelik istinaf sebepleri incelenmeksizin resen gözetilen nedenlerle istinaf talebinin kabulü ile kararın HMK 353/1-a-4 ve 6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2023 tarih, 2018/588 E. 2023/117 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4, 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026