İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH : 09/10/2025 YAZILDIĞI TARİH : 13/10/2025 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/97 Esas, 2024/242 Karar sayılı ilamı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle inceleme aşamasında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davalının rent a car işiyle uğraştığını, müvekkilinin oğlunun arkadaşları…
T. C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1262 KARAR NO : 2025/1640 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2023/97 Esas, 2024/242 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/01/2023 İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH : 09/10/2025 YAZILDIĞI TARİH : 13/10/2025 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/97 Esas, 2024/242 Karar sayılı ilamı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle inceleme aşamasında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davalının rent a car işiyle uğraştığını, müvekkilinin oğlunun arkadaşları ile beraber araç kiraladığını, aracın içinde bulundukları sırada aracın alev aldığını ve aracın zarar gördüğünü, oğlu ve arkadaşlarının hastanede tedavi gördüğünü, davalının, müvekkilini arayarak araçtaki zararın giderilmesini talep ettiğini, müvekkilini boş bono imza attırdığını ve diğer kısımlarını doldurarak icra takibi başlattığını, davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin davalı ile herhangi bir alacak verecek ilişkisinin olmadığını, araçta meydana gelen zarardan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, başlatılan icra takibinin tedbiren durdurulmasını, senet üzerindeki borç tutarınca müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; dava harcının eksik yatırıldığını, davacıya eksik harcı tamamlaması için süre verilmesi gerektiğini, davacı tarafından dava konusu senedin imzalandığının ikrar edildiğini, imzaya itirazda bulunulmadığını, imzanın davacıya ait olduğunu, senet üzerindeki diğer kısımların müvekkili tarafından doldurulduğunun iddia edildiğini, bu iddiaların maddi gerçeğe ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu yönde de bir delil sunulmadığını, senettik imzanın davacıya ait olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, bu yönde de dosyaya herhangi bir delil sunulmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; 1-Davanın REDDİNE, 2-İİK. Mad 72/4 gereğince mahkememizce verilen tedbir kararı bulunmadığından davalı tarafın tazminat talebinin reddine, dair karar verildiği görülmüştür. Bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin davanın reddine karar vermiş, ispat yükünün müvekkili üzerinde olduğunu yemin deliline de müracaat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, ancak önceki süreçte eksik harcın tamamlanması için tarafımıza süre verilmiş yine müvekkiline yapılan görüşme sonrası eksik harç tamamlanmadığını, bu bağlamda harcın tamamlanmaması üzerine dosyanın atiye bırakılması gerekmekte iken mahkemece yargılamaya devam edildiğini, ancak öncelikle olarak atiye bırakma ve nihayet açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmekte iken yerel mahkemece işin esasına girilmiş ve davanın esastan reddine karar verilmiş yine bu doğrultuda davalı lehine nispi vekalet ücreti takdir edildiğini, ancak yapılan bu değerlendirmeye itibar edilmesinin mümkün olmadığını, yerel mahkemece davanın esasına girilmeksizin harç yatırılmadığı gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına ve davalı lehine dilekçede gösterilen dava değeri üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken davanın esasına girilmesi ve davalı lehine nispi vekalet ücreti hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu ve kararın kaldırılması gerektiğini, arz ve izah olunan gerekçelerle Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/97 E., 2024/242 K. Sayılı ilamının kaldırılmasına, neticeten bilhassa vekalet ücreti yönünden yeniden değerlendirme yapılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir. Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32. maddeleri uyarınca davacı, dava harçlarını ödemek zorundadır. Harcın ödenmemesi halinde yargılamaya devam olunamayacağı ve müteakip işlemlerin yapılamayacağı anılan maddelerde düzenlenmiştir. Dava açılırken harcın eksik ödenmesi halinde eksik harcın ne şekilde tamamlatılacağı, Harçlar Kanunu 30. maddede açıklanmıştır. Buna göre, harcın eksik ödendiğinin anlaşılması halinde eksik harcın tamamlanması için davacı tarafa uygun bir mehil verilir. Mahkemece verilen süre içinde eksik harcın tamamlanmaması halinde, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermek gerekir. Mahkemece, Harçlar Kanunu 30. maddesi uyarınca, eksik olan peşin harç tamamlanmadan işin esası yönünden karar verilmiştir. Anılan Harçlar Kanunu 30. maddesinde, harcın eksik olması durumunda yalnız o celse için muhakemeye devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı öngörülmüştür. İlk derece mahkemesince 21/12/2023 tarihli celsenin 12. bendi ile "Temin edilen dosya kapak hesabına göre takip çıkış tutarının 253.806,71 TL olduğu bu tutara göre yatırılması gereken 1/4 peşin harcın 4.334,38 TL olup davacının ise 179,90 TL yatırdığı anlaşılmakla eksik 4.154,48 TL peşin harcı tamamlamak üzere davacı tarafa gelecek celseye kadar süre verilmesine, verilen süre içerisinde harcın ikmal edilmemesi halinde dosyanın işlemden kaldırılacağının davacı tarafa ihtarına, (ihtarat yapıldı)" şeklinde kesin süre verildiği, davacının kesin süreye uymadığı ve eksik olan peşin dava harcını yatırmadığı halde mahkemece bu durumun gözden kaçırılarak dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmeksizin yargılamaya devam edilip davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Davanın açılmamış sayılması kararının verilebilmesi için gerekli koşullar 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 150. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Buna göre; mahkemece her şeyden önce davanın taraflarca takip edilmemesi üzerine işlemden kaldırılmasına dair bir karar verilmesi gerekmektedir. İşlemden kaldırma kararı verilmediği takdirde davanın yenilenmesi için talepte bulunma olanağı ortadan kalktığından böyle bir durumda sonradan, doğrudan doğruya davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul kurallarına uygun düşmez. Yasanın bu hükümleri emredici nitelikte olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan mahkemece re'sen uygulanır. Kanunlarda açıkça yazmadıkça (3402 sayılı Kadastro Kanunu m.29 ve 2004 sayılı İcra İflas Kanunu m.18) aksine uygulama yapılması yasal olarak olanaklı değildir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25/06/2019 tarihli ve 2017/17-1504 Esas - 2019/791 Karar sayılı, 05/03/2008 tarihli ve 2008/21-215 Esas- 2008/222 Karar sayılı ilamları). Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan usulün izlenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile mahkemece verilen kesin süreye rağmen davacı tarafından eksik harcın ikmal edilmemesi dolayısıyla dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmeksizin doğrudan davanın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir. Buna göre sair hususlar incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar vermek gerektiği değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1- a/4 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/4 maddesi gereğince Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/97 Esas, 2024/242 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-) Davanın yukarıda gerekçe bölümünde belirtilen hususlar değerlendirilerek yeniden görülmesi için dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE, 3-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde istinaf kanun yoluna başvurana iadesine, 4-) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-) İstinaf yargılaması bakımından istinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine, 7-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK'nın md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK md. 353/1-a/4 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK md. 353/1 - a, 362/1 - g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/10/2025