İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin banka hesaplarına, araçlarına ve taşınmaz mallarının üzerine tatbik edilen taşkın hacizlerle, İstanbul 28.İcra Md.... E.sayılı dosyasından, "...Rami Şb.nin 4478782 seri numaralı 02.04.2020 tarih ve 69.000 TL.bedelli çek" için icra t…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1163 KARAR NO : 2025/1771 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/05/2023 NUMARASI : 2020/511 E. - 2023/399 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin banka hesaplarına, araçlarına ve taşınmaz mallarının üzerine tatbik edilen taşkın hacizlerle, İstanbul 28.İcra Md.... E.sayılı dosyasından, "...Rami Şb.nin 4478782 seri numaralı 02.04.2020 tarih ve 69.000 TL.bedelli çek" için icra takibi yapıldığının öğrenildiğini, müvekkilin çek keşidecisi "... Bilişim Tekstil İnş.San.ve Tic.A.Ş." ile her hangi bir ticari ilişkisi olmayıp, çek üzerinde müvekkile atfedilen ciro sahte bir ciro olduğunu, müvekkiline atfedilen cirodaki, kaşe ve kaşe üzerindeki imza müvekkiline ait olmadığını, müvekkili şirket takip dayanağı çek üzerindeki gibi, vergi numarası, vergi dairesi, ticaret sicil numarası olmayan bir kaşe hiç kullanmadığını, müvekkilin tüm taşınır ve taşınmaz malları üzerine tatbik edilen taşkın hacizler sonrası, İİK.170 ve sair hükümleri kapsamında, İstanbul 23.İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/423 E. sayılı dosyası ile imza inkarı itirazı olduğunu, İş bu dosyada, %15 teminat mukabili müvekkili yönünden takibin durdurulması kararı verilmiş olup, İcra Müdürlüğüne sundukları teminat mektubu ile takibin durduğunu, ihtilaf dayanağı çek üzerindeki ciro silsilesi incelendiğinde "keşideciden çeki alanın müvekkili olması gerekmekte" olup, müvekkili ile keşideci arasında hiç bir ticari ilişki olmayıp, çek üzerinde ciro ve ciro üzerindeki imza müvekkiline ait olmadığını, dolayısıyla müvekkilin, davalıya takipte gösterildiği şekilde bir borcu olmadığının tespiti ile 95.785,74 TL. ödemenin ticari temerrüt faizi ile istirdatı gerektiğini, müvekkilin, İstanbul 28.İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyasında davalı yana borçlu olmadığınından, ödenen toplam 95.785,74 TL. nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiz ile istirdatına, kötü niyetli davalının, müvekkilin araç, taşınmaz ve banka hesaplarına taşkın hacizler tatbik ederek, müvekkilin ticari itibarına verdiği ciddi zarar hasebiyle % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu çekin 6361 Sayılı Kanun ve TTK hükümlerine uygun şekilde temlik alındığını, müvekkili, temlik alınan alacağı tevsik eden belgeleri kontrol ettiğini, bu kapsamda kanunun kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirdiğini, bu kapsamda müşteriye finansman sağlanarak gerçek bir ödeme yapıldığını, karşılığında davaya konu edilen çek ciro yoluyla devir alındığını, faktoring işlemi usul ve yasaya uygun olmakla, müvekkili söz konusu faktoring işlemeleri kapsamında çeki ciro yoluyla devir almış olup TTK.md.790 gereğince çekin yasal hamili olduğunu, davacı müvekkilin yaptığı Faktoring İşleminin müşterisi olmadığını, dolayısıyla, müvekkili çek üzerindeki davacı kaşe ve imzasının sahte olup olmadığını bilmediğini, davacı anlamsız şekilde, icra dosya borcunun tahsili için yapılan işlemlerin kötü niyet teşkil ettiğini iddia ettiğini, toplanarak ve davacının tüm yetkililerini kapsar şekilde imza incelemesi yapılmasını, imza incelemesinin yanı sıra, davaya konu çekin davacı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacının çek keşidecisi ve davcıdan sonraki cirantayla ticari ilişkisinin bulunup bulunmadığı yönünde inceleme yapılmasını, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi kararıyla; "Kötü niyet tazminatı talebi öğreti ve Yargıtay uygulamasına göre alacağın bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde icra takibine girişen alacaklı kötü niyetli kabul edilir. Davalının icra takibine girişmekle kötü niyetli olduğu hususunun dosya kapsamında açıkça kanıtlanmamış olması ya da öyle olduğu açıkça kanıtlanmasına gerek olmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılmasının mümkün olduğu bir durumun dosya kapsamında mevcut olmadığı ve yine davalı tarafın davaya konu söz konusu alacağı dava dışı 3. Kişiden temlik aldığı anlaşıldığından bu itibarla kötü niyet tazminatı koşullarının bulunmadığı gerekçesi ile, Davanın KABULÜ ile; 1-İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ...Rami Şb.nin 4478782 seri numaralı 02.04.2020 tarih ve 69.000 TL.bedelli çekten dolayı açılan İstirdat davasında, davacı tarafça çek nedeniyle ödenen 30.056,13- TL'nin ödeme tarihi olan 02/09/2020 tarihinden itibaren, 65.619,61-TL'nin ve 110,00 TL'nin ödeme tarihi olan 09/10/2020 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı tarafın Kötü niyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine," karar verilmiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davanın reddi gerekirken kabulüne yönelik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunduğu, davaya konu çekin, müvekkili ... Faktoring tarafından 6361 Sayılı Kanun ve TTK hükümlerine uygun şekilde, mal veya hizmet satışından doğmuş alacağı tevsik eden belgeler kontrol edilerek faktoring sözleşmesi ve ekleri çerçevesinde temlik alındığını, bu kapsamda müşteriye finansman sağlanarak gerçek bir ödeme yapıldığını ve çekin ciro yoluyla devir alınmasıyla müvekkilinin TTK 790. madde gereğince iyi niyetli yasal hamil olduğunu, kötü niyetli hareket etmesini gerektiren bir pozisyonunun bulunmadığını, zira müvekkilinin davacı müşterisi olmaması nedeniyle çek üzerindeki imza sahteliğini bilmesinin mümkün olmadığını, çekin iktisap tarihi olan 21.01.2020 itibarıyla kötü niyetten söz edilemeyeceğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 12.06.2017 tarihli ilamında belirtildiği gibi faktoring şirketlerine kanunun yüklediği yükümlülüklerin dışına çıkılarak banka nezdinde araştırma yükümlülüğü yüklenemeyeceğini ifade ettiğini, ayrıca yerel mahkemece imza incelemesi yapılmasının yanı sıra, davanın borçsuzluk iddiasını içeren menfi tespit davası olması nedeniyle, davacının ticari defter ve kayıtlarında çekin kayıtlı olup olmadığı, diğer davalılar ile ticari ilişkisinin bulunup bulunmadığı ve çekin bu kapsamda verilip verilmediği hususlarında ticari defter incelemesi de yapılması gerekirken bu taleplerinin reddedilmesinin ve eksik inceleme ile karar verilmesinin usul ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, bu hususa ilişkin olarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 30.09.2022 tarihli emsal kararını sunduğunu, bununla birlikte, bilirkişi raporuna yönelik itirazları doğrultusunda yeni bir rapor aldırılması gerekirken taleplerinin reddedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira imza incelemesinde mukayeseye esas alınan belgelerdeki imzaların çekin keşide tarihine (02.04.2020) göre çok eski tarihli olduğunu belirterek Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin mukayeseye esas imzaların belirlenmesine dair içtihadını aktardığını, son olarak, davacının ihtirazi kayıtla ödeme yaptığı iddiasının tahsilat makbuzlarıyla çürüdüğünü ve davacının icra dosyasındaki hacizlerin fekki için yatırdığı 110-TL'nin istirdat davasına konu olamayacağını, mahkemece bunun hüküm altına alınmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu da ekleyerek, tüm bu arz edilen nedenlerle ve re'sen dikkate alınacak hususlarla birlikte, usule ve hukuka açıkça aykırı olan yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin çek keşidecisi "... Bilişim Tekstil İnş.San.ve Tic.A.Ş." ile her hangi bir ticari ilişkisi olmayıp, çek üzerinde müvekkiline atfedilen ciro sahte bir ciro olduğunu, müvekkiline atfedilen cirodaki, kaşe ve kaşe üzerindeki imza müvekkiline ait olmadığını, müvekkiline şirket takip dayanağı çek üzerindeki gibi, vergi numarası, vergi dairesi, ticaret sicil numarası olmayan bir kaşe hiç kullanmadığını, müvekkili şirketin imza yetkilisi "...r" olup, çekin müvekkili şirket imza yetkilisi yahut herhangi bir ortağı tarafından ciro ve imza edilmediğini, nitekim iş bu hususta çek üzerinde müvekkili şirkete atfedilen, ciro ve imzanın sahte olduğu dosyada mübrez 06.03.2023 tarihli imza incelemesine havi bilirkişi raporu ve İstanbul 23.İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/423 E.-2022/405 K.sayılı imza itirazının kabulüne ilişkin kesinleşmiş kararıyla sabitleştiğinden istirdat davanın kabulünde hukuka aykırı bir yön olmadığı ileri sürerek, İİK.nun 72/7 maddesine dayalı İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/511 E.-2023/399 K.sayılı hukuka ve hakkaniyet uygun istirdat ilamı yönünden istinaf başvurusunun reddine, karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; davacının İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı icra takibine konu 69.000,00-TL bedelli çekten dolayı Davalı ... Faktoring A.Ş.'ye borçlu olup olmadığının tespiti ve icra tehditi altında ödenen toplam 95.785,74-TL bedelin iadesine ilişkin açılan Menfi Tespit ve İstirdat davasıdır. İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyanın incelenmesinde; davalı faktoring şirketi tarafından davacı aleyhine 02/04/2020 vadeli 69.000-TL bedelli bonoya dayanılarak Kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından 02/09/2020 ve 09/10/2020 tarihinde 30.056,13-TL, 65.619,61-TL ve 110-TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Grafolog bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06/03/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; " dosya kapsamında saptanan bulgular göz önüne alındığında; Înceleme konusu, ...Bankası A.Ş. Rami Şubesine ait, keşidecisi “... BİLİŞİM TEKSTİL İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET A.Ş., keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 02.04.2020 olan 69.000-Altmışdokuzbin TL” tutarlı 4478782 seri nolu çekte “... ÎNŞAAT TÎCARET VE SAN.A.Ş.” adına atılmış 1. ciro imzası ile ...’e ait mevcut mukayese imzaları arasında ; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu 1.ciro imzasının mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...’İN ELİ ÜRÜNÜ OLMADIĞI" belirtilmiştir.Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. “imzanın sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Dava konusu çekte davacıya atfen atılı imzanın sahte olduğu, sahtelik iddiasının mutlak defilerden olup, herkese karşı ileri sürülebileceği, dolayısıyla davalının iyiniyetli son hamil olduğu yönündeki savunmasının dinlenemeyeceği, bu kapsamda, davacının dava konusu çekten dolayı sorumluluğu bulunmadığı dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.-Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davaya konu çekin davacının ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olup olmadığı, diğer davalılar ile ticari ilişkisinin bulunup bulunmadığı ve çekin bu kapsamda verilip verilmediği, hususlarında bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de davacının factoring ilişkisinin tarafı olmadığı, imzaya itirazın mutlak itirazlardan olup herkese karşı ileri sürülebileceğinden defter incelemesine gerek bulunmadığından bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2023 tarih ve 2020/511 E. 2023/399 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.543,12-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.635,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.907,34-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025