İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... Ltd. Şti. ile arasında uzun yıllardır süren dostluk ve güvene dayalı ticari ilişki bulunduğunu, diğer iki ve üç numaralı davalılar olan ... İnş. İklimlendirme .... Ltd. Şti. ve ... ile ise müvekkilin faaliyet konusu olan klima ürünle…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1641 KARAR NO : 2026/54 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/06/2023 NUMARASI : 2022/325 E. - 2023/487 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... Ltd. Şti. ile arasında uzun yıllardır süren dostluk ve güvene dayalı ticari ilişki bulunduğunu, diğer iki ve üç numaralı davalılar olan ... İnş. İklimlendirme .... Ltd. Şti. ve ... ile ise müvekkilin faaliyet konusu olan klima ürünleri kapsamında mal alım görüşmesi yapıldığını ancak herhangi bir alım yapılmadığını ve müvekkile de bir mal tesliminde bulunulmadıklarını, buna karşın müvekkile ait çek koçanının davalılardan birisi veya birlikte hepsi tarafından haksız şekilde doldurulduğu ve takas odasına sunulduğunun öğrenildiğini, ödeme gününün hafta sonuna gelmiş olması sebebiyle hafta sonu bankası vasıtasıyla haricen çekin ön yüzünün görüntüsü ve davalıların çek üzerinde lehtar-ciranta olduğu bilgisi müvekkilce öğrenildiğini, mezkur çekin müvekkil tarafından tanzim edilmediğini, hiçbir zaman bu şekilde bir çek düzenleme iradesi sergilenmemiş olup ne çek içeriği ne de imza müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını, nitekim mahkemeye sundukları çek görüntüsü incelendiğinde keşideci olarak müvekkile atfen atılan imza ile yine ekte sundukları vekaletname içeriğindeki ve ekindeki imza beyannamesinde yer alan müvekkile ait imzalar ile uyuşmadığı çıplak gözle dahi fark edilebilecek durumda olduğunu, ... Bankası A.Ş. ... Kurtuluş/İstanbul Şubesi’ne ait ... seri numaralı, 84.632,00- TL bedelli ve 14.05.2022 - İstanbul düzenleme tarih-yerli çek yönünden yönünden müvekkilin davalılara borçlu olmadığının tespitine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalıların yasal süre içerisinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı, davalı ... vekili tarafından süresi sonrası sunduğu beyan dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini talep ettiği tespit edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2022/325 esas, 2023/487 karar sayılı, 13/06/2023 tarihli kararı ile; "Dava konusu çekte yer alan keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi eli ürünü olmadığının ATK Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan rapor ile sabit olduğu, imza sahteliğinin iyi niyetli olsun olmasın tüm hamillere karşı ileri sürülebilecek olduğu, keşideci imzasının sahte olması nedeni ile davacının davalılara borçlu olmadığı, çek bedelinin yargılama sırasında ödenmesi nedeni ile davanın davalı ... yönünden istirdat davasına dönüştüğü dikkate alınarak, davanın KABULÜ ile, davacının keşidecisi olduğu ... Bankası A.Ş Kurtuluş/İstanbul Şubesine ait ... seri numaralı 84.632,00 TL bedelli 14/05/2022 tarihli çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, ödenen çek bedeli olan 84.632,00 TL ' nin 16/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ' den alınarak davacıya ödenmesine" karar vermiştir. İSTİNAF: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin, imza incelemesi sonucunda imzanın davacıya ait olmadığı tespitiyle davanın kabulüne karar vermesinin hukuka, yasaya ve usule aykırı olduğunu, davacı şirketin önceki çeki iade talebi üzerine müvekkilin iyiniyetle o çeki iade ettiğini ve yerine bizzat davacı şirket tarafından gönderilen (kargo teslim belgeleri ve davacı çalışanıyla yapılan yazışmalarla sabit olduğu iddia edilen) sahte olduğunu bildiği iddia edilen çeki tedavüle sürerek kendi kusurundan faydalanarak hak elde etmeye çalıştığını, davacının bilerek piyasaya sahte çek sürdüğünü ve çeki ödememek için dava açtığını, müvekkilin ise ticari ilişkide olduğu ... Ltd. Şti.'nin borcuna karşılık aldığı ve ciranta olarak ibraz ettiği bu çekin sahteliği konusunda kötü niyetli olmadığını, bu konuda sundukları yazılı delillerin (yazışmalar ve kargo dökümleri) mahkemece dikkate alınmadığını, mağdurun müvekkil olduğunu, savcılığa müracaatta bulunacağını ve numarasını bildireceğini, bu sebeple istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararına dayanarak keşideci imzasının sahteliği (mutlak def'i) nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin davanın kabulü ve ödenen çek bedelinin istirdadına dair kararının hukuka uygun olduğunu, zira Adli Tıp Kurumu raporuyla çekteki keşideci imzasının müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığının kesin kanaatle sabit olduğunu, bu durumun müvekkil lehine usuli kazanılmış hak doğurduğunu, davalıların müvekkilin kötü niyetli olduğuna ve ... şirketi ile ticari ilişkiyi ikrar ettiğine dair beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, ayrıca davalının süresinden sonra delil sunması nedeniyle savunmalarına itibar edilemeyeceğini ve bilirkişi raporuna karşı itirazının da somut gerekçe içermemesi nedeniyle geçersiz sayılması gerektiğini belirterek, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72.maddesi kapsamında çek yönünden imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı ... vekilinin yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; dava konusu ... Bankası AŞ.'nin 14/05/2022 tarihli, ... seri numaralı, 84.632,00 TL bedelli çekin keşidecisinin davacı şirket olduğu, lehtarın davalı ... Ltd. Şti olduğu, lehtar tarafından davalılardan ... İnş. İklimlendirme ... A.Ş'ye onun tarafından ise davalı ...'e ciro edildiği, çek bedelinin muhatap banka tarafından davadan sonra ödendiği, davanın bu davalıya karşı istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmıştır. İmza inkarına konu olan çek yönünden ilk derece mahkemesi tarafından İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alındığı, Dairce düzenlenen 13/03/2023 tarihli ...-...-... numaralı rapor kapsamında imzaların tersim biçimi, ebadı,eğimi,işleklik derecesi, yönü, doğrultusu, seyir, sür'at, istif, alışkanlıklar ve baskı derecesi bakımından aralarında uygunluk ve benzerlikler bulunmadığı, davacı adına atılı keşideci imzası ile davacı şirket yetkilisi ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık imza inkarına dayalı olmakla hukuki ilişkinin varlığını, çek üzerindeki imzanın borçlu tarafa ait olduğunu ispat yükü davalı tarafın üzerinde olup “imzanın sahte olması” iddiası senetteki taahhüdün geçersizliğine yönelik mutlak def'i niteliğinde olmakla imzasını inkar eden tarafından, iyi niyetli olsa dâhi herkese karşı ileri sürülebilecektir. İmza incelemesi yönünden öncelikle kambiyo senedinin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler mukayeseye esas alınmak sureti ile bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin, istinaf ve temyiz kanun yolu denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle desteklenmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında dosyaya bakıldığında mevcut raporun yeterli incelemeye dayalı olduğu, yeniden rapor alınması gerektirir aksi yönde bir delilin bulunmadığı, çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının kesin olarak tespit edildiği anlaşılmıştır. Nitekim dava konusu çekte davacıya atfen atılı imzanın sahte olduğu, sahtelik iddiasının mutlak defilerden olup herkese karşı ileri sürülebileceği, dolayısıyla davalının iyiniyetli hamil olduğu yönündeki savunmasının dinlenemeyeceği gibi istinaf başvurusunda bulunan davalı ... vekili dava konusu çekin davacı tarafından daha önce verilen çekin bankaya ibraz edilmemesi için kargo yolu ile gönderildiğini, bu nedenle davasının reddedilmesinin gerektiği ileri sürmüş ise de davacının keşideci olup çekte yer alan ciro silsilesine göre anılı davalının çeki ciro yolu ile lehtardan sonraki cirantadan aldığı görülmekle yazılı deliller ile örtüşmeyen işbu savunmaya itibar edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca davalı taraf istinaf dilekçesinde davacı şirket hakkında savcılığa müracaatta bulunacağını ve numarasını bildireceğini, bekletici mesele yapılmasını beyan etmiş ise de tahkikat aşamasında herhangi bir soruşturma dosyasına delil olarak dayanılmadığı, HMK'nın 357. maddesi gereğince denetim makamı olan Dairemiz nezdinde resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenmesi ve yeni delillere dayanılması mümkün olmadığından nazara alınması mümkün olmamıştır. Bu kapsamda istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/06/2023 tarih ve 2022/325 E., 2023/487 K. sayılı kararına karşı, davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.781,21 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1445,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.335,91 TL harcın davalı ...'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026