İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılmış 27/12/2021 tarihli protokol gereği, müvekkili tarafından davalı şirkete teminat amacıyla dilekçede bilgileri yazılı çeklerin verildiğini ancak, davalının üzerine düşen edimleri yeri…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/844 KARAR NO : 2025/1489 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/12/2022 NUMARASI : 2022/286 E. - 2022/1146 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılmış 27/12/2021 tarihli protokol gereği, müvekkili tarafından davalı şirkete teminat amacıyla dilekçede bilgileri yazılı çeklerin verildiğini ancak, davalının üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini ve sözleşmeyi de feshettiğini, bu nedenle çeklerin bedelsiz kaldığını, müvekkilinin 30/04/2022 keşide tarihli ve 917.000 TL bedelli, 31/05/2022 keşide tarihli ve 251.719,00 TL bedelli teminat amacıyla verilen çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle 917.000 TL bedelli ve 251.719,00 TL bedelli çekler yönünden davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkete olan borcuna ilişkin taraflar arasında dava konusu protokolün imzalandığını, bu protokol ile müvekkilinin alacaklarının temini için ödeme planı düzenlenerek taksitlendirmeye gidildiğini ve 5 aylık taksitle tanımlanmış her bir vade tarihine ilişkin davacı tarafça 5 adet çek verildiğini, davacı tarafça müvekkili şirkete 260.247,40 EURO ve 50.154,76 USD borçlu olduğunun kabul edildiğini, davacı tarafın protokol gereği ödemelerini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle protokolün feshedilerek bakiye bedelin ödenmesinin ihtar edildiğini; davacı tarafça ilk iki taksit ödemesinin yapıldığını, 25/03/2022 vadeli taksitin temini amacıyla verilen vadesi gelen 917.000 TL'lik çekin tahsil edildiğini; dava konusu çeklerin vadesi geldiğinde ödeme yapılmaması halinde tahsil edileceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; İİK'nın 72/2.md kapsamında mahkememizce tedbir kararı verilmiş ise de; davalı vekilinin 10/11/2022 tarihli duruşmadaki beyanlarına göre, dava konusu çek bedellerinin davalı tarafça yasal ibraz süresi içinde tahsil edildiği, dolayısıyla alacağın tahsilinde gecikme olmadığı anlaşıldığından ve bu nedenle koşulları oluşmadığından davalı taraf yararına tazminata hükmedilmemiş; açıklanan nedenlerle "Davanın REDDİNE" karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... Turkey Yalıtım San ve Tic. A.Ş. arasında 27.12.2021 tarihinde karşılıklı borç yükleyen bir protokol imzalandığını, bu sözleşmede davalı tarafın kendi edimini, yani protokolün 3. maddesi gereği müvekkilin düzenlediği $24.165,13 bedelli "Proje Geliştirme faturasını" haksız ve açıklamasız bir iade faturasıyla reddederek yerine getirmekten kaçındığını, buna karşın müvekkilinin vadesi gelen borcunu ifaya hazır olduğunu bildirdiğini, davalının ise Üsküdar 9. Noterliği'nin 04.04.2022 tarihli ihtarnamesiyle sözleşmeyi haksız feshettiğini bildirdiğini, hatta feshe rağmen bakiye borç bedelini de talep ettiğini, ayrıca protokol teminatı olarak verilen çeklerden üç tanesini bankaya ibraz ederek tahsil ettiğini, bu tavrın Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesindeki ödemezlik defi hükmüne, dürüstlük kuralına ve TBK'nın temerrüt hükümlerine aykırı olduğunu, davalının hem kendi yükümlülüğünü yerine getirmediğini hem de sözleşmeyi feshederek müvekkilinin 3. madde kapsamındaki alacağını engellediğini, bu suretle tüm kazanımlarını elde edip müvekkilinin menfaatini engellediğini, dolayısıyla istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkemenin hakkaniyete aykırı kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili ; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 27/12/2021 tarihinde imzalanan protokol gereği müvekkili tarafından davalıya teminat amacıyla çekler verildiğini, ancak davalının edimlerini yerine getirmeyip sözleşmeyi feshettiğini, bu sebeple 30/04/2022 keşide tarihli 917.000 TL bedelli ve 31/05/2022 keşide tarihli 251.719 TL bedelli çeklerin bedelsiz kaldığını beyanla , bu çeklerden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; davacının müvekkili şirkete olan borcuna ilişkin olarak taraflar arasında dava konusu protokolün imzalandığını, bu protokol kapsamında müvekkilinin alacaklarının temini için ödeme planı düzenlenerek borcun 5 aylık taksite bağlandığını ve her bir vade için davacı tarafından 5 adet çek verildiğini, davacının müvekkiline 260.247,40 EURO ve 50.154,76 USD borçlu olduğunu kabul ettiğini, ancak davacının protokol gereği ödemelerini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle protokolün feshedilip bakiye bedelin ödenmesinin ihtar edildiğini, davacının yalnızca ilk iki taksiti ödediğini, 25/03/2022 vadeli taksitin temini amacıyla verilen 917.000 TL’lik çekin tahsil edildiğini, dava konusu çeklerin ise vadesi geldiğinde ödeme yapılmaması halinde tahsil edileceğini ileri sürerek, diğer gerekçelerle birlikte davanın reddini talep etmiştir.27/12/2021 tarihli protokol incelendiğinde; "Taraflar, daha önce gerçekleştirilmiş bazı ticari ilişkileri ile ilgili olarak, üzerinde mutabakata vardıkları bazı hususları, maddeler halinde bu protokolle düzenlemişlerdir. Protokol tarihine kadar taraflar arasında tahakkuk eden toplam ana borç tutarı; 260.247,40 Euro” ve “50.154,76 Dolar” olup, iş bu borcun ödeme planı taraflarca karşılıklı mutabakat ile aşağıdaki tabloda belirtildiği gibidir." denildiği , tablo halinde 260.247,40 EURO'luk ve 50.154,76 USD'lik borcun, 14.01.2022 tarihinde 40.000,00-Euro, 18.02.2022 tarihinde 60.000,00-Euro, 25.03.2022 tarihinde 60.000,00-Euro,: 22.04.2022 tarihinde 60.000,00-Euro, 20.05.2022 tarihinde 40.247,40-Euro olarak ödenmesi vadelerde ödemesinin kararlaştırıldığı bu kapsamda, "Ayrıca, ... tarafından yukarıdaki tabloda belirtilen ödeme planları ve tutarları doğrultusunda ...'a ÇEKler verilecektir. Çeklere, ... İnşaat ve Sanayi AŞ. ve ... sahipleri tarafından AVAL verilecektir." düzenlemesi yapıldığı , tabloda gösterilen Akbank Fulya Şubesi‘nin 31.01.2022 keşide tarihli ve Z9073629 çek nolu ve 657.000,00-TL bedelli , 28.02.2022 keşide tarihli ve Z9073630 çek nolu ve 917.000,00-TL bedelli, 31.03.2022 keşide tarihli ve Z9073631 çek nolu ve 917.000,00-TL bedelli, 30.04.2022 keşide tarihli ve Z9073632 çek nolu ve 917.000,00-TL bedelli çeki, 31.05.2022 keşide tarihli ve Z9073633 çek nolu ve 251,719,00-TL bedelli çeklerin verildiği, bu çeklerin , ... tarafından ...'a protokoldeki tabloda belirtilen tarihler itibariyle muaccel hale gelecek alacakların ifasını temin amacıyla verilen çekler olduğu, ödemeyi müteakip “3 İŞ GÜNÜ” içerisinde ...'nın ilgili çeki ...'ya iade edeceği, ilgili çekin iade yapılmaması durumunda ...'nın takip eden ödemeyi yapmayacağının kararlaştırıldığı, bu düzenlemeye göre protokolün 1. Maddesinin devam eden ticari ilişki kapsamında Protokol tarihine kadar taraflar arasında tahakkuk eden toplam ana borç tutarının belirlenmesi ve bunun ödenmesine ilişkin plana ilişkin olduğu, protokolün diğer maddelerinin ise devam edecek olan ticari ilişki kapsamında uyulması gereken yükümlülükleri gösterdiği anlaşılmaktadır. Kambiyo senedi olan çek; para borçlarını ödeme amacına özgülenmiş, yazılı ve soyut bir havaledir. Ödeme aracı olan çek, kredi ve teminat işlevine haiz değildir.Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir. Senedin teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin senet metninden veya 2004 Sayılı Kanun'un 169/a maddesinde öngörülen bir belge ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir.Bir borç ilişkisi gereği taraflardan biri lehine bir para alacağı doğacağı kesin ise ve bu sözleşmede doğacak alacakların tahsili için bir kambiyo senedi verileceği öngörülmüş ise bu kambiyo senedinin teknik anlamda teminat gayesiyle değil, ifa uğruna (ifa amacıyla) verildiğinin kabulü gerekir. Tüm bu açıklamalara göre, somut olayda davacı davaya konu çeklerin teminat olarak verildiğini iddia etmiş ise de; taraflar arasında imzalanan protokolden anlaşıldığı üzere dava konusu çeklerin, taraflar arasındaki devam eden ticari ilişki kapsamında protokol tarihine kadar doğmuş olan ve taksite bağlan para alacağının tahsilini temin için verildiği, bu nedenle teminat gayesiyle değil, ifa uğruna (ifa amacıyla) verildiği , mahkemece davanın yazılı gerekçe ile reddi kararının hukuka uygun olduğu, istinaf talebinin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2022 tarih ve 2022/286 E., 2022/1146 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025