İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sinema oyuncusu ...'nin vasisi olan müvekkilinin, ...’nitı son derece başarılı bir oyuncu olduğunu, dava konusu 5 adet filmde rol aldığını, 12.06.1995 tarihinde yürürlüğe giren 4110 sayılı kanun ile değişik FSEK md.80 düzenlemesi sonucunda rol aldığı tüm s…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2026/325 Esas KARAR NO:2026/547 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:13/11/2025 NUMARASI:2023/84 E. - 2025/262 K. DAVANIN KONUSU:Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sinema oyuncusu ...'nin vasisi olan müvekkilinin, ...’nitı son derece başarılı bir oyuncu olduğunu, dava konusu 5 adet filmde rol aldığını, 12.06.1995 tarihinde yürürlüğe giren 4110 sayılı kanun ile değişik FSEK md.80 düzenlemesi sonucunda rol aldığı tüm sinema eserleri üzerinde “icracı sanatçı” olarak "bağlantılı hak" kazandığını, düzenlemenin geçmişe etkili olduğunu, bu sebeple artık 1995 öncesinde üretilmiş sinema eserlerinin mali haklarının kullanılabilmesi için FSEK m.80/1-A hükmü uyarınca icracı sanatçıdan yeniden ve kullanmadan önce izin alınması gerektiğini, buna karşılık davalı şirketin eser sahibi ve hak sahîbi bulunduğu dava konusu 5 adet filmi izin almaksızın televizyon kanallarına pazarladığını, büyük paralar kazandığını, buna karşılık oyuncuya bîr ödeme yapmadığını, FSEK m. 68 uyarınca rayiç bedelin üç katı tazminat istenebileceğini, İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/48 E. Dosyası ile verilen kararın Yargıtayca onandığını, emsal olduğunu, ayrıca İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/174 E. 2015/65 K. 02/04/2015 tarihli kararının bu davaya emsal teşkil ettiğini, şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ile 25.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kanundaki düzenlemenin davacıyı kapsamadığını, yardımcı oyuncu olduğundan söz konusu kararların emsal olamayacağını ayrıca 2 filmle ilgili hak sahibi olduklarını, diğer filmlerle ilgilerinin bulunmadığını, her iki filmin de 1985 yılı yapımı olduğunu, kanundaki değişikliğin 1995 sonrası filmlere ait olduğunu geçmişe etkili olarak uygulanamayacağını, aksi halde Anayasaya aykırılık oluşturacağını, ayrıca 3 katı bedel ile tazminat istenemeyeceğini, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2004/1034 Esas 2007/722 karar sayılı dosyasında hak sahibi olduğu tespit edilmiş kimselerden hakkın devralındığını, filmlerin eski olması nedeniyle İngiltere'de çok masraflar yaparak onararak kullanıma hazır hale getirildiğini oyuncuların bunlara katkısının olmadığını manevi tazminatının istenemeyeceğini zaman aşımının bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/09/2017 tarihli 2015/170 Esas- 2017/219 Karar sayılı kararıyla; "dosyadaki eser işletme belgelerinden mali hakların devr alınmış olduğu açıktır. FSEK 27.md uyarınca yapımcı eser sahibi 70 yıl süre ile hakları korunmaktadır. Bu durumda, eser sahibinden mali hakları devr alan şirketlerin 5846 sayılı FSEK uyarınca sahip olduğu eserlerin çoğaltılması, dağıtılması, temsil ve umuma iletimden oluşan mali haklarına dayalı olarak dava konusu eserler üzerindeki mutlak hak sahipliği kapsamında tasarruf yetkisi bulunduğundan olan davacının eser sahibine karşı bu filmlerin sinema salonu dışındaki gösterimleri nedeniyle FSEK 80/1 uyarınca mali hak ihlali ya da elde edilen kazançtan sözleşmeye dayalı olarak uygun bir bedel talep hakkı bulunmadığı" gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dairemizin 23/06/2022 tarihli, 2020/1123 Esas-2022/1070 Karar sayılı kararıyla; "davacı ... bir icracı sanatçı olup, kendisinin 4110 sayılı Kanunla değiştirilen 5846 sayılı yasanın 80. maddesine göre bağlantılı hak sahibi olduğu, bu hakkın ilk defa 4110 sayılı yasa ile yapılan değişiklikle tanındığı, yine FSEK'in ek 2.maddesi ve geçici 1.maddeleri ile bu hakkın, yürürlük tarihinden önceki icraları da kapsayacak şekilde geri yürütüldüğü, FSEK'in 27/son maddesi ile koruma süresinin 70 yıla çıkarıldığı, yine FSEK'in 80. maddesi uyarınca icracı sanatçılara tanınan komşu hakların, izinsiz kullanımının yasaklandığı, somut olayda FSEK'in 52.maddesi kapsamında kullanıma ilişkin yazılı bir izin veya mali hak devrinin bulunmadığı, eserin yapıldığı tarihte var olmayan bir hakkın devrinin de hukuken mümkün olmadığı, farazi olarak kabul edilen devir sözleşmesinin yasa değişikliği ile tanınan bağlantılı hakkı içerdiğinin kabul edilemeyeceği, 5846 sayılı kanunun amacının sanatçıyı korumak olduğu, Mahkemece tazminat talepleri yönünden değerlendirme yapılması gerektiği" gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davacının icracı sanatçı olarak bağlantılı hak sahibi olduğunun kabulüyle mahkemece tazminat talepleri yönünden değerlendirme yapılarak karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin13/11/2025 tarihli 2023/84 Esas- 2025/262 Karar sayılı kararıyla; davacı muris ... bir icracı sanatçı olup, kendisinin 4110 sayılı Kanunla değiştirilen 5846 sayılı yasanın 80. maddesine göre bağlantılı hak sahibi olduğu, bu hakkın ilk defa 4110 sayılı yasa ile yapılan değişiklikle tanındığı, yine FSEK'in ek 2.maddesi ve geçici 1.maddeleri ile bu hakkın, yürürlük tarihinden önceki icraları da kapsayacak şekilde geri yürütüldüğü, FSEK'in 27/son maddesi ile koruma süresinin 70 yıla çıkarıldığı, yine FSEK'in 80. maddesi uyarınca icracı sanatçılara tanınan komşu hakların, izinsiz kullanımının yasaklandığı, somut olayda FSEK'in 52.maddesi kapsamında kullanıma ilişkin yazılı bir izin veya mali hak devrinin bulunmadığı, eserin yapıldığı tarihte var olmayan bir hakkın devrinin de hukuken mümkün olmadığı, farazi olarak kabul edilen devir sözleşmesinin yasa değişikliği ile tanınan bağlantılı hakkı içerdiğinin kabul edilemeyeceği, 5846 sayılı kanunun amacının sanatçıyı korumak olduğu, davacının icracı sanatçı olarak bağlantılı hak sahibi olduğunun kabulüyle, bilirkişi raporuyla belirlendiği üzere dava konusu iki film için rayiç bedelin 103.400,00 TL olarak tespit olunduğu, tespit olunan bedelin FSEK m. 68/1 doğrultusunda 3 kat karşılığı olan 310.200,00 TL tazminatın dosya kapsamına, sektörel teamüllere ve yüksek yargı içtihatlarına uygun olduğu, ihlalin niteliği, ağırlığı ve tarafların birbirlerine konumları dikkate alınarak 25.000,00 TL tazminat talebinin de yerinde olduğu" gerekçesiyle; davanın kabulü ile, 310.200,00 TL maddi tazminatın ve 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı mirasçılara miras payları oranında verilmesine, karar verilmiştir. İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin savunma ve delillerini hiç incelemeden eksik gerekçeyle karar verdiğini, yeniden yapılan yargılamada mahkemenin taraflı olduğu iddia edilen bilirkişiye ve raporlara yönelik itirazları dikkate almadığını, gerekçeli kararda Anayasaya aykırılık ve kesin delil gibi esasa etkili savunmaların tartışılmadığını, ihlale konu edilen filmlerin adlarının kararda belirtilmediğini ve reddedilen kısımlar için vekalet ücretine hükmedilmediğini, 1995 öncesi yapımlarda hakların yapımcıya ait olduğuna dair yerleşik uygulamanın 2022 tarihli YHGK kararıyla geriye dönük değiştirilmesinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, davalının hakları kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla devraldığı için iyi niyetli olduğunu ve hukuka aykırılığı kaldıran halin varlığını, bilirkişi raporunda...’ın başrol sözleşmesinin yardımcı oyuncu olan davacıya hatalı şekilde emsal alındığını, FSEK m. 51 uyarınca süre uzatımlarından yapımcının yararlanması gerektiğini, takdir edilen 310.000 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminatın fahiş olduğunu ve 3 katı hesabının korsan olmayan davalıya uygulanamayacağını, ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını ve davacının uzun yıllar suskun kalarak hak sahipliğini zımnen kabul ettiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin verdiği kararın kanuna uygun olduğunu, davalının 1995 öncesi filmlerde oyuncuların hakkı yoktur demesinin tamamen yanlış olduğunu ve kanunun bu hakları açıkça geriye yürüttüğünü, ... gibi dev bir sanatçının emeğinin "..." ve "..." gibi filmlerde hala tıkır tıkır para kazandırdığını ama sanatçıya hiçbir şey ödenmediğini, 1985 yılında imzalanan sözleşmelerle o zamanlar dünyada bile olmayan dijital hakların devredilmesinin hukuken imkansız olduğunu, yapımcının mülkiyet hakkı varsa sanatçının da alın teri ve fikri mülkiyet hakkı olduğunu, bilirkişi ...’in taraflı olduğu iddiasının sadece davayı uzatmak için uydurulduğunu ve uzman birinin seçilmesinin normal olduğunu, ...'nin yardımcı oyuncu denilerek küçümsenmesine rağmen filmlerin başarısında başrol kadar etkili olduğunu, kanun açıkça "üç katı istenir" dediği için tazminatın üç kat hesaplanmasının çok yerinde olduğunu, filmler hala televizyonlarda yayınlandığı için zamanaşımı diye bir şeyin söz konusu olamayacağını, sanatçının izni alınmadan emeğinin ticarileştirilmesinin manevi olarak da büyük bir ayıp olduğunu ve bu yüzden 25.000 TL manevi tazminatın az bile olduğunu belirterek, davalının haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; 5846 Sayılı FSEK'e dayalı olarak maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacılar, murisleri ...’ınin icracı sanatçı sıfatıyla yer aldığı “...” ) ve “...” isimli sinema eserlerinin, izin alınmaksızın televizyonda gösterildiği, mali haklarının ihlal edildiği ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat talep etmişlerdir.İlk derece mahkemesince ilk kararla, davaya konu filmler üzerinde yapımcının eser sahibi olduğu, davacının eser sahibine karşı bu filmlerin sinema salonu dışındaki gösterimleri nedeniyle FSEK 80/1 uyarınca mali hak ihlali ya da elde edilen kazançtan sözleşmeye dayalı olarak uygun bir bedel talep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizce istinaf başvurusu kabul edilerek, davacının tazminat talebinde bulunma hakkı olduğu gerekçesiyle, mahkeme kararının kaldırılarak, tazminat hesabı yapılması için dosya mahkemesine gönderilmiştir.İade kararımız üzerine mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mahkemece FSEK konusunda uzman hukukçu bilirkişi ve mali müşavir bilirkişiden alınan 29/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ;"...kaldırma kararı ile Mahkemenin görevlendirme ara kararı dikkate alındığında heyete sadece hesaplama yapılması görevi verilmekle bu görevle sınırlı olarak değerlendirme yapıldığı, davaya konu filmlerde rol alan ...’nin icracı sanatçılıktan kaynaklı televizyon gösterimleri için talep edebileceği telif bedeli tespit edilirken, icracı sanatçının filmde baş rol oyuncusu olup olmadığı, filmlerin eski film olması, izlenirlik durumu, filmin yayınlanma mecrası gibi kriterler sektörel durum da dikkate alınarak tespit olunabileceği, mali bilirkişi tarafından dosyada yer alan başka bir davaya ilişkin emsal dikkate alınarak 2 film için 103.400 TL hesaplandığı, mali bilirkişi tarafından Farazi bir hesaplama yapılmış ise de davaya konu filmlerin telif bedelinin tespiti için heyete sinema sektöründen bir bilirkişinin dahil edilmesi halinde emsal telif bedelinin hesaplanacağı..." belirtilmiştir.Mahkemece kök rapora itiraz üzerine heyete sinema sektör bilirkişisi dahil edilerek heyetten ek rapor alındığı, bilirkişiler 27/02/2025 tarihli raporda özetle;"... davaya konu filmlerde rol alan ...’nin icracı sanatçılıktan kaynaklı televizyon gösterimleri için talep edebileceği telif bedeli tespit edilirken, icracı sanatçının filmde baş rol oyuncusu olup olmadığı, filmlerin eski film olması, izlenirlik durumu, filmin yayınlanma mecrası gibi kriterler sektörel durum da dikkate alınarak tespit olunabileceği, emsal bedel olarak 4. FSHHM 2013/174 Esas 2014/65 Karar, 02.04.2015 tarihli gerekçeli kararını dikkate alınarak 2 film için 103.400 TL hesaplandığı..." belirtilmiştir.Davacı murisin mirasçıları davaya dahil edilmiş ve davacı mirasçıları ıslah dilekçesi ile, dava dilekçesinde yer alan maddi tazminat miktarını artırarak 310.000,00 TL.' nin tahsilini talep etmişler, mahkemece bilirkişi raporunda hesaplanan miktar üzerinden, davanın kabulüne, 310.200 TL maddi tazminat ve 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle tahsiline karar verilmiş, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacıların murisi ... icracı sanatçı olup, 4110 sayılı Kanunla değiştirilen 5846 sayılı Knun'un 80. maddesine göre bağlantılı hak sahibi olduğu, bu hakkın ilk defa 4110 sayılı yasa ile yapılan değişiklikle tanındığı, yine FSEK'in ek 2.maddesi ve geçici 1.maddeleri ile bu hakkın, yürürlük tarihinden önceki icraları da kapsayacak şekilde geriye yürütüldüğü, FSEK 27/son maddesi ile koruma süresinin 70 yıla çıkarıldığı, yine FSEK 80. maddesi uyarınca icracı sanatçılara tanınan komşu hakların, izinsiz kullanımının yasaklandığı, somut olayda FSEK'in 52.maddesi kapsamında kullanıma ilişkin yazılı bir izin veya mali hak devrinin bulunmadığı, eserin yapıldığı tarihte var olmayan bir hakkın devrinin de hukuken mümkün olmadığı, farazi olarak kabul edilen devir sözleşmesinin yasa değişikliği ile tanınan bağlantılı hakkı içerdiğinin kabul edilemeyeceği, 5846 sayılı Kanunun 1.maddesinde, ''Bu Kanunun amacı, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere aykırı yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir.'' denilmek suretiyle kanunun amacının sanatçıyı korumak olduğunun açıkça vurgulandığı, dava konusu reklamın toplam 1,04 dakika olduğu, bu reklamda davacılar murisine ait alıntı yapılan Türk filmlerinin “...” ve “...” isimli filmler olduğu ve filmlerin izinsiz olarak yayınlandığı tespit edilmekle, davacılar anılan icracı sanatçının yasal mirasçıları olduğundan maddi tazminat isteme hakkını haiz oldukları anlaşılmıştır.Davalı vekili tarafından , 5846 sayılı Kanun'un Ek-2 inci maddesinin 1 inci fıkrasının 1 nolu bendinin Anayasanın 2, 10, 35 ve 90. maddelerine aykırı olması nedeniyle durma kararı verilerek, dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesinin gerekli olduğu ileri sürülmüş ise de Anayasanın 152. maddesi gözetildiğinde, maddenin genel hükmün istisnası olarak düzenlendiği, Kanunun bütünü ile çelişkinin bulunmadığı ve yapılan düzenlemenin kazanılmış haklara etkisinin bulunmadığı, sinema eseri sahiplerinin lehine düzenleme yapıldığından anayasaya aykırılık itirazı yerinde görülmemiştir.Davalı vekili zamanaşımı itirazında bulunmuşsa da, FSEK 68. maddesine dayalı olarak açılmış telif tazminatı davaları, söz konusu madde uyarınca hükmedilebilecek telif ücretinin niteliği itibariyle taraflar arasında mahkeme kararıyla oluşturulan farazi sözleşme ilişkisi kapsamında değerlendirildiğinden, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 146. maddesi gereğince 10 yıllık genel zamanaşımına tâbi olup, dosya içeriği itibari ile ihlal iddiasına konu eylem tarihi ve dava tarihi arasında geçen sürede zamanaşımının dolmadığı gibi davanın ikame edilmesi ile zamanaşımının kesildiği, böylece huzurdaki davada zamanaşımının sona ermediği anlaşılmakla, aksi yöndeki davalı savunmasına itibar edilmesi mümkün olmamıştır.Dosya kapsamında alınan raporlarda, bilirkişilerce, dosyaya davanın tarafınca sunulan İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin gerekçeli kararındaki tespitler emsal alınarak hesaplama yapıldığı, emsal alınan kararda 36 film için 285.498,18 TL ödendiği, film başına 7.930,37 TL isabet ettiği, davaya konu filmlerin iki film olması nedeniyle 15.860,73 TL (02/04/2015 tarihi itibarıyla) hesaplandığı, bilirkişilerce kök ve ek raporda bu rakama Tüketici Fiyat Endeksi uygulanarak 103.400,00 TL, üç katınında 310.200,00 TL olarak hesaplandığı, emsal olarak alınan mahkeme gerekçeli kararından merhum sanatçı... için hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde, bilirkişi ...'in sinema oyuncusu olduğu, ... yönetim kurulu üyesi ve ... Birliği üyesi olduğunu, tarafsız sayılamayacağını ileri sürmüşse de, ileri sürülen hususların bilirkişinin tarafsızlığına etki etmeyeceği, bilirkişinin tarafsız olmadığı yönünde başkaca somut sebep ileri sürülmediği göz önüne alınarak, ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davalı vekilince hükmedilen maddi tazminat ve manevi tazminat miktarlarına karşıda istinaf sebepleri ileri sürüldüğü, şöhretinin zirvesinde olan (1985 yılında) ... ile ...'nin aynı paya sahip gösterilmesinin anlaşılamadığını ileri sürdüğü görülmüş, bilirkişilerce itirazın rapor ve ek raporda değerlendirildiği, kararın emsal alınmasında usul ve dosya kapsamı yönünden aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Bununla birlikte bilirkişilerin kök ve ek rapordaki hesaplama yöntemlerinin, rapor tarihi olan 2023 Eylül ayına kadar, TÜFE endeksi uygulanarak aktüerya hesabı yapılarak, maddi tazminat miktarının güncellenmesi yerinde görülmemiştir.Davanın 20/07/2015 tarihinde açıldığı görülmekle, dava konusu filmlerinde içinde olduğu Türk filmleri yönünden emsal olarak alınan, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/174 Esas, 02/04/2015 tarihli kararına göre bilirkişilerce 02/04/2015 tarihi için tespit edilen 15.860,73 TL film bedelinin dava tarihine yakın olduğu ve bu bedel üzerinden FSEK 68. Madde gereğince üç kat tazminata hükmedilmesi gerektiği, mahkemece hükmedilen 25.000 TL manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkeme kararının 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davaya konu edilen sinema filmleri “...”, “...” isimli iki film için FSEK m. 68/1 doğrultusunda 3 kat karşılığı olan 47.582,19 TL.maddi tazminatın dava tarihinden itibaren değişen oraanlarda avans faizi ile davalıdan tahsiline, 25.000,00 TL manevi tazminatı dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsiline dair karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2- İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/11/2025 tarih, 2023/84 E., 2025/262 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın KISMEN KABULÜ ile; - 47.582,19 TL maddi tazminatın ve dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı mirasçılara miras payları oranında verilmesine, - 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı mirasçılara miras payları oranında verilmesine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat yönünden alınması gereken 3.250,33 TL nispi harç, manevi tazminat yönünden 1.707,75 TL nispi harç olmak üzere toplam 4.958,08 TL harçtan peşin alınan 597,72 TL ile 5.420,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.017,72 TL'den mahsubu ile 1.059,64 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından 27,70 TL başvurma harcı, 597,72 peşin harç, 5.420,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.045,42 TL'nin davalıdan tahsiliyle mirasçılara verilmesine, 4/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 13.349,20 TL bilirkişi ücreti, 880,80 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 14.230,00 TL'nin davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 8.538,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle mirasçılara verilmesine, bakiye giderin mirasçılar üzerinde bırakılmasına, 4/ç-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 1.276,00 posta giderinin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 510,40 TL'sinin mirasçılardan tahsiliyle davalıya verilmesine, bakiye giderin mirasçılar üzerinde bırakılmasına, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, kabul edilen maddi tazminat yönünden 47.582,19 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle mirasçılara verilmesine, 4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13(3) maddesine göre, red olunan maddi tazminat yönünden 47.582,19 TL vekalet ücretinin mirasçılardan müteselsilen tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/f- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, manevi tazminat yönünden 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle mirasçılara verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 390,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.392,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/04/2026