İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin ciro ve imza etmediği İstanbul Anadolu Cumhireyet başsavcılığı 2018/26933 soruşturma dosyası ve savcılıkça istenen adli rapor imza incelemesi ile sabit çek hakkında yapılan kambiyo takibinin tüm ferileriyle ipta…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO :2024/160 KARAR NO :2026/404 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:13/12/2022 NUMARASI:2018/1423 E. - 2022/1027 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)|Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin ciro ve imza etmediği İstanbul Anadolu Cumhireyet başsavcılığı 2018/26933 soruşturma dosyası ve savcılıkça istenen adli rapor imza incelemesi ile sabit çek hakkında yapılan kambiyo takibinin tüm ferileriyle iptalini ve teminatsız takibin durdurulmasını, ihtiyati tedbir kararı verilmesini, icra dosyasında yapılan haksız haciz ile kendisinden alınan tüm ödemelerin (dava öncesi ve dava sonrası da dahil olmak üzere karar tarihine değin) yasal faizi ile kendisine iadesi hakkında karar oluşturulmasını ve bu konuya ilişkin istirdat (alacak) talebinin gününde ödenmeyen çek .... A.Ş. tarafından İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün ... nolu dosyası ile icraya konulduğunu ve keşideci gözünen ... ve tüm cirantalar adına kambiyo takibi yapıldığını, davacı müvekkilin kendisi tarafından ciro ve imza edilmeyen çek ve bu çeke ilişkin icra takibi ile mağdur edilmesi üzerine, resmi evrakta sahtecilik yanında dolandırıcılık konusu olabileceğini sahte imzalı çek hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2018/26933 soruşturma numarası ile işlem başlatıldığını, soruşturmanın devam ettiğini, imzanın davacı müvekkil ...'e ait olmadığı savcılık makamının talebi ile emniyet genel müdürlüğü İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından davacı müvekkilinin imza örneklerinin alınması ile hazırlanan adli rapor ile sabit sahte imzalı çek olduğunu, davacı müvekkili ..., cirantalamayı imzalamayı yapmadığını, söz konusu çeki ne eline aldığını ne gördüğünü, müvekkilinin ticari bir işle meşgul olmadığını, maaşlı çalışan işçilerinden biri olduğunu, ..., kendi adına çek keşide etmiş gibi görünen çek yaprağı sahibi ... ile hiçbir ticari veya özel ilişkisi olmadığını, keşideci ...' ı tanımadığını, davacı müvekkilin, hiçbir ticari faaliyeti bulunmadığı hiçbir alacağı olmadığı hatta tanımadığı ...' tan çek almadığını, Davalı aleyhine açılan Menfi Tespit davasının kabul edilmesini, Davalı tarafa ve müvekkilinden sonraki cirantalara karşı herhangi bir borcunun olmadığının tespit edilmesini, Savcılık Soruşturması ve adli rapor ile davacı müvekkilin cirolayıp imza etmediği sabit olan takip konusu çekin ve takibin tüm ferileriyle iptalini,Dava konusu çekin icra yoluyla tahsilinin yapıldığı İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün ... nolu icra dosyasından haksız haciz ile davacı müvekkilinden dava açılana kadar alınan tüm ödemelerin ve dava sonrası itibariyle karar tarihine kadar yapılacak tüm ödemelerin faiziyle birlikte davalı taraftan istirdatını, teminat ödeyecek gücü olmayan sahte imza ile mağdur edilen bir şirkette işçi olarak çalışan davacı müvekkilinin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olması nedeniyle teminatsız veya teminat mukabilinde ve yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, davaya konusu çekin ödenmesini engeller mahiyette ve İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün ... nolu icra takibinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin ailesinin geçim kaynağı olan maaşının haksız bir şekilde haczinin engellenmesi için bu dosyadan müvekkil adına yapılan tüm haciz iştemlerin fekki ve durdurulmasını, Davalı tarafın % 40' tan aşağı olmamak üzere tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini iddia ve talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili davaya cevaplarında özetle; Davacı tarafın, borçlu olmadığının tespiti ve ödediğini iddia ettiği bedellerin istirdadı istemiyle huzurda görülen davanın açıldığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre sebebiyle davanın reddini, Menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılması hukuka uygun olmadığını, davacı tarafa eksik harcı ikmal etmek üzere 1 hafta kesin süre verilmesini, bu süre içerisinde eksik harcın ikmal edilmemesi durumunda, davanın usulden reddini, davacı tarafın, İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/637 Esas Sayılı dosyasıyla imzaya itiraz davası açtığını, 28.12.2017 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, Davacının, bu konu ile ilgili sağlık problemlerinden bahsedildiğini, dosyaya bir sağlık raporu sunamadığını, davacının davasına inanmadığını ve takip etmediğini, dava dilekçesinde davacının, sadece imzaya itiraz ettiğini, borca itiraz etmediğini, davacı tarafın ...’a borçlu olduğunu kabul ettiğini, Davacı tarafın sahte imza iddiasını kabul etmediklerini, soruşturma dosyasının, hukuk davasını bağlayıcı bir yanı olmadığını, davacı tarafın, haklılığını büyük ölçüde ispat edemediğini, Müvekkili şirketin, dava konusu çeki, kendisine verildiği şekilde icra takibine konu ettiğini, Bu sebeple, davacı tarafın tazminat isteminin reddine karar verilmesini, Huzurda görülen davanın, haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu sebeple huzurda görülen davanın reddini, kötüniyetli davacı tarafın, dayanak icra takibinin % 40’ından az olmamak üzere kötüniyet tazminatından sorumlu tutulmasını, talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "1-Davacının davasının KABULÜ İLE; -İstanbul Anadolu 4.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasındaki takibe esas '... Bankası ... şubesine ait, ... nolu, 30/10/2016 keşide tarihli, 52.000,00 TL bedelli çek' yönünden borçlu olmadığının tespitine, takibin davacı yönünden iptaline, -İstanbul Anadolu 4.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında, davacının maaş hesabından haczedilerek alacaklıya ödenen 4.080,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya iadesine, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair verdiği kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının değerlendirilmediği, menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılmasının usule aykırılığı nedeniyle davanın reddi gerektiği, davacının daha önce açtığı imzaya itiraz davasını takip etmeyerek borcu zımnen kabul ettiği ve mevcut davada borca değil sadece imzaya itiraz ederek ...’a olan borç ilişkisini ikrar etmiş sayıldığı, imza sahteliği iddiasının reddedildiği ve ceza soruşturmasındaki raporların hukuk mahkemesini bağlamayacağ vurgulanarak, taraflar arasındaki şahsi tanışıklık ve işçi-işveren ilişkisi iddialarının yeterince araştırılmadığı, davacının çek üzerindeki yazıların kime ait olduğunu bilecek kadar lehdar ve cirantaları tanıdığı, müvekkil şirketin çeki usulüne uygun devraldığı ve soruşturma dosyasındaki savunmaların göz ardı edildiği ifade edilerek; yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddi ile kötü niyetli davacının tazminata mahkum edilmesi talep edilmektedirDavacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilin ciro ve imza etmediği çek hakkında davalıların hukuka aykırı bir icra takibi başlattıği, işbu çek hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, savcılık Makamı tarafından davacı müvekkilin imza ve yazı örneklerini alınarak çek üzerindeki yazı ve imzalarla karşılaştırma yapılması için dosyanın İstanbul Polis Kriminal Laboratuvarına gönderildiği, İstanbul ...'nin 20/06/2018 tarihli raporuna göre; çekin ön ve arka yüzündeki imzaların ve ciranta imzasının ... eli ürünü olmadığı tespit edildiği, davacı müvekkilin kendisine ait olmayan bir borcu haksız haciz nedeniyle ödemek zorunda bırakıldığı ve mağdur edildiği değerlendirilerek, davalıların hukuka ve esasa uygun düşmeyen istinaf başvurusunun reddine mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.Davacı vekili; dava konusu çek üzerindeki ciro ve imzanın davacıya ait olmadığını, davalı ile arasında ticari ilişki bulunmadığını, bu çek nedeniyle İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını ve haksız haciz yapılarak ödeme alındığını ileri sürerek davacının borçlu olmadığının tespitine, tahsil edilen bedellerin istirdadına, kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; zamanaşımı ve hak düşürücü süre ,Menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılamayacağı itirazında bulunmuş ayrıca , müvekkilinin çeki kendisine verildiği haliyle icraya koyduğunu belirterek davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosyasında; davalı tarafından davacı ve diğer borçlular aleyhine toplam 56.066,00-TL nin tahsili amacıyla kambiyo takibi başlatıldığı takibin dayanağının ... Bankası ... Şubesi, ... nolu, Keşide Tarihi: 30/10/2016 olan 52.000 TL bedelli ,keşidecisi ..., lehtarı ... olan çek olduğu, çekin arka yüzünde lehtar ..., ..., ,...Ltd.Şti. ...Şti. ve davalı hamil şirketin Cirolarının bulunduğu, takip kapsamında davacıdan 4.080 TL tahsilat yapıldığı anlaşılmıştır.Dosyada mevcut , ceza soruşturması kapsamında alınmış İstanbul Polis Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 20/06/2018 tarihli raporunda ; Çekin ön ve arka yüzündeki imzalar ile davacı adına atılı ciranta imzasının davacı ...’in eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece, davacıya ait görünen imzanın sahte olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının borçlu olmadığının tespitine, 4.080 TL’nin davalıdan alınarak davacıya iadesine, karar verilmiş, davalı vekili istinaf talep etmiştir.Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır.“imzanın sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.Dosya kapsamına göre ; dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim imza incelemesi yapılmıştır. Dava konusu çek nedeniyle takip yapıldığı, ancak denetime elverişli bilirkişi raporuna göre çekin lehtarı olan davacı adına atılmış olan imzanın davacı eli ürün olmadığının tespit edildiği, davalının rapora itiraz ve yeni rapor alınması talebi konusunda istinaf sebebinin bulunmadığı, bu durumda imza incelemesi raporunun hükme esas alınması gerektiği, imzanın sahteliği iddiası herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defilerden olup çek hamillerinin iyiniyetli olup olmamaları hukuki sonucu değiştirmeyeceğinden, menfi tespit talebinin kabulü ile davacıdan tahsil edilen bedelin istirdadına karar verilmesinin hukuka uygun olduğu , menfi tespit davasının takip kesinleşmiş olsa bile, takip devam ettiği sürece açılabileceği, takibin tamamı yönünden infaz olmadığı bu nedenle istirdat talebi yönünden hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı , ayrıca dava konusu çekteki imzanın sahteliği tespit edildiğinden , lehtar davacının diğer cirantalarla temel ilişkisinin bulunup bulunmadığı gibi sebeplerin imzanın davacı eli ürünü olmadığına bağlanan davacı yönünden kambiyo sorumluluğu doğmayacağı sonucunu ortadan kaldırmayacağı bu hususlara ilişkin eksik inceleme yönündeki istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, yine icra mahkemesindeki imzaya itiraz davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasının da bu davada karar verilmesine engel bir yönünün bulunmadığı, ayrıca davanın 60.146,00 TL üzerinden açıldığı kısmi dava açılmasının söz konusu olmadığı görülmekle sonuç olarak , menfi tespit ve istirdat talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davalı vekilinin vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2022 tarih ve 2018/1423 E. 2022/1027 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.108,57- TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.027,14-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.081,43-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2026