İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2015 yılında Çin ülkesinde kurulduğunu, müvekkili şirketin küresel araştırma kaynaklarını entegre etmeyi hedefleyen Ar-Ge platformu olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin kısa sürede güzelli…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1439 KARAR NO : 2025/1625 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 23/09/2025 ara karar NUMARASI : 2025/145 E. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2015 yılında Çin ülkesinde kurulduğunu, müvekkili şirketin küresel araştırma kaynaklarını entegre etmeyi hedefleyen Ar-Ge platformu olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin kısa sürede güzellik ve kişisel bakım alanında tanınan küresel bir marka haline geldiğini, müvekkilinin dünya nezdinde bir çok marka tescili bulunduğunu, davalının müvekkilinin markasının asli unsuru olan ve ayrıca ticaret unvanı olan "..." ibareli markayı tescil etmesinin kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin önceye dayalı hak sahibi olduğunu, davalı adına tescilli tescil numaralı 2022/207822 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğünü talep ettiği, ve hükümsüzlüğü talep edilen markanın 3.kişilere devrinin tedbiren engellenmesi ile gerekirse bu aşamada bilirkişi raporu da aldırılarak davalının tescil sahibi olduğu 2022/207822 tescil numaralı markadan kaynaklı haklarını, müvekkiline ve müvekkilinin yetkili satıcıları aleyhine kullanılmasının tedbiren önlenmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemenin 05/08/2025 tarihli ara kararıyla; " Dosya kapsamı deliller ve davanın niteliğine göre, davacının üçüncü kişilere devrin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin takdiren 10.000,00TL teminat karşılığı kabulüne, davalı adına tescilli ise 2022/207822 tescil numaralı markanın 3.kişilere devrinin önlenmesi açısından TPMK sicil kaydına tedbir konulmasına, Davacının davalının tescil sahibi olduğu 2022/207822 tescil numaralı markadan kaynaklı haklarını, müvekkiline ve müvekkilinin yetkili satıcıları aleyhine kullanılmasının tedbiren önlenmesi yönündeki talebinin REDDİNE, " karar verilmiştir. Davalı vekili 05/09/2025 havale tarihli dilekçesi, ile mahkemece verilen 05/08/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına itiraz etmiş olmakla, mahkememizin 05/09/2025 tarihli ara kararı ile davalının tedbire itirazının HMK 394 maddesi uyarınca mahkememizce duruşmalı olarak değerlendirilmesine şeklinde karar verilerek duruşma açılmıştır. Mahkemenin 23/09/2025 tarihli ara kararıyla ; "İhtiyati tedbir kararı hükümsüzlüğü istenen marka tescilinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesine ilişkin olup, taraf teşkilinde güçlük yaşanmaması amaçlandığından, ayrıca karşı tarafın muhtemel zararlarına karşılık yeterli teminat da alındığı anlaşılmakla keza Bölge Adliye Mahkemesinin 16.ve 44.Dairelerinin emsal kararlarına göre de ihtiyati tedbir koşulları oluştuğundan," İtirazın REDDİNE karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için aranan hukuki şartlar gerçekleşmediğini, Bakırköy 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/145 Esas sayılı dosya ile görülmekte olan davada ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davacı taraf bakımından hakkın elde edilmesini önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği bir durum söz konusu olmadığını, davacı tüm dosya kapsamında, kendi lehinde HMK 389 ve 390. maddeleri hükümlerinin uygulanabilmesini sağlayamaya yarar herhangi bir açıklama yahut delil sunmadığını, iddia etmiş olduğu sözde haklılığını yaklaşık olarak ispat etmediğini, ihtiyati tedbir talebini hiçbir somut gerekçeye büründürmediğini, HMK 389 ve 390. Maddeleri içeriğinde, hangi koşullar altında uygulanabileceği yazılı olan ihtiyati tedbir koşulları, davacı tarafından yerine getirilmediğini, mahkemenin 05/08/2025 tarihli tedbir kararı içeriğinde; tedbirin, hangi açık ve somut delillere dayandırıldığı açıklanmadığını, ilgili hususların tedbir kararına itiraz dilekçelerinde belirtildiğini ancak mahkemece dikkate alınmadığını, davacının tedbir talebi haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın esasına girilmeden, davacı lehine Dava Sonucunu Sağlayacak Şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırılık barındırdığını, tedbir kararı verilmesi için gerekli yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediğini, tedbir kararı verilmesi için gerekli yasal unsurlar oluşmadığını, dosyaya yabancılık teminatı yatırılmaksızın; HMK ve SMK hükümlerine aykırı surette müvekkiline ait marka üzerinde oluşturulan ''ihtiyati tedbir'' kararı hukuka aykırı olduğunu, teminat yatırılmamasıyla ilgili mahkemece bir ara kararda oluşturulmadığını, davacı dava şartlarını ikmal etmediğini, ihtiyati tedbir kararına ilişkin belirlenen teminat miktarı günümüz ekonomisinde çok düşük kaldığını, belirlenen teminat bedeli taraflar arası menfaat dengesini de açıkça ihlal ettiğini, mahkeme müvekkili markası üzerinde ihtiyati tedbir kararı verirken, SMK 159/2-c maddesi hükümleri de uygulamadığını, tesis edilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması hukuki zorunluluk arz ettiğini, aksi durumda tedbir teminatının artılmasını, belirterek tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının mahkemenin ihtiyati tedbir kararına ilişkin itirazlarının ilgili kararın usul ekonomisi kurallarına ve taraf teşkiline hizmet ediyor olması sebebiyle esastan davalının istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava davalı adına tescilli 2022/207822 numaralı "..." ibareli markanın gerçek hak sahipliği, tanınmışlık, önceden tescilli ticaret unvanı ve kötü niyetli tescil sebeplerine dayalı hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, yargılama sırasında markanın 3. Kişilere devrinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir talep edilmiştir. Eldeki hükümsüzlük talepli davada, davacının tedbir istemekte hukuki yararının bulunduğu, markanın yargılama sırasında el değiştirmesinin yargılamanın sürüncemede kalmasına yol açacağı bu bakımdan söz konusu tedbir kararının yargılama sırasında taraf değişikliğinin önlenmesine yönelik olup usul ekonomisine de uygun olduğu ve 3. Kişilere rızai devri önlemek dışında verilen tedbir kararının marka sahibince markadan kaynaklanan hakların tasarrufunu engelleyici, ticari faaliyetleri kısıtlayıcı bir fonksiyonunun bulunmadığı, HMK 392.maddesi uyarınca davalının zararların karşılanması yönünden makul bir teminat alınmak suretiyle tedbire hükmedildiği, yasal şartları gerektiriyorsa MÖHUK madde 48 uyarınca teminat alınması dava şartının tamamlanabilir dava şartlarından olduğu , tedbir ve teminata ilişkin kararların yargılamanın seyrine göre her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu hak kayıplarının önüne geçilmesini temin amacı güden , HMK.'nun 389 ve devamı maddelerinde ön görülen, tedbir amaçlarına, usul ve yasaya, hak ve yarar dengesine göre, yasal koşulları oluştuğundan ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ve itirazın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı dikkate alındığında davalı vekilinin istinaf başvuru sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23/09/2025 tarih ve 2025/145 E., sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/11/2025