İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu çeklerin, 19.09.2014 tarihinde bankaya ibraz edildiğini, muhatap bankanın çek fotokopisini müvekkili şirkete gönderdiğini, çek fotokopisi incelendiğinde, çıplak gözle dahi imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığı anl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1839 Esas KARAR NO : 2026/180 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/12/2022 NUMARASI : 2014/355 E. - 2022/1065 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu çeklerin, 19.09.2014 tarihinde bankaya ibraz edildiğini, muhatap bankanın çek fotokopisini müvekkili şirkete gönderdiğini, çek fotokopisi incelendiğinde, çıplak gözle dahi imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığı anlaşıldığını, davalının elinde olduğu anlaşılan, toplamda 100.000-TL bedelli olarak doldurulmuş çeklerin, müvekkili şirketin rızası hilafına imzasız ve boş olarak kaybettiği/çaldırdığı çek koçanından olduğunu, başkaca çekler çıkması halinde dava açma haklarını saklı tuttuklarını, müvekkili şirketin rızası hilafına imzasız ve boş olarak elinden çıkan çek üzerindeki keşideci imzası, müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin onayı dâhilinde verilmiş çek de olmadığını, müvekkili şirketin yetkili temsilcisi, çek keşide etmek de dâhil, her türlü temsil ve ilzam yetkisi münferiden, şirket yönetim kurulu üyesi ...’a ait olduğunu, müvekkili şirkette, ... dışında hiç kimsenin temsil ve ilzam yetkisi bulunmadığını, müvekkili şirket aleyhine icra takibine geçilmesinin önüne geçmek için, öncelikle HMK 208 vd. maddeleri uyarınca takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, bu talebi kabul görmediği takdirde, İİK.m. 72/2 hükmü uyarınca yargılama sonuna kadar ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, dava konusu 19.09.2014 tarihli, 50.000-TL bedelli ... Ümraniye Şubesine ait B-... no.lu çek, 19.09.2014 tarihli, 50.000-TL bedelli ... Ümraniye Şubesine ait B-... no.lu çek üzerindeki keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının ve bu nedenle müvekkili şirketin herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile söz konusu çekin müvekkili şirket açısından iptaline, davalıların %20’den aşağı olmayan kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı ... ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın, esasa girilmeksizin öncelikle dava şartı yokluğundan reddine, bu mümkün olmadığı takdirde davacının haksız ve mesnetsiz davasının usul ve esastan reddine, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2014/251 E. sayılı dosya ile söz konusu davanın birleştirilmesine, davacı şirket yetkilileri hakkında soruşturmanın yürütüldüğü Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/11929 Soruşturma sayılı, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/23951 Soruşturma sayılı dosyası ve tespit edilecek diğer soruşturma ve ceza davalarının sonucunun beklenmesine, ayrıca HMK 329. md gereği haksız ve kötü niyetle hiçbir hakkı olmamasına rağmen dava açan davacı tarafa, müvekkili ile arasında kararlaştırılan davanın reddi halinde, reddi, tarihinde ödenecek vekalet ücreti (5.000TL+KDV)’nin yüklenmesine ve ayrıca HMK 329/2 hükmü gereğince sayın mahkemece takdir edilecek oranda disiplin para cezası ödemesine, dosyadan verilen ödeme yasağına ilişkin ara karardan rücu edilmesine ve ihtiyati tedbir kararının koşulları oluşmadığı için ihtiyati tedbire karar verilmemesini, yargılama giderleri ve dava vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... Anonim Şirketi ve Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu çekin müvekkili şirket ile davacı arasında yapılan hotel kontenjan sözleşmesine istinaden verilmiş çek olduğunu, hotel kontenjan sözleşmesinden görüleceği üzere sadece bu çek değil birden fazla çekin müvekkili şirkete verildiğini, sözleşme karşılığı alınan işbu çekte müvekkili şirket tarafından karşılıklı ticari ilişki içinde bulunduğu diğer davalıya ciro edilerek verildiğini, bu nedenle işbu davada, davaya konu çeklerin hangi amaçla hangi iş ya da hizmetin karşılığı olarak müvekkili şirkete verildiğinin araştırılması gerektiğini, bu çeklerin, davacı ile müvekkili şirket arasında yapılan hotel kontenjan sözleşmesi uyarınca verildiğini, bu sözleşmelere ve verilen çeklere karşılık müvekkili şirket tarafından da davacı tarafa teminat sened ve çekleri verildiğini, bu teminat sened ve çeklerine ilişkin olarak da taraflar arasında protokoller yapıldığını, bu protokollerdeki, hotel kontenjan sözleşmelerindeki davacı tarafa ait imzalar ile çeklerdeki imzaların birbirinin aynı olup çıplak gözle bile anlaşıldığını beyanla ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2014/355 esas, 2022/1065 karar sayılı, 15/12/2022 tarihli kararı ile; "Somut dosya bakımından değerlendirme yapıldığında; davacı/borçlu, davalı/alacaklı ile arasındaki borç ilişkisini ve çeklerdeki imzayı inkar etmektedir. Bu durumda davacının, çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ispat etmesi gerekmektedir. Mahkememizce imza incelemesi için dosya alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, alınan raporda dava konusu çekteki imzaların davacı şirket yetkilisi ...'ın olduğu tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava konusu çekler yönünden imza inkarını ispat edemediği, dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'a ait olduğu anlaşılmakla, sübut bulmayan davanın REDDİNE" karar vermiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme hatalı delil değerlendirmesiyle davanın reddine karar verdiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun belge asılları yerine fotokopiler üzerinden hazırlandığını, raporun tek bir kişi tarafından tanzim edilmesinin usule aykırı olduğunu, rapournu grafolog ve adli tıp uzmanlarından oluşan bir kurulca hazırlanması gerektiğini, imzalardaki çıplak gözle dahi fark edilebilen karakteristik farkların laboratuvar ortamında teknik cihazlarla incelenmediğini ve raporun denetime elverişli maddi dayanaklar ile görsel kanıtlar sunmadığını, yerleşik Yargıtay kararları ile de kabul edildiği üzere, bu tür davalarda tek bir bilirkişiden alınan rapor yeterli kabul edilemeyeceğini, Adli Tıp Kurumu dahi, imza incelemesi için öncelikli ve son mercii olmadığını, bilirkişi raporunda, sadece şablon ifadeler kullanıldığını, hiçbir gerekçe ve dayanak gösterilmediğini, davaya konu çekteki imzanın hangi nedenle ...’ın eli ürünü olduğu fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle desteklenmediğini, raporun bu yönüyle de yerleşik Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların giderilmediğini, yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmadan verilen kararın hatalı olduğunu belirterek eksik incelemeye dayalı ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalı Müflis ... AŞ. İFLAS İDARESİ vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davaya konu 1 adet çek yönüyle yapılan imza incelemesi ile 28.09.2022 tarihli bilirkişi raporu ile davacı .... A.Ş. yetkilisi ...'ın imzası ürünü olduğu açıkça belirlendiğinden davacı tarafın yasal dayanaktan yoksun istinaf talebinin reddini talep etmiştir.Davalı ... ... ... A.Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça istinaf dilekçesinde dile getirilen tüm iddia ve gerekçeler hem haksız hem de hukuki mesnetten yoksun olduğunu, mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, davacı iddia ve taleplerini aşar nitelikte beyan ve iddialar ile istinaf başvurusunda bulunulması usul ve yasaya açıkça aykırı olduğundan istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. Davalı ... A.Ş., vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf dilekçesinde belirttiği iddialar ve gerekçeler haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, mahkemece hüküm kurmaya elverişli birden fazla rapor aldırıldığını, davacının yargılamayı uzatmaya yönelik olarak yargılama esnasında dile getirilmeyen gerekçelerle yapılan istinaf talebinin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında imza inkarına dayalı olarak çeke yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; davanın 23/08/2014 tarihinde açıldığı, yargılama sırasında davalı ... Anonim Şirketinin iflasına karar verildiği, ancak yargılama sırasında iflas kararının kesinleştiği, ikinci alacaklılar toplantısının 20/12/2018 tarihinde yapıldığı, davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine dosyanın Dairemize gönderildiği, Bakırköy 1. İcra Dairesinin ... sayılı yazısı kapsamında tespit edildiği üzere, bu kez davalı ... ... Anonim Şirketi hakkında Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/11/2025 tarih ve 2025/573 esas sayılı kararı ile 05/11/2025 tarih 14:44 saati itibari ile iflasına karar verildiği görülmüştür. İİK'nın 194. maddesi; "Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir" şeklinde düzenlenmiş olup müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflasın açılması ile belli bir süre için duracağı kabul edilmiştir. İflastan önce açılmış olup devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davalarının, maddede yazılı istisnalar dışında duracağı, bu durumda ikinci alacaklılar toplantısından (m. 237) on gün sonraya kadar devam edeceği, bundan sonra hukuk davalarına devam edileceği anlaşılmıştır.Açıklanan yasa hükümleri göz önünde bulundurulduğunda, davanın ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraya ya da basit tasfiye usulüne göre tasfiyesi halinde sıra cetveli tanzimine kadar duracağı gözetilerek, kamu düzenine ilişkin bu husus resen dikkate alınarak, davacı vekilinin istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun HMK'nın 355. maddesi ve HMK'nın 353/1-a-4-6. maddeleri gereğince resen gözetilen sebeplerle kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın İİK'nın 193 ve 194. maddeleri gereğince işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin resen gözetilen sebeplerle KABULÜ ile; 2- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/12/2022 tarih, 2014/355 E. 2022/1065 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-4-6.maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, HMK'nın 353/1-a-4-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026