İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ın, ...'ın vasisi olduğunu, ...'ın çalıştığı ... Nakliyat bünyesinde yine kendisi gibi sevkiyat bölümünde çalışan diğer davalı ..., adına kayıtlı araçların bulunması, ...'ın ... tipi yetki belgesini maddi yetersizlik nedeniyle alamadığını, kendisinin taşımacılık iş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/170 KARAR NO:2026/455 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:09/11/2023 NUMARASI:2022/608 E. - 2023/694 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ın, ...'ın vasisi olduğunu, ...'ın çalıştığı ... Nakliyat bünyesinde yine kendisi gibi sevkiyat bölümünde çalışan diğer davalı ..., adına kayıtlı araçların bulunması, ...'ın ... tipi yetki belgesini maddi yetersizlik nedeniyle alamadığını, kendisinin taşımacılık işi yapmak istediği için ...'ın ... belgesini kullanması durumunda bu işi yapabileceğinden ..., kendi adına kayıtlı olan araçları ... üzerine kayıt ettiğini, teminat amacı ile olduğunu belirtilerek dava konusu olan ve sadece imza kısmı ... tarafından imzalanmış boş bir senet aldığını, ...'ın araçlardan hiçbir kazanç elde etmediğini, araçların her zaman ... tarafından işletildiğini, araçların zorunlu giderleri ... tarafından ödeneceği sözü verilmesine rağmen ödenmediğini, bu nedenle araçların giderlerinin ...'dan tahsil edilmeye başlanıldığını, daha sonra ... tarafından ... aleyhine bir icra takibi başlatıldığını, takip dayanağının ...'ın ...'a sadece teminat amacıyla ve boş olarak verilen senet gösterildiğini, ... araçları ... ile birlikte işlettiğini, ... ile ortaklık kurduklarını, ...'ın ...'e borçlanması ve dava konusu senedi ...'e vermek zorunda kalması nedeniyle ... tarafından 150.000,00-TL bedel olacak şekilde doldurularak icra takibine konu edildiğini, kambiyo senedinden dolayı, senedin üzeri tahrif edilerek ve davalılar tarafından elle doldurularak miktar yazıldığı ve ...'ın iradesi olmadan alındığından dolayı herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, ve icra takibinin iptaline, takip konusu kambiyo senedinin hükümsüzlüğüne ve senedin iptaline, ...'ın davalılara senet dışında da hiçbir şekilde hiçbir borcu bulunmadığının ve davalılarca açılan icra takiplerinin hepsinin hükümsüz olduğunun tespitine, bu nedenlerden dolayı ... hakkında açılmış olan icra takiplerinin iptaline, Tedbir talebimizin kabulü ile Çorlu 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı dosyasındaki icra takibinin tedbiren durdurulmasına, takibin durdurulması talebi kabul edilmez ise yukarıda bilgilerini verilen taşınmaz üzerine karar kesinleşinceye kadar satıştan men şerhinin konulmasını talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Borçlunun borçtan kurtulmak adına daha önce Çorlu İcra Hukuk 2018/65 Es. ve Çorlu İcra Hukuk 2016/441 Es. 2017/763 K. sayılı dosyaları ile takibin iptalini talep ettiğini, iş bu davaları reddolduğunu, aynı senet ile ilgili iş bu davayı açmakta hukuki yararı kalmadığını, belirtilen iki dosyada imzanın kendisine ait olmadığını, böyle bir senet olmadığını beyan eden borçlu davacı iş bu davada ise imzanın kendisine ait olduğunu ancak iradesi olmadığını beyan ettiğini, müvekkilinin kendisine nakit para verdiğini, karşılığında bu senedi aldığını, müvekkilinin parasını geri alamadığını, ...'ın kısıtlılık kararının 2022 tarihli olduğunu, kambiyo senedinin 2015 tarihli olduğunu, kambiyo senedi üzerinde herhangi bir ihtiyari kayıt konulmadığını, derdestlik nedeniyle davanın usulden reddine, ara karar ile verilmiş teminat ile hem kararındaki %15 oranına karşı itiraz yoluna başvurulunur, itiraz etmekle, hem de tedbir kararının kaldırılarak tedbir taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; ... ve ... ile ortaklık yaptığını, ancak dava konusu senet ile ilgili alınıp verilmesinde herhangi bir bilgisinin veya dahilliğinin söz konusu olmadığını, ...'ün aynı kötü niyetli davranışı ile eşi üzerinden tarafına 100.000 TL gibi bir miktarda icra takibi başlattığını, ... ve ... ile aralarındaki senet alışverişinin kendisini dolandırmaya yönelik bir vaka olduğunu, bu ortaklıktan kaynaklanan borçlarını ödemeye devam ettiğini, kendi adına hiçbir araç kalmadığını sadece işletmenin borcu üstüne kaldığını, ortaklık nedeniyle 2014 yılından beri şoför olarak dahi çalışamadığını, iş bu davaya dahil edilme nedeninin tamamen mahkeme kararını etkilemeye yönelik olduğunu, iş bu davadan çıkarılmasını talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacının dosya kapsamı itibariyle davasını ispata yarar delil sunamaması üzerine dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı anlaşılmakla davacıya yemin delili hatırlatıldığında yemine başvuracağını beyan etmesi üzerine davalılara yemin teklif edildiği davalı ... beyanı ile davacının söz konusu senedi dolu olarak verdiklerini, davalı ...'ın ise senet verilirken orada olmadığını beyan ettiklerinden, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 2021/1596 Esas, 2022/3641 Karar sayılı ilamında " mahkemece ispat külfetinin davacıda olduğu ve 6100 sayılı HMK'nın 201. maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülen iddiaların senetle ispat edilmesi gerektiği, davalı beyanının ikrar niteliğinde olmadığı gözetilmeksizin yeteri kadar ispat koşullarını taşımadığı halde işbu senedin hile ile imzalattırılmak suretiyle alındığı gerekçesiyle davacı iddiasına konu olayların hile niteliğinde değerlendirilerek soyut tanık beyanlarına itibar olunarak bu senet yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş," şeklinde belirtmekle tanık beyanlarının ispat için yeterli olmadığı anlaşıldığından, kısıtlının kısıtlama kararı dikkate alındığında akli meleklerinin yerinde olduğu savurganlığı sebebiyle kısıtlandığı anlaşılmakla imzası kabul edilen senet yönünden imzalı senedin boş olarak verildiği ve sonradan doldurulduğu, davacının iradesinin sakata uğradığı yazılı delil veya kesin delil ile ispat edilemediğinden, davacı tarafça açılan davanın reddine" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -müvekkiline, Bakırköy 9. Sulh Hukuk Mahkemesince savurganlık sebebiyle eşi ...'ın vasi olarak atandığını, müvekkilinin savurganlık halinin iki davalı tarafından da kullanıldığını, Müvekkilinden teminat için olduğu söylenerek hile ile boş senet alındığını, senet sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurularak icra takibine girişildiğini, tanıklar ... ve ...'nin, teminat için olduğu söylenerek müvekkiline hile ile senet imzalatıldığını doğruladıklarını, bu suretle hilenin varlığı ispatlandığını, üstelik tanık ...'nün mahkeme huzurunda verdiği yeminli beyanında dava konusu bononun düzenlenişini bizzat gördüğünü ve bononun açık düzenlendiğini, ... de senedin boş olduğunu beyan ettiklerini, bu beyanla, dava konusu bononun tanzim edilişinde isim ve imza dışında boş olduğu ve sonradan doldurulduğu hususunun da ispatlandığını, ancak, yerel mahkeme eksik inceleme yaparak, bononun yazı incelemesine gönderilip, isim ve imza dışındaki yerlerin müvekkilinin el ürünü olup olmadığının incelenerek bu ispatın kesin delille pekiştirilmesini engellediğini,Bono, yazı incelemesine gönderildiğinde bu husus şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanacağını, dava konusu bononun açık bono olduğunun tanık deliliyle ispatlanmış olması ve yazı incelemesi ile de ispatın pekişecek olması hali bu davada çözümlenmesi gereken tek hususun bononun alacak tutarı bakımından var olan uyuşmazlık olduğunu gösterdiğini, davalının bonoyu kendisi doldurmasından önce bulunmayan ve bu niteliği sonradan davalı eylemi ile oluşan bonodaki alacak tutarının ispatı, bu bononun lehdarı olan davalıya düştüğünü, -davalılar karar duruşmasında ettikleri yeminlerin birbiriyle çelişkili olduğunu,Davalılardan ..., diğer davalıyla hiçbir ilişkisi bulunmadığına dair yemin ederken diğer davalı, ...'le iş yaptığına dair yemin ettiğini, ...'ün huzurdaki dosyada asıl alacaklı olarak menfaatinin yüksek olduğu ve diğer davalı ...'a yemin etmemesi için baskı kurduğu gerçeği de gözetildiğinde, yeminine kıymet verilmemesi gerektiğini, davalılar hakkında yalan yere yemin etme konusunda suç duyurusunda bulunma haklarını saklı tuttuklarını bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ... vekili olduklarını, Çorlu İcra Hukuk 2018/65 Es. Ve yine Çorlu İcra Hukuk 2016/441 Es. 2017/763 K. Sayılı dosyaları ile takibin iptali kararı nedeniyle davayı açmakta hukuki yararı olmadığını,... hakkında verilen kısıtlılık kararı 2022 tarihli olup kambiyo senedinin 2015 tarihli olduğunu, 07/04/2022 tarihinde tebliğ edilen gerekçeli kararı ile TMK'nın 406. maddesi uyarınca kısıtlanmış ve TMK'nun 413. maddesi uyarınca, ...'ın kendisine vasi olarak atanmasına karar verilmiş olduğunu, borçlu ...'ın ...Ltd. 'de 12 yıllık çalışması bulunduğunu, “bedel kaydı” kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarından olup, Emsal yargı kararları gereği, kambiyo senedi illetten mücerret olup, bedelsizlik iddiasının davacı yanca ispatı gerektiğini, davacı yan her ne kadar Tanık beyanları ile senedin kendi iddia ettikleri gibi doldurulduğunu ifade etseler de bu açıkça mahkemeyi yanıltmaya yönelik bir beyan olduğunu, Tanık ...; "Karşılığında da kendisini güvence altına almak için açık senet verdi. Aralarında herhangi bir sözleşme yapıp yapmadıklarını bilmiyorum. Senedin teminat senedi olup olmadığını bilmiyorum. Senedin düzenlenmiş halini gördüm. Üzerinde sadece isim ve imza vardı. Başka bir yazı yoktu. Ben bütün bunları ... ve ... konuşurlarken duydum. ... Şti'ndeki işimden de 2014 Eylül ayında ayrıldım. Sonrasında aralarındaki ilişkiyi veya husumete ilişkin görgüye dayalı bir bilgim yoktur." Tanık... senedin düzenlenmiş halini gördüğünü ifade ediyor ancak ... ile ...'ü konuşurlarken duyması üzerine edindiği bilgiyi aktardığını da ifadelerine eklediğini, Tanık ... aslında tüm sürece müdahil olmadığını, senedi kısmen gördüğünü, son durumda tarafların durumunu bilmediğini, istinaf başvuru taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, Kambiyo senedinden kaynaklı takibe konulan bonolardan ötürü Çorlu 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında borçlu olmadıklarının tespitine menfi tespit davasına ilişkindir. Çorlu 4. İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasında takibe dayanak belge incelendiğinde; takip dayanağı belgenin150.000,00 TL Miktarlı, 25/04/2015 Tanzim Tarihli, 20/06/2016 Vade Tarihli Senet olduğu, 09/08/2016 tarihli 150.000,00TL Bono, 2.157,53 TL 20/06/2016 - 09/08/2016 İşlemiş Faiz, 450,00TL Komisyon olmak üzere toplam 152.607,53 TL bedelli takip talebinin başlatıldığı görülmektedir.Davacı tarafın yemin deliline dayanması nedeniyle dokuz numaralı celsede davalı ...'ün alınan beyanında; ''Söz konusu senet araç alımı için düzenlenmişti. ... benim adıma araç alacaktı. Bu nedenle kendisine vermiş olduğum senedi araç parası karşılığı olarak kendisinden aldım. Aynı anda benim ona verdiğim boş senedi bütün unsurlarını (ödeme günü, meblağ, imza, adres, isim) ... doldurdu. Ben ...'dan dolu bir şekilde aldım senedi. Araç ... adına tescil edilmişti. Daha sonrasında bana araç ve para verilmedi. ...'la aramızda herhangi bir borç veya alacak ilişki yoktur. ... ...'ın yanında çalışandır. ...'da ...ın genel vekaletnamesi olduğunu biliyorum. Ben etraftan ...'ın para alıp vermediğini duyduğum için ...'la hiç bir iş yapmadım. Araç işletme gibi bir işte söz konusu olamaz. ...'dan ne senet aldım nede senet verdim. Dediğim gibi ...'dan almış olduğum senet yalnızca ...'ı ilgilendirmektedir. Kendisi bana benim aracımı geri vermediği gibi parayı da ödemediği için söz konusu takibe koyduk. Söz konusu senet üzerinde herhangi bir müdahalem yoktur. Senet ... tarafından nasıl doldurulduysa o şekilde takibe konulmuştur. Senedin takibe konulduktan sonra dava açılmadan benim avukatımı ...'ın avukatı aramış, söz konusu borcu ödemek istediklerini bu nedenle kredi çekeceklerini taksit halinde ödemenin mümkün olup olmadığını sormuşlar. Bende avukatıma öyle bir şey yapacaklarsa yardımcı olalım demiştim. Fakat herhangi bir borç ödemesi yapılmadı.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı tarafın yemin deliline dayanması nedeniyle dokuz numaralı celsede davalı ...'ın alınan beyanında; ''... Nakliyat adına ... adına yaklaşık on aracı kayıt ettirdim. ... çalıştığımız firmada muhasebeci olarak görev yapmaktaydı. Kendisinin araç çalıştırması yasak olduğundan kendisiyle ortak araç aldık. Bu araçlarda ... adına kayıt ettirildi. ... kabir belgesi kullanarak işletiyordu. Dava konusu senet düzenlenirken ben orada değildim. Fakat ...'ün çalıştığı firma olan ... Nakliyat borç para verir ve boş senet düzenler kişiler kredi alıp faiz ödememesi için böyle bir şey uygular. Birden fazla kişinin ... Nakliyatta senetleri vardır. Araca karşı ...dan senet almadım. Biz güvene dayalı olarak sözlü anlaşma ile işlerimizi yapmıştık. Herhangi bir yazıya dökmedik. Sadece ...'la aramızda sınırsız vekaletname vardı. Yemin metninde belirtildiği gibi ben ... ile araç işletme işini ortak yapıyordum.Senet imzalanırken orada olmadığımı belirtmiştim. Söz konusu senedi borcumdan dolayı diğer davalı ...'e vermem söz konusu değildir. Senet her ne kadar ... ile ... arasında görülse de ... firmasına aittir. Çünkü ... Nakliyatın nasıl çalıştığını ve neden bu şekilde senet düzenlendiğini benimde orada senedim olduğu için biliyorum. ... senet verirken ürünler nakliyat sırasında taşınanların zarar görmesi durumunda kullanılmak üzere düzenlenmektedir. Dediğim gibi düzenlenen senedi bilmiyorum. Sadece çalışma usullerinden dolayı böyle olduğunu düşünüyorum. Senedin boş olup olmadığını, kim tarafından doldurulup doldurulmadığını bilmiyorum. Ben ...'ın bana anlattığı şekilde bildiklerini anlattım. Ayrıca belirtmek istiyorum ki ... tarafından yemin etmemem için arandım.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkemece dinlenen Tanık ... beyanında; ''Ben ... ve ...'ü tanırım. ... nakliye işi yapmaktadır ve kendisi birden fazla kişiyi, beni de olmak üzere dolandırmıştır. ...'ın birden fazla arabası vardı ve ...'a vekalet vermişti. ... nakliye işleri ile ... uğraşmaktaydı. Ben ...'dan bir araba almıştım. Araç ...'in arabasıydı. Araç daha sonrasında rehinli çıkmıştı. Fakat bu rehin konusundan bana hiç bahsetmemişti. Ayrıca ...'e de araç satmıştı. Fakat ...'in de aracını vermedi. Onu da dolandırdı. ... kasayı ... Nakliyattan aldı ve o sırada ... Nakliyatta çalışan ve muhasebede görev yapan ...'e almış olduğu kasa karşılığı boş senedi vermiş. Ben senet düzenlenirken orada değildim. Fakat ben de ... Nakliyatta çalıştığım için olanları biliyorum. ... de ... de orada çalışmaktaydı. Zaten araçlar ...'ındı. İşleten ...'dı. Senedin üzerinde ne yazıyor, meblağsı ne kadar bilmiyorum. Fakat ben kasayı 4 taksitle aldığını biliyorum. Benim bildiğim kadarıyla 2.500 TL gibi o zamanın parasıyla birşeydi. Zaten kasanın parasını ... ödemişti. ... daha sonrasında da ...'i dolandırmış. Bunun üzerine ... de alacağını alabilmek için senedi doldurmuş ve araçlar ...'ın üzerine olduğu için parasını kurtarmaya çalışmış. Ben bunları ...'den duydum. Ayrıca üçümüz, ..., Ben ve ... birlikte konuşurken ...'ten araba aldığını fakat arabanın kendisine devrinin yapılmadığını, parasını ödediğini, fakat alacağını bir türlü alamadığını söyledi. ... ...'e vermiş olduğu senedi sorduğunda ... araçlar senin üzerine ben ancak bu şekilde alabilirim dediğini ben bizzat duydum. ... kasa borcunu zaten ödemişti. Bunun haricinde bir borcu yoktu diye biliyorum. Benim bildiklerim olayla ilgili bu kadardır. Tanıklık ücreti istemiyorum.'' demiştir.Talimat duruşması ile dinlenen Tanık ... beyanında: ''Ben ...'ı tanımam, ...'ı tanırım. Kendisi ile aynı iş yerinde ... Şti'de çalışıyorduk. Ben şoför olarak çalışıyordum ...'ın ise nakliye şirketinde çalışan kamyonu vardı. ... da benim gibi aynı şirkette şoför olarak çalışıyordu. ... de yine aynı şirkette sevkiyat müdürü olarak çalışıyordu. Yıl 2013 diye hatırlıyorum. Çalışma ortamında ... ile ...konuşuyorlardı. ...'ün bir miktar parası varmış. Yatırım amaçlı kamyon almak ve işletmek istiyordu. Ancak (...) belgesi almak için elindeki parası yeterli değildi. En az 7 kamyonu olan (...) belgesini alabiliyordu. ...'ın ise o tarih itibari ile 5 tane kamyonu vardı. ... elindeki birikimine 1 tane kamyon alıp ...'ın (...) belgesinden faydalanmak istediğini söylüyordu. ...'ın da kabul etmesi üzerine ... plaka sayılı kamyonunu ...'ın adına devretti. Karşılığında da kendisini güvence altına almak için açık senet verdi. Aralarında herhangi bir sözleşme yapıp yapmadıklarını bilmiyorum. Senedin teminat senedi olup olmadığını bilmiyorum. Senedin düzenlenmiş halini gördüm. Üzerinde sadece isim ve imza vardı. Başka bir yazı yoktu. Ben bütün bunları ... ve ... konuşurlarken duydum. ...Şti'ndeki işimden de 2014 Eylül ayında ayrıldım. Sonrasında aralarındaki ilişkiyi veya husumete ilişkin görgüye dayalı bir bilgim yoktur. Yukarıda da belirttiğim gibi aralarında herhangi bir yazılı sözleşme yapıldı ise bilgim yoktur. Ben ...'ı iş arkadaşı olarak yüzeysel tanırım. Kendisinin telkin altında kalabilecek bir insan olup olmadığını, israf ve savurganlık içerisinde olup olmadığını, herhangi bir kötü alışkanlığı olup olmadığını, insanların tesiri altında kalabilecek birisi olup olmadığını bilmiyorum. Ben sefer dönüşü dinlenip çay içerken kendisi ile oturup konuşurduk, sohbet ederdik, kendisi ile tanışıklığım bu kadardı. İş arkadaşlığından ibarettir. Bu hususta başka bir söyleyeceğim yoktur. Diyeceklerim bundan ibarettir.'' demiştir.Davacı hakkında Bakırköy 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 07/04/2022 tarihli 2020/999 Esas, 2022/496 Karar sayılı kararı ile, ...'ın TMK'nun 406. maddesi uyarınca kısıtlanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Dava takip konusu senedin hata hile sonucu serbest iradeyle imzalanmadığı iddiası yönünden irade fesadı nedeniyle hükümsüzlük mutlak def'ine, senetlerin bedelsiz olduğu iddiası yönünden ise şahsi defi'ye dayalı olarak açılmıştır.Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu kapsamda bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. Tüm hukuki işlemlerde olduğu gibi kambiyo ilişkisinin hukuken geçerli olarak doğduğunu kabul etmek için tarafların karşılıklı iradeleri ile meydana gelmiş olması şarttır. Senedin düzenlenmesinde iradenin oluşumu ve beyanı aşamasında, iradenin özgür bir biçimde oluşmadığı veya gerçek iradeye uygun şekilde açıklanmadığı iddiasında sözleşme yapan taraf TBK 'nın 39. Maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmiş ise bu iddiasını her türlü delil ile ispatlayabilir. Bedelsizlik iddiasının ise yazılı delil ile ispatlanması gereklidir.Dosya kapsamına göre,Davacı hakkında Bakırköy 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 07/04/2022 tarihli 2020/999 Esas, 2022/496 Karar sayılı kararı ile, ...'ın TMK'nun 406. maddesi uyarınca kısıtlanmasına ilişkin kararın senet düzenleme tarihinden sonra olup, tek başına değerlendirmeye alınamayacağı, ayrıca davalı tarafından yasal unsurları taşıyan senede dayalı icra takibi yapıldığı, davacının senedin davalı tarafça yanıltılarak kendisine imza ettirildiği iddiası yönünden iddianın ispatına elverişli delil bulunmadığı, yine bedelsizlik, boş olarak veya başka bir sebeple verildiğine dayalı iddiası yönünden davacının imzası inkar edilmeyen senet metninden anlaşılmayan söz konusu iddialarının yazılı delil ile ispatlanması yükümlülüğünün yerine getirilmediği, mahkemece dinlenen tanıklar senedin boş olarak imzalandığını beyan etmiş iseler de, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle verildiğine ilişkin beyanların da bulunduğu, bu durumda senedin iradesi sakatlanarak alındığına ilişkin görgüye dayalı bir tanıklık bulunmadığı, ayrıca, irade sakatlığının ve senetle bağlı bulunmadığının HMK 39. Madde gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde de ileri sürülmediği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun, 680.maddesinde "Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğer ki, hamil poliçeyi kötü niyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun" hükmü bulunduğu, Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, bu hüküm uyarınca açığa senet düzenlenmesi mümkün olup, senedin boş olan kısımlarının sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu, bedelsiz olduğu iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerektiği( Yargıtay 19. H.D E. 2011/8731,K. 2011/11501 T. 27.9.2011 ) Davacı yanın bu hususta da yazılı delil sunamadığı, her ne kadar konusu suç teşkil eden hususlarda yemin teklif ettirilmesi doğru değil ise de, Mahkemece yemin deliline dayanılarak karar verilmemiş olması nedeniyle bu hususun sonuca etkili olmadığı, iddianın ispat edilemediği, Mahkemece ispatlanamayan davanın reddi kararının dosya kapsamındaki deliller ve ispat kuralları çerçevesinde hukuka uygun olduğu, istinaf talebinin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2023 tarih ve 2022/608 E., 2023/694 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/03/2026