İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin uzun yıllardır vakum plastik alanında faaliyet gösterdiğini, özellikle motorlu araç aksesuarları üretimi konusunda ciddi emek sarf ettiğini, müvekkilinin TPMK nezdinde ... tescil numarası ile tescilli "araç üstü ..." tasarımının sahibi olduğunu, müvekkil…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2026/14 KARAR NO : 2026/365 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 18/09/2025 NUMARASI : 2024/266 E. - 2025/117 K. DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin uzun yıllardır vakum plastik alanında faaliyet gösterdiğini, özellikle motorlu araç aksesuarları üretimi konusunda ciddi emek sarf ettiğini, müvekkilinin TPMK nezdinde ... tescil numarası ile tescilli "araç üstü ..." tasarımının sahibi olduğunu, müvekkilinin söz konusu tasarımı yüksek kaliteli malzemeler kullanarak ürettiğini, yaptığı ortaklıklarla haklı bir üne kavuştuğunu ve ilgili üründe kullanılan "..." markası ile bilinen ve aranan bir ürün haline de geldiğini, müvekkilinin tescilli tasarımı ile üretim ve pazarlama faaliyetlerine devam ederek kendisine iyi bir pazar payı da oluşturduğunu, ancak hal böyle iken, müvekkili gibi otomobil aksesuarları üzerine faaliyet gösteren davalının, müvekkiline ait tescilli tasarımı birebir taklit ederek üretim ve satışını yaptığını öğrendiklerini, bunun üzerine 18/11/2019 tarihinde davalı ürününü fatura karşılığı satın aldıklarını, akabinde Mahkemenin 2019/601 Değişik İş sayılı dosyasında delil tespiti ikame edildiğini, davalı şirket tarafından üretilen ürünlerin müvekkili tarafından üretilen tescilli ... ürünlerinin iltibas oluşturabilecek derecede benzer olduğunu iddia ederek, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın, 500,00 TL itibar tazminatı ve 10.000,00 TL manevi tazminatın, ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 12/10/2021 tarihli dilekçesi ile, 1.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 4.031,01 TL'ye artırarak, harcını yatırmıştır. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davalı yan cevap dilekçesi sunulmamış ise de; Davalı vekili Av. ... ek bilirkişi raporuna beyan dilekçesi ile, davalı nezdinde yapılan incelemelerde, davalının söz konusu ürünü "..." markası ile sattığına yönelik bir tespite ek rapor kapsamında yapılan incelemede de rastlanmadığını, bu itibarla işbu davacı şirket tarafından muhafaza edilmekte olduğu beyan edilen ... ürününün sahte üretim "..." markasına ait olduğu yönündeki beyanın gerçeklerden uzak olduğunu ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin 2020/150 Esas ve 2021/257 Karar sayılı kararı ile, "....davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalının davacı adına tescilli ... tescil nolu tasarımdan doğan haklarına tecavüzün önlenmesine ve men'ine, bu tasarım tescili koruma kapsamındaki davalı ürünleri ile, bu ürünlere ait her türlü reklam ve basılı evraka el konulmasına, toplam 4.031,01 TL maddi tazminat ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan karşılanarak hüküm özetinin trajı en yüksek gazetelerden biri ile ilanına," dair verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi'nin 31/10/2024 Tarih, 2022/585 Esas - 2024/1785 Karar sayılı ilamında; "...Davacı 6769 Sayılı SMK 151/2-b maddesine göre "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" seçeneğine üzerinden tazminat talep ettiği, bilirkişi raporunda, davalının iş yerinde mali yönden ticari defterler üzerinde yapılan incelemede; çok fazla ürün çeşidi olmasından dolayı stok takibi yapılmadığı, davacı tasarımının 31.07.2018 tescil tarihinden 26.06.2020 dava tarihine kadar süre ile sınırlı olmak kaydı ile, davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarının tespit edilemediğinin kök raporda belirtildiği, ek raporda ise satılan mamul mallara ilişkin ürün bazında maliyet hesabı yapılmadığından, imalat birim fiyatı tespit edilemeyen portbagajın maliyeti, tüm ürünlerin maliyetinin net satışlar içindeki payına göre hesap edilmiş olduğundan 4.031,01 TL olduğu sonucuna ulaşıldığı, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, buna göre ıslah yolu ile TBK 51. maddesine göre hakim tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceğinden somut olayda maddi tazminat miktarının somut olarak belirlenmesi mümkün olmadığından mahkemece maddi tazminatın TBK 51. maddesine göre belirlenmesi gerekir iken yukarıda açıklanan sebeplerle bilirkişi raporuna istinaden maddi tazminat yönünden hüküm kurulması yerinde görülmemiş olup, ayrıca davacının itibar tazminatına hakkı olup olmadığının fiziki inceleme yapılmadan anlaşılamayacağı belirtilmiş olduğundan gerekir ise fiziki inceleme yaptırılarak sonuca varılması gerekmekle davacı ve davalının sair istinaf sebepleri incelenmeksizin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince mahkememiz kararının kaldırılmasına" karar verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararından sonra İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Tüm dosya kapsamı deliller ve bilirkişi raporu ile ek rapor birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafça davacı adına tescilli tasarım ile ayırt edilemeyecek derece de benzerinin imal edilip, piyasaya sunulduğu anlaşılmakla, davalının bu eylemi 6769 Sayılı SMK'nın 81/1. Maddesi anlamında davacının tasarım tescilinden doğan haklarını ihlal ettiğinden, tecavüze dair davanın kabulü gerekmiştir. Davacının SMK 151/2-b maddesi uyarınca olan maddi tazminat seçeneğine göre, dava tarihi itibariyle isteyebileceği maddi tazminat tutarının 4.031,01 TL olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş olmakla; davacı vekilinin 12/10/2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 4.031,01 TL'ye artırması ve somut olay ile davalı tarafın kusurunun ağırlığı dikkate alındığında bu miktarın TBK'nın 51. Maddesi uyarınca mahkemece uygun, yeterli ve makul bulunması nedeniyle bu miktar üzerinden maddi tazminat talebi kabul edilmiştir. Davalının eylemi, aynı zamanda davacının tasarım tescilinden doğan manevi haklarını da ihlal ettiğinden, tarafların ekonomik durumu, ihlalin niteliği ve süresi ile manevi tazminatın amacı gözetilerek, davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Davacının itibar tazminatı talebine gelince; istinaf incelemesi sonrası davacı tarafça davalının ürünün sunulamaması nedeniyle ürünler karşılaştırarak bilirkişi marifetiyle incelenemediğinden ve böylece davalının kötü üretim ve pazarlama yaptığı hususu ispatlanamadığından itibar tazminatına yönelik talebin reddine" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Yerel Mahkemece istinaf makamının bozma gerekçeleri göz ardı edilerek yeniden bilirkişi incelemesi yapılmaksızın hüküm tesis edildiğini, 14.07.2021 tarihinde tanzim edilen bilirkişi raporunda davalı müvekkili şirkete ait muavin defter kayıtlarında inceleme gerçekleştirilmiş olup, işbu defter kayıtlarında yer alan “Satış Fatura Listesi” üzerinde gerçekleştirilen incelemede 4.031,01-TL olarak hesap edildiğini, bilirkişi raporunda belirtilen işbu husus, mezkur bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayanılarak tanzim edildiği hususunu gözler önüne serdiğini, bahsi geçen ürünün fiyatı emsal araştırması gerçekleştirilmesi neticesinde tespit edilebilir nitelikte olmasına rağmen bilirkişi raporu eksik inceleme ile tanzim edilerek emsal araştırması gerçekleştirilmeksizin düzenlendiğini ve bu durumun bilirkişi raporunun çelişkilerde dolu olmasına sebebiyet verdiğini, anılan bilirkişi raporu alanında uzman kişiler tarafından tanzim edilmesine rağmen daha ilk bakışta göze çarpan bu eksiklerle hazırlanıp üstüne üstlük bir de işbu eksik inceleme ile tanzim edilen raporun hüküm kurulurken esas alınması neticesinde müvekkilinin hem ticari itibarının zedelenmesine neden olunmuş hem de davalı müvekkilin hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmiş olduğunu, rapora itirazlarının ve eksik incelemelerle tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle karara varıldığını, davalı müvekkili aleyhine takdir edilen 4.031,01-TL tutarında maddi tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı olup, işbu bedelin ödenmesi ile davalı müvekkili şirket bakımından ticari itibarının zedelenmesi sonucunu doğuracağını, müvekkilinin, basiretli bir tacir olmanın kendisine yüklemiş olduğu tüm yükümlükleri eksiksiz olarak yerine getirdiğin, hüküm özetinin tirajı en yüksek gazetelerden biri ile ilanına karar verilmiş olup, işbu karar neticesinde müvekkilinin çalışma alanı olan sektörde büyük sansasyona neden olarak müvekkilinin ticari itibarında geri dönülmesi imkansız zararlar yaratacağını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstinaf mahkemesinin bozma kararında bahsedilen fiziki inceleme/bilirkişi incelemesinin yalnızca itibar tazminatı yönünden olduğunu, Mahkemenin TBK'nın 51. Maddesi doğrultusunda karar verdiğini, Yerel Mahkemede itibar tazminatı taleplerine ilişkin olarak ise "..istinaf incelemesi sonrası davacı tarafça davalının ürünün sunulamaması nedeniyle ürünler karşılaştırarak bilirkişi marifetiyle incelenemediğinden ve böylece davalının kötü üretim ve pazarlama yaptığı hususu ispatlanamadığından itibar tazminatına yönelik talebin reddi gerekmiş.." şeklindeki gerekçe ile yani istinaf incelemesi sonrası davalının ürününün sunulamaması sebebiyle bilirkişi incelemesi yapılamayacağı için itibar tazminatı talebimizi reddettiğini, davalı ...şirketinin istinaf talebinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, tasarım tesciline tecavüzün önlenmesi, men'ini, tecavüz teşkil eden ürünler ile bu ürünlere ait her türlü reklam ve basılı evraka el konulması, maddi-manevi tazminat, itibar tazminatı ve verilecek hüküm özetinin ilanı taleplidir.Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... sayılı "Araç Üstü ..." ürün adlı tasarım tescil belgesinin, 31/07/2018 tarihinden itibaren 5 yıl müddetle davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Davaya dayanak 2019/601 Değişik İş sayılı dosyasında, bilirkişi vasıtasıyla mahallinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan raporda sonuç olarak, "Aleyhine tespit talep edilen iş yerinde tespite konu ürünlerin kalıbının bulunduğunun tespit edildiği ve tespite konu ürünlerin üretiminin yapıldığı, tespite konu ürünlerin satışının yapılmak üzere ambalajlı ve üst üste dizili olarak depolandığı, tespit talep eden tarafa ait ... numaralı tescilli tasarım ile aleyhine tespit talep edilen iş yerine ait tespite konu "Araç Üstü ..." ürünleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı ve bu sebep ile iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılandıkları" bildirilmiştir. Dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi heyeti hazırlamış oldukları 26/03/2021 havale tarihli raporda sonuç olarak, davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün arasında, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları, davalının iş yerinde mali yönden ticari defterler üzerinde yapılan incelemede; çok fazla ürün çeşidi olmasından dolayı stok takibi yapılmayan davalı şirketin defter kayıtlarında, dava konusu araç üstü ... satışına ve kaydına rastlanmamış olup, davalı şirket ortağı ve sahibi ...tarafından, söz konusu ürünün üretiminin ve satışının 23.07.2019 - 10.04.2019 tarihleri arasında davalı şirket ile aynı adresteki binanın üst katında faaliyet gösteren ...ve ... ... Ortaklığı'nca yapılmış olduğunun beyan edildiği, dava dışı ...ve ... ... Ortaklığı'nın işe başlama ve işi terk etmesi ile ilgili belgeler üzerinde yapılan incelemede, "... - Başka Yerde Sınıflandırılmamış Diğer Plastik Ürünlerin İmalatı” konusunda faaliyet göstermek üzere, davalı şirket ile aynı adreste 23.07.2019 tarihinde işe başlandığı, 30.03.2020 tarihinde iş yerinin terk edilmiş ve 10.04.2020 tarihinde Güngören Vergi Dairesi'nden kapanışının yapılmış olduğu, davalının iş yerinde yapılan incelemede tespit olunan ve yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı maddi tazminat hesabı yapılamamış olduğundan, davacı tasarımının 31.07.2018 tescil tarihinden 26.06.2020 dava tarihine kadar süre ile sınırlı olmak kaydı ile, davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarının tespit edilemediği, davacının itibar tazminatına hakkı olup olmadığının fiziki inceleme yapılmadan anlaşılamayacağı, ayrıca davacı, davalı ürününün kendi (davacı) markası ile piyasaya sunulduğunu belirtmişse de, davalının söz konusu ürünü "..." markası ile sattığına yönelik bir tespite de ulaşılamadığı, itibar kaybı olduğuna karar verilecek olması halinde dahi, ürüne ilişkin imalat bilgi ve belgeleri bulunmadığından, maddi tazminat hesabında olduğu gibi davacı adına tescilli tasarımın 31.07.2018 tescil tarihinden 26.06.2020 dava tarihine kadar süre ile sınırlı olmak kaydı ile, davacının isteyebileceği itibar tazminatı tutarının hesap edilemeyeceği belirtilmiştir.Davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine dosya önceki bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, heyet tarafından hazırlanan 14/07/2021 havale tarihli ek raporda sonuç olarak, davacı adına tescilli ... tescil numaralı tasarımın 31.07.2018 tescil tarihinden 26.06.2020 dava tarihine kadar olan süre içerisinde, SMK 151/2-b maddesi; “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç” gereğince, davacının isteyebileceği maddi tazminat miktarının 4.031,01 TL olarak hesap edildiği, ancak satılan mamul mallara ilişkin ürün bazında maliyet hesabı yapılmadığından, imalat birim fiyatı tespit edilemeyen portbagajın maliyeti, tüm ürünlerin maliyetinin net satışlar içindeki payına göre hesap edilmiş olduğundan, 4.031,01 TL olarak hesap edilen maddi tazminat miktarının artırılması veya eksiltilmesi hususunda takdirinin Mahkemeye ait olduğu, kök raporda, davalı şirket ortağının aynı adresteki adi ortaklığına ilişkin açıklamanın, davacının beyanı üzerine bilgi mahiyetinde olması amacını taşıdığı, söz konusu adi ortaklığa ait defter kayıtları incelenmemiş olduğundan, dava konusu ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, davacı şirket tarafından muhafaza edilmekte olduğu beyan olunan sahte ... ürününün incelenmesi ve değerlendirilmesi konusunda heyette uzman bilirkişi bulunmadığından, itibar tazminatı yönünden herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılamadığı, ek rapor kapsamında yapılan incelemede de davalının söz konusu ürünü (davacının) "..." markası ile sattığına yönelik bir bilgiye rastlanmadığı, davacı tanığının beyanının Mahkeme'nin takdirinde olduğu, Ayrıca itibar kaybı olduğuna karar verilecek olması halinde dahi ürüne ilişkin imalat bilgi ve belgeleri bulunmadığından, davacı adına tescilli tasarımın 31.07.2018 tescil tarihinden 26.06.2020 dava tarihine kadar süre ile sınırlı olmak kaydı ile, davacının isteyebileceği itibar tazminatı tutarının hesap edilemeyeceği, kök raporda ulaşılan, davacı tarafa ait ... tescil numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları belirtilmiştir.Dosya, Dairemiz kaldırma kararı sonrasında, resen seçilen endüstriyel tasarım uzmanı bilirkişiye, davacı tarafça incelemeye sunulacak olan ürün örnekleri üzerinde inceleme yapmak ve davacı adına tescilli tasarımdan doğan haklara tecavüzün bulunup bulunmadığı ve itibar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzimi için tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 19/06/2025 tarihli rapor ile, davacı tarafça ürün sunulmadığı, davacı tarafça sunulduğu vakit değerlendirmenin yapılabileceği belirtilmiştir. SMK 150/1 maddesine göre, Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür. Tazminat talebi için kusur ve zarar şartının gerçekleşmesi gereklidir. SMK 151/1 maddesine göre, Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar.Somut olayda, davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün arasında, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, tasarımların “Araç Üstü ...” tasarımı olduğu, tasarımların dikdörtgen prizma genel kütlesi oranlarında olup, oranları ve yüzey özellikleri ile farklılaşmakta ve ayırt edici nitelik kazanmakta oludğu, tasarımların Aerodinamik yapıya göre ön yüzeyleri tabandan yukarı önde bir miktar düz, sonra yukarı ve arkaya doğru dalgalı bir yüzeye sahip olduğu, arka üst kenarı yukarı doğru çizgisel yapıda olup keskin bir çizgiye sahip olduğu, karşılaştırılan tasarımları oluşturan bütün öğeler benzer biçim, oran, yerleşim ve yüzey özelliklerinde olup, tasarımlar arasında bulunan farklar küçük ayrıntılarda olup tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmadığı, bu sebeple ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları, buna göre davalının ihlal teşkil ettiği tespit olunan eylemi nedeniyle davacının zararını tazminle yükümlü olduğu , somut olayda davacı tarafın 6769 Sayılı SMK 151/2-b maddesine göre "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" seçeneğine üzerinden tazminat talep ettiği ,bilirkişi raporunda, davalının iş yerinde mali yönden ticari defterler üzerinde yapılan incelemede; çok fazla ürün çeşidi olmasından dolayı stok takibi yapılmadığı, davacı tasarımının 31.07.2018 tescil tarihinden 26.06.2020 dava tarihine kadar süre ile sınırlı olmak kaydı ile, davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarının tespit edilemediğinin kök raporda belirtildiği, ek raporda ise satılan mamul mallara ilişkin ürün bazında maliyet hesabı yapılmadığından, imalat birim fiyatı tespit edilemeyen portbagajın maliyeti, tüm ürünlerin maliyetinin net satışlar içindeki payına göre hesap edilmiş olduğundan 4.031,01 TL olduğu sonucuna ulaşıldığı, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, TBK 51. maddesine göre hakim tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceğinden davacının tasarım korumasından faydalandığı 31.07.2018 tescil tarihinden 26.06.2020 dava tarihleri arasında gerçekleşen ihlalin süresi, ihlalin boyutu dikkate alındığında mahkemece hüküm altına alınan ve ıslah ile artırılan bedel olan 4.031,01 TL maddi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu, itibar tazminatı talebi yönünden ilk derece mahkemesinin değerlendirmesinin yerinde olduğu, dosya kapsamında itibar tazminatına hükmedilmesini gerektirir delillerin bulunmadığı ancak tecavüz eylemi sabit olduğundan yasa gereği gazete ilanına karar verilmesinde aykırılık bulunmadığı, tüm istinaf taleplerinin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.Tüm bu açıklamalara göre, davalı vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 18/09/2025 tarih ve 2024/266 E, 2025/117 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026