T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1763 KARAR NO : 2025/1705 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/686 DAVA TARİHİ : 19.09.2025 ARA KARAR TARİHİ : 23.09.2025 TALEP : İhtiyati tedbir KARAR TARİHİ : 30.12.2025 KARARIN YAZ. TARİH : 30.12.2025 Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/686 Esas sayılı dosyasından verilen 23.09.2025 tarihli ara k…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1763 KARAR NO : 2025/1705 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/686 DAVA TARİHİ : 19.09.2025 ARA KARAR TARİHİ : 23.09.2025 TALEP : İhtiyati tedbir KARAR TARİHİ : 30.12.2025 KARARIN YAZ. TARİH : 30.12.2025 Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/686 Esas sayılı dosyasından verilen 23.09.2025 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; Arsa sahibi oldukları ... İli, ... İlçesi .... ada,...sayılı parsel ile ilgili yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca koşulları oluşan temerrüt sebebiyle ana sözleşmenin 5. maddesinde hüküm altına alnan....ada ... parselde Belediye'ye kalacak olan her bağımsız bölüm için aylık 100 USD olmak üzere bugüne kadar tahakkuk etmiş alacaklarına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 USD cezai bedelin fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığı tazminatın temerrüt tarihinden itibaren bankalarca vadeli döviz hesabına uygulanan en yüksek faiz oranında işlemiş faiziyle ve Belediyeye kalacak dairelerin süresinde teslim edilmemesinden kaynaklanan tüm zararlarımıza karşılık (bedel belirlenebilir hale geldiğinde arttırılmak üzere) 10.000,00-TL belirsiz alacaklarının dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranında işleyecek faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına, davalı Kooperatif adına kayıtlı taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 2025/686 Esas sayılı dosyasından verilen 23.09.2025 tarihli ara kararı ile özetle; "...Dava dilekçesinde ileri sürülen hususlar, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde dava konusu alacağın yargılamayı gerektirmesine ayrıca ihtiyati tedbirin 6100 Sayılı HMK'nun 389.maddesine göre sadece dava konusu şeyler üzerine konulabilmesi, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğün yerine getirilmemiş olmasından kaynaklı olması, ihtiyati tedbir konulması talep edilen davalı Kooperatif adına kayıtlı taşınmazlar ile taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmaması ve delillerin toplanmamış olmasına göre HMK 389 maddesinde öngörülen şartlar gerçekleşmediğinden davacı vekilinin koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF EDEN: Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 10.10.2025 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Belediyenin arsa sahibi sıfatıyla yüklenici kooperatifle imzaladığı Karşıyaka 4. Noterliğinin 01.09.1998 tarih ve 43742 yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesine göre inşaatın tamamlanma şartına ilişkin başlangıç süresinin inşaat ruhsat alım tarihi olduğunu, söz konusu inşaatlara ait yapı inşaat ruhsatlarının 27.08.2001 tarihinde düzenlendiğini, bu tarihten itibaren başlayan 48 aylık sürenin sona erdiği 27.08.2005 tarihinde inşaatın tamamlanmış olması gerekir iken 48 ayda bitirilmesi gereken işin günümüze kadar tamamlanmadığını, temelinin bile atılmadığını, mücbir sebepler oluşmadan kooperatife usulsüz olarak ek süreler verildiğini, sözleşmede inşaatın yapımının bitirileceği konusunda anlaşılan sürenin üzerinden 20 yıl geçmiş olmasına rağmen bu sürede kooperatif tarafından herhangi bir faaliyette bulunulmadığını, ihtiyati tedbir taleplerinin yerel mahkeme tarafından tedbir talebinin reddine karar verildiğini, Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin 5. Maddesinde inşaat yapım ruhsatı alınmasından itibaren 48 ay içerisinde tamamlanarak Belediye alacağının teslim edileceğini, aynı maddede bağımsız bölümlerin zamanında teslim edilmemesi durumunda gecikilen her ay için her bir bağımsız bölüm başına 100 Amerikan Doları Cezai Yaptırım uygulanacağı kararlaştırılmış olmasına rağmen cezai yaptırımın tahsil edilmemesi halinde kamu zararına sebep olunacağını, müvekkili belediyenin cezai şart alacağının güvence altına alınabilmesi için.... ili,.... ilçesi, .... ada,.... parselde kayıtlı taşınmazda kooperatif hissene ayrıca kooperatif adına kayıtlı tüm taşınmazlara ihtiyati tedbir konulması gerektiğini, dava konusu olayda kat mülkiyetine geçilmediğini, bağımsız bölümlerin proje bazında belirlendiğini, kat irtifakı hissenin de taşınmaz niteliğinde ayni bir hak olduğunu, ihtiyati tedbir konulmasının mümkün olmadığını, kat irtifakı veya kat mülkiyeti tapusu olan bir taşınmazda kişinin payı/hissesi üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağını, Belediye hissesine düşen taşınmazların geç teslim edilmesi değil teslim edilmemesi olduğunu, bu durumdan kaynaklı zararlarının bulunduğunu, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart ve dairelerin zamanında teslim edilmemesinden kaynaklı tüm zararlarına karşılık açtıkları belirsiz alacak davada alacakları güvence altına alınması amacıyla kooperatifin payına düşen kat irtifakı hisselerinin "tedbiren devrinin önlenmesi" için ihtiyati tedbir kararının zorunlu olduğunu, buradaki amacın taşınmazın devrinin engellenmesi olduğunu belirterek yerel mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair kararın kaldırılmasına, arsa salipleri oldukları ... ili, .... ilçesi, ... ada,....sayılı parsel sayılı taşınmazda davalı kooperatife düşen hisseler üzerine, üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına, tedbir kararının tapu kütüğüne şerh verilmesine karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. YANIT: Davalı vekili tarafından verilen 20.11.2025 havale tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesine yanıt ile özetle; Davacının iddialarının ispattan yoksun olup kabulünün mümkün olmadığını, davacının isteminin yargılamaya muhtaç olup talep ettiği ihtiyati tedbir ile dava değeri arasında ciddi bir oransızlık bulunduğunu, davacının dava konusu ile ilgili bir ihtiyati tedbir isteminde de bulunmadığının görüldüğünü, mahkeme tarafından haklı gerekçe ile bu isteminin reddine karar verildiğini, davacının ara karara yönelik itirazlarının reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır: Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ifa edilmemesinden kaynaklanan cezai şart ve alacak istemine ilişkindir. Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin ilk derece mahkemesi tarafından ara kararla reddine karar verildiği, verilen ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür. İhtiyati tedbir; 6100 sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içerisinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek maksadıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir. HMK'nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde Mahkemece uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olaya gelince: Davacı taraf, :Taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince; Arsa sahibi oldukları .... İli,... İlçesi .... ada, .... sayılı parsel ile ilgili yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca koşulları oluşan temerrüt sebebiyle ana sözleşmenin 5. maddesinde hüküm altına alnan; .... ada ... parselde Belediye'ye kalacak olan her bağımsız bölüm için aylık 100 USD olmak üzere bugüne kadar tahakkuk etmiş alacaklarına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 USD cezai bedelin fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığı tazminatın temerrüt tarihinden itibaren bankalarca vadeli döviz hesabına uygulanan en yüksek faiz oranında işlemiş faiziyle ve Belediyeye kalacak dairelerin süresinde teslim edilmemesinden kaynaklanan tüm zararlarımıza karşılık (bedel belirlenebilir hale geldiğinde arttırılmak üzere) 10.000,00-TL belirsiz alacaklarının dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranında işleyecek faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına, davalı Kooperatif adına kayıtlı taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İhtiyati tedbirin şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK.'nın 389/1 hükmü gereğince, taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturmakta olup yasal düzenlemedeki, ''uyuşmazlık konusu hakkında'' kavramı da bu yöne vurgu yapmıştır. İşbu dava ise satış sözleşmesinin ifa edilmemesinden kaynaklanan alacak tazmini davası olup, uyuşmazlık para alacağından kaynaklandığından davacının ihtiyati tedbir talebinin koşulları bulunmamaktadır. Bu itibarla Mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin ihtiyati tedbire ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen ara karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/686 Esas sayılı dosyasından verilen 23.09.2025 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 1.013,90 TL ihtiyati tedbir harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile kalan 398,50 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 391/(3) ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca kesin olmak üzere, 30.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.