İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında 100.000,00 TL tutarındaki çek ile müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, ancak söz konusu icra takibine dayanak çek üzerinde bul…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1838 Esas KARAR NO: 2026/134 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/06/2023 NUMARASI : 2022/530 E. - 2023/549 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında 100.000,00 TL tutarındaki çek ile müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, ancak söz konusu icra takibine dayanak çek üzerinde bulunan imzaların müvekkil şirket ... ...'in tüm pay sahibi ve tek yetkilisi olan müvekkili ...'e ait olmaması nedeniyle müvekkillerinin iş bu icra takibinden dolayı borçlu bulunmadığının tespitine, öncelikle İİK 72/2 maddesi doğrultusunda icra takibi hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davanın kabulü ile fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik icra takibine konu çek bedeli olan 100.000,00-TL yönünden borçlu olmadığımızın tespitine, haksız ve kötüniyetli davalının takip dosyalarında bulunan alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere takdir olunacak kötüniyet tazminata mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının imzası sahte düzenlendiğini iddia ettiği çek, ekte bulunan dekonttan da anlaşılacağı üzere dava dışı ...'e verilen borç karşılığı olarak dava dışı ... tarafından ciro edilerek müvekkile geldiğini, yani müvekkili işbu çeke gerçek bir hukuki ilişki kapsamında hamil olduğunu, çeke hamil olma sürecinde müvekkilinin hiçbir muvazaalı hareketi olmadığı gibi kötü niyeti de olmadığını, müvekkili de her hamil gibi keşide tarihinde iyiniyetli hamil olarak çeki bankaya ibraz ettiğinde muhatap banka tarafından söz konusu çeke karşılıksız işlemi yapıldığını, davacı ile dava dışı ... karı koca olup şirketin tüm işleyişini vekaleten koca ...'ün yürüttüğünü beyanla davacılar aleyhine İstanbul Anadolu 15. İcra Dairesi -... Esas nolu İcra Dosyası ile icra takibine geçildikten sonra ihtiyati tedbir istenmiş olduğundan öncelikle davacıların bu taleplerinin reddine, aksi halde dosya kapak hesabı + % 15 ten aşağı olmamak üzere teminatın dosyaya yatırılmasını, usule ilişkin itirazları doğrultusunda davacılara gerekli mehillerin verilerek, söz konusu usuli eksiklikleri gidermesi aksi taktirde davanın usulden reddine, davalı müvekkili gerçek bir hukuki ilişki içerisinde söz konusu çeke iyiniyetle hamil olduğu için haksız ve hukuki dayanaktan yoksun huzurdaki davanın müvekkil açısından esastan reddine, davasında haksız ve kötüniyetli olan davacıların % 120'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkumiyetine ve % 10 dan az olmamak üzere cezaya mahkumiyetine, davacılar ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, aksi halde icra dosyası kapak hesabı + %15 ten aşağı olmamak üzere teminata, karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...somut olaya bakıldığında, davacı dava konusu çekteki imzayı inkar etmiş olup çekteki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiştir. Ancak aynı banka ve şubeye ait daha önce ödenen ... ve ... nolu çeklerdeki imzaların davacıya ait olduğu açıkça tespit edildiğinden davacının iş bu davadaki menfi tespit talebinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğuna kanaat getirilmiş, menfi tespit talebinin reddine karar verilmiştir.Menfi tespit davalarında 2004 sayılı İİK 72/IV ve 72/V maddeleri uyarınca tazminata hükmedilebilmesinin ön koşulu; gerek açılmış icra takibinin durdurulması gerekse icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın uygulanmış olmasıdır. (Adem Albayrak, Asliye Hukuk Davaları, Adalet Yayınevi, Ankara 2016 Basım, sf; 1347 ) Ayrıca İİK 72/V maddesi kapsamında davacı/borçlu tarafından kötüniyet tazminatı talep edilebilmesi için davalı/alacaklı tarafından yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir. Eldeki dosyada, davacının benzer çeklerdeki imzasının aynı olmasına ve ödenmesine rağmen iş bu çek yönünden menfi tespit talebinin kötüniyetle yapıldığına kanaat getirilmiş, davalının tazminat talebinin kabulüne" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacı müvekkilinin tüm payların sahibi olduğu ve tek yetkilisi olduğu ... ... Ltd. Şti.'nin çek defterinin, müvekkilin bilgisi dışında ele geçirildiğini, kaybolan çeklerle ilgili müvekkilinin sonradan icra takiplerinin açılmasıyla bilgi sahibi olduğunu, şirket adına imza ve tasarruf yetkisi bulunmayan şahıslar tarafından müvekkilinin bilgisi dışında çek düzenlendiğini; işbu davada müvekkili şirket ... ...'in tek imza yetkilisi olan müvekkili ...'e ait olmayan ıslak imzalı çekle icra takibi başlatıldığını, Müvekkili davacının şirketinin çek defterinin her bir parça çeki üzerinde, başka insanlarca sahte(müvekkilin eli ürünü olmayan) imza tanzim olunarak, bunun neticesinde söz konusu çekler hakkında icra takibi başlatılarak müvekkili ve şirketi borç altına alındığını, 08.05.2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu, itirazları giderilmeden dosyanın karara çıktığını, inceleme konusu 10.04.2022 tarihli, ... numaralı, 100.000 TL bedelli çek yönünden imza incelemesi yapıldığını, raporun sonuç bölümünde hangi bilimsel esaslar ile varıldığı anlaşılamayacak şekilde ...'e ait karşılaştırma imzalar ile çekin arka yüzünde yer alan ciro imzalarının müvekkili ...'ün eli ürünü olmadığı ancak şirkete ait karşılaştırma imzalar ile çekin arka yüzünde yer alan ciro imzaların karşılaştırma konusu çek ve ... Genel Satış Sözleşmesinde yer alan imzalar ile aynı el ürünü olduğu saptandığını, varılan saptamaya hangi bilimsel metotlarla ulaşıldığı anlaşılamadığından ek rapor talebinde bulunulduğunu, görüntülerin eksikliği imzalardaki benzerlikler ve farklılıkların taraflarınca görülmesini engellediğini, yeniden rapor alınmak üzere kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, kambiyo senedine (çek) dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında 10.04.2022 tarihli, ... numaralı, 100.000,00 TL tutarındaki çek ile müvekkil aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen 08.05.2023 tarihli raporunda özetle, "...1) İnceleme konusu çekte keşideci şirkete atfen atılmış imza ve arka yüzünde ...'e atfen atılmış ciro imzalı ile davacı şirket yetkilisi ve şahsi davacı ...'e ait karşılaştırma imzaları arasında, imza incelemesinde kullanılan grafolojik ve kaligrafik tanı unsurları bakımından çok önemli farklılıklar saptandığından, söz konusu imzaların, mevcut karşılaştırma imzalarına kıyasla davacı şirket yetkilisi ve şahsi davacı ...'ün eli ürünü OLMADIĞI, 1) İnceleme konusu çekte keşidici şirkete atfen atılmış imza ve arka yüzünde ...'e atfen atılmış ciro imzası ile ... Bankası Sultanbeyli Şubesi ve ... Bankası Sancaklepe Şubesi tarafından gönderilmiş, tahsil edilmiş oldukları belirtilmiş ve keşidecisi inceleme konusu çekle aynı şirket olan çeklerde keşideci şirkete atlen atılmış imzalar ...A.Ş. tarafından gönderilmiş olan Genel Satıcı Sözleşmesi'nde aynı şirketle atfen atılmış imzalar arasında grafolojik ve kaligrafik tanı unsurları bakımından çok önemli uygunluk ve benzerlikler saptandığından, inceleme konusu çekte keşideci şirkete atfen atılmış imzanın ve arka yüzünde ...'e atfen atılmış ciro imzasının, mukayese için gönderilmiş çeklerde ve ... tarafından gönderilmiş olan Sözleşme'de davacı şirkete atfen atılmış imzalar ile aynı el ürünü oldukları kanaatine varılmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Somut uyuşmazlık imza inkarına dayalı olmakla hukuki ilişkinin varlığını, bono üzerindeki imzanın borçlu tarafa ait olduğunu ispat yükü davalı tarafın üzerinde olup “imzanın sahte olması” iddiası senetteki taahhüdün geçersizliğine yönelik mutlak def'i niteliğinde olmakla imzasını inkar eden tarafından, iyi niyetli olsa dâhi herkese karşı ileri sürülebilecektir.Dava konusu olayda, imza incelemesi yönünden alınan raporda, imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, ancak Mahkemece daha önce benzer çeklerin ödendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, her ne kadar Mahkemece benzer çeklerin ödendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, benzer çeklerin ödenmiş olmasının iş bu dava dosyasında değerlendirmeye alınamayacağı, delil olarak dikkate alınamayacağı, imza itirazının mutlak defi olup, herkese karşı ileri sürülebileceği, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında; Davanın kabulü ile, icra dosyasında takibe konu çek bakımından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen KABULÜ ile, 2- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/06/2023 tarih, 2022/530 E., 2023/549 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Davanın kısmen KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında 10.04.2022 tarihli, ... numaralı, 100.000,00 TL tutarındaki çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.831,00 TL karar harcından peşin alınan (80,70-TL+ 1.751,96-TL) 1.832,66 TL'nin mahsubu ile 4.998,34 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 25,20 TL başvurma harcı, 1.832,66 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 232,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 4.101,36 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesi 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/ç-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 122,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 86,50 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/02/2026