İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkilleri aleyhine Malkara İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla İcra Takibine geçildiğini, takibe konu senedin 24/12/2019 tanzim ve 04/01/2020 vade 35…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1813 Esas KARAR NO : 2026/203 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/09/2023 NUMARASI : 2023/40 E. - 2023/471 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Alım Satım) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkilleri aleyhine Malkara İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla İcra Takibine geçildiğini, takibe konu senedin 24/12/2019 tanzim ve 04/01/2020 vade 35.000,00 TL bedelli olduğunu, takip konusu senedin kaynağının müvekkillerinden ... ile davalı yan arasında yapılan oto alım satım sözleşmesi olduğunu, diğer müvekkillerinin bu sözleşmede taraf oldukları gibi takibe konu senette de kefil durumunda olduklarını, ekte sunulan oto alım satım sözleşmesinden da anlaşılacağı üzere davalı yana takip konusu senet verildiğini, senedin ödemesinin müvekkili ... tarafından yapıldığını buna dair davalı yanın imzası ile takip konusu senedin ödemesinin alındığının ikrar edildiğini, dolayısıyla takip konusu senet bakımından müvekkillerinin davalı yana bir borcu bulunmadığını, ancak sözleşme gereği yerine getirmesi gereken edimleri ifa etmeyen davalı yanın icra takibine başladığını beyanla menfi tespite karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekiline usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davaya cevap verilmediği görülmüştür. Davalı ... mahkemenin 26/04/2023 tarihli celsesinde; gönderilen "35 TL'lik senedin ödemesini elden aldığını, ....da" olarak düzenlenmiş belgedeki imza kendisine ait olduğunu, ancak bu belge takibe konu olan senedin ödemesi olmadığını, davacı taraf ... ile arasında daha önceden düzenlenmiş başka bir bononun ödemesi olduğu, ...'a yaklaşık 2-3 yıl önce bir kısmını elden bir kısmını bankadan olmak üzere borç para verdiğini, vermiş olduğu borç karşılığı kendisinden senet aldığını, davacılar ile arasında herhangi bir araç alım satım işi olmadığını, kazan imalatı işi ile uğraşırım, davacı taraflardan ...'dan yaklaşık 5 yıl önce bir ticari araç satın aldığını, ancak davacı taraflara araç satmadığı ve kendisine göstermiş olduğu dosya içerisindeki oto satış sözleşmesinin tarafına ait olmadığını, ve böyle bir sözleşme düzenlemediğini, oto satış sözleşmesini de kabul etmediğini, bu oto satış sözleşmesinde ... olarak ismi yazılı kişinin ...'ın ortağı olduğunu, bu nedenle oto satış sözleşmesini de kabul etmediğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın reddine, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki maddi vakıa tüm boyutları ile incelenmeden hüküm tesisi edildiğini, Takibe konu senedin borcunun ödendiğine dair müvekkillerin elinde ıslak imzalı evrak olmasına ve bu evrak da tarafça mahkemeye sunulmasına karşın aslı davalı yanda olan oto alım satım sözleşmesinin belirtilen sürede dosyaya ibraz edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, davalı taraf ile müvekkilleri arasında tanık beyanları ve dosyaya sunulan oto alım satım sözleşmesi dışında herhangi bir alacak verecek ilişkisi olmadığını, senedin karşılığı müvekkilce ödenmiş ve davalı yanın ıslah imzası ile ödemeyi elden aldığı tevsik edildiğini, tarafların arasında başka bir ticari ilişki olmamasına, bu senedin ödemesinin de müvekkili tarafından yapılmasına rağmen bu hususlar göz önünde bulundurulmaksızın davalı yanın beyanlarına itibar edilerek ikame edilen kararın davanın reddine karar verilmesinin hukuken kabul edilebilir bir durum olmadığını, ileri sürerek eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucunda tesis edilen yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi ardından kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacılar vekili; davalı tarafından Malkara İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe konu 24/12/2019 tanzim ve 04/01/2020 vadeli, 35.000,00 TL bedelli senedin bedelinin ödendiğini, ödeme karşılığında davalının ıslak imzalı “elden aldım” ibareli belge verdiğini, buna rağmen senedin iade edilmediğini ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.Davalı, “35.000 TL’lik senedin ödemesini elden aldım” ibareli belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu, ancak bu belgenin taraflar arasındaki başka bir bonoya ait olduğunu taraflar arasında araç alım satımı bulunmadığını, oto satış sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.Malkara İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında; alacaklı ..., borçlular ..., ... ve ... olup, dava konusu bonoya dayalı olarak 35.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 38.739,01 TL nin tahsili için kambiyo takibi başlatılmıştır.Mahkemece, davacıların sunduğu “elden aldım” ibareli belgenin dava konusu senede ilişkin olduğunun yazılı delille kanıtlanamadığı, oto satış sözleşmesinin aslının ibraz edilmediği, gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf talep etmiştir. Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek bedelsizliğe dayalı açtığı menfi tespit davasında maddi hukuk bakımından borcun olmadığı ileri sürülür. Bedelsizlik iddiasını ispat yükü TMK'nın 6. ve HMK 190 maddesi gereğince davacıya düşer ve yazılı kesin delil ile kanıtlanması gerekir. Davacılar tarafından sunulan davalının imzasını içeren “"35.000 TL lik senedin ödemesini elden aldım ...da.da" ibareli belgenin davalı tarafından kabul edildiği , ancak bu belgenin başka bir senede ilişkin olduğunu savunduğundan davalı ispat yükünü üzerine almıştır. Zira davalının beyanları “bağlantılı bileşik ikrar” mahiyetindedir. Bağlantılı bileşik ikrarda bulunan taraf, diğer tarafın ileri sürdüğü vakıayı ikrar eder, fakat ikrarına bu vakıadan çıkan hukuki sonucu hükümden düşüren ve bu vakıanın doğumu ile ilgili bulunmayan başka bir vakıa ileri sürer. Bu durumda ikrarın bölünebileceği, dolayısıyla ispat yükünün davalıya düşeceği kabul edilmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2016/11904-K. 2018/3734,T. 21.5.2018 ). Davalı aldığı ödemenin başka bir senede ilişkin olduğuna dair soyut beyan dışında bir delil sunmamıştır. TBK 102. Maddesine göre de ; "Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur." hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda, davalı daha önce muaccel bir başka borç olduğunu ispat edemediğinden yapılan ödemenin dava ve takip konusu muaccel senede ilişkin olduğunun kabulünün gerektiği dolayısıyla senet bedelinin borçlu ... tarafından ödendiğinin imzası ikrar edilen yazılı delil ile ispat edildiği, ödemenin senette imzası bulunan borçtan sorumlu olanların tümü yönünden hamile karşı borcu sona erdireceği bu nedenle menfi tespit talebinin kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Mahkemece , davanın kabulü yerine, ispat kurallarında hata edilmek suretiyle yasal olmayan gerekçeye dayalı davanın reddi kararının isabetli olmadığı, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Davacılar vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kabulüne, davacıların Malkara İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasındaki takibe dayanak 24/12/2019 tanzim ve 04/01/2020 vadeli, 35.000,00 TL bedelli senet nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 2-Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/09/2023 tarih, 2023/40 E. 2023/471 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Davanın Kabulüne, davacıların Malkara İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasındaki takibe dayanak 24/12/2019 tanzim ve 04/01/2020 vadeli, 35.000,00 TL bedelli senet nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının TESPİTİNE, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.390,85 TL karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile 2.310,15 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 422 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 594,90 TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 35.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine, 4/d-Adalet Bakanlığı bütçesinde Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 3.200,00 TL'nin 6325 sayılı H.U.A.K 18/A, 13. ve 14. maddeleri gereğince davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacılar tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 2.214,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 40,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.254,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026