İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu çeklerin çalındığını, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/143446 soruşturma dosyasına suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul 7 ATM nin 2022/840 E. Sayılı dosyası ile çek zai davası açıldığını, çeklerde lehdarın cirosu bulunmadığını / sa…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1284 Esas KARAR NO : 2025/1409 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/04/2025 NUMARASI : 2025/242 E. - 2025/265 K. DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu çeklerin çalındığını, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/143446 soruşturma dosyasına suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul 7 ATM nin 2022/840 E. Sayılı dosyası ile çek zai davası açıldığını, çeklerde lehdarın cirosu bulunmadığını / sahte imzası bulunduğunu, davaya konu çeklerin ciro silesinin kopuk olduğunu, bu hususun keşideci davacı tarafından herkese karşı ileri sürülebilecek mutlak itiraz ve defi niteliğinde olduğunu, bu sebeple davalılara karşı ciro silsilesinin kopukluğu itiraz ve definde bulunduklarını, davaya konu çeklerin; ... nolu 16.000,00 TL'lik çek ... ... ve Hayvancılık A.Ş. emrine/ adına düzenlendiğini, ... nolu 70.000,00 TL'lik çek .... Gıda San.Ve Tic. Ltd.Şti. (Haribo) emrine/adına düzenlendiğini, ... nolu 30.000,00 TL ... ... Gıda San.Ve Tic.Ltd.Şti. (Indomeı) emrine/adına düzenlendiğini, Z9175035 nolu 20.000,00 TL'lik çek ... Gıda İnş. Tur. San. Ve Tic.Ltd. Şti. emrine/adına düzenlendiğini, Z9175059 nolu 60.000,00 TL'lik çek... - Mandıra İşletmesi emrine/adına düzenlendiğini, Z9175071 nolu 60.000,00 TL'lik çek ... Dağ. Gıda Paz.San.Tic.Ltd.Şti. emrine/adına düzenlendiğini, Z9175012 nolu 250.000,00 TL'lik çek ... Tar.Gem. Kum.Ted. Ve Org Gıda Ltd. Şti. emrine/adına, düzenlendiğini, dolayısıyla çeklerin arkasındaki ilk cironun söz konusu lehdarlara ait olması gerektiğini, çeklerde lehdarlarının imzası bulunmadığını veya sahte imzaları bulunduğunu, bunun ciro silsilesini kopardığından davalıların keşideci davacıya karşı yetkili hamil olmadıklarını ileri sürerek davaya konu çekler nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti ile çek bedellerinin ödenmek zorunda kalınması halinde avans faizi ile ayrı ayrı istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığını, bankanın somut uyuşmazlığın çıkmasında kusuru veya ihmali olmadığını, çeklerin tahsil amacıyla bankaya verildiğini, tedbir kararı nedeniyle çekleri ibraz edene ödemenin gerçekleştirilmediğini, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı şirketin basiretli bir tacir gibi davranmadığının gerekli özen yükümlülüğünü göstermediğini, çeklerin zainde kusurlu olduğunu, TTK 818/1-c maddesi uyarınca çeklere ilişkin uygulanacak TTK 677 madde uyarınca bir poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasının veya imzalayan yada adlarına imzalanmış kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse diğer imzaların bundan etkilenmeyeceğini, ileri sürülen taleplerin yerinde olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmiştir.Birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/232 Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde; Davacı vekilinin aynı iddialarla davaya konu ... Nolu 50.000,00 TL miktarlı ve lehdarı ...San. Ve Tic. A.Ş. olan çekin arkasındaki ilk cironun lehtara ait olması gerektiğini, ancak çekte lehtarının imzası bulunmadığını veya sahte imzası bulunduğunu, bu durumun ciro silsilesini kopardığından davalıların keşideci davacıya karşı yetkili hamil olmadıklarını, bu sebeple de davacıya karşı alacak talebinde bulanamayacaklarını ileri sürerek çek nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine, çekin ödenmesi halinde davalılardan ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin birleşen davaya cevabında; asıl davaya yönelik beyanlarını tekrarla müvekkilini husumet yöneltilemeyeceğini, tehtar imzasına ilişkin iddiaların, diğer imzaların geçerliliğini etkilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.Davanın İstanbul 19 ATM nin 2023/131 E. Sayılı dosyasında açıldığı, birleşen davada asıl dava ile birleştirme kararı verildiği daha sonra mahkemenin 20/02/2025 tarihli duruşmanın 4 nolu ara kararı uyarınca asıl ve birleşen davada davalı ... Bankası A.Ş yönünden davaların tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin mahkemenin 2023/131 E. Sayılı 04/09/2023 tarihli dilekçe ibraz ederek, davayı ... Bankasına yöneltmişseler de, çekin... Nakliyat A.ş tarafından icra takibine konulduğu, davalı bankanın hamil olmadığı ortaya çıktığı ayrıca bankanın çeklerdeki cirosunu da iptal ettiğinin icra takibi ile öğrenildiğini, bu aşamada davalı banka hakkındaki davalarından vazgeçtiklerini, davacı müvekkilinin iyi niyetli olması, davadan önce davalı cirosunun niteliğinin bilinmesinin mümkün olmaması, bankanın sonradan cirosunu iptal ederek, çeki kendisinden önceki cirantaya iade etmesi, davanın esasına girilmemiş olması göz önüne alınarak davadan vazgeçilmesi nedeniyle banka lehine masraf ve vekalet ücreti takdir edilmemesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI; İstanbul 19 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/04/2025 tarihli 2025/242 E- 2025/265 K sayılı kararıyla; " HMK 123. maddesinde "Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/10 md.) Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir." hükmünün düzenlendiğini, tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının davalı ...Bankası A.Ş. yönünden vazgeçme beyanının HMK md. 123 uyarınca geri alma olduğu, davalı banka vekilinin duruşmadaki beyanları ile davanın tefriki ile ret kararı verilmesi talebinden vazgeçmeye muvafakat ettiği" gerekçesiyle; ana davanın gerek birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/232 Esas sayılı dosyasının HMK md. 123 uyarınca açılmamış sayılmasına, davalının davaya konu çeklerde hamil ya da ciranta olmaması sebebiyle davalar açıldığında davacının haklı olmadığı gerekçesiyle vekalet ücreti ve gider avansının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURUSU; Davacı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Dava açılmasına sebep olmayan iyi niyetli müvekkiline yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilmemesi gerektiğini, yalnızca ...A.Ş. 'ye açılan ana ve birleşen davalardan feragat edildiğini, ön inceleme duruşması yapılmadan feragat edilmesi nedeniyle aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilmemesi gerektiğini, çeklerin en son davalı bankaya teslim edilmiş olması, çeklerde takas kaşesinden önce davalı bankanın ayrıca bir cirosunun bulunması, cironun netiliğinin davadan önce tespit edilememesi, uygulamada çeklerin teminat verilerek kredi kullanılarak bankanın hamil sıfatının bulunabilmesi nedeniyle davalı bankaya husumet yöneltildiğini ancak davalı cirolarının niteliğinin icra takibi ile öğrenildiğini.Mahkemece davanın geri çekildiği şeklinde yanlış hüküm kurulduğunu, davalardan feragatin kabule bağlı olmadığını, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine aksi kanaat halinde ön inceleme duruşması yapılmadığından vekalet ücretinin yarı oranında hükmedilerek harç oranının 1/3 olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesine cevabında; Mahkemenin HMK 123. Maddesi gereğince davadan vazgeçme kapsamında yapmış olduğu değerlendirmenin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının sunulan dilekçesinin içerek ve amacı itibariyle vazgeçme niteliği taşıdığını, herhangi bir şekilde feragat iradesinin ortaya konulmadığını, hukuken feragat ve vazgeçme müesseselerinin birbirinden farklı olduğunu, taşıdığı anlam ve doğuracağı sonuçlarında ayrıştırılması gerektiğini, somut olayda davacının dava hakkından açık ve koşulsuz bir biçimde feragat edildiğinin ortaya konmadığını, iradesinin usul hukukun ön gördüğü çerçevede değerlendirilmesi gereken bir "davadaki usul işleminin sona erdirilmesine yönelik" vazgeçme olarak kabulü gerektiğini. -Davanın açılmasına müvekkilinin sebep olmadığını, davacının özen yükümlülüğüne ayrı davranarak davayı müvekkiline yönelttiğini, mahkemenin gerekçeli kararıyla vekalet ücreti ve yargılama giderinin doğru değerlendirildiğini, beyanla davacı tarafın istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. GEREKÇE: Asıl ve birleşen davanın çeke dayalı menfi tespit davası olduğu, davacı vekilinin 04/09/2023 tarihli dilekçesi ile davalılardan ... Bankası A.Ş hakkındaki davadan vazgeçtiklerini beyan ettiği, mahkemece asıl ve birleşen davada davalı banka hakkındaki açılan davaların tefrikine karar verilerek, davacı tarafın davasını HMK 123 . Maddesi gereğince geri aldığından bahisle davanın açılmamış sayılmasına, alınması gereken asıl ve birleşen davada 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsiline, davalı tarafından yapılan 440 TL yargılama giderinin, asıl ve birleşen davalar için ayrı ayrı 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verdiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde mahkemeye ibraz ettiği 04/09/2023 tarihli dilekçelerindeki beyanlarının mahkemece yanlış değerlendirildiğini, aslında HMK 123. Maddede düzenlenen davanın geri alınmasına ilişkin beyanlarının bulunmadığını, davadan feragat ettiklerini, müvekkilinin iyi niyetli olması ve davalının cirosunun niteliğini icra takibinden önce bilmesinin mümkün olmadığı göz önüne alınarak müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, ileri sürmüştür.6100 Sayılı HMK 123. Maddesinde "Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. Bu taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir."HMK 307. Maddesinde "Feragat, davacının , talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." HMK 331/3 maddesinde "Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hallerde yargılama giderleri davacıya yükletilir."HMK 312/1 maddesinde " Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet, ona göre belirlenir." hükümleri düzenlenmiştir.Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde mahkemece dilekçelerindeki beyanın yanlış değerlendirildiğini ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da, HMK 123 madde de düzenlenen davanın geri alınması ile davadan feragate ilişkin HMK 307. Madde düzenlemesi göz önüne alındığında mahkemece davacı beyanının HMK 307. Madde de düzenlenen talep sonucundan vazgeçme değil HMK 123. Maddesinde düzenlenen davanın geri alınması şeklinde yorumlanmasının, dilekçe içeriğine uygun olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin dilekçesinde davaya konu haktan vazgeçtiğine yönelik bir açıklamada bulunmadığı, davalı banka hakkındaki davanın geri çekildiğine yönelik açıklamalarda bulunduğu anlaşılmıştır.Davacı iradesinin mahkemece yorumlanmasında hata edilmediği kanaatiyle birlikte, istinaf başvurusunda bulunanın başvuruda hukuki yararının bulunması gerektiğinden, başvurunun, başvuruda bulunan aleyhine sonuç doğurmaması ilkesi gereğince, davacı vekilinin feragat nedeniyle hüküm kurulması gerektiğine ilişkin istinaf sebebinde hukuki yararının bulunup bulunmadığının da incelenmesi gerekmiştir. Yapılan incelemede, mahkemece kurulan davanın açılmamış sayılması kararı karşısında, feragat nedeniyle hüküm kurulmasının talep edilmesinin, davacı aleyhine sonuç doğuracağı anlaşılmıştır. Davadan feragat, davaya konu haktan vazgeçme sonucu doğuracak ve yargılama sonunda nispi vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davacıdan tahsili sonucunu getirecektir. Feragat beyanında, davacının iyi niyetli olması yada davalının cirosunun niteliğinin dava açıldıktan sonra fark edilmesinin yargılama giderinin yükleneceği tarafın belirlenmesinde sonuca etkili olmayacağı değerlendirilerek davanın açılmamış sayılmasına yönelik kararın yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.Mahkemece davanın ön inceleme duruşmasından önce davacı tarafça dilekçe verildiği göz önüne alınarak karar ve ilam harcının 1/3 oranda, vekalet ücretinin ise 1/2 oranda hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne mahkeme kararının 6100 sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına hükmün diğer kısımlarının aynen tekrarına asıl ve birleşen davalarda 205,13 TL (1/3 oranında) maktu harcın davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, asıl ve birleşen davalarda davalı yararına 1/2 oranda ayrı ayrı 15.000 TL maktu vekalet ücretine hükmedilerek davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2-İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/04/2025 tarih, 2025/242 E., 2025/265 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Asıl ve birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/232 Esas sayılı dosyasının davalı açısından HMK md. 123 uyarınca Açılmamış Sayılmasına, şeklinde hüküm kurulmasına,3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken asıl ve birleşen dava yönünden 205,13x2=410,26 TL karar harcının davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan 440,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Asıl dava yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1/2 oranda 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,6-Birleşen dava yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1/2 oranda 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 7-Fazla yatan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, (davalının bakiye gider avansının tefrik edilen 2023/131 Esas sayılı dosyasından iadesine)8-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;8/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,8/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından asıl ve birleşen dava için yapılan 1.683,10x2=3.366,20 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 345,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.711,20 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,8/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,8/d-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025