İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;İşbu davaya konu çekin 30.08.2020 düzenlenme tarihli olduğunu, 2019 Aralık ayında taraflarınca çekin çalıntı olduğuna ilişkin şikâyette bulunulduğunu, bu durumun çekin arkasındaki banka şerhinden görüldüğünü, müvekkilinin…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1520 Esas KARAR NO : 2025/1840 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/07/2023 NUMARASI : 2020/582 E. - 2023/641 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;İşbu davaya konu çekin 30.08.2020 düzenlenme tarihli olduğunu, 2019 Aralık ayında taraflarınca çekin çalıntı olduğuna ilişkin şikâyette bulunulduğunu, bu durumun çekin arkasındaki banka şerhinden görüldüğünü, müvekkilinin borçlu olmadığının, ayrıca çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne icra veznesinde bulunan paranın borçluya ödenmemesi için takdiren teminatsız olarak tedbir karar verilmesine, çalıntı şerhine rağmen haksız surette ve kötü niyetli şekilde icra takibi yapan davalı hakkında çek bedelinin %20’si kadar icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin takip konusu çeki usul ve yasaya uygun bir şekilde ... Park ... Büfe 'den Faktoring Sözleşmesi, alacak bildirim formu ve fatura tavsik edilerek devraldığını, borçlu vekilinin itiraz dilekçesinde çekin çalındığını beyan ettiğini, davacı tarafın bu hususta savcılığa suç duyurusunda bulunmaşsa da ; zayii davası ikame etmemiş olduğunu; davaya konu çek hakkında ödeme yasağı bulunmadığını, ödeme yasağı kararı olsa bile, çekin ziyaı gerekçesiyle açılan “iptal davası”ndaki ödemeden men kararı hasımsız olarak verildiği için davaya taraf olmayan iyi niyetli üçüncü kişiyi (çek hamilini) bağlı kılmadığını, müvekkili şirketin itiraz eden borçlulardan muaccel alacağının olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine , haksız ve ve kötü niyetli olarak iş bu davanın açılmasına sebebiyet veren davacı taraf aleyhine %20 'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Davanın kabulü ile İstanbul 35. İcra Dairesi'nin... esas sayılı icra dosyasında takibe konu çek bakımından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulü kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı inceleme sonucu tanzim edildiğini, özellikle bilirkişinin uzmanlık alanı dışına çıkarak hukuki yorumlarda bulunduğunu ve yerinde inceleme yetkisini kullanmayarak müvekkilinin faktoring işleminde gerekli özen ve istihbarat yükümlülüğünü yerine getirmediği yönünde gerçeğe aykırı tespitler yaptığını, oysaki müvekkili şirketin Faktoring Sözleşmesi, alacak bildirim formu, ön ödeme talimatı ve fatura ile işlemi tevsik ettiğini ve tüm istihbarat yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ayrıca imza incelemelerinin mukayeseye elverişli yeterli belge olmadan ve gerekli grafolojik/grafometrik analizler yapılmadan eksik olarak gerçekleştirildiğini, bu nedenle raporun hükme esas alınmaması gerektiğini, müvekkilin iyi niyetli meşru hamil olduğunu, çekteki keşideci imzasının sahteliği iddiasını bilebilecek durumda olmadığını çalınma iddiası gibi kişisel defilerin iyi niyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, iyi niyetli son meşru hamil olan müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen davanın reddine, %20 'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili ; davaya konu çekin 30.08.2020 keşide tarihli olduğunu, ancak daha 2019 Aralık ayında çekin çalıntı olduğuna dair şikâyette bulunduklarını, bu hususun çek arkasında yer alan banka şerhinden dahi görüldüğünü, çek üzerindeki keşideci imzasının davacı şirket yetkililerine ait olmadığını, çalıntı şerhine rağmen davalı faktoring şirketinin icra takibi başlatmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davaya konu çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; müvekkil faktoring şirketinin dava konusu çeki ... ... Büfe’den faktoring sözleşmesi, alacak bildirim formu ve fatura ile usulüne uygun şekilde devraldığını, savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş ise de zayi davası açılmadığını, çek hakkında ödeme yasağı kararı bulunsa dahi bu kararın hasımsız olduğu için iyi niyetli hamil olan müvekkilini bağlamayacağını, müvekkilinin gerekli özen ve istihbarat yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davanın reddiyle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Mahkemece ; çekteki imzanın davacıya ait olmadığının sabit olduğu, imza inkarının mutlak def’i niteliği gereği herkese ileri sürülebileceği, ayrıca davalı faktoring şirketinin çeki iktisap ederken ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının dava konusu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine davalının kötü niyetinin ispatlanamadığı gerekçesiyle kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf talep etmiştir. Dosyada mevcut grafoloji bilirkişi raporunda, çek üzerindeki keşideci imzasının, davacı şirket yetkilileri Kemal ... veya ... ...'in eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. İmza incelemesine esas raporun uzman bilirkişi tarafından borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgelerin mukayeseye esas alınması suretiyle ve yeterli teknik optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle usulüne uygun yapıldığı , kaligrafik ve karakteristik özelliklerinin ayrıntılı şekilde belirtildiği ve değerlendirildiği, imzanın davacı temsilcisine ait olmadığının dayanaklarının gösterildiği, raporun denetime elverişli ve yeterli olduğu, bu nedenle raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu çekin, ... Bankası A.Ş. Haliç Ticari Şubesine ait, 30/08/2020 keşide tarihli, 25.000 TL bedelli, keşidecisi davacı ... Endüstriyel Ürünler Turizm Yatırımları San. ve Tic. A.Ş. olan ve Ardöksan Sfero ve Kaliteli Pik Döküm San. Ltd. Şti. emrine düzenlendiği, çekin arkasında ... / ... Büfe’nin cirosu ile davalıya devredildiği görünüşte düzenli bir ciro silsilesinin mevcut olduğu, çekin , davalı ...Faktoring A.Ş. tarafından İstanbul 35. İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı aleyhine takibe konu edildiği anlaşılmaktadır.Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı). Somut olayda, çekte keşideciye ait imza aidiyetinin bulunmaması, imza inkarının mutlak def’i olması karşısında davacının takip konusu çek nedeniyle sorumlu tutulamayacağı , imzanın borçluya ait olduğunun davalı alacaklı tarafından ispatlanamadığı , davalının iyiniyetli hamil olup olmamasının sonucu değiştirmeyeceği dikkate alındığında mahkemenin davalı hamilin çeki iktisabında ağır kusurlu olduğu kabulüne dair gerekçenin yerinde olmadığı kanaatine varıldığından düzeltilmiş gerekçe ile yeniden menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, bu itibarla davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü gerekmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında; Davanın kabulü ile İstanbul 35. İcra Dairesi'nin... esas sayılı icra dosyasında takibe konu çek bakımından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2023 tarih, 2020/582 E., 2023/641 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmiş gerekçe ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın kabulü ile, İstanbul 35. İcra Dairesi'nin... esas sayılı icra dosyasında takibe konu çek bakımından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, -Davacının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.888,15 TL karar harcından peşin alınan 472,04 TL'nin mahsubu ile 1416,11 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40 TL başvurma harcı, 472,04 peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, 1.950,00 TL bilirkişi ücreti, 90,25 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.574,49 TL'nin, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 27.641,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı. 137,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 875,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025