İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili, gıda sektöründe faaliyet göstermekte olup, ayırt edici unsuru “...” olan markalarını Turk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirdiğini, müvekkil şirket tarafında yine asli unsuru "...” olan birçok marka başvurusu da y…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1496 KARAR NO : 2025/1702 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 25/09/2025 ara karar NUMARASI : 2025/86 E. DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili, gıda sektöründe faaliyet göstermekte olup, ayırt edici unsuru “...” olan markalarını Turk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirdiğini, müvekkil şirket tarafında yine asli unsuru "...” olan birçok marka başvurusu da yapılmış olup, bu başvurular tescil surecinde olduğunu, müvekkili şirket, uzun yıllardan beri "Postane Mah. Manastır Yolu Cad. ...Tuzla/İSTANBUL" adresinde balık restoranı olarak faaliyet gösterdiğini, İstanbul ve Türkiye genelinde belirgin bir tanınmışlığa ulaşmış ve kapısının önünde uzun kuyruklar oluşan bir yer olduğunu, müvekkili, kendisi adına tescilli markalarını yıllardır aynı adreste ve aynı şekilde kullanmakta olup, söz konusu marka ve ibare müvekkili ile birleşmiş, İstanbul ve Türkiye genelinde belirgin bir tanınmışlığa ulaşmış ve kapısının önünde uzun kuyruklar oluşan bir yer olduğunu, müvekkilinin aynı marka ile web sitesinde ve diğer tüm sosyal mecralarında kullanıldığını, davalının, müvekkili şirkete ait markalar ile iltibas oluşturur nitelikteki kullanımlarının tespit edilmiş olması nedeniyle, öncelikle teminatsız, aksi halde mahkemenizin uygun göreceği bir teminat bedeli üzerinden davalının, kullanımları (web sitesi, tabela, reklam, kartvizit, ilan, broşür vb.) hakkında ihtiyati tedbir kararı verilerek muhafaza altına alınmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; 06/05/2025 tarihli ara karar ile, SMK m.159/2-c gereğince davalının kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde 100.000 TL teminat yatırmasına karar verilmiş olduğu teminatın yatırılmaması üzerine, - 03/09/2025 tarihli ara karar ile; "-Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile, 100.000,00-TL nakdi ya da gayri nakdi teminatın davacı tarafça mahkememiz veznesine depo edilmesine, aksi halde tedbir talebinden vazgeçmiş sayılacağının ihtarına,Teminat yatırıldığında davalı ...'nin kullanımlarının engellenmesine, tecavüz oluşturan (web sitesi, tabela, reklam, kartvizit, ilan, broşür vb.) materyallerin muhafaza altına alınmasına,30.04.2025 tarihli raporun ara kararın eki sayılmasına," karar verilmiştir. İtiraz eden vekili; "sadece sosyal medya hesabındaki paylaşımın ihlal oluşturabileceği raporda yer almasına karşın verilen tedbir yerinde değildir. Tedbirin kaldırılmasını talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkemece 25/09/2025 tarihli ara karar ile; "Tedbire itirazın KISMEN KABULÜ İLE, 1-03/09/2025 tarihli ara kararda belirtilen 100.000,00 TL teminatın ara karar gereği hükmedilen 100,000,00 TL teminatın yerine geçmek suretiyle teminat olarak KABULÜ İLE, Tedbire itirazın KISMEN KABULÜ İLE, 2-03/09/2025 tarihli tecavüz oluşturan web sitesi, tabela, reklam, karvitiz, ilan ve broşür gibi materyallerin muhafaza altına alınmasına ilişkin TEDBİRİN KALDIRILMASINA, 3-https://www..../ url adresindeki içeriğin tedbiren çıkarılmasına," karar verilmiştir. " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen tedbir kararına davalı tarafından uyulmadığını, tedbir kararının değiştirilmesi nedeniyle müvekkili şirket tarafından teminat yatırıldığını, davalı tarafça tedbir kararı değiştirildikten sonra itiraz edilmiş olması nedeniyle itirazın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme tarafından verilen kararın hakkaniyetli olmayıp ağır sonuçlar içeren hukuk garabeti olduğunu, davalının kullanım şekli olarak ayırt edicilik kazandığına dair savunmalarının hukuka aykırı olduğunu, davalının kullanım şekli olarak müvekkili şirkete ait markalar ile iltibas oluşturacak şekilde faaliyet gösterdiğinin bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, müvekkili şirketin "..." markasını tüm Türkiye'ye tanıttığını ve birçok şubesi bulunduğunu, tedbir kararının kaldırılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, işbu davanın müvekkili şirketin markası ile görülen tek davası olmayıp diğer davalarında da "Tuzla" ve "Balık" ibarelerinin kullanılmasının müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz ettiğine kanaat getirildiğini, tüm bu nedenlerle "..."nın müvekkili şirketin tanınmış ve ayırt edicilik kazanmış markası olup davalı tarafından gerçekleştirilen kullanımların müvekkili şirkete ait markalar ile iltibas oluşturacak düzeyde olduğundan istinaf başvurusunun kabulü ile tedbirin devamına karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının istinaf talebinin hukuka aykırı ve mesnetsiz olduğunu, bilirkişi raporuna göre tabela, reklam, kartvizit, ilan, broşürdeki ... ifadesinin yeterli ayırt edicilik kazanmış olduğunu, müvekkili şirketin bilirkişi rpaoruna uygun olarak kabul anlamına gelmemek üzere sosyal medya hesaplarındaki logoyu kaldırdığı için davacının markalarıyla iltibas oluşturacak bir uyuşmazlık kalmadığını, bu sebeple müvekkili şirketçe aleyhe olmayan tedbir kararına itiraz edilmediği gibi teminat da yatırılmadığını, bilirkişi raporuna rağmen ısrarla tedbir kararı isteyenin davacı taraf olduğunu, mahkemenin ilirkişi raporunu dayanak göstererek 03/09/2025 tarihli ara karar ile verilen tedbir kararına yaptıkları itirazı kısmen kabul ederek nihai olarak sadece sosyal medyadaki logo yönünden ihtiyati tedbir kararı verdiğini, itirazları doğrultusunda verilen kararın hukuka uygun olduğunu, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu beyanla davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava , marka hakkına tecavüzün tespiti önlenmesi istemine ilişkin olup, dava dilekçesi ile ihlal oluşturan web sitesi, tabela, reklam, kartvizit, ilan, broşür vb. kullanımların ihtiyati tedbir kararı verilerek önlenmesi talep edilmiştir.Mahkemece, 06/05/2025 tarihli ara karar ile, SMK m.159/2-c gereğince davalının kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde 100.000 TL teminat yatırmasına karar verilmiş, davalının teminatı süresinde yatırmaması üzerine 03/09/2025 tarihli ara kararla, teminat karşılığı ,davalının tüm kullanımının engellenmesine ve web sitesi, tabela, reklam, kartvizit, ilan ve broşür gibi materyallerin muhafaza altına alınmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekilinin itiraz ettiği ve mahkemenin 25/09/2025 tarihli ara karar ile fiziki tabela–menü–kartvizit gibi materyallerde yaklaşık ispat ölçüsünde iltibas bulunmadığı için bu materyallerin muhafaza altına alınması yönündeki tedbire itirazı kısmen kabul ederek tedbirin Instagram hesabındaki balık figürlü logonun içerikten çıkarılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili , davalıya ait “...” kullanımının davacının “... / ...” markalarıyla iltibas oluşturduğu, davalının kullanım şekillerinin tümü yönünden ihtiyati tedbir uygulanması gerektiği, mahkemenin 25/09/2025 tarihli ara kararında tedbirin daraltılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürülerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.03.05.2025 tarihli bilirkişi raporunda, davacıya ait ... numaralı “...” ve ... numaralı “...” markalarının 29, 35,43 sınıflarda tescilli olduğu , 29.04.2025 tarihinde davalının adresinde gerçekleştirilen keşif neticesinde tespit edilen kullanımlarının “...” şeklinde olduğu, iş yeri adresinde tespit edilen tabela, servislik ve menü kullanımlarındaki “...” şeklindeki kullanım davacı adına tescilli ...6 tescil numaralı “...”, 2013/63391 tescil numaralı “...” markalarından farklılaşmış olup, yeterli ayırt edicilik kazandığı, ancak https://www..../ linki üzerinde tespit edilen logo kullanımında balık figüratif unsurunun ön plana çıkarılması nedeni ile, davacı adına tescilli ... tescil numaralı “...”, ... tescil numaralı “...” markalarına yaklaşıldığı, https://www..../ sosyal medya hesabındaki kullanım nedeni ile ortalama tüketici kitlesi nezdinde taraf işletmeleri arasında bağlantı bulunduğu kanaati oluşabileceği, bu suretle iltibas ihtimali doğabileceği belirtilmiştir. Dosya kapsamındaki 30/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda, davalının fiziki adresteki tabela, servislik ve menü gibi kullanım alanlarında yer alan “...” ibaresinin davacının tescilli markalarından yeterli ölçüde ayrıldığı, bu kullanımın ayırt edicilik kazandığı ve iltibas ihtimali doğurmadığı , davacının markasına yaklaşan kullanımın yalnızca davalının sosyal medya hesabında yer alan balık figürlü logo olduğu belirtilmiş olup, mahkemece 25/09/2025 tarihli ara kararda, rapordaki bu tespitlere uygun olarak tabela, kartvizit, ve benzeri fiziki kullanım alanlarında davacının iddiasını destekleyen yaklaşık ispatın oluşmadığı kabul edilerek tedbir sosyal medya kullanımı ile sınırlandırılmıştır. Somut olayda, davacının tabela, menü, servislik, kartvizit, gibi fiziki ve ticari kullanım alanlarında marka tecavüzünün varlığına yönelik yaklaşık ispatı sağlayacak nitelikte delil sunamadığı, aksine bilirkişi raporunda bu kullanımların ayırt edici nitelik kazandığının tespit edildiği bu nedenle davalının bu alanlardaki kullanımlarının tamamında tedbir uygulanmasını gerektirecek düzeyde yaklaşık ispat şartının mevcut olmadığı, HMK m.389’da öngörülen ölçülülük ilkesine ve tedbirin istisnai ve geçici hukuki koruma niteliğine aykırı olacak şekilde tedbir uygulanması talebinin hukuka aykırı olduğu , davalının ters teminat tedbirine uymamasının tedbirin ölçüsüz şekilde uygulanabileceği gibi bir sonucu ve yasal dayanağının bulunmadığı,25/09/2025 tarihli ara kararla tedbirin yalnızca sosyal medya logosuyla sınırlandırılmasında, tedbirin amaç, kapsam ve ölçülülüğüne uygunluk bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25/09/2025 tarih ve 2025/86 E., sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025