İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın tekstil sektöründe önemli yeri bulunan bir firma olduğunu, müvekkili firmaya ait ... sınıfır 32-00 numaralı 1.1 tekstil desen tasarımları TPE tarafından 26/08/2011 tarih ve 2011/05457 tescil numarası ile tescil edildiğini ve yasal k…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/950 KARAR NO : 2025/1566 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 30/03/2023 NUMARASI : 2017/208 E. - 2023/65 K. DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım Tecavüz Nedeniyle Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın tekstil sektöründe önemli yeri bulunan bir firma olduğunu, müvekkili firmaya ait ... sınıfır 32-00 numaralı 1.1 tekstil desen tasarımları TPE tarafından 26/08/2011 tarih ve 2011/05457 tescil numarası ile tescil edildiğini ve yasal koruma altında bulunduğunu, koruma altındaki bu tasarımın davalı firma tarafından müvekkili firmanın rızası bulunmaksızın üretilmekte ve piyasaya sürülmekte olduğunu, bu durumun müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, davalı firmanın vaki tecavüzünün tespiti zımnında mahkemenin 2014/90 D.iş dosyası ile tespit yapıldığını, yapılan tespitte davalı firmadan alınan ürün numunesinde müvekkili şirket adına tescilli desenin bulunduğunun tespit edildiğini, söz konusu tespit ile tecavüzün varlığının kanıtlandığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 01/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın talebi üzerine 2014/90 D.İş sayılı dosyada alınan tespit bilirkişi raporunda davalı şirkete ait iş yerinde dava konusu tescilli ürünün top halinde bulunmadığını, ofis kısmında "..." ibareli kumaş kartelasındaki desenlerden 1 nolu desen ile bezerlikler taşıdığı tespitinde bulunulduğunu, yapılan tespitlere göre müvekkilinin dava konusu kumaşı üretmediği, alıp satmadığı, sadece iş yerine bırakılan "..." isimli kumaş kartelasında bulunduğunu, müvekkili şirketin toptan kumaş ve suni deri alım satım işi yapmakta olduğunu, üretim veya imalat yapmadığını, müvekkili şirketin iş yerine bırakılan katalogları takip etme, kataloglarda bulunan ürünlerin tescilli olup olmadığını araştırma imkan ve olanağının bulunmadığını, müvekkili şirketin davacıya ait tescilli ürünü satın almadığını, satmadığını ve iş yerinde de hiç bir surette bulundurmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi kararıyla; davalının davacı adına tescilli kumaş deseni tasarımı koruma kapsamında kumaş sattığının tespit edilemediği gibi dosyada numunesi bulunan kumaş deseninin niteliğine göre davalının bu kumaş deseninin tescilli olduğunu bilmediği ve bilmesinin de beklenemeyeceği anlaşılmakla, kusur şartı gerçekleşmediğinden ve davacının tecavüze ilişkin bir talebi de bulunmadığından tazminata dair davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili firmaya ait ... sınıfır 32-00 numaralı 1.1 tekstil desen tasarımları TPE tarafından 26/08/2011 tarih ve 2011/05457 tescil numarası ile tescil edilen ve yasal koruma altındaki bu tasarımın çeşitli firma ve davalı firma tarafından müvekkili firmanın rızası bulunmaksızın ürettiğini ve piyasaya sürdüğünü, bu durumun müvekkili tasarım hakkına tecavüz netiliğinde olması sebebi ile davalı firmanın vaki tecavüzün tespiti zımnında Bakırköy 1. FSHM 2014/90 D.iş dosyası ile yapılan tespitte davalı firmadan alınan ürün numunesinde müvekkili şirket adına tescilli desenin bulunduğunun tespit edildiğini ve tespit ile tecavüzün varlığının kanıtlandığını bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 01/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi amacı ile tarafça açıldığını, Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/515 Esas sayılı dosyası bekletici mesele yapıldığını, yapılan yargılama neticesinde hükümsüzlüğe dair davanın reddine karar verildiğini ve kesinleştiğini sonrasında dava tarihinin üzerinden 8 yıl geçtikten sonra mahkemece dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar verildiğini, geçen zaman neticesinde müvekkilinin piyasada iş ve itibar kaybettiğini ve ekonomik olarak zorluğa düştüğünü, hükümsüzlük davasında ayırt edicilik vasfı yeterince incelenmiş olduğunu, dosya içerisinde yer alan tespit raporunda da aynı benzerlik konusunda sübuta erildiğini, mahkeme tarafından 2014 yılında yapılan ve tecavüzün varlığının tespitine dair değişik iş dosyasının yok sayıldığını 2023 yılında 2021 tarihli Yargıtay kararı ile davalının oluşan tecavüzden dolayı kusurlu olarak kabul edilemeyeceği yönünde ki açık çelişkili hükmün yapılacak istinaf incelemesi ile ortadan kaldırılmasını ve tecavüzün varlığının sabit olması karşısında haklı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle davacının davasına yönelik olarak tecavüzün olup olmadığının yanı sıra tecavüz var ise de muhtemel gelir kaybının hesabının yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdine karar verildiğini, davacı tarafın adli yardım talebinde bulunduğunu, kendisine verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmayarak davasında üzerine düşen ispat külfetini de yerine getirmediğini, mahkemece fiili zarar hesabının yapılması mümkün olmadığını belirterek haksız ve hukuka aykırı istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek ilamın onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, tasarımdan doğan haklara tecavüz nedeniyle, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL., maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat davasıdır.Davaya dayanak tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne ilişkin Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/515 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapıldığı ve mahkemece hükümsüzlük davasının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ve davacı vekiline bilirkişi avansını yatırması için ihtaratlı kesin süre verildiği kesin süreye rağmen bilirkişi ücretinin yatırılmadığı anlaşılmıştır.Yargıtay 11. HD' nin 23/02/2021 gün 2020/1422 esas, 2021/1612 Karar sayılı kararında;"Mahkemece davalılardan ...’un üreticisi olduğu malların davalı şirketçe internet alışveriş sitesi üzerinden satılmasının tasarım hakkına tecavüz olduğunun tespiti, men’i ve önlenmesine karar verilmesi isabetli olmuştur. Ancak, taklit tasarımlı malların satıcıları yönünden, men ve ref sorumluluğu ile tazminat sorumluluklarını birbirinden ayırmak gerekir. Taklit tasarımlı malların üreticileri kural olarak gerek men ve ref, gerekse tazminat sorumluluğu yönünden sorumlu olduklarının kabulü gerekirken, bu malları başkasından satın alarak kendileri satışa arz edenlerin men ve ref sorumlulukları yönünden kusurlu olup olmadıklarına bakılmazken, tazminat talepleri yönünden sorumlulukları kusur esasına dayalıdır. Nitekim olaya uygulanacak Mülga 554 sayılı Tasarım KHK’nın 50. maddesi uyarınca tazminat sorumluluğu kusur esasına dayalı olup, taklit tasarımlı malların satıcısı yönünden tasarım hakkına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için; satıcının bu malların taklit olduğunu bilerek satması ve bu hususu bilebilecek durumda olması gerekir. Bu durumda taklit tasarımlı malları üretenlerin ürettikleri malların tescilli tasarıma konu olup olmadığını bilmeleri gerekirken, satıcılar yönünden ise sektörel araştırma yapılarak malın türü, niteliği, tüketilme sıklığı ve ait olduğu sektör itibariyle satıcıların satışa sundukları tasarıma konu malların tescilli tasarıma konu olup olmadığını bilip bilmedikleri veya bilebilecek durumda olup olmadıkları hususları değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde tazminat isteminin kabulü doğru görülmemiş, kararın davalı şirket lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir." denilmektedir.Somut olayda toplanan tüm deliler birlikte değerlendirildiğinde, Bakırköy 1. FSHHM' nin 2014/90 değişik iş sayılı dosyasında davalı iş yerinde yapılan tespitte davacı adına tescilli 2011/05457 (1) nolu endüstriyel tasarım ile aynı olacak şekilde üzerinde "..." ibaresi yazılı kumaş kartelasının bulunduğu, davalının iş yeri kayıtlarına göre kumaş imalatçısı olmayıp, toptan kumaş ticareti ile uğraştığı, davalının tasarıma konu kumaşı sattığının ispat edilemediği, Mülga 554 sayılı Tasarım KHK’nın 50. maddesi uyarınca tazminat sorumluluğu kusur esasına dayalı olup, taklit tasarımlı malların satıcısı yönünden tasarım hakkına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için; satıcının bu malların taklit olduğunu bilerek satması ve bu hususu bilebilecek durumda olması gerektiği satış ve pazarlaması için kendisine numune kartelası bırakılan kumaş deseninin tescilli olup olmadığını davalının araştırmak yükümlülüğünün bulunmadığı ve davalının kusurlu olduğu da ispat edilemediğinden davanın reddine dair verilen karar hukuken yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/03/2023 tarih ve 2017/208 E. 2023/65 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025