İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... numaralı ... isimli patentin tescilli sahibi olduğunu, davalının müvekkiline ait iş bu tescilli patentin aynı veya benzerini üreterek patent haklarını ihlal ettiğini, bu nedenle müvekkilinin zarar uğradığını, patent hakkına tecavüz ve haksı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/185 KARAR NO: 2026/395 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:10/10/2023 NUMARASI:2020/276 E. - 2023/212 K. DAVANIN KONUSU:Patent hakkına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... numaralı ... isimli patentin tescilli sahibi olduğunu, davalının müvekkiline ait iş bu tescilli patentin aynı veya benzerini üreterek patent haklarını ihlal ettiğini, bu nedenle müvekkilinin zarar uğradığını, patent hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile şimdilik 1.000 TL maddi 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınmasını, davalı tarafından; davacı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli patentten doğan hakların ihlal edildiğinin tespitine, men'ine, refine ve aynı zamanda davalının işbu eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, davacıya ait tescilli patent ile benzerlik arz eden ürünlerin, makinelerin kullanılmasının,pazarlanmasının, satışının önlenmesine ve bu şekilde üretilmiş olan materyalin dahi bulundukları yerlerden toplanarak imha edilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile patent hakkına tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle meydana gelen zararın tespiti tam ve kesin olarak belirlenemediğinden işbu davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/55 D.iş, 2020/55 karar sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbirin hüküm kesinleşinceye kadar devamına, dava açıldığı hususunun adı geçen mahkemeye bildirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya ait ürünlerle, davacıya ait üründe bulunması gereken tüm unsurların birlikte olması gerektiğini fakat, bu unsurların birlikte yer almadığını, ürünler karşılaştırıldığında ürünlerin farklı olduğun tecavüz ve haksız rekabet içermediğini, davacıya ait dava konusu incelemesiz patentin patentlenebilirlik şartlarını taşımadığını, vakum test cihazının 1930'lardan bir çok firma tarafından üretildiğini, davacının dava dışı Alman firması olan ... firmasının ürünlerini kopyaladığını, patentin hukuka aykırı tescil edildiğini, usul ve yasaya açıkça aykırı olarak, açıkça yanlış bilgiler içeren ve denetime elverişli olmayan bir şekilde hazırlanan bilirkişi raporu dayanak kılınarak ikame edilen işbu haksız davanın reddine, açıkça yanlış bilgiler içeren ve denetime elverişli olmayan bir şekilde hazırlanan bilirkişi raporu dayanak kılınarak verilen ihtiyati tedbirin, “yaklaşık ispat” şartı yerine getirilmeden verildiği ve nitekim bu nedenle de İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 16.07.2020 tarihli karar ile 12.06.2020 tarihli ihtiyati tedbirin icrasının durdurulduğu nazara alınarak ihtiyati tedbir talebinin reddine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 2020/276 esas, 2023/212 karar sayılı, 10/10/2023 tarihli kararı ile; "Davacı şirketin ... numaralı "..." isimli patentin incelemesiz patent iken 21/02/2022 tarihinden itibaren incelemeli patent olduğu, davalı tarafından üretilen ürünlerin davacı patentine yönelik tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı hususunun mahkememiz bilgisi dışında teknik ve uzmanlık gerektiren hususlardan olması nedeniyle mahkememizce dosya kapsamı bakımından aldırılan tüm bilirkişi raporları incelenerek bu doğrultuda karar vermek gerekmiş İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/55 değişik iş dosyasından aldırılan ilk 12/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda ihlal olduğu değerlendirilmiş, iş bu bilirkişi raporunun tek bir patent vekili tarafından değerlendirildiği, daha sonra aynı dosyadan itiraz üzerine aldırılan 11/11/2020 tarihli bilirkişi raporu bir makina mühendisi ve bir patent vekili tarafından hazırlanmış olup ikili bir heyet olması sebebiyle ilk rapora kıyasla daha ayrıntılı incelemede yapıldığı anlaşıldığından, bu rapora göre tecavüz olmadığı yönündeki tespit doğrulusunda tedbirin kaldırıldığı fakat her iki rapor arasında çelişki olması sebebiyle mahkememiz esas dosyasında bu defa tarafların tüm iddia ve savunmaları değerlendirilerek aldırılan 08/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda ihlal olmadığı yönünde görüş bildirildiği, bu rapora yönelik davacı vekilinin sunmuş olduğu itirazlar ve bu yöndeki mütaalarda incelenmek üzere ek raporda aldırıldığı fakat davalıya vakum yoğunluk test cihazının davacıya ait patent ile karşılaştırıldığında davacı patentinin bir bağımsız isteminin mevcut olduğu bu bağımsız istem içerisinde çeşitli unsurların mevcut olduğu, bu unsurlardan " termal analiz ve alçak basınç test cihazı olup özelliği başlıklı 1.A, "ergimiş alüminyumun ön ısıtma haznesinde (5) 100 derecede ön ısıtması yapılmış başlıklı 1.B, "termal analiz numune potasına (2) doldurularak ibareli 1.C, "ayarkolu yardımıyla katılaşmakta olan alüminyumun içine daldırılarak soğuma eğrisinin oluşmasını sağlayan termokupi " başlıklı 1.D ve" bu iki sistemi kontrol eden yazılıma sahiptir." başlıklı 1.H unsurlarının davalıya ait ürünlerde bulunmadığı, buna göre de davacı patentinde mevcut olan bağımsız isteme bağlı birçok unsurun davalı ürünlerinde mevcut olmadığı, patent hakkına yönelik olarak tecavüz iddiasından bahsedilebilmesi için patentteki bağımsız istem ile birlikte tüm unsurlara yönelik ihlal olması gerekmektedir fakat bu durum bilirkişi raporlarına göre mevcut olmadığından ürünler arasında bir takım unsurlar yönünden benzerlik mevcut ise de bu durumun patent hakkına tecavüz şeklinde değerlendirilemeyeceği gibi bu yönde bir ihlal tespit edilemediğinden haksız rekabetten de söz edilemeyeceği bu nedenle ispat edilemeyen davanın REDDİNE " karar vermiştir. İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait tescilli ... nolu "..." patentinin, yerinde inceleme yapılmadan oluşturulan bilirkişi raporuyla hüküm kurulduğunu, raporlar arası çelişkiler giderilmeden hazırlanan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak, patent unsurlarının tamamının taklit edilmediği şeklindeki hatalı bir hukuki kabulle davanın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin tecavüz iddiasından bahsedilebilmesi için patentteki bağımsız istem ile birlikte tüm unsurlara yönelik ihlal olması gerektiği şeklindeki kabule dayalı hükmü tamamen kanuna ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 141. maddesi uyarınca ürünün kısmen taklidinin dahi tecavüz teşkil ettiğini, davalı yanın müvekkili şirketin eski çalışanıyla iş birliği yaparak cihazın kapalı devre sistemi, vakum pompası, ön ısıtma haznesi ve yazılım gibi temel bileşenlerini birebir kopyaladığını, davalı şirket tarafından üretilen cihaz birebir müvekkili şirkete ait cihazla aynı olduğunu, davalı ürünü müvekkili ürünüyle ayın görevi yapmasının yanı sıra ana parçaları da patentli ürün ile tamamen aynı olduğunu, davalı taraf, kendilerine ait ürünün yalnızca termal cihaz olduğunu iddia ettiğini, karara esas alınan raporda da bu iddiaya itibar edildiğini, dosyaya sunulan Prof. Dr. ... ve Prof. Dr. ... imzalı teknik mütalaalar ile farklı mahkemelerce yapılan tespit raporlarının cihazların tasarımsal ve işlevsel olarak özdeş olduğunu ispatladığını, bilirkişinin cihazın adını dahi yanlış tanımlayarak taraflı bir değerlendirme yaptığını, mahkeme hükme esas aldığı yetersiz, taraflı ve neredeyse tamamen davalı tarafın argümanları ile kaleme alınan bilirkişi raporunda, müvekkili şirkete ait ... numaralı patentli ürün, tamamen hatalı şekilde, “termal analiz ve alçak basınç cihazı” olarak değerlendirildiğini, müvekkili şirket ait patentli ürün “termal analiz ve alçak basınç cihazı” olmadığını, “...”' olduğunu, mahkemece reddedilen kısım üzerinden hükmedilen vekalet ücretinin dava değeriyle orantısız ve hukuka aykırı olduğunu, talepler yönünden dava değerini 1.000,00 TL olarak gösterdiklerini, harcı bu değer üzerinden yatırdıklarını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın reddi halinde vekaletin 1.000,00 TL'yi geçmemesi gerektiğinden verilen kararın bu yönüyle de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap ve katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme nezdinde yapılan teknik incelemeler akabinde usul ve yasaya uygun bilirkişi raporları nazara alınarak davanın reddine karar verildiğini, karara bu yönüyle bir itirazlarının bulunmadığını, davacın asılsız istinaf isteminin reddi gerektiğini, hukuka uygun, denetime elverişli olarak hazırlanan bilirkişi raporları ve usuli kazanılmış hakları esas alınarak davanın reddine karar verildiğini, mahkeme tarafından verilen kararda, patent hakkına tecavüze karar verilmesi talebi ve haksız rekabetin tespit edilmesi talebi, tek bir talep olarak değerlendirilerek tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın tamamen reddedilmiş olması nedeni ile maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından hükmedilen vekalet ücretlerinin, Avukatlık Asgari Tarifesi uyarınca belirlenen rakamdan az olmaması gerekirken, dava dilekçesinde talep edilen rakamı geçmemesi de usul ve yasaya aykırı olduğunu, haksız rekabete ilişkin taleplerin reddi nedeni ile 25.500,00 TL’ye, manevi tazminat talebinin tamamen reddi nedeni ile 25.500,00 TL’ye, maddi tazminat talebinin tamamen reddi nedeni ile 25.500,00 TL’ye hükmetmesi gerekirken bu rakamlara hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, patent hakkına tecavüz iddialarının değerlendirilmesinde, istem veya istemlerde yer alan unsurlara tecavüz edilip edilmediğinin tespiti gerekmekte bunun için de öncelikle, istemlerin tarifname ve şekiller yardımı ile yorumlanarak patent belgesinin koruma kapsamının belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere müvekkili ürünü, davacı adına tescil edilen patentte yer alan birçok unsuru içermediğinden mahkemece verilen red kararının onanarak, istinaf taleplerinin kabulüne , haksız rekabet talebinin reddi bakımından maktu vekalet ücretine hükmedilmesini, kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; davacıya ait patentten doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından esasa yönelik ve vekalet ücretine yönelik yukarıda yazılı gerekçelerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davalı vekili tarafından vekalet ücretine yönelik yukarıda yazılı gerekçelerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.Dosyanın tetkikinde; SMK'nın 89. maddesi gereğince korumanın kapsamı istemlerle belirlenmekte ve istemlerin yorumlanmasında tarifname ve resimler kullanılmakta olup davacıya ait ... numaralı "..." isimli patentin 1 bağımsız ve (2,3 nolu istemler olmak üzere) 2 bağımlı isteminin mevcut olduğu, incelemesiz patent iken 21/02/2022 tarihinden itibaren incelemeli patent olduğu görülmüştür. İstanbul Anadolu 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/55 değişik iş sayılı dosyası ile tespit ve bilirkişi raporunun alındığı, 12/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda davalı ürünü ile davacı patentinin benzer olduğu, bu sebeple ihlal olduğu yönünde görüş bildirildiği, mahkemece ihtiyati tedbir kararının kabulüne karar verildiği, itiraz üzerine yeni heyetten rapor alındığı, 11/11/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre tecavüz bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, esas dava kapsamında tedbire itirazın değerlendirildiği ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verildiği, karara yönelik istinaf isteminin Dairemiz ilamı ile esastan reddine kesin olarak karar verildiği görülmüştür. İstanbul Anadolu 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/55 değişik iş sayılı dosyası kapsamındaki tedbire dayanak olan rapor ile davacı tarafça tahkikat aşamasında sunulan uzman görüşü içeriğinde istemler yönünden unsur analizi yapılması gerekirken ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu nedenle benzer olarak algılandıklarından bahisle tecavüzün mevcut olduğunun belirtildiği görülmüştür. Ancak ürün görünümleri tasarım korumasında dikkate alınacak ise de somut uyuşmazlık patent hakkına tecavüz iddiasından kaynaklanmakta olup davalının ürettiği davaya konu olan üründe, davacıya ait patentin istemlerindeki unsurların mevcut olup olmadığının denetime elverişli şekilde irdelenmesi gerektiğinden yetersiz oldukları anlaşılmıştır. Davacı tarafça tahkikat aşamasında rapora itiraz dilekçesinde Kocaeli 3. ASHM 2023/303 esas sayılı dosyasına delil olarak dayanılmış ise de davalısının dava dışı ... A.Ş olduğu, davaya konu ürünün dava dışı ... Ltd. Şti.den satın alındığı, işbu ürünün dava konusu ürünle aynı olduğunu ve davalı tarafça, üretildiğini yahut satıldığını gösterir ispata elverişli deliller bulunmadığından huzurdaki dava yönünden emsal olarak nazara alınamayacağı anlaşılmıştır. Ayrıca HMK'nın 357. maddesi gereğince denetim makamı olan Dairemiz nezdinde resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenmesi ve yeni delillere dayanılması mümkün olmadığından istinaf aşamasında 15.04.2024 tarihinde sunulan yeni uzman görüşünün nazara alınması mümkün olmamıştır. Davalı taraf dava konusu cihazın alçak basınç test işlemini yapmakta olduğunu ve fakat termal analiz fonksiyonu olmadığını savunmuş olup ilk derece mahkemesi tarafından 08.06.2022 tarihli kök rapor ile 13.02.2023 tarihli ek rapor kapsamında üç kişilik bilirkişi heyeti marifeti ile teknik inceleme kapsamında, bağımsız istemde yer alan; 1.A, "ergimiş alüminyumun ön ısıtma haznesinde (5) 100 derecede ön ısıtması yapılmış başlıklı 1.B, "termal analiz numune potasına (2) doldurularak ibareli 1.C," ayarkolu yardımıyla katılaşmakta olan alüminyumun içine daldırılarak soğuma eğrisinin oluşmasını sağlayan termokupi " başlıklı 1.D ve" bu iki sistemi kontrol eden yazılıma sahiptir. "başlıklı 1.H unsurlarının davalıya ait ürünlerde bulunmadığı denetime elverişli şekilde tespit edildiği saptanmıştır. Patent hakkına tecavüzden bahsedilebilmesi için bağımsız istem ile birlikte tüm unsurlarına yönelik ihlal olması gerektiğinden ve bu kapsamda benzerlik tespit edilmediğinden eş değerler incelemesine de gerek duyulmadığı anlaşılmış olup ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bulunan raporlar doğrultusunda uygulanması gereken yasal düzenlemelere uygun şekilde inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.İstinaf dilekçesi içeriğinde davacı tarafça yalnızca 1.000-TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de davada talep yığılması mevcut olup patent hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması istemleri yönünden davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Davalı tarafça, reddedilen haksız rekabete yönelik istemler yönünden ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddedilmesi yönünden de maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de haksız rekabet isteminin aynı eylem için patent hakkına tecavüz davasında ayrıca harçlandırılmayan feri bir talep niteliğinde olduğu, bu kapsamda davalı yararına ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemesi yerinde olduğu gibi AAÜT'nin 13/2. maddesi gereğince hükmedilecek vekalet ücreti kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceğinden dolayı reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 10/10/2023 tarih ve 2020/276 E., 2023/212 K. sayılı kararına karşı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2026