İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili banka adına tescilli “... ... ...” ve “... ... ...” isimli markalarına ilişkin hak sahipliği iddiasında bulunduğunu, ancak davalının bu iddiasının hukuka aykırı bir saldırıya dönüştüğünü, davalının uzun bir süreden bu yana, far…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2026/279 Esas KARAR NO: 2026/354 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/12/2025 NUMARASI : 2025/742 E. - 2025/861 K. DAVANIN KONUSU: Hukuka Aykırılığın Tespiti Men'i İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili banka adına tescilli “... ... ...” ve “... ... ...” isimli markalarına ilişkin hak sahipliği iddiasında bulunduğunu, ancak davalının bu iddiasının hukuka aykırı bir saldırıya dönüştüğünü, davalının uzun bir süreden bu yana, farklı e-posta adreslerinden ısrarla müvekkili banka'nın itibarını zedelemek amacıyla aralarında BDDK Başkanı, BDDK çalışanları, TBB çalışanları, diğer bankaların üst düzey çalışanları da bulunan muhtelif kişi ve kuruluşlara hakaret ve asılsız ithamlar içeren e-postalar ilettiğini, özellikle son dönemde tamamen kasıtlı ve kötü niyetli ve müvekkili banka'nın itibarını sarsmaya yönelik bu eylemlerinin sıklığını arttırdığını, davalının müvekkili bankanın itibar ve saygınlığına zarar veren hukuka aykırı eylemlerinin kişilik haklarına açık bir saldırı mahiyetinde olduğunu, bu nedenlerle, öncelikle davalının yargılama süresi boyunca bu tür haksız eylemleri ile müvekkili bankanın kişilik haklarının ihlalinin devamının önüne geçilmesi adına haksız eylemlerinin engellenmesini teminen söz konusu iddia ve ithamlarını üçüncü kişi ve kurumlara e-posta, sosyal medya mecraları, basın, televizyon, internet veya benzeri yollarla iletmesinin ve paylaşılmasının önlenmesine / davalının bu haksız eylemlerini yapmaktan men edilmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davalıya tebliğini, davalı tarafından müvekkili banka aleyhinde gerçekleştirdiği gerçek dışı iddia ve ithamlar içeren haksız eylemlerinin hukuka aykırılığının tespitine karar verilmesini, davalının haksız eylemlerine son verilmesini teminen söz konusu iddia ve ithamlarını üçüncü kişi ve kurumlara e-posta, sosyal medya mecraları, basın, televizyon, internet veya benzeri yollarla iletmesinin ve paylaşılmasının önlenmesine karar verilmesini, talep etmiştir. Davalı davaya cevap verilmemiştir. MAHKEME KARARI; "Davacı yanca, davalının hukuka aykırı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinden bahisle bu eylemlerin tespiti ve menine karar verilmesini mahkemeden talep etmişse de, somut olayda uyuşmazlığın davalının fikir sahibi olduğunu iddia ettiği fakat davacı banka adına tescilli “... ... ...” ve “... ... ...” isimli markalarına ilişkin hak sahipliği iddiasından kaynaklı olduğu, davalının, davacı banka adına kayıtlı markaların fikir sahibi olduğunu değişik mecralarda dile getirmesinin bankanın itibarını zedelediği, davalının bu şekildeki hak sahipliği iddiasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerine dayandığı, uyuşmazlığa bu kanun hükümlerinin de uygulanması gerektiği, bu hale göre de söz konusu talebi inceleme görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine değil, anılan Kanununun 156. maddesi gereğince Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine ait olduğu sonucuna varılmış; mahkemenin görevine ilişkin dava şartının, davanın her aşamasında re’sen dikkate alınması zorunlu olup, uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2. maddesi uyarınca Mahkemenin görevsizliğine, davanın görev yönünden usulden reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURUSU; Davacı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; mahkemece verilen görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, uyuşmazlığın kaynağının hatalı tespit edildiğini, davanın kaynağının tescilli marka sahipliği dolayısıyla Sınai Mülkiyet Kanunu olmadığını, davalının müvekkili bankanın kişilik haklarına ve itibarına yönelik haksız saldırılarının, hakaret ve asılsız ithamlar içeren e-postalarının ve bu eylemlerin TMK 24-25. Maddeleri, Bankacılık Kanunu 74. Maddesi ve TTK 54-55. maddeler uyarınca haksız eylem teşkil etmesinin yattığını, uyuşmazlığın Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında bir marka hakkı koruması veya tescil uyuşmazlığı olmadığını, aksine Türk Medeni Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine dayalı bir müdahalenin men'i ve tespit talebi mahiyetinde bulunduğunu, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinin ihtisas mahkemesi olması sebebiyle görev alanının dar yorumlanması gerektiğini ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca haksız rekabete dayalı bu tür davalarda genel görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin görevsizlik kararının kaldırılmasını ve dosyanın yetkili olan Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE; İstinaf başvurusuna konu haksız fiilin tespiti ve meni davasında, davacı vekilinin dava dilekçesinde; davalının müvekkili Banka ve Banka temsilcisi, yetkilisi ve çalışanları hakkında hakarete varan ağır ithamlarda bulunduğunu, müvekkili Banka tarafından mevzuata aykırı işlem yapılıyormuş gibi söylemlerde bulunulduğunu, müvekkilinin şeref/şöhret ve itibarına, saygınlığına zarar vermek amacıyla gerçek dışı iddialar ve asılsız ithamlarda bulunularak, Bankanın karalanmaya çalışıldığını, fiilin TMK 24 ve 25. Maddeler, 5411 sayılı 74. Maddesi ve TTK 54-55. maddeler gereğince bankacılık itibarının zedelenmesi ve bankanın kişilik haklarına hukuka aykırı saldırı niteliğinde bulunduğunu ileri sürerek haksız fiilin tespiti ve menini talep etmiştir.Mahkemece görevsizlik kararı verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.Mahkemenin görevsizlik kararında, davanın davacının hak sahibi olduğu davacı adına tescilli "... ... ..." ve "... ... ..." isimli markaların hak sahipliğinden kaynaklandığı, davalının davacı banka adına kayıtlı markaların fikir sahibi olduğunu dile getirmesinin bankanın itibarını zedelediği ve davalının hak sahipliği iddiasının 6769 Sayılı Yasaya dayandığı, davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmişse de; ilgili markaların davacı adına tescilli olduğu, davalının markalar üzerinde hak sahipliği iddiasının yargılamanın konusunu oluşturmadığı, davacı tarafça davalının gerçek dışı ağır ithamlarla müvekkili banka yönetim kurulu üyeleri ve iştirak yöneticileri ile, WIPO, BDDK, SPK, TBB ve üye bankaların çeşitli yöneticilerine e-posta adresleri üzerinden ulaşarak, davacı Bankanın şöhret, şeref, saygınlığı ve itibarını zedelediğini, kendisine ait Linkedin hesabından banka itibarını zedeleyici şekilde yayında bulunduğu/mesajlar gönderdiği, bu beyan ve söylemlerin eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarını aştığı fiilin TMK 24 ve 25. Maddeler, 5411 sayılı 74. Maddesi ve TTK 54-55. maddeler gereğince bankacılık itibarının zedelenmesi ve bankanın kişilik haklarına hukuka aykırı saldırı niteliğinde bulunduğunu ileri sürerek haksız fiilin tespiti ve menini talep etmiştir. Davacı tarafça davada 6769 Sayılı Yasada düzenlenen marka hakkından kaynaklanan bir talepte bulunulmadığı, bankanın kişilik haklarının ve banka itibarının zedelendiğinin ileri sürüldüğü, bu durumda uyuşmazlığın Türk Medeni Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanarak çözümlenmesi gerektiğinden, mahkemece yargılamaya devam edilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2025 tarih, 2025/742 E. 2025/861 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026