İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: İhtiyati tedbir talep eden vekili tarafından sunulan talep dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... aleyhine h28/02/2025 vade tarihli senedin ... adına düzenlendiğini, müvekkilinin ...'e herhangi bir borcu bulunmadığını, haksız bir şekilde buna rağmen İstanbul 26. İcra Dairesi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1359 KARAR NO : 2025/1492 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/08/2025 ara karar NUMARASI : 2025/411 E. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: İhtiyati tedbir talep eden vekili tarafından sunulan talep dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... aleyhine h28/02/2025 vade tarihli senedin ... adına düzenlendiğini, müvekkilinin ...'e herhangi bir borcu bulunmadığını, haksız bir şekilde buna rağmen İstanbul 26. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, ... ile müvekkilinin bir spor salonu yönetmekte olduklarını, iş ilişkilerinin bitmesi akabinde senet ile aleyhe icra takibine konu edildiğini, müvekkilinin ... isimli şahsa 100.000,00 TL ödeme yaptığını, 28/02/2025 vade tarihli senet lehtarı ...'in müvekkili adına imza atarak senet düzenlediğini, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, spor salonununda haciz işlemi yapıldığını, müvekkilinin ticari hayatını zora soktuğunu, sunulan dekontlarda borcun ödendiğinin sabit olduğunu belirterek İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası hakkında öncelikle teminat aranmaksızın mahkememiz aksi kanaatte ise İİK M. 72/3 hükmü uyarınca 22/05/2025 tarihli kapak hesabı olan 149.166,86 TL üzerinden makul görülecek bir teminat karşılığında icra takibinin durdurulması yönünden tedbir kararı verilmesini talep ettiği görüldü. İlk Derece Mahkemesi Kararı:İstanbul 18. ATM 2025/274 Değişik iş sayılı tarihli ara karar ile; "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile; davacı vekilinin talep dilekçesindeki, İİK m.72/3 hükmüne dayalı icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine yönelik ihtiyati tedbir isteminin KABULÜ ile; dava değeri olarak hesaplanan 154.401,59-TL nin %20'si oranında olan 30.880,32-TL teminat (nakit veya kesin-süresiz muteber banka teminat mektubu) davacı tarafça depo edildiğinde İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından davacı borçlu ...'dan tahsil edilen yahut tahsil edilecek olan icra veznesine giren paranın esas hakkında dava açılıp kesinleşinceye kadar İİK 72/3.maddesi gereğince ALACAKLIYA ÖDENMESİNİN TEDBİREN DURDURULMASINA, " karar verilmiştir. İhtiyati tedbire itiraz eden vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesinde özetle; İstanbul 18. ATM 2025/274 Değişik iş dosyasınca tedbir kararı verildiği, borçlu ... tarafından 22/05/2025 tarihinde, güncel dosya kapak hesabı olan 154.401,59 TL borç tahsilatı olarak İstanbul 26. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyasına yatırıldığını, borcun ikrar edildiğini, menfi tespit davası ikame edeceğini beyan eden karşı tarafın ayrıca değişik iş dosyası ile ihtiyati tedbir talep etmesinde hukuki yararı bulunmadığını, beyanla verilen ihtiyati tedbir kararına yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından itiraz etmiştir.Mahkemece 2025/411 Esas 08/08/2025 tarihli ara karar ile; "İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/274 D.iş 13/06/2025 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazın Reddine, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı alacaklı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; HMK m.26 taleple bağlılık ilkesi gereğince mahkemece ihtiyati tedbir talep eden tarafa talebini açıklaması için süre verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında menfaat dengesi sağlanması gerektiğini, ihtiyati tedbirin icra takibi açıldıktan sonra talep edilmiş olup icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasının talep edilemeyeceğini, somut olayda İİK m.72/3 uyarınca aranan yaklaşık ispat koşunun mevcut olmadığını, borçlunun ihtiyati tedbir talep etmesine sebep olan iddialarını kanıtlayamadığını, borçlu tarafından icra dosyasına hür iradesi ile ödenen tutarın borç tahsilatı olarak yatırıldığını, davacının imza itirazlarının asılsız olduğuna dair bilirkişi raporu tanzim edildiğini, iyi niyetli alacaklı müvekkilinin alacağının korunması gerektiği ve icra dosyasının tahsil kabiliyetinin her geçen gün düştüğü hususlarının dahi göz önünde bulundurulduğunda ihtiyati tedbire itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, senette bulunan imzanın sahte olduğu ileri sürüldüğünden iddiaların kanıtlanabilmesi için senedin davacının ticari defterlerine şüpheli alacak kaydı ile kayıt edilmesi gerektiğini, yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığından, bilirkişi raporuyla da dava konusu senetteki imzaların borçlu ...'ın eli ürünü olduğu tespit edildiğinden ihtiyati tedbir talebinin reddi ile tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, karşı tarafın dayanak gösterdiği dekont incelendiğinde bahsi geçen ödemenin müvekkili ile karşı taraf arasındaki ticari ilişkiye istinaden ödenip ödenmediğinin belli olmadığını, zira dekont üzerinde hiçbir açıklama olmadığını, borçlu tarafından 22.05.2025 tarihinde bu tarihteki güncel dosya kapak hesabı olan 154.401,59 TL borç tahsilatı olarak İstanbul 26. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasına yatırıldığını, borçlunun borcu ikrar ettiğini, davaya konu senedin TTK hükümleri uyarınca kambiyo senedi vasfını haiz olduğunu, HMK m.200 gereği senedin senetle ispatı zorunlu olup davacının iddialarını ispata yeterli delil ibraz edemediğini, ihtiyati tedbire konu senedin borçlunun ticari defterlerinde işlenip işlenmediği hususu belli olmayıp borçlu adına imza atarak sahte senet tanzim edildiğine ilişkin tüm iddiaları soyut ve ispattan yoksun olduğunu, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki menfi tespit davası açılmadan önce müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi için 22.05.2025 tarihinde değişik iş olarak tedbir talep edildiğini, müvekkilinin adresine davalı tarafça hacze gidildiğinde haciz baskısı altında 154.401,59 dosya hesabının haciz baskısı altında ihtirazı kayıtla ödendiğini, akabinde değişik iş dosyası kararıyla depo edilen paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda tedbir kararı açıldığını ve taraflarına esas dava açılması için süre verilerek bu davanın açıldığını, tedbire itiraz edildiğini, tedbire yönelik itirazın esas mahkeme tarafından değerlendirilmesine karar verildiğini, esas mahkeme tarafından murafaa açılmış olup davalı alacaklının itirazlarının yeterli teminatın taraflarınca depo edilmesinden kaynaklı reddedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, ihtiyati tedbir kararının hukuka uygun olduğunu, esas yargılama neticesinde kabul anlamına gelmemekle alacaklının haklı çıkması halinde muhtemel zararı için yeterli miktarın müvekkili tarafından depo edilmiş olduğunu, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava menfi tespit istemine ilişkindir. İhtiyati tedbir talep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın aleyhine düzenlenen 28/02/2025 vade tarihli senedin lehtarı ...'e borcu bulunmadığı, İstanbul 26. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında haksız şekilde icra takibi başlatıldığı, senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, borcun ödenmiş olduğunu beyanla öncelikle teminatsız , mahkeme aksi kanaatte ise İİK m.72/3 hükmü uyarınca 22/05/2025 tarihli kapak hesabı olan 149.166,86 TL üzerinden uygun görülecek miktarda teminat karşılığında icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/274 D.İş sayılı dosyasında 23.05.2025 tarihli ara karar ile, davacı tarafın talebi kabul edilerek, dava değeri olan 154.401,59 TL’nin %20’si oranında 30.880,32 TL teminat yatırılması şartıyla, İİK 72/3 maddesi uyarınca icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine tedbiren karar verilmiştir.Alacaklı vekili, borcun 22.05.2025 tarihinde ödendiğini, davacının borcu ikrar ettiğini, yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığını ve tedbirin hukuki yarar taşımadığını, imzanın davacıya ait olduğunu belirterek tedbir kararına itiraz etmiştir.Mahkeme, 08.08.2025 tarihli ve 2025/411 Esas sayılı ara karar ile itirazın reddine, karar vermiş, alacaklı vekili bu karara karşı süresinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İİK 'nın 72/3 maddesi hükmüne göre "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir"HMK’nın 389/1. maddesindeki düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır.Somut olayda ; eldeki menfi tespit davasının icra takibinden sonra açıldığı, İİK 'nın 72/3 maddesi hükmüne göre teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde tedbir kararı verildiği, davalı vekilinin borcun ödendiği bu şekilde borcun ikrar edildiği iddiasına; davacının ödemenin haciz baskısı altında itirazı kayıtla yapıldığına yönelik beyanları ve bu beyanı doğrulayan 22.05.2025 tarihli haciz tutanağı karşısında, bu aşamada itibar edilemeyeceği, delil olarak sunulan , ödeme dekontları, taraflar arasında mevcut olduğu beyan edilen iş ilişkisi ve haciz sonrası ödeme olgusu, icra mahkemesince alınan grafoloji raporunun bağlayıcı olmadığı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu yönündeki kanaatinde hukuka aykırılık bulunmadığı, taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesine uygun olarak alacaklının muhtemel zararlarına karşılık teminat alınarak tedbir kararı verilmesinin yerinde olduğu bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen tedbire itirazın reddine dair 08/08/2025 tarihli ara kararın usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf talebinin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/08/2025 tarih ve 2025/411 E. Sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025