İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalıya tedbire konu aracı finansal kiralama yolu ile kiraladığı, davalı şirketin hakkında çok sayıda icra takibi yapıldığı, bu takiplerde şirket merkezine gidildiğinde şirket merkezinin boşaltılmış olduğu, davalı şirketin ticari faal…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/765 KARAR NO: 2025/1005 İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 25.03.2025 (Tarihli Ara Karar) NUMARASI: 2023/933 E. - DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Finansal Kiralamaya Konu Malın İadesi) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalıya tedbire konu aracı finansal kiralama yolu ile kiraladığı, davalı şirketin hakkında çok sayıda icra takibi yapıldığı, bu takiplerde şirket merkezine gidildiğinde şirket merkezinin boşaltılmış olduğu, davalı şirketin ticari faaliyetlerinin de durma noktasına geldiği belirtilerek sözleşme hükümlerine dayalı olarak kendilerince sözleşmeden dönüldüğünü, aracın talebe rağmen iade edilmediğini, aracın başkaları tarafından da kullanıldığının belirlendiği ileriye sürülerek aracın iadesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince müvekkilinin ekte sunulan ödeme planına uygun olarak, ödemeleri gerçekleştirdiği, davacı tarafın devir ve temlik iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı her ne kadar bu durumun istihbar edildiğini belirtmiş ise de, bu iddiasının ispatına yönelik olarak herhangi bir delil ibraz etmediğini, müvekkilleri aleyhine açılan icra takibinin tek başına sözleşmenin feshi sebebi olarak değerlendirilemeyeceğini, icra takibinin semeresiz kaldığının ispat edilemediğini, her ne kadar 3. Kişilere devir ve temlik iddiasında bulunulmuş ise de bu hususun ispatına yönelik herhangi bir delil ibraz edilmediği göz önüne alındığında, davacı tarafça açılan davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir. İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/03/2024 tarihli 2023/933 E. Sayılı İhtiyati tedbirin kabulü Kararı:"İş bu davadan önce davacı tarafın tedbir yolu ile aracın kendilerine teslimini talep ettiği, iş bu talebin Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/756 D.İş Esas ve Karar sayılı hükmü ile teminat karşılığında kabul edildiği, esasa ilişkin dava açıldıktan sonra ihtiyati tedbire itirazın artık görevli hale gelen mahkeme tarafından bakılarak, ihtiyati tedbir anında İstanbul Çağlayan Mahkemeleri yetkili olduğundan buna ilişkin yetki itirazının kabulü ile 6. ATM tarafından verilen tedbir kararının kaldırıldığı, bilahare davacı vekilinin mahkemeden aynı konuda ihtiyati tedbir konmasını istediği,... Dosya kapsamına nazaran, davalı şirketin çok sayıda icra takibine uğradığı, şirket yetkililerine icra takibine uğradığı, bunun cevap dilekçesi ile davalı tarafından da kabul edildiği, ancak; kira bedellerinin zamanında ödendiğini belirtmek sureti ile davacının haksız yere akitten döndüğünü, aracın iadesi gerekmediğini bildirdiği; ancak finansal kiralama sözleşmesi hükümleri gereğince davacıya bu durumlarda akitten dönme yetkisinin tanındığı, aracın tedbiren davacıya verilmesine karar verilmez ise yüksek değerli olan araç sebebi ile davacının büyük bir zararının doğabileceği, öte taraftan Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde belirtildiği gibi kararın teminat karşılığında verilebileceği, davalının yargılama sonunda haklı çıkması halinde zararını teminattan elde etmesi, teminatı aşan bir zararı var ise dava edebileceği karşısındaki kuruluşun bir finansal kuruluş olması sebebi ile alacağa konusunda her hangi bir kuşsunun olmayacağı" gerekçesiyle; İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KABULÜNE; Dava konusu olup güncel değeri 11.000.000,00 TL olan, ... plakalı ... marka, 2022 model, ... şasi nolu, ... motor numaralı, aracın TEDBİREN DAVACI ŞİRKETE TESLİMİNE, 2.200.000,00 TL olarak İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/756 D.İş sayılı dosyası için alınan tedbir teminatının dosyamıza aktarılmasına, tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verilmiştir. İhtiyati tedbir kararına karşı davalı ... şirketi vekilinin, 02/04/2024 tarihli dilekçesi ve 20/02/2025 tarihli dilekçe ile itiraz ettiği; dosyaya celp edilen banka kayıtları incelendiğinde, ihtarname tarihi itibarıyla müvekkili tarafından finansal kiralama borçlarının ödendiğinin sabit olduğunu, kaldı ki müvekkiline gönderilen ihtarnamede müvekkilinin 190,18 TL borçlu olduğunun belirtilerek süre verilmeksizin sözleşmenin feshedildiğini, bu bakiyenin nereden bulunduğunun da belli olmadığını, tüm kiraların vaktinde ödendiğini, aynı konuda davacı iddiaları ile benzer iddialarla ... A.Ş. Tarafından açılan davada, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/840 Esas-2024/629 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiğini, tedbir kararının müvekkilinin mağduriyetine neden olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.03.2025 Tarihli 2023/933 Esas Sayılı İhtiyati tedbire itirazın reddi Kararı: "Yapılan incelemede taksitlerin 14/12/2022 den başlayarak 25/10/2023'e kadar ödendiği ancak davadan önceki 2023 yılının 11 ve 12. Aylara ilişkin taksitlerin ödenmediğinin belirlendiği, davalı vekilinin son duruşmada söz konusu taksitlerin şirket hakkındaki konkordato süreci sebebiyle irade dışı ödenemediğini beyan etmişse de, davacı vekilinin Leesing ödemelerinin konkordato tedbirleri içinde yer almadığını kapsam dışında olduğunu, davalı tarafın ödeme yapmamasının yasal bir sebebinin bulunmadığını, davalı şirket hakkında çok sayıda hacizli takip yapıldığını bu nedenle akdi fesih ettiklerini bildirdiği, davalı vekilinin her ne kadar akdin feshine kadar taksit ödemelerinin düzenli olarak yapıldığını, haksız fesih nedeniyle ödemelerin durdurulduğunu; mahkememizden de feshin haksız olduğu sebebiyle ihtiyati haczin kaldırılmasını talep ettiklerini bildirmişlerse de, fesih sebebine nazaran davalı şirket hakkında mahkemelerde çok sayıda dava açıldığı, davalı şirketin edimlerini yerine getiremediği için karşılıksız kaldığı iddiasıyla almış olduğu senetlerden dolayı menfi tespit davaları açıldığı, söz konusu olan bu senetlerin faktoring şirketlerine verilmek suretiyle faktoring şirketlerinden de krediler çekildiği iddiasıyla mahkemede de birden çok davanın bulunduğu" gerekçesiyle; tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin müvekkili şirkete finansal kiralama sözleşmesinin feshi hususunda ihtarname gönderdiği tarih itibariyle, müvekkili şirketin finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan tüm borçlarını ödediğini, ''davalı tarafından 2023 yılının 11 ve 12. Ayının taksitlerinin ödenmediği ancak bu taksitlerin davacı tarafından yapılan fesihten sonraya isabet ettiğini, müvekkili şirketin sözleşmesini feshi tarihi itibariyle davacı şirkete ödenmemiş kira borcu bulunmadığını, müvekkili şirket hakkında yapılan icra takiplerinin semeresiz kaldığı, müvekkili şirketin faaliyetlerini durdurduğuna yönelik hiçbir delil bulunmadığını, Fesih gerekçesi olarak müvekkili şirketin faaliyetine devam edemeyeceğini, davacı yanca 6361 Sayılı Yasanın emredici hükümlerine aykırı olarak süre verilmeksizin finansal kiralama sözleşmesinin feshedilmesinin müvekkili şirketin sözleşmesinin feshi tarihi itibariyle davacı yana kira borcunun bulunmadığının sabit olması, davacı tarafın iddia ettiği müvekkili şirket aleyhine açılan icra takiplerinin semeresiz kalması ve müvekkili şirketin faaliyetlerini durdurduğunun ispatlanamadığını, davacı tarafça sözleşmenin derhal feshinin de hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin hiçbir borcu bulunmamasına rağmen süre verilmeksizin sözleşmenin feshinin hatalı olduğunu ileri sürerek; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/933 Esas ve 26.03.2025 tarihli ara kararının ortadan kaldırılmasına, mahkemenin 25.03.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına itirazının kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesine cevap vermemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekilinin dava dilekçesinde, taraflar arasındaki Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin "Sözleşme'nin Kiralayan'ın Fesih Hakkını Kullanması ile Sona Ereceği Haller" başlıklı 34. maddesinde Kiralayan'ın hangi hallerde finansal kiralama sözleşmesini derhal, tazminatsız sona erdirme hakkına sahip olduğunun taraflarca hüküm altına alındığı, sözleşme hükmüne göre "Kiracının, hakkındaki icra takibinin semeresiz kalması veya aciz vesikası alınması, ödeme güçlüğü içine düşmesi, mal varlığının kısmen de olsa devredilmesi, şirketin veya işletmenin iştigal konusunu fiilen önemli ölçüde ya da tamamen değiştirmesi, terk etmesi, ticari faaliyetlerini önemli ölçüde azaltması, ticari faaliyetlerine fiilen bir ayı aşan bir süre ara vermesi hallerinden birinin veya işbu Sözleşme'de fesih sebebi olarak kararlaştırılan diğer hallerin ortaya çıkması durumunda Kiralayan, herhangi bir süre vermeksizin Sözleşme'yi derhal, tazminatsız olarak fesih hakkında sahiptir..." denildiği, davalı şirket hakkında son iki ay içerisinde 47 adet icra takibi yapıldığı, alacaklıların büyük kısmının finans kuruluşları olduğu, sözleşmeye konu aracın halen üçüncü kişilerce kullanıldığının istihbar edildiği, davalının sözleşmenin 34. Ve 17. Maddelerine aykırı davrandığını, sözleşme konusu aracın 2022 model ... marka jip olduğunu, D.İş dosyası üzerinden tedbir kararı verilmişse de henüz aracın yakalanamadığını ileri sürerek aracın iadesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin fesih tarihinde müvekkilinin ödenmeyen borcunun bulunmadığı, 60 günlük süre verilmeden sözleşmenin feshinin hatalı olduğu, müvekkilinin konkordato süreci içerisinde çok sayıda dava ve takip açılmasının icra takiplerinin semeresiz kaldığını göstermeyeceği, gerekçesiyle tedbir kararına itiraz ettiği, itirazının reddi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın feshinin sözleşmenin 34. Maddesine ve 17. Maddesine dayalı olduğu, davalı hakkında açılan icra takiplerinin dosya numaralarının bildirildiği, davalı tarafça takip ve davalara yönelik itirazda bulunulmadığı, davalının konkordato sürecinde olması nedeniyle açıldığını savunduğu anlaşılmakla, mahkemenin yaklaşık ispat koşullarının oluştuğuna yönelik gerekçesinin yerinde olduğu kanaatiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25.03.2025 tarih ve 2023/933 E. Sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/07/2025