İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ve dava dışı ... aleyhine davalı tarafça İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü icra yoluyla takip başlatıldığını, takibe dayanak bononun sahte olarak düzenlendiğini, bono üzerindeki imza ve yazıların…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1633 Esas KARAR NO: 2026/50 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/07/2023 NUMARASI : 2023/38 E. - 2023/583 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ve dava dışı ... aleyhine davalı tarafça İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü icra yoluyla takip başlatıldığını, takibe dayanak bononun sahte olarak düzenlendiğini, bono üzerindeki imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını, yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile bu durumun tespit edileceğini; taraflar arasında talep konusu herhangi bir ilişkinin bulunmadığını, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde bildirdiği nedenlerle davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Davacı taraf dava dilekçesinde dava değerini 33.500 USD' nin TL karşılığı 630.470 TL olarak göstermiş ise de; takip alacaklısı davalı taraf takipteki yabancı para alacak talebini, takip tarihindeki kurun TL karşılığı olarak talep ettiğinden, harç ve vekalet ücretleri, talep konusu döviz cinsi alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden hesaplandığı gerekçesi ile, Davanın KABULÜ ile,1-İstanbul 11.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyasında takibe konu yapılan bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-...nın 72/5.maddesi gereğince takip konusu bono bedeli üzerinden %20 oranında hesaplanan 15.302,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibin tedbiren durdurulması, 30/06/2014 keşide tarihli, 10/09/2014 vadeli, 33.500,00-USD bedelli senedin sahte olduğu iddiasıyla imza inkârında bulunarak borçlu olmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talepli olarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, yerel mahkemenin davayı kabul ederek müvekkili aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak tazminata hükmettiğini belirterek, bu hatalı kararın istinaf kanun yolu başvurusu neticesinde kaldırılmasını ve davanın tüm talepler yönünden reddini istediğini, davacı tarafından ileri sürülen haksız iddiaların müvekkiline ilgisi olmadığını ve açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, davacının borcunu inkâr ederek borçtan kurtulma amacıyla kötü niyetle davayı açtığını, icra dosyasında davacı hesabından borca mahsuben çeşitli ödemeler yapılmışken uzun zaman sonra dava açılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının diğer borçlu olarak borcun tamamından sorumlu olduğunu ve borçlunun borcu imzasıyla tevsik ettiğini, imza incelemesine esas sunduğu imza örneklerinin kendi içinde incelenmesi ve ATK'dan kamu kurumlarına verilen imzalar arasında fark olup olmadığının araştırılması yönündeki taleplerinin değerlendirilmediğini, bu nedenle yerel mahkemenin eksik inceleme ve araştırma sonucu hatalı karar verdiğini, davacının bugüne dek itiraz etmeyip hesabından borca ödemeler yapması ve tahsilat yapılması gibi hususlar dikkate alınarak davanın reddi gerektiğini, bilirkişi raporunun senedin ön yüzündeki imzaların ...'in eli ürünü olmadığı yönünde usul ve kanuna aykırı tanzim edildiğini, takibin 2014 yılına ait senede ilişkin olup itiraz edilmemesi üzerine kesinleştiğini ve davacı adına ödemeler yapıldığını belirterek, davanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ve kabul kararının hatalı olduğunu, davacının sunduğu emsal imzaların kendi içinde çelişki oluşturduğunu, bu delillerin kendi içinde irdelenmesi talebinin yerine getirilmediğini, eksik inceleme yapıldığını, davacı için birçok haciz işlemi tesis edilmiş olmasına rağmen itirazda bulunmaması ve işlemlerden haberdar olması nedeniyle davanın kötü niyet göstergesi olduğunu, Adli Tıp Kurumu Raporu'nun itirazları karşılamaktan uzak olduğunu, davacının sunduğu delillerin kendi içinde çelişkili olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, bu hususların incelenmemesi nedeniyle raporun hatalı olduğunu ve bu rapora dayanılarak verilen mahkeme kararının eksik inceleme neticesinde verilmiş hatalı bir karar olduğunu, davacının kötü niyet tazminatı talebinin, yapılan ödemeler ve aradan yıllar geçtikten sonra dava açılması gibi dosya kapsamı gereği hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, aksine %20 oranında tazminatın müvekkili aleyhine değil karşı taraf aleyhine hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilin tüm işlemlerinin hukuka uygun olduğunu, davacının borçlarını ödememesi nedeniyle taleplerinin reddi ve davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken müvekkili aleyhine hüküm tesisinin hatalı olduğunu ifade ederek, istinaf incelemesi neticesinde zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere ilişkin itirazları da dikkate alınarak hükmün kaldırılmasını ve davacının tüm taleplerinin reddini talep etmiştir.Davacı istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.İstanbul 11. İcra müdürlüğü nün ... esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlular ... Giyim- ... ve ... aleyhine,30/06/2014 tanzim, 10/09/2014 vade tarihli, 33.500 USD bedelli bonoya istinaden 01/10/2014 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. Davacı tarafından icra takibine konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmektedir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.17/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" inceleme konusu, borçlusu ... Giyim - ... kefili ..., alacaklı ... olan, 30/06/2014 düzenleme 10/09/2014 ödeme tarihli, 33.500 USD bedelli bononun ön yüzünde bulunan imzalar ile ...'e ait mevcut mukayese imzalar arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığı, söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalara kıyasla davacı ...'in eli ürünü olmadığı" belirtilmiştir.Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.Somut olayda, davacı tarafından icra takibine konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü alınan bilirkişi raporundaki incelemenin ve delillerin yeterli olmadığı ve ayrıca davalı tarafından davacı tarafın icra dosyasına kısmen ödemede bulunduğunu ileri sürdüğü ödeme iddiasının da araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir iken eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle davalı vekinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/07/2023 tarih, 2023/38 E. 2023/583 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 20/01/2026