İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 25/03/2026 YAZILDIĞI TARİH: 25/03/2026 Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüld…
T. C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/122 KARAR NO : 2026/496 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2022/10 Esas, 2024/1093 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 05/01/2022 İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 25/03/2026 YAZILDIĞI TARİH: 25/03/2026 Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; maliki ... olan, ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ...nın yanında yer alan ışıklı yaya geçidinden yaya olarak karşıya geçmeye çalışan müvekkili ...'ya çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin vücudunda birçok hasar oluştuğunu, kalıcı maluliyet oluştuğunu, müvekkilinin uzunca bir süre tedavi gördüğünü, maddi ve manevi zarara uğradığını, aracın ZMMS olarak davalı ...'nin müvekkilinin maddi zararlarında sorumluluğu bulunduğunu, davalı ... şirketinin başvurularına karşılık herhangi bir tazminat ödemediğini, müvekkilinin maluliyet ve kusur durumunun tespiti ile maddi tazminat tutarının belirlenmesi ile davanın kabulüne, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla yaralamalı trafik kazası nedeniyle şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın (belirsiz alacak davası olarak) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; sigortalı araç sürücüsünün olayda kusuru bulunmadığından davanının reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuk kurallarına aykırı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin yerleşim yeri nedeniyle yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, bununla birlikte müvekkilinin hiçbir geçici iş göremezlik ve tedavi gideri talebinden poliçe gereği sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle kaydı ile, müvekkili şirkete sigorta poliçesi ile bağlı aracın kusurlu olduğunun tespiti halinde tazminat hesabı için davacı gerçek gelirinin tespiti gerektiğini, dava dilekçesinde gelir ile ilgili hiçbir delile dayanılmadığını, sorumlu olmadıklarını kabul etmekle birlikle mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, vefat sebebiyle yapılacak tazminat hesabı uzmanlık gerektirdiğini, hesaplamanın Hazine Müsteşarlığınca kabul gören aktüer uzmanı tarafından yaptırılmasını, şayet dosya kapsamında hesaplama yaptırılacak ise söz konusu hesaplama 1.8 teknik faizli peşin değer hesabı ile yapılmasını, SGK'dan gelir sağlayıp sağlamadığının tespitini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini, müvekkili şirket hakkında ihbar olunan sıfatıyla aleyhe hüküm kurulmamasını esasa girilmesi halinde davanın esastan reddini, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı İle sorumlu tutulmasını, birlikte kusur durumları gözetilerek varsa bu hususlarda resarı indirim yapılmasını, SGK nezdinde alınmış bir ödeme olup olmadığının sorgulanmasını, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş olan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesini, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde işe poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için yargılama gideri ve vekalet ücretinin vekaletin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; mahkemece ceza mahkemesi kapsamında hükme esas alınan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin ... tarihli raporu ile eldeki dosya kapsamında alınan ... tarihli kusur raporu arasında çelişki bulunduğundan çelişkinin giderilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmış İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi ... tarihli raporunda; sürücü ...'un sevk ve idaresindeki aracı ile kendisine hitaben yanan yeşil ışık geçişini sürdürdüğü esnada, akan trafikte kırmızı ışık ihlali geçiş yapan davacı yaya sebebiyle meydana gelen kazada atfı kabil bir kusuru bulunmadığı, davacı yaya ...'nın kendisine hitaben yanan kırmızı ışığa ve akan trafiğe rağmen karşıdan karşıya geçiş yaparak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği anlaşılmakla kazada %100 kusurlu olduğu tespit belirtilmiştir. Hal böyle iken ... plakalı araç sürücü ...'un davaya konu kazanın meydana gelişinde kusuru bulunmadığından ... plakalı aracın ZMMS şirketi olan davalı ... şirketinin de sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; tespit edilen hatalı oran üzerinden 10/05/2024 tarihli bilirkişi hesap raporunda geçici ve sürekli iş göremezlik zararını işlemiş pasif dönem ve işleyecek pasif dönem toplamı olarak 2.410.130,25-TL, % 35 engel oranına göre 843.545,58-TL'den de müvekkilinin kusur oranının mahsubu gerektiğinin beyan edildiğini, hukuka aykırı olarak tespit edilen engel oranı üzerinden hesaplanma yapılması sonucu müvekkilinin ağır hak kaybına uğratıldığını belirterek kararın kaldırılması talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54/1. maddesi gereği cismani zarardan doğan tazminat talebine ilişkindir. Davaya konu olaya ilişkin Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/211 esas sayılı dosyasında yürütülen kovuşturmada; Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesin'den alınan ... tarihli raporda ...'nın olay mahallinde karşıdan karşıya geçiş yapmadan önce seyir halindeki araçların hız ve konumunu dikkate almaksızın ve kendisine yanan kırmızı ışıkta geçtiği esnada kazanın meydana geldiğinin, sürücü ...'un kazanın meydana gelmesinde kusur ve ihlalinin bulunmadığı belirtilmiş olup, ceza mahkemesince Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin ... tarihli raporu hükme esas alınarak CMK nun 223/2-c maddesi gereğince ... hakkında beraat kararı verilmiştir. Katılan tarafın karara karşı istinaf yoluna başvurduğu, istinaf incelemesi neticesinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Mahkemesi'nin 28.02.2023 tarih 2022/718 E. 2023/375 K. Sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, bu şekilde beraat kararının 28.02.2023 tarihinde kesinleştiği tetkik edilmiştir. Bilindiği üzere, trafik kazasında sürücünün kusurlu olması halinde zarar gören zararını 6098 sayılı TBK'nun 49. ve 53. maddeleri uyarınca sürücüden isteyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinin bir kişinin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zararına sebep olması halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi bu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Aynı Kanun md. 3 uyarınca aracın maliki işleten sayıldığından araç malikinden de maddi ve manevi zararın tazmini talep edilebilir. Öte yandan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Trafik kazası ile ilgili olarak, ceza dosyasında alınan kusur bilirkişisi raporu, eldeki davada alınan kusur bilirkişisi raporu ile aynı trafik kazasına bağlı olarak açılmış olan diğer tazminat davalarında alınmış olan kusur bilirkişisi raporlarının tutarlı olup, birbiriyle çelişkili olmaması gerekir. Raporlar arasında çelişki olduğu takdirde çelişkinin mahkemece yeni bir rapor aldırılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi gerekir. Somut olayda, eldeki davada trafik kusur bilirkişisinden alınan 01/06/2022 tarihli kusur raporunda trafik kazasının meydana gelmesinde yaya ...'nın 2918 sayılı KTK m.68/2-1 ve KTK m.47/1-b ile tam kural ihlalinin olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'un 2918 sayılı KTK m.52/1-a ve KTK m.52/1-b ile tali kural ihlalinin olduğu rapor edilmiştir. Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/211 esas sayılı dosyasından alınan Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'nın ... tarihli raporunda ise, "Sanık Sürücü ...'un kusursuz olduğu, müşteki yaya ...'nın asli kusurlu olduğu" yönünde rapor edilmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere mahkemece kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla davaya konu ... tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle kusur oranlarının belirlenmesi raporlar arasındaki çelişki giderilerek kusur oranının yüzdelik dilimler halinde belirlenmesi hususunda dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın ... tarihli raporunda, kazanın meydana gelmesine yaya ...'nın hatalı davranışının, birinci derecede ve tam %100(yüzdeyüz) oranında etkili olduğu, davalı sürücü ...'un, etkili herhangi bir kural ihlalinin, hatalı sevk ve idaresinin bulunmadığı rapor edilmiştir. Sonuç olarak kusur yönünden bilirkişi raporları arasında bir çelişki kalmamış ve davacı yaya ...'nın kazanın meydana gelmesinden %100 kusurlu olduğu, davalı sürücünün ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Sürücünün kusurlu olması halinde zarar gören zararını 6098 sayılı TBK'nun 49. ve 53. maddeleri uyarınca isteyebileceğinden, somut olayda, sürücü kusursuz bulunduğundan, davacının, davalıdan zararları talep edemeyeceği açık olduğundan mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. Bu sebeple davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Bu haliyle; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu vakıa ve hukuki değerlendirmede kanuna aykırılığın bulunmadığı, ilk derece mahkemesinin verdiği kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) 1-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 304,40 TL harcın davacılardan alınarak Hazineye İRAT KAYDINA, 3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-)Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-)Davacı tarafından istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana İADESİNE, 6-)Kararın kesin olmaması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin dairemizce YERİNE GETİRİLMESİNE, Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca YARGITAY YOLU AÇIK olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/03/2026