T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/254 KARAR NO : 2026/279 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/378 D.İş KARAR NO : 2025/378 TALEP TARİHİ : 23.12.2025 KARAR TARİHİ : 23.12.2025 TALEP : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 26.02.2026 KARARIN YAZ. TARİH : 26.02.2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.12.2025 tarih ve 2025/378 D.İş Esas, 2025/37…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/254 KARAR NO : 2026/279 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/378 D.İş KARAR NO : 2025/378 TALEP TARİHİ : 23.12.2025 KARAR TARİHİ : 23.12.2025 TALEP : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 26.02.2026 KARARIN YAZ. TARİH : 26.02.2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.12.2025 tarih ve 2025/378 D.İş Esas, 2025/378 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin talep eden .... Şirketi vekilinin tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: İhtiyati tedbir talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 17.01.2024 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında, Yaşar Üniversitesi Kampüs Yeni Eğitim Binası'nın mekanik imalat yapım işlerinde kullanılacak olan malzemelerin üretimi, temini, şantiye sahasına sevk ve teslimi, montaj sonrası devreye alma işlerinin müvekkili tarafından üstlenildiğini, sözleşmede 4. maddede yazılı 6 aylık süre sonunda sözleşme eki listede yazılı tüm malların ...'ya teslimi sonrası, ... tarafından ... ŞTİ. Lehine düzenlenmiş kayıtsız ve şartsız EN AZ 1 YIL SÜRELİ 126.000,00 EURO BEDELLİ BANKA TEMİNAT MEKTUBUNUN verilmesine müteakip yukarıda yazılı 840.000,00 EURO bedelli avans teminat mektubunu koşulsuz olarak...'a iade edileceği şeklinde anlaşmaya varıldığını, sözleşme gereğince tüm malların karşı tarafa teslim edilmesi ile 840.000,00 euro bedelli avans teminat mektubunun müvekkiline iade edildiğini, iade edilen teminat mektubuna karşılık 126.000,00 euro bedelli teminat mektubunun karşı tarafa teslim edildiğini, malların karşı yana teslimi sağlandığını ve sürecin tamamlandığını, karşı tarafın; müvekkili şirkete, sözleşme gereği devreye alma işlemlerini yapmakla mükellef olan müvekkili şirketin edimini yerine getirmediği bu nedenle teminat mektubunun nakde çevrileceği şeklindeki yazılı ve sözlü ihtarlarda bulunulduğunu, ihtarın ve yaptırım tehdidinin haksız, sözleşmeye ve mevcut duruma aykırı olup kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirkete iade edilmesi gereken avans teminat mektubunun, karşı tarafça nakde çevrilmesi talebinin haksız olduğunu, teminat mektubunun kısmen dahi olsa nakde çevrilmesi ve karşı tarafa ödeme yapılması durumunda müvekkili şirketin ticari itibarı ve nakdi durumu üzerinde telafisi imkansız zararlara sebebiyet vereceğinden esas hakkında dava açılmadan önce ve ivedilikle ihtiyati tedbir kararı talep etme zorunluluğunun doğduğunu bildirmiş, talebe konu teminat mektubunun nakde çevrilmesinin HMK 389 ve devamı maddeleri gereğince tedbiren önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 23.12.2025 tarih ve 2025/378 D.İş Esas, 2025/378 Karar sayılı kararı ile özetle; "...Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; talep dilekçesi içeriği ve ekli olarak sunulan belge örnekleri birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmeye konu eserin süresinde tamamlanmamış olması nedeniyle asıl iş sahibi şirket tarafından karşı taraf şirkete aralarındaki sözleşme hükümleri uyarınca, ihtarnamede belirtilen miktarda gecikme cezası uygulandığı, karşı tarafın bu gecikmeden talep eden şirketi sorumlu tuttuğu, talep eden şirketin, karşı taraf şirket tarafından sözleşme hükümleri gereği bildirim yapılmaması, talep eden şirketin sözleşmesel tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği iddiası ile cezai işlem uygulanmasının ve teminat mektubunun paraya çevrilmesi işleminin haksız olduğu iddiasında bulunmuş ise de, talep eden şirketin teknik servisi tarafından düzenlenen 19.08.2025 ve 30.10.2025 tarihli belgeler göz önünde tutulduğunda, karşı taraf şirketin bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediği iddiası ile chiller gruplarından birinde sözleşmeye uygun şekilde çalışır durumda eserin tesliminin sözleşmede belirtilen sürede yapılmamış olması karşısında talep eden şirketin sözleşme hükümlerine göre edimini yerine getirip getirmediğinin yargılamayı gerektirdiği gibi dilekçe ekinde sunulan belgelerin yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde, ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir nitelikte ve yeterlilikte bulunmadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbir isteminin reddine, " dair karar verilmiştir. İSTİNAF EDEN: Talep eden .... Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Talep eden vekili tarafından verilen 13.01.2026 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Yerel mahkeme tarafından verilen 23.12.2025 tarihinde ihtiyati tedbir talepli olarak açılan davada mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir nitelikte ve yeterlilikte bulunmadığı anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiğini, ihtiyati tedbir talepli dilekçelerinde ayrıntılı olarak açıkladıkları kötü niyetli olarak, karşı tarafın haksız ve ihtilaflı yargılama ve teknik inceleme neticesinde muhtaç taleplerine karşılık ihtiyati tedbir talebine konu karşı taraf lehine düzenlenen ve teslim edilen 126.000 Euro bedelli kesin teminat mektubunun nakde çevrilmesinin ihtiyati tedbir kararı verilerek önlenmesi isteminin yerinde olduğunu, taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, ciddi bir zararın söz konusu olduğunu, karşı tarafça teminat mektubunun nakde çevrilmesi talepli olarak bankaya başvuruda bulunulduğunu ve müvekkili şirketçe 126.000 Euro ödemek durumunda kalındığını, hukuki yararın var olduğunu, karşı tarafın kötü niyetle yargılamaya muhtaç konuda haksız talepleri ile karşı karşıya olan müvekkilinin esas hakkında dava açılmadan ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken mahkemenin vermiş olduğu kararla karşı tarafın başvurusu ile ekonomik durumunu ortaya koyduğunu, kararın hatalı olduğunun tespitinde müvekkilinin hukuki yararı bulunduğundan istinaf başvurusu yaptıklarını, müvekkili şirketin.... A.Ş. ile karşı taraf ... Şti. Arasında 17.01.2024 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre: müvekkili şirket, karşı taraf ... Şirketinin .... A.Ş. ile imza ettiği Yaşar Üniversitesi Kampüs Yeni Eğitim Binası'nın mekanik imalat yapım işleri kapsamında sözleşmeye konu işte kullanılacak olan sözleşme ekinde yer alan malzemelerin .... tarafından üretimi, temini (gerektiğinde yurtdışından ithali), şantiye sahasına sevk ve teslimi, montaj sonrası devreye alma işlerini üstlendiğini, sözleşme gereğince tüm malların karşı tarafa teslim edilmesi ile 840.000,00 Euro (Sekiz Yüz Kırk Bin Euro) bedelli avans teminat mektubu müvekkiline iade edildiğini, iade edilen teminat mektubuna karşılık bu kez, ... . Şubesine ait 30.12.2024 tarihli ... Referans Nolu 126.000,00-EUR (Yüz Yirmi Altı Bin Euro) bedelli teminat mektubu karşı tarafa teslim edildiğini, malların karşı yana tesliminin sağlandığını ve sürecin tamamlandığını, müvekkili şirketin edimini yerine getirmediğini bu nedenle teminat mektubunun nakde çevrileceği şeklindeki yazılı ve sözlü ihtarlarda bulunduğunu, ihtarlar sonucunda İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığına ihtiyati tedbir talepli başvuruda bulunulduğunu, teminat mektubunda teminatın teminat mektubu olduğu, müvekkili şirketin yükümlülüğünü yerine getirmediğini bildiren ilk yazılı talep üzerine nakde çevrilebileceğinin belirtildiğini, müvekkili tarafından sözleşmesel tüm yükümlülükleri yerine getirildiğini ve malların tamamı karşı tarafa teslim edildiğini, karşı tarafın gidermesi gereken eksiklikler nedeniyle tek bir cihaz dışında tüm devreye alma işlemlerinin gerçekleştirildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince müvekkili şirketin kendisine yüklenen sözleşmesel yükümlülüklerin tamamını yerine getirdiğini, mahkemece tedbir kararı verilmemiş olmasının telafisi güç ve ciddi zarar doğurucu sonucuna neden olduğunu belirterek, istinaf başvurularının kabulüne, yerel mahkemenin eksik inceleme ile vermiş olduğu usul ve yasaya aykırı ret kararının kaldırılmasına, tedbir taleplerinin yerindeliği ile gereken koşulları taşıdığı dikkate alınarak kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır: İlk derece mahkemesince verilen "ihtiyati tedbir isteğinin reddi" kararının ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemizce yapılan incelemede aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır: 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1. maddesinde: "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Aynı kanunun 392/1. maddesinde ise: "İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmi belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlananın teminat göstermesi gerekmez." hükmü düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenlemelere göre; hukuki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce ya da dava sırasında geçici hukuki koruma olarak istenen ihtiyati tedbir kararının yasal koşulları olarak; "hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğması" olasılıkları belirtilmiştir. Hak iddia eden kişinin, bu olasılıkları ifade ederek geçici hukuki koruma istemesi halinde, iddia ettiği vakıaları tam olarak kanıtlaması kendisinden beklenmez. Çünkü, adı üstünde; "geçici hukuki koruma ve olasılık" bunu gerektirir. İstek sahibinin, iddialarını yaklaşık olarak kanıtlaması, bunun için en azından iddiaya ilişkin bazı verileri mahkemeye sunması gerekir. Bu durumda mahkemece, iddiacı hak sahibinin muhtemel zararlarını önlemek adına tedbir kararı verilmelidir. Uygulamada genellikle tedbir istekleri mahkemelerce olumlu karşılanmakta olup, yerleşik yargı kararlarında da bunun için yaklaşık ispatın yeterli olduğu yaklaşımı mevcuttur. Ancak; tedbir kararı verilirken, dava sonunda haksız olunduğu takdirde karşı tarafın veya üçüncü kişilerin uğraması olası zararların da mahkemece dikkate alınarak, istek sahibinden uygun bir teminat göstermesi istenmelidir. Kural bu olmakla birlikte, istisnaen bazı özel durumlarda hâkim takdiri ile teminat aranmayabilir. Teminatın niteliği ve miktarı da hâkim tarafından, taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine ve hakkaniyet dengesine göre uygun ve makul bir şekilde takdir edilmesi gerekir. Ayrıca; bir davada, uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gibi, kesinleşmiş mahkeme kararının infazını engeller şekilde de tedbire hükmolunmamalıdır. Somut olayda, ihtiyati tedbir talep eden vekili; taraflar arasında 17.01.2024 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında, Yaşar Üniversitesi Kampüs Yeni Eğitim Binası'nın mekanik imalat yapım işlerinde kullanılacak olan malzemelerin üretimi, temini, şantiye sahasına sevk ve teslimi, montaj sonrası devreye alma işlerinin müvekkili tarafından üstlenildiğini, 126.000,00 euro bedelli teminat mektubunun karşı tarafa teslim edildiğini, malların karşı yana teslimi sağlandığını ve sürecin tamamlandığını belirterek talebe konu teminat mektubunun nakde çevrilmesinin HMK 389. ve devamı maddeleri gereğince tedbiren önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu sözleşme kapsamında davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibine sözleşmenin teminatı olarak verilen banka teminat mektubunun nakde çevrilmesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesi isteğine ilişkin olup, ihtiyati tedbir talep edenin talep dilekçesine ekli belgelerden ihtiyati tedbir talep edilebilmesi için kanunun aradığı şartlardan olan yaklaşık haklılık durumunun bu aşamada tedbir kararı verilecek ölçüde gerçekleşmediği,sözleşme hükümlerine göre edimini yerine getirip getirmediğinin yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, talep eden ... Şirketi vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.12.2025 tarih ve 2025/378 D.İş Esas, 2025/378 Karar sayılı ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, talep eden ... Şirketi vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Talep eden ....Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 1.206,00-TL ihtiyati tedbir harcından peşin alınan 732,00-TL harcın mahsubu ile kalan 474,00-TL'nin talep eden şirketten alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Talep eden ... Şirketi tarafından yatırılan 2.002,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 391/(3) ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca kesin olmak üzere, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.