İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; davalı adına tescilli 2023/059757 sayılı ve “... ...” ibaresi ile tescilli markanın tescil kapsamındaki “Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, al…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1281 Esas KARAR NO : 2025/1469 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 09.09.2025 (Tarihli Ara Karar) NUMARASI : 2025/165 E. - DAVANIN KONUSU: Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; davalı adına tescilli 2023/059757 sayılı ve “... ...” ibaresi ile tescilli markanın tescil kapsamındaki “Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler.” emtiaları yönünden SMK m. 25/1 kapsamında hükümsüzlüğü talebi ile dava konusu markanın dava sonucu kesinleşinceye kadar üçüncü kişilere devrinin engellenmesi yönünden teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştirİlk Derece Mahkemesi 13/082025 tarihli ara kararıyla; davalıya ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğünün talep edildiği, söz konusu markanın üçüncü kişilere devri halinde davacının zarara uğrayabileceği, HMK 390/son maddesi uyarınca yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla, dava konusu ... tescil numaralı marka tescil belgesinin dava sonuçlanıncaya kadar 3.kişilere devrinin önlenmesi yönünde," Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, İleride muhtemel zarar ve ziyanlara karşılık olmak üzere tedbir talep eden tarafça takdiren 60.000,00 TL (AltmışBin TürkLirası) nakdi teminat yatırılması veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edilmesi halinde, davalıya ait ... tescil numaralı markasının dava sonuçlanıncaya kadar 3.kişilere devrinin önlenmesi için İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, bu yönde Türk Patent ve Marka Kurumu'na müzekkere yazılmasına, karar verilmiştir. İhtiyati tedbir talep eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; mahkemece verilen 13.08.2025 tarihli ara kararından dönülerek, ihtiyati tedbir kararının devamına teminatsız olarak karar verilmesini, Mahkemece mutlaka bir teminat talep edilecek ise çok daha makul bir tutar takdiri ile yeniden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi 09/092025 tarihli ara kararıyla Tüm dosya kapsamı ile davalının bu kullanımlarının davacıyı zarara uğratma ihtimali gözetilerek teminat karşılığında tedbir kararı verildiği, tedbirin kural olarak teminat karşılığı verileceğinin HMK'nın 392. Mad. Düzenlendiği, yine belirlenen teminat bedelinin uyuşmazlığın mahiyeti ve oluşması muhtemel zarar karşılığı olduğu dikkate alındığında kararın hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, Teminata itirazın REDDİNE, karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalıya ait ... tescil numaralı markanın, dava sonuçlanıncaya kadar 3.kişilere devrinin önlenmesi talebinden ibaret ihtiyati tedbir isteminin yüksek bir teminat tutarı karşılığında kabul edildiğini, teminat miktarı yönünden itiraz taleplerinin bulunduğunu ancak mahkemece itirazlarının reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, teminatın fahiş olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve başta Ankara ve İzmir olmak üzere Türkiye genelindeki ihtisas mahkemelerinin tamamının uygulamasıyla zıt yönlü olarak kararın çeliştiğini, mahkemece yapılan duruşmada itirazlarının hiçbir talep yönünden dikkate dahi alınmadığını, 3. Kişilere devir yasağı yönünde talep edilen ihtiyati tedbirin, Mahkeme kararında yer alan "davalının bu kullanımlarının davacıyı zarara uğratma ihtimali gözetilerek teminat karşılığında tedbir kararı verildiği" gerekçesi ile herhangi bir bağlantısı bulunmadığını, davalının kullanımlarının engellenmesi yönünde bir taleplerinin zaten olmadığını, gerekçede "oluşması muhtemelen zararlar" şeklindeki tanımlamanın afaki ve hiçbir dayanağı bulunmayan bir gerekçe olduğunu, hükümsüzlük talepli dava dosyalarında üçüncü kişilere devir talebi ile sınırlı ihtiyati tedbir kararları hiçbir şekilde teminat karşılığında verilmediğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerince verilen emsal kararlar güncel tarihli olduğunu, Mahkemenin bu kararların bilmediği / bu kararlardan haberi olmadığının düşünülemeyeceğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi de tüm kararlarında üçüncü kişilere devrin engellenmesi yönündeki tedbir isteminin teminatsız bir şekilde takdir edilmesi gerektiğine işaret ederken, buradaki temel menfaatin yargılama süreçlerinin uzamasının önüne geçilmesi olduğuna da işaret etmek olduğunu belirterek kararın kaldırılarak teminatsız bir biçimde ihtiyati tedbirin uygulanmasını, aksi halde ise çok daha makul bir tutarda teminat miktarına takdir edilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, 13/08/2025 tarihli ara karar uyarınca " Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, İleride muhtemel zarar ve ziyanlara karşılık olmak üzere tedbir talep eden tarafça takdiren 60.000,00 TL (AltmışBin TürkLirası) nakdi teminat yatırılması veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edilmesi halinde, davalıya ait ... tescil numaralı markasının dava sonuçlanıncaya kadar 3.kişilere devrinin önlenmesi için İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, bu yönde Türk Patent ve Marka Kurumu'na müzekkere yazılmasına," şeklinde karar verilmiştir.Davacı tarafından teminata itiraz üzerine yapılan duruşma neticesinde;09/09/2025 tarihli ara kararı ile itirazın reddine karar verilmiş olup, istinafa konu karar 09/09/2025 tarihli ara karardır.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde dava konusunun davalı adına tescilli 2023/059757 sayılı ve “... ...” ibaresi ile tescilli markanın tescil kapsamındaki “Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler.” emtiaları yönünden SMK m. 25/1 kapsamında hükümsüzlüğü davası olduğu,mahkemece, hükümsüzlük kararının neticeleri ve davada tarafların hak ve menfaat dengeleri nazara alınarak dava konusu çekişme ve uyuşmazlığın bulunduğu aşama dikkate alındığında, tedbir talep edilen davalıya ait bu tescilli markanın üçüncü kişilere devredilmek suretiyle taraf teşkilinde sorunlar yaşanmaması ve usul ekonomisi prensipleri gereği teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verildiği, ve davacı tarafından teminatın dosyaya yatırılmadığı, HMK 393/1 e göre ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden ortadan kalktığı, bu nedenle istinafın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine YER OLMADIĞINA2-İstinaf talebinin esası incelenmediğinden davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde yatırana iadesine,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İnceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince iadesine, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 352/1-b. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025